Bazı gerçekler

Az vererek çok alma davranışına akılcılık; olayın gerçekleşmesine de mutluluk denir. Çok vererek az alma davranışına akılsızlık, olayın gerçekleşmesine de mutsuzluk denir. Bir ev kadını, kocasına “Senin için saçımı süpürge ettim, karşılığında ne verdin” diyorsa, çok vermiş az almış ve mutsuz olmuş demektir

*********

Ana rahmine düşmeden önce ve ana rahminde olumsuz bir etkiye maruz kalmamışsa, her çocuk bir DAHİ olarak doğar. Sonra anne, baba, çevre, Türk eğitim sistemi ve yobaz kültürü, çocuğun doğuşta vat olan sorgulama ve düşünme yetisini kendi akıl düzeyine indirerek, onu normal Türk insanı haline getirir

***********

Üretilen mala META denir. Bugün X marka otomobil reklamla tüketiciyi tetiklerken, yarın Y marka otomobil, X’in pabucunu dama atıverir. Bütün beyin yıkama araçları, şu ya da bu meta için tüketiciyi koşullandırır. İnsanı ve toplumu çıldırtan bu olaya K. Marks, META FETİŞİZMİ demiştir

********

Aptala söz anlatmaya çalışırsan, dışarıdan bakanlar iki aptalın sohbet ettiğini düşünür. Yaklaşık altı aydır mahalli idareler seçiminde propaganda yapanların, birbirlerine söz anlatmaya çalışmalarına dışarıdan bakıyorum. Türkiye’nin ve belediyelerin yönetimine aday olanlara bakın, bilime, uygarlığa, çağdaşlığa, yeniliğe ve yaratıcılığa nasıl yaklaştıklarına bakın ve hangi çağın insanı olduklarına karar verin

**************

Fikirlerimiz, görüşlerimiz, yaşantılarımız farklı olsa bile birlikte yaşamayı becerebiliyorsak, iyi insanlar olabilmişiz demektir. İyi insan, karşılık beklemeden tüm insanları sevip sayan, sadece kendi mutluluğu için değil, diğer tüm insanların mutluluğu için de çalışan insandır

***********

İyi insan ne isterse istesin, ne yaparsa yapsın, ne düşünürse düşünsen, daha başka hangi davranışlarda bulunursa bulunsun, bunların hepsi iyilik, insanlık, uygarlık ve tüm dinler açısından ibadet sayılır. Gözlemime göre, 2000 yılından bu tarafa Türkiye’de iyi insanlar azalmaktadır

Türkiye’deki üniversiteler, mezunlarına, filin yalnızca bir parçasını öğreterek diploma verir. Mezunlar bir makama geldiklerinde sorunları, filin bütününü görerek değil de tuttukları parçayı görerek çözmeye çalışırlar. Filin kuyruğunu süpürge, kulağını yelpaze, hortumunu sütun sanırlar. Yöneticilerimizin, hakimlerimizin, mühendislerimiz ve politikacılarımızın yarattığı problemlere bir bakın hele. Yarımızı diğer yarımızın düşmanı haline getirmeye çalışmıyorlar mı?

*********

Her insan hata yapabilir. Ancak, aynı olayda veya benzeri başka bir olayda aynı hatayı aynen yapanın aklından şüphelenmek gerekir. Hele aynı hatayı üçüncü kez ve daha çok yapanlar, kesin iflah olmaz aptallar mertebesindedir. Hatasız kul olmaz ama, aynı hatayı yapandan da hiç bir yarar gelmez

********

Arz Yasasına göre ürünün fiyatındaki artış, arzını artırır. Ürünün fiyatında düşme, arzını düşürür. Fiyat değişmelerine göre arz ve talep değişmesine esneklik denir. Bedelini ödeme niyetiyle desteklenen müşteri isteğine, talep denir. Ürünün talebi, fiyat esnekliğine göre değişir. Türkiye’de ürünler genel olarak esnektir. Çünkü, halkın çok büyük bir kısmı yoksuldur

*******************

Kadın, erkeğin zamanla daha iyi yönlerde değişeceğini varsayarak evlenir. Ancak, erkek yedisinde ne ise yetmişinde de odur, hiç değişmez. Erkek, kadının zamanla değişmeyeceğini varsayarak evlenir.  Ancak, koşullar değiştikçe kadın da değişir. Bu dünyadaki bütün insanlar için geçerli bir gerçektir

**********

Çamurdan sürekli insan heykeli yapan Bektaşi’ye,

“Ne yapacaksın bu kadar insanı? diye sorduklarında

“Rızkını ben vermeyeceğim ya! İş yapar görünüyorum” demiş.

MŞ: Türkiye’deki 175 üniversite sürekli diploma verdiği mezunlarının rızkını garanti etmediği için, iş yapar görünmektedir