MŞ FACEBOOK PAYLAŞIMLARI 10

Sevgi kurallara bağlanamaz, özgürlük içinde gelişir ve büyür. Sevgi katı kurallara bağlanırsa küçülür, yok olur ve giderek nefrete dönüşür.

Sevecekseniz, karşı tarafa hiçbir kural koymadan sevin. Sevgilinizi özgür bırakın. O da sizi seviyorsa, sorumluluğunu bilir zaten

********************

Rahmetli, “Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” demişti. Hiç yanılmayan büyük Türk’ün, bu vecizesinde de yanılmadığını görüyoruz. Tarafsız yayın yapan TV’LERDE asil kanlıları görmek, öyle mutluluk veriyor ki!

***************

İstisnasız her 30 Ağustosta, tarihçiler, araştırmacılar, yazarlar ve diğer gerçekçi bilgi sahipleri, TV’LERDE görüntülü olarak Büyük zaferi anlatıp yorumlayarak, Mustafa Kemal’in dehasını vurguladıkları zaman, hüngür hüngür ağlarım. Bugün de ağlıyorum. Atatürk düşmanı, benim en alçak, en hain düşmanımdır

*********

Almanlar kazanacak varsayımı ile girilen birinci dünya savaşının sonunda topraklarımız üzerinde tam 23 devlet kuruldu. Mustafa Kemal aklı, bilgisi, siyaseti, kahramanlığı, vizyonu ve önderliği olmasaydı, bir devletimiz olmayacaktı. Başkentimiz teslim alınmış, padişahımız esir düşmüştü

Tüm Türk zaferleri büyüktür; 30 Ağustos Zaferi, daha büyüktür. KUTLU OLSUN!

**************

Türk Tarih kitapları ne yazarsa yazsın, aklıma yatmıyorsa yazdıklarına inanmam. Örneğin, Enver Paşa, Talat Paşa, Cemal Paşa ve son padişah, yani Müslümanların halifesi, yurt dışına kaçıp gavurlara sığınmamalıydılar. Kaçmayıp, bir suçları var veya yok yargılanmaya razı olmalıydılar

****************

Leonardo Da Vinci, Galileo, Einstein, Van Gogh, Bill Gates, Steve Jobs, Itri, Atatürk, Mevlana, İbn Sina ve daha pek çok bilgeyi, çağdaşları anlayamamış, ancak yüzyıllar sonra gelenler anlamış ve hayran kalmıştır.

Fikirlerin nedeniyle yalnız kalmışsan, sevin, onlardan ileridesin

*************

SORU: Kalan ömrünüzü, mevcudu (statükoyu) koruyan olarak mı yoksa geleceği daha da güzelleştirmeye katkıda bulunan mimar olarak mı geçireceksiniz?

Ömrünü; İnterneti, Akıllı telefonu, Televizyonu, otomobili ve insanların yaşamını kolaylaştıran diğer buluşları bulmaya harcayanlar mı üstün yoksa bu buluşları insanların zararına hoyratça kullananlar mı?

***************

“Babası oğluna, üzüm bağı bağışlar, ama oğlu babasına bir salkım üzüm vermezmiş.”.

Atatürk, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi büyüklüğünde harcama yetkisi olan makam bağışladı, ama Ali Erbaş, bir hayır dua bile etmedi. Nihayet şiddetli Mahalle baskısıyla bugün güya etmiş gibi yapmış

***********

Yeni ve çağ ötesi düşüncenin, fikrin, buluşun,tahminin ve inancın düşmanları; okumayan, araştırmayan, tembel, ezberci, çıkarcı, gerici ve tutuculardır. Bunların sayısı öyle çoktur ki, görüşlerini gizli tutmayıp açıklama gafletinde bulunanların azılı düşmanı olur, pusular, tuzaklar kurarlar, hatta öldürürler

*************

Arel Üniversitesi, İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünün kontenjanı % 100 dolmuştur. Bölümün kurulmasını isteyen ve gerçekleştiren Sayın ileri görüşlü Hocalarım Rektör Prof.Dr. Ali Argun Karacabey’i ve Sayın Dekan Prof.Dr. Ayşe Yiğit Şakar’ı, Bölüm Başkanı olarak tebrik ederim

*************

Büyük Türk Atatürk, Yunan Ordusuna yapacağı Büyük Taarruzun tarihini, bilerek, isteyerek ve hesaplayarak, Büyük Türk komutanı Alpaslan’nın Malazgirt Meydan Muharebesi tarihine eşitledi ve 26 Ağustosta yaptı. İki komutan ordularının başında savaştı. Biri Anadoluyu aldı, biri kurtardı. İkisi de nur içinde yatsın

**************

Bir konunun ya da sorunun islam dinine göre çözüm yolunu, diyanet işeri başkanının ya da müftünün göstermesine veya açıklamasına, FETVA denir.

“Fetva verme, hüküm sürme, buyruk yürütme, kötü kişilerin elinde olursa, peygamberlerin bile öldürülmesi gerekli olur.” Mevlana. Mesnevinin 1399.Cümlesi

****************

Bir kişiye, davranışa, varlığa, asıla ya da belirli bir örneğe,

her yönden benzemeye çalışmaya TAKLİT denir.

Taklitçi, eski fikirleri, eski davranış kalıplarını, eski sözleri bir iyice öğrenir ve onları aynen tekrar edip, aynısını yapmaya çalışır durur. Taklit, yaratıcılığı, gelişmeyi, ilerlemeyi engeller

**************

Doğal durumların kendi doğal (ilahi) yapı ve işleyiş yasaları vardır. Bunlara karar teorisinde, “KONTROL EDİLEMEZ DEĞİŞKEN” denir. Örneğin, yağmur, doğal durumdur. Koşulları oluşunca yağar, yağması engellenemez. Sel felaketleri, bencil, çıkarcı ya da cahil belediye ve karar vericilerin taammüden işediği cinayetlerdir

***************

En büyük mafya Al Capone:

“Çocukken aklıma geldiği her an Tanrı’ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün, iktidar olma yönteminin bu olmadığını anladım. Ertesi gün, gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her fırsatta Tanrı’ya günahlarımı affetmesi için dua ettim”

**************

Felsefe ve sevgi, ruhun çöküntüsünü engeller. İkisini de bilen kişiler, tüm değerlerin üstünde bir yerde yaşar. Felsefeyi seven ve sevginin gereğini yapan insanlar, dünyanın geçiciliğini, ön yargıların zırvalığını, dayatma inançların saçmalığını anladıkları için, hoşgörüyü üstün tutar, ilahi huzurun doruğuna çıkarlar

*****************

‪Zamanın SİLGİSİ vardır. Sabredin. Felaketlerinizi, gönül yaralarınızı, acılarınızı, kırgınlıklarınızı, zamana bırakın. Yaşam defterinizde kalın harflerle yazdığınız en silinmezleri bile, zamanın silgisinin yavaş yavaş sildiğini görür rahatlarsınız.

‪Bilge insanlar, “YA SABIR” der

***************

Cumhurbaşkanımızın müjdesi, moralimi olağanüstü artırdı. Türkiye, bölgesinde lider devlet olma yönünde ilerleyecektir. Keşifte katkısı olanları tüm kalbimle tebrik ediyorum

***************

EĞİTİM YÖNTEMLERİ

Kulağa hitap eden: Çok çok kötü

Kulağa ve göze hitap eden: Çok kötü

Kulağa, göze, deriye hitap eden: Kötü

Kulağa, göze, deriye, dile hitap eden: Biraz iyi

Kulağa, göze, deriye, buruna hitap eden: İyi

Beş duyuya ve sezgiye hitap eden: Çok iyi

Beş duyuya, sezgiye ve sorgulamaya hitap eden: Mükemmel

Beş duyuya, sezgiye, sorgulamaya ve YAPARAK YAŞAYARAK öğrenmeye hitap eden: ideal

MŞ: Köy Enstitüleri, sonuncusuydu. ABD kapattırdı

****************

Aşkın köleleri, aşktan bezmiş ve usanmış olsa bile, kaderlerine razı olur, olay yerini terkedemezler. Aşkta köleliği kabul etmeyenler, aslında aşık olmadığı halde kendini aşık sananlardır. Modern aşıklar, aşk moda olduğu için aşık olurlar. Moda değişince, yeni moda ne ise ona bağlanırlar.

“Sevda, sevdiğinin kahrını çekmektir.” Mevlana

***************

Her insan, istese de istemese de yaşamında değişik roller üstlenmek durumundadır. Amir, memur, vatandaş, baba, evlat, karı, koca, sevgili, abla, ağabey, komşu ve diğerleri. Her rolün davranış kalıbı vardır. Rolüne uygun davranmayan, oyun dışı kalır.” Yaşam senaryosunun size yüklediği rolü oynarsanız, görevinizi yerine getirmiş olursunuz.

“Rolüne uygun davrananın başı ağrımaz

Hangisi daha mantıklıdır?

‪Eskiyi, artık eskimiştir; yaşam kalitesini giderek azaltıyor diyerek, yeniye yönelmek mi?

‪Yeni, yeni bir umuttur; giderek kötüleşen yaşam kalitesini belki iyileştirir diyerek, eskiden uzaklaşmak mı?

‪Ya da kaderim budur diyerek, eylemsiz kalmak mı?

**************

Övünmek gibi olmasın ama, bugün hemen herkesin dilinden hiç düşürmediği sanal gerçeklik, bulanık mantık, akıllı evler, dijital tercüme, akıllı yazılım, sanal bellek, anında çeviri, yapay duyular, yapay zeka konularını, benim öğrencilerim, 20 yıl önce sınav sorusu olarak yanıtlayabiliyordu

*************

‪“Yoksul (Fakir), maddi varlık açısından çok aza sahip olan kişi değildir; olanla yetinemeyen kişidir.”

‪Aslında öğle zenginsiniz ki; vatanınız, aileniz, sağlığınız, inancınız, sevgiliniz, eşiniz, dostunuz, arkadaşınız, akrabanız, kimseye muhtaç olmayacak kadar geliriniz var. Maddeyle gidilmiyor

**************

‪Bugünden sonra, hayatınızın her anında letafet, zerafet, nezaket, sabır, hoşgörü, paylaşma, iyilik ve diğer erdemli davranışları inatla yapmaya çalışın. Bir deneyin. Sakın vaz geçmeyin. Her geçen gün, mutluluk oranınızın arttığını göreceksiniz. Mutlu olmanın başka bir yolu yoktur

*************

1929 Dünya Ekonomik krizi (buhranı) bankalara güven kalmamasından çıkmıştır.

‪Hazine ve Maliye bakanı, finansal güveni yavaş yavaş yok etmeye başladı.

‪Devlet, can, mal ve adalet güvencesi sağladığı için vardır. Bunlar yoksa, devlete ne gerek vardır?

**********

Türk üst akılları, üst yöneticileri, üstün liderleri, yeni liderleri, yeni liderliğe soyunanları, “Mağdur ve mazlum” psikolojisini, artık bitirmek mecburiyetindedir.

‪“Oyun bilmeyen gelin yenim dar, yenini genişletince de yerim dar” dermiş. Aslında, oyun bilse, bunları söylemezdi

Atatürk oyun bilirdi!

**************

‪“Su uyur, düşman uyumaz.” Türk devleti, Türk Basını, Türk Siyasi Patileri ve Parti liderleri 8 ay uyumuş.

Azılı düşmanımızın açıkça açıkladığı kötü niyetini, Türk halkı’nın 8 ay sonra duyması ise, utanılacak bir durum, bir skandaldır. Hemen her gün TV açık oturumlarında çok bilmiş görüntüsü verenler, artık halkın önüne hangi yüzle çıkacaksınız?

************

‪ABD Başkan adayı Biden’nın, 2019 Aralık ayında, Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı hakkında, bir TV Röportajında, ancak azılı bir düşmandan duyulabilecek en düşmanca sözler söylediğini, Türk basını ve Türk halkı 8 ay sonra duyuyor. 7’den 70’e bir olduk ve en haklı ve şiddetli tepkiyi gösteriyoruz. Ancak beni üzen, tepkinin 8 ay geç gösterilmesidir

**************

Sayın Numan Kurtulmuş, evlenmeyi düşünmeyen ve tek başına yaşayan yurttaşları ‘sıkıntı kaynağı’ ilan etti.

‪TBMM’DE hiç evlenmemiş Milletvekili veya siyasi parti lideri var mı diye düşündüm.

‪Evet var.

‪Acaba O da sıkıntı kaynağı mıdır ki?

**************

Türk halkı, genellikle kolayı tercih etme eğilimi gösterir. Bedenin tatmini kolay olduğu için, hemen herkes, bedenini tatmin etmeye çalışır. Oysa, ruhu tatmin etmek çok zordur. Okumak, bilimsel araştırma yapmak, yoksula ve yolda kalmışa yardım etmek, hasta ziyareti, ibadet vb. gerekir

***********

‪Büyüklük taslamayan insanlara, büyük insan denir. Küçük insan, kendini diğer insanlardan daha akıllı, daha zeki, daha bilgili, daha ahlaklı, daha görgülü, daha dengeli, daha tutarlı, daha iyi, daha güzel, daha yakışıklı zanneder. Kendisine dev aynasında bakan, kusurlarını göremez

**************

Derslerimde öğrencilerime, hep bir ağızdan yüksek sesle şu tekerlemeyi söyletirdim:

‪“Tasarrufun zıttına, israf denir. Boş duran, boş bekleyen ekonomik değerler israftır. İsraf, maliyet artışı ve fiyat artışıdır, fiyat artışı enflasyondur, mutluksuzdur, felakettir, çaresizliktir

İş arayanlarımız, mezunlarımız, fabrikalarımız, tarlalarımız, kısacası ekonomik varlıklarımızın büyük bir kısmı, boş beklemektedir

**************

Görünen gerçek değildir. Örneğin, şu anda İstanbul’da güneş doğuyor görünüyor. Gerçek bu gözlemin tam tersidir. Dünya ekseni eğik olduğu için ve saat yelkovanın tersi yönünde hızla döndüğü için güneşi görmeye başladık; güneş hareket etmiyor yerinde duruyor, biz dönüp duruyoruz ve dönüp durduğumuzu hissetmiyoruz

**************

Dünyanın en ünlü ve en bilgili bir maliyecisi veya iktisatçısı, Türkiye’nin Maliye ve hazine bakanına şu gerçeği bir iyice anlatmalıdır:

‪İhracat, ithalata denk olmalıdır. Yani cari açık vererek büyüme, enflasyona, enflasyon ise kur artışına neden olur. Kur artışı devalüasyondur. Devalüasyon, paranın namusunun yerlerde sürünmesi ve ekonomi yönetiminin iflasının tüm dünyaya ilan edilmesidir

*****************

‪İnsanlardaki kaygı, tasa, korku, gerilim, sıkıntı haline, ENDİŞE denir. Endişe, beklenen olumsuzluklara karşı gösterilen normal bir tepkidir. Ancak, kişilerin davranışlarını bozmaya başladığında, bulaşıcı hastalığa dönüşür. Ekonomik ve politik ortam, Türk halkını giderek daha da çok endişelendirmektedir

************

‪Mal, hizmet ve bilgi üretim miktarına ARZ; mal, hizmet ve bilgi tüketim miktarına, TALEP denir. Mal, hizmet ve bilgi arzı ile mal, hizmet ve bilgi talebini dengeleme bilimine, iktisat(ekonomi) denir. Talebi arza eşitleyen ölçüye, FİYAT denir. Fiyat yükseliyorsa arz eksik demektir. Türkiye’de fiyatlar, daha da yükselecektir

**************

Okuduklarınız, izledikleriniz ve dinledikleriniz yaşamınıza farklı bir bakış açısı kazandırmalıdır. Yaşamınızı, dilinizi, dininizi, deneyiminizi, görgünüzü, huzurunuzu olumlu yönde değiştiren ve iyileştiren insanlarla birlikte olmaya çalışınız. Bilge insanlar, her koşulda huzur verir, huzur aşılar

*****************

Gizli istihbarat, sır vermek, sır ifşa etmek, gizli nokta, sır sızdırma, gizlilik protokollerini görmezden gelme, bilgi güvenliği ve benzer tüm sır terimleri, önem ve değerini yitirmiştir.

‪Bugün her bilgi, BÜYÜK VERİ (BİG DATA) yazılım ve donanımlarına sahip olan gücün elindedir

Tüm elektronik araçlar, TV’LER, akıllı telefonlar ve benzerleri, büyük beyine, üst akla (big data) bilgi taşımaktadır

***************

1974 yılında, Anadolu Üniversitesinde, bir ABD bilim insanı, konferans vermişti ve dinleyenleri şok etmişti. “Ülkenizde devlet sırrı diye titizlikle saklamaya çalıştıklarınız, bizim için sır değil, apaçık bilinenlerdir. Uzay araçlarımızla ve teknik istihbaratımızla, toprağınız altındaki solucanı, arşivlerinizdeki tüm bilgiyi, net olarak görüyoruz.”

************

‪Ölçülü yaşamak veya aşırı yaşamak, bu bir tercihdir. Ölçülü yaşamak, söylem ve eylemlerde toplumsal değerleri görüp gözetmektir.

‪Aşırı yaşamak, toplumsal değerleri boş vermek, sınırların dışına çıkmak, sınırları ihlal etmektir.

‪Toplum, ölçüsüzlüğü ve ihlali, çoğu kez suç sayar

***************

‪İster firavunlar döneminde, ister derebeyler döneminde, ister ağalar döneminde, ister paşalar döneminde, ister padişahlar döneminde, ister diktatörler döneminde, ister kapitalist kompradorlar döneminde olsun; halk aşsız, işsiz, adaletsiz, çaresizlik içinde kalınca dönem bitmiştir

*******************
‪Hz. Ali’den esinlenerek, “Dünyaya, devlete, mala, mülke, servete, saraya, yalakalara, eşyaya sahip ol, ama asla onlar sana sahip olmasın, Alimallah hem bu dünyada hem öte dünyada pişman olursun!” diyebiliriz.

‪YANILIYOR MUYUM?

*************

‪Kur’nı Kerim, Peygamberine, “Sen sert yüzlü olsan bunlar etrafında toplanmazdı” der

‪Sert yüzlü olmak, insanlara tahakkümle (baskıyla, zorbalıkla, hükmetmekle) yaklaşmak, ben “üstünüm” demektir.

‪Kirabı Kur’anı Kerim olanlar, güler yüzlü, tatlı dilli, hoşgörülü, mütevazi olmalıdır

**************

‪Kuantum fiziğine göre, parçacıktan dalgaya, dalgadan parçacığa geçişe, HOLLOGRAM DÖNÜŞÜM denir.

‪Kuantum fiziğine göre, maddi dünyadan manevi dünyaya, manevi dünyadan maddi dünyaya geçişler, hologram dönüşümlerle olur

************

Matematik; dengedir, denklemdir, çözümdür, akıldır. Türk milli eğitim sistemi, matematik öğretemiyor. Tıpkı Fizik, kimya, Türkçe, yabancı dil öğretemediği gibi!

**************

Bilginin metin, rakam,sayı, ses, tarih, saat, resim, fotoğraf, grafik, duran görüntü, hareketli görüntü ve benzer görünümlerde kaydedilmesine, saklanmasına ve tekrar görüntülenip kullanılmasına, BİLGİNİN BİÇİM BOYUTU denir

************

‪İnsan, şu veya bu nedenle acıdan kaçınamıyorsa, o acıyı çekmeyi öğrenmelidir. Yaşam, aslında bir sanattır. İyi bir yaşam sanatçısı olabilmek için, aklı ve duyguları dengelemek gerekir. Acılara tepki, aklı ve duyguları devreye sokup eser yaratan sanatkarın davranışı gibi olmalıdır

**************

‪Sağır (duymayan) bir insanın kapısını istediğin kadar çal, seni duyamaz ve içeri buyur edemez.

‪Dinden geçinenler, çıkarcı vaazlarıyla halkımızı başka söylemleri duyamaz yapmıştır. Yüce Kuran’ın bütün ayetleri islamın şartı olmasına rağmen, islamın şartı, hala 5 diye dayatılıyor

**************

‪Hayranı olduğunuz kişinin güçlerini abartmanız, küçük çocuğun anne ve babasının sıradan becerilerini birer mucize gibi görmesine benzer.

‪Türkiye’de eğitim görmemiş ya da uyduruk eğitim gördükten sonra hiç ciddi kitap okumamış o kadar çok saf insan var ki, liderlerin saçmalıklarını mucize sanıyor

*************

‪Politikacılar, matematiğe yalan söyletemedikleri için, İSTATİSTİĞİ icat ettiler.

‪Matematik, eşitlıktir (denklemdir), doğruluktur, dürüstlüktür.

‪Piza ölçülerine göre, Türkler ortalama 150-200 sözcükle iletişim kuruyor

‪Matematik okur yazarlık ise, hiç yok gibidir

‪Matematik yok sözcük yok.

Türkiye’de denklem ve iletişim yok!

*************

Adam evine geldi.önce çalışmanın yorgunluğunu atmak için kendini temizledi .Biraz dinlendikten sonra akşam yemeğine karısıyla birlikte oturdular İlk lokmayı ısırdıktan sonra, eşini azarladı .Kadına “ne kadar tatsız, tuzsuz yemek yapmışsın” diye çok kuvvetli bağırdı. Kadıncağız hiçbir söz sarfetmedi.Sezsizce kalktı yan odadaki telefona geçti.

Covid19 yardım hattını aradı ve onlara,

kocasının yaptığı çok lezzetli yemeği yerken,

herhangi bir tat almadığını ve covid19 olabileceğini söyledi.

Biraz sonra Ulusal ambulans

geldi ve onu götürdü ve şimdi 14 gün

karantinada.

Bu olay İngiltere’de geçmiştir.

Tüm evli erkekler İçin bir Uyarıdır.

Aman dikkat..!!!!

***************

Modern matematik, fizik, kimya, mantık, felsefe, estetik, sanat tarihi, müzik, tiyatro ve diğer alanlarda, 10 dakikacık bile sistemli konuşmaktan aciz olan sözde dindarların Yüce İslam Dini hakkında ahkam kesmeleri,İslam dininin “Haddini Bil” şartını ihlal etiği için çok günahtır.

Yüce Allah, en iyi anlatan, açıklayan ve öğretendir. Profesyonel (gelir için söylem ve eylemde bulunan) kişileri dikkate almayınız. Yüce Kuranı, amatör bir ruhla kendiniz okuyun, kendiniz anlayın ve gereklerini kendi özgür iradenizle kendiniz yerine getirin.

Yüce Kuran; yalnızca profesyoneller (dinden gelir elde edenler) anlayıp, anlatsın ve açıklasın diye değil, tüm dünya insanları kendi düzeylerine göre anlayıp gereğini yapsın diye indirilmiştir

******************

MŞ SAÇMA SORUSU: İmkansız ama, birgün ÖLÜMSÜZLÜK gerçekleştirilmiş olsa, ilahi inanca gerek kalır mı?

‪Başka deyişle, öte dünya korkusu olmasa, insan İYİ ile KÖTÜ arasında bugünkü gibi bir gelip bir gider durumda olur muydu?

**************

‪Belki okuyanlar, dinleyenler, inceleyenler arasında tanrı tanımazlar olabilir varsayımıyla, bilimsel çalışmalarda ALLAH kavramı kullanılmaz. Başka değişle, bilimsel çalışmalarda Allah yerine, DOĞA kavramı kullanılır.

‪Teknik, doğanın insanda eksik bıraktıklarını giderme yöntemidir.

Teknik, insanı, haz ve hız sınırsızlığına yaklaştırmıştır

********************

Yatları, katları, arabaları, giysileri, parası, insanın değerini ölçmez. İnsanın değeri, insanlığın yaşamını kolaylaştıran bilgisiyle ölçülür

****************

‪Fikir tartışması yapmakta olduğunuz ve sizin söylediklerinizin yanlış olduğunda ısrar edip direnen kişiye bir ara “1” in kare kökü kaçtır?” diye sorun. Bilemezse “Haklısın” deyip tartışmayı hemen kesiniz ve bu kişiden uzaklaşınız. Daha “1” i bilmeyen kişi, sizinle tartışma yapacak düzeyde deyidir

**************

‪Ekonomi (iktisat) = Tasarruf

‪Türk halkı, yaklaşık 300 milyar tasarruf yapmıştır. Devlet, bu tasarrufun üretim sektörüne gitmesini beceremediği için tasarruf sahipleri, tasarruflarını altına, dövize, gayrimenkule ve arabaya yatırmıştır. Böylece talep patlamıştır

Şimdi faizleri artırarak, güya hatasını düzeltecektir

Deneme/yanılma yöntemiyle ekonomi yönetimi, buraya kadar işte

***************

‪Allah, “Yeryüzü insana mescit kılınmıştır” buyurmuştur.

‪Yer yüzü mescit olduğuna göre, her karış yeri kutsaldır. Bu durumda, “Müslümanım” diyen insan, Allahın yeryüzü mescitinde çirkinlik, kötülük yapamaz; Ayasofya’ya ve diğer mescitlere gösterdiği saygıyı tabiata da gösteri

**************

‪Yalnızca kadınlar mı önemli ve değerli olduğunu hissetmek ister?

‪Erkekler de önemli ve değerli olduğunu hissetmek ister.

‪Kısacası her insan, sevdiği diğer insanlar tarafından kendisine önem ve değer verildiğini hissetmek ister. Ancak, çoğu insan, önem ve değerin ne olduğunu bilmez

***************

Doğadaki bütün canlılar, ölümü asla sorgulamaz. Yalnızca insan, tıpkı Corano gibi, ölümsüzlük arayacak kadar küstahtır. Ya yeryüzündeki en büyük ve en tehlikeli virüs insansa!

‪Kötülük coronanın ve insanın yapısından kaynaklanan kendlliğinden bir beladır. Oysa iyilik, çaba ister

**************

Akademik kariyerimde, bütün iktisat teorilerini dikkatle okudum, moda oldukları zamanki uygulamalarını gördüm. İktisatta yüzde yüz doğru olan şudur:

‪İktisat yasaları, matematik gibidir. Yapay yasa ve kurallarla değiştirilemez.Türkiy’de döviz talebi çok, arzı azdır. Açık giderek büyüyor

***************

Yaklaşık 15 gün tüm iletişim araçlarından uzak durdum. Hiç TV ve radyo haberi dinlemedim, sosyal medyaya girmedim.

‪Oh çok şülür bin şükür hem benzemezlik oranımı artırdım hem de ruhi ve maddi dengemi, yeniden buldum.

‪Yaşamak iletişimde bulunmaktır. Türkiye iletişimi, olumsuzdur

************

Evrenin asla değişmez iki temel yasası vardır:

‪BENZEMEZLİK

‪DENGE

‪Evrende hiçbir varlık, tıpa tıp diğerinin benzeri değildir.

‪Evrende, mutlak bir dinamik denge vardır.

‪TV, soyal medya ve politika söylamleri, bir taraftan dengemi bozuyor, diğer taraftan da farklılığımı azaltıyordu.

***************

ATATÜRK’Ü ANLAMA KAPASİTESİ

Atatürk’e bir gazeteci, “Paşam, en yakın arkadaşlarınız birer birer sizi terk etti” diyerek soruya başlayınca, Atatürk anında sözünü keser, “Hayır hiç kimse beni terk etmedi, herkesin beni bir anlama kapasitesi vardı, o sınıra gelen orada kaldı” diye dahice bir yanıt verir.

SAÇMA MŞ SORUSU: Dün cuma hutbesinde adını vermeden Atatürk’e lanet okuyan zat, acaba nerede kalmıştır?

*************

Çözeltilerdeki asit ve bazları ayırt etmekte kullanılan kağıda, TURNUSOL kağıdı denir.

Ayasofya şatafatından, her inançtan insanların vergilerinden, sadece din propogandası yaparak yüksek mevki ve maaş sahipleriyle, her insana eşit mesafede hakça maaş sahiplerini ayırabildik

*****************

Çek Cumhuriyeti (Çekya) halkının % 75’i ateisttir. Bir mucize olsa, bir gece uzaylılar, uzay gemilerine Türkiye politikacılarını doldurup Çekya’ya, Çekya politikacılarını da Türkiye’ye indirse, araya da bir ateşten duvar örse, geçmek isteyenler, anında yansa!

‪Her iki ülkede seçim propogandası nasıl olur?

NOT: Teşbihte hata olmaz

****************

‪Bazı paydaşlarım, “hocam Ayasofya hakkında niçin fikrinizi yazmıyorsunuz” gibi özel mesaj gönderiyor.

‪YANIT: Kabe dışında, yeryüzündeki bütün ibadet haneler, nesnedir. Benim araştırıp kalbimle tastik ettiğim, dilimle söyleyip iman ettiğim İslam Dini, nesnelere kutsallık vermeyi yasaklar. Yeryüzünün her karış yeri, ibadet yeridir

*************

Yobazlık, korona virisünden daha hızlı bulaşma ve daha hızla yayılma özelliği taşır. Yobazlık vakalarının hızla yayıldığı ve önlenemediği ülkeler, perişan olur. Örneğin, Afganistan ve diğerleri….

*************

1985 yılında 77 yaşında ölen rahmetli Annem’e, “Anne ya, ne olacak halimiz, işler kötüye gidiyor” dediğimde Annem, “Hiç korkma oğlum, Kemal Paşanın Ordusu var” derdi

‪Nur üçünde yatsın!

**************

Yaklaşık 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devletinin son çeyreğinde, psikoloji bilimi lisans, lisansüstü ve doktora eğitimine olan talep arttı, arttı ve giderek de hızla artmaktadır. Psikologlara ve psikiatristlere ihtiyaç hızla artmakta olduğu için, kazançları da hızla artmaktadır

***************

Enver Paşa, son derece karizmatik bir liderdi. Eski Osmanlı topraklarını kurtarırım umuduyla, Almanya’nın yanında devleti savaşa soktu. Osmanlı ordusu, 7 cephede uzun yılllar savaştı. Eldeki topraklar da Sevr Anlsşmasıyla elden gitti. Atatürk, Sevr yırttı. Lozanla Anadoluyu kurtardı

**************

‪IV.Murat, II.Abdülhamit, Hitler, Stalin,Musolini, Kaddafi, Saddam, Kenan Evren yasakları, akışı tersine döndürememiştir. Sadece insanlara acı vermiş ve toplumlara zaman kabettirmiştir. Bir süre sonra zamanın ruhu devreye girmiş, yasakçılar tarihte layık oldukları yeri almıştır

****************

Türkiye’de yönü Orta Çağa dönük yeni eğitim, kültür ve diyanet devrimleri, uygarlık dışı sonuçlarını vermeye başladı. Sosyo politik, psikolojik, ekonomik,dini ve etik gidişat, erkeye kadını dövme, istismar etme ve hatta vahşice öldürme ruhu, bilinci ya da hakkı aşılıyor gibidir

****************

Türkiye’de 2000’li yıllara kadar sabit kur sistemi uygulanarak, döviz kuru yapay bir değerde tutuldu. Ancak, her seferinde Hükümet TL’nin değerinin çok düşük ollduğunu resmen ilan etti. Yani en az % 40-60 devalüasyon yapmak zorunda kaldı. Elinde döviz bulunduranlar, bir anda zengin oldu

************

İngilizce to have sahip olmak ve to be var olmaktır. Fransızca verbe avoir sahip olmak ve verbe etre var olmaktır. Türk kültürü, sahip olmayı önemsetirken, var olmayı ihmal eder. İnsan kendisi değilse, sahip olduklarının hiçbir anlamı yoktur. Bir taraftan malının kölesi olurken, diğer taraftan da doğal kişiliğini yitirerek kendisine mal vadedenlerin maşası olur

*************

‪46 yıl önce, ABD dışişleri bakanı, Türk başbakanını Kıbrıs’a müdahaleden vaz geçirmek için Ankara’ya gelir ve Başbaknı ikna etmek için konuşmaya başlar.Türkiye Başbakanı;

‪“Sayın Bakan, Türk ordusu, şu anda Girne’den adaya çıkmak üzere” der.

‪Kissinger’in yüzü, o an kıpkırmızı olur

*****************

Dürüstlük, bilgi, doğruluk, masumluk, sağlık, sevgi, saygı, dostluk, hak, adalet, güven, iyi ve benzerleri, YÜKSEK değerlerdir

‪İlgi,çıkar, maddi varlık, ekonomik varlık, teknik ve benzerleri ARAÇ değerlerdir

‪Erdemli insanlar, araç değerleri, yüksek değerlerin hizmetinde bulundurur

***************

İçinde bulunulan kötü durum, sorun, sıkıntı, üzüntü, kaygı ve tasaya DERT denir.

‪Bir isteğin, arzunun veya olgunun gerçekleşmesi umuduna, BEKLENTİ denir.

‪Beklentileri azaltırsanız, dertleriniz de azalır.

‪FORMÜL: Beklenti yok, dert yok; Beklenti çok, dert çok

*************

Modern matematik, fizik, kimya, mantık, felsefe, estetik, sanat tarihi, müzik, tiyatro ve diğer alanlarda, 10 dakikacık bile sistemli konuşmaktan aciz olan sözde dindarların Yüce İslam Dini hakkında ahkam kesmeleri,İslam dininin “Haddini Bil” şartını ihlal etiği için çok günahtır.

Yüce Allah, en iyi anlatan, açıklayan ve öğretendir. Profesyonel (gelir için söylem ve eylemde bulunan) kişileri dikkate almayınız. Yüce Kuranı, amatör bir ruhla kendiniz okuyun, kendiniz anlayın ve gereklerini kendi özgür iradenizle kendiniz yerine getirin.

Yüce Kuran; yalnızca profesyoneller (dinden gelir elde edenler) anlayıp, anlatsın ve açıklasın diye değil, tüm dünya insanları kendi düzeylerine göre anlayıp gereğini yapsın diye indirilmiştir

*****************

Kendini herkesten büyük gören ya da aşırı büyüklenen kişilere, kibirli denir. Kibir, bir bakıma aşağılık duygusunun dışa vurumudur

‪Kibirli kişilerle dost ve arkadaş olmayın. Onları, kibirleriyle baş başa bırakın. Aşağılık duygusunun tedavisi yoktur. Hal, ahval ve gönül bilmezler, size sadece üzülmek kalır

***************

Bir tartışmada kabul edilmesi için öne sürdüğünüz düşünce ve görüşleriniz, aynı anda veya farklı zamanlarda öne sürdüğünüz düşünce ve görüşlerinizle tutarlı olmalıdır. Sırf o andaki tartışmayı kazanmak için, daha önceki düşünce ve görüşlerinizle çelişen cümleler kurarsanız, inandırılıcığınız biter, yavaş yavaş düşünce ve görüşlerinize itibar edilmez olur

****************

‪Sizi anlamadığını, asla da anlayamayacağını anladığınız zaman, işkenceden kurtulmak için, derhal susarak susturunuz

***************

“Sevginin diğer adı sabırdır: Açlığa sabredersin adı “oruç” olur. Acıya sabredersin adı “metanet” olur. İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur. Dileğe sabredersin adı “dua” olur. Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur. Özleme sabredersin adı “hasret” olur. Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur… ” MEVLANA

***************

Rahmetli Seyfi Dursunoğlu ve kadim dostu Rahmetli Zeki Müren, namuslarıyla sanatlarını icra ederek, yüklü miktarda helal kazanç elde ettiler. Kazançlarını, Mehmetçik Vakfına bağışladılar. İkisinin de çocuğu yoktu. Yüce Allah, kimseye muhtaç etmeyerek, hayırlı ölüm verdi

‪Allah büyük!

****************

‪Rivayete göre, Fatih, İstanbul’a girerken, Bizans ileri gelenleri, Ayasofya’da

‪“Melekler dişi mi erkek mi” tartışması yapmaktaydı

‪MŞ: Tıpkı 1.Dünya savaşındaki gibi, Türkiye 5 Cepheye asker göndermişken, Türkiye’nin ileri gelenleri, Ayasofya tartışmaktadır

‪Ayasofya’nın kaderi de bu.

ASKER GÖNDERDİĞİMİZ CEPHELER:

Kıbrıs, Libya, Suriye, Irak, Azerbaycan Ve diğerleri

****************

“Derdim var” diyorsun; sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; sendeki derdi nimet sayanlar da var.” MEVLANA.

**************

Arabozucu, bölücü, karıştırıcı sahte Müslümana, MÜNAFIK denir.

‪Bunların davranışlarından sahte Müslüman olduğu sezilir. Ancak, İslam inancında, “Ben Müslümanım” diyen birine, “Hayır sen Müslümam değilsin” denilemediği için, bu sahtekarlar, İslam dinini, kendi çıkarlarına kullanır durur

*************

Türkiye’deki yalakalar o kadar yoksul ki, sahip oldukları tek şey paradır. Zavallıların ne görgüsü, ne bilgisi, ne kültürü, ne doğru sözü, ne dini, ne imanı, ne insafı, ne de ahlakı var

************

Bu ne gaflet, bu ne dalalet, bu ne aciz istihbarat, bu ne çevresinde olup bitenden habersizlik, Türk Devleti koynunda yılan beslemiş ve Devlet yönetimimiz hain darbeye maruz kalmış.

‪Kim ne derse desin aklım yatmadı, yatmıyor ve yatmayacak.

‪15 temmuz şehitlerimize Allah rahmet eylesin

*************

‪İktisat açısından bilançodaki sabit varlıklara, işletme açısından bilançonun varlıklar tarafına, muhasebe açısından bilançonun kaynaklar tarafına, SERMAYE denir. Ancak, hiçbir bilançoda insan kaynağı yer almaz. Çünkü, insan köle değildir; değer biçiletek bilançoya yazılamaz

*************

‪İçiniz daralıyorsa, canınız sıkılıyorsa, her durum, hatta yaşamak bile size anlamsız geliyorsa, büyük ihtimalle Yaradan ile bağınızı koparmışsınız, şükretmeyi unutmuşsunuz demektir. Bir de tersini deneyin. Sularınız aktığı için, müzik duyabildiğiniz için, yeşili görebildiğiniz için, düşünebildiğiniz için…….

************

Yer yüzündeki insanların herbiri, istisnasız kendi kazancının peşindedir. Ancak, bazıları haram, bazıları biraz haram biraz helal, bazıları da mutlak helal kazanç peşinde koşar. Kazanç helal değilse, ister en ünlü kilisede, havrada veya camide ritüel ibadet yapılsın beyhudedir

************

‪Kim olursa olsun, bir insan ne kadar bilirse bilsin, diğerlerinin onu algıladığı kadardır.

‪Filozoflar, evliyalar, alimler ve alanına hakim bilim insanları, diğerleri tarafından tam algılanamadıkları için kendilerini yapayalnız hissederler ve tanrıya sığınırlar

*************

‪İster karşı cins, ister doğa, ister Allah aşkı olsun, hangi aşk olursa olsun, aşk, insanların genel anlamda büyümesini ve derinleşmesini sağlar. İnsana, varlığını hissettirir. Her aşk, keşfetme ve öğrenme heyecanını yaşatabildiği ölçüde ve sürece yaşar. Hiç aşık olamayandan çekinin

*************

‪Başta en büyük kurum olan Devlet olmak üzere, bütün kurumları ayakta tutan tek yönetim ilkesi, AMAÇ BİRLİĞİDİR

‪Atatürk,Türk halkına, amaç olarak, çağdaş uyalarlık düzeyinin üzerine çıkmayı göstermiş ve devletin sürekliliği için gerekli amaç birliği sağlanmıştı

‪2020 itibariyle, Devletimizin ön tekerlekleri bir tarafa, arka tekerlekleri başka bir tarafa yönelik

***************

18 yaşına kadar, ailemin yüklediği dine iman etmiştim. Akil baliğ olduktan sonra bütün dinleri karşılaştırdım ve İslam Dinine inandım iman ettim. Araştırıp ayrıntılarını da öğrendiğim dinimde, Kabe’den başka yeryüzündeki hiçbir mekanın kutsal olmadığı kesin bir gerçekti. Putlara kutsallık vermek gibi, nesnelere ve mekanlara kutsallık vermek, benim inancıma göre şirktir

***************

‪“40 alimi 1 delille yendim, 1 cahili 40 delille yenemedim.”İMAM ŞAFİ

‪MŞ: Cahilin doğrusu tektir. Alimin doğrusu ise; yapı, işleyiş ve olayları bilimsel yöntemlerle gözlemleyerek, defalarca deneyden geçirerek gerçekliği kanıtlanan genellemeler, formüller veya tanımlardır

**************

Yapmacıksız, açık yürekli, içi dışı bir, göründüğü gibi olan olduğu gibi görünen insanlara, NAİF İNSAN denir.Tersi özellikleri taşıyanlara, İÇTEN PAZARLIKLI, YAPMACIK, POLİTİKACI gibi sıfatlar verilir

‪Türkiye’de naif insanlar, o kadar azaldı ki!

**************

2010 yılından bu güne AK’LARI, CHP’LERİ, MHP’LERİ ve HADEP’LERi dinlerim, izlerim, gözlerim, okurum, anlamak için ne yapmak gerkirse hepsini yaparım. Ama anlamıyorum, anlayamıyorum.

‪İTİRAF EDİYORUM: Ben anlama engelli bir geri zekalıyım

***************

Güney/Kuzey Hunlar

‪Doğu/Batı Göktürkler

‪Doğu/Batı Tabkaçlar

‪Doğu/Batı Karahanlılar

‪Kırman/Suriye/Türkiye Selçukluları

‪“Ve daha birçok Türk Devleti, iktidarı elinde bulunduranların, neye mal olursa olsun iktidarda kalmak istemeleri nedeniyle bölünmüşlerdir” denenebilir mi?

****************

Bugün uyanınca sabah duası olarak söyleyecek hiçbir isteğim yoktu. Sağlığım iyiyiydi. Deliksiz 7 saat uyumuştum. Mutfaktan demlenmiş nefis çay kokusu geliyordu. Sadece, içten bir “Çok şükür!” dedim. Sonra bencillikten vaz geçip, “Allahım, çilekeş Türk halkının yardımcısı ol” dedim

“Halkı çile çekmeye mahkum edenlere…..,,,,”

Demeli miydim ki?

****************

Güçlü bir kimsenin, yasaya ve vicdana aykırı olarak başkasına yaptığı kötü, acımasız, kıyıcı davranış, işkence ve acımasızlığa ZULÜM denir

****************

Kuranda adı geçen ilk erkek köle olan Zeyd, göğsüne kızgın taş konarak günlerce kızgın kumda yatırılan Bilal-i Habeşi ve diğer ilk sahabiler, zulme boyun eğmemişler, zulüm karşısında sessiz kalmamışlar ve zulmün ortadan kalkması için mallarıyla, canlarıyla mücadele etmişlerdir

Zulümle mücadele etmeyenler, zulüm yapanlarla ortak sayılır

**************

Doğada bir tek bile GEOMETRİK şekil yoktur. Gezegenimiz bile tam küre değidir. Ancak, doğayı sevmeyen bir tek insan bulamazsınız. Çünkü, doğa kimseyi sevmez ve kimseden tiksinmez. Doğada herkes eşittir. Sevme veya sevmeme ikilemi; ham, bencil, irfandan uzak insanların yaklaşımıdır. Aslonan sevmedir

**************

Evren hala oluşum halindedir. Evrenin oluşumuna katkıda bulunmak ibadettir

‪Evrenin algoritmasında olumsuzluğun karşılığı küfürdür. Başka deyişle, evren olumsuz cümleleri anlamaz

‪Olumsuz isteklerinizi olumluya dönüştürmelisiniz. Örneğin, “Gitmem” demeyin, “Yerimden hoşnutum” deyin

**************

Gideceği yeri bilmeyen kaptana, nereden eserse essin hiçbir rüzgar fayda sağlamaz. CHP gemisine Kılıçtaroğlu’ndan kaptan, İnce’den rüzgar, Abdüllatif Şener’den de tayfa olursa, artık gemiyi ara da bul. Ne batar ne çıkar, yerinde fır döner durur.Yolcular yorgun, şaşkın ve umutsuz

**************

‪Şükufe Nihal, Domaniç dağlarında, sevdiği adamı genç yaşında yitirmiş olağanüstü güzellikte, bütün erkeklerin etrafında pervane gibi döndüğü bir kadının öyküsünü yazmıştır. Hiçbir talibine dönüp bakmayan o kadın: “Arslan yatan yere ben köpek bağlayamam” demiştir.

Benim gönlümde Hz.Muhammed ve Atatürk yatmaktadır

*****************

Bu ortamdaki bütün arkadaşlarımın, öğrencilerimin ve paydaşlarımın doğum günlerini, her yıl, hiç aksatmadan, kısa bir iyi niyet mesajıyla kutlamayı ve duygularına ortak olmayı, kendime görev bildim.

Çok çok az sayıda bazı paydaş, sadece “Tşk”, “Saol”, “Okey” gibi yada gibi bir imajla dönüt gönderir.

Ben de sanırım mesajımdan hoşnut olmadı varsayımı yaparak, kendisine şu mesajı gönderirim: “Özür dilerim, üşenmenizden ve kısa geri dönüşünüzden, benim kutlama mesajımdan memnun kalmadığınızı anlıyorum, gelecek yıl sizi asla rahatsız etmem” mesajını gönderirim ve gelecek yıllar kendisinin doğum gününü kutlamam.

Yazının da bir ruhu vardır. Herhangi bir kimseye mesaj yazarken, mesaja ruh vermeye çalışmalısınız

****************

İnsan, gönlünü sığdıramadığı yere, kendisini de sığdıramaz.

YANİİ;

İnsan, kendine ait hissetmediği yerde durmaz

İnsan kendine ait hissetmediği yerde durmak istemez

İnsan, özel iç dünyasını, yalnızca sevdiği varlıklara sığdırabilir

İçine giremediği her varlık, insan ruhuna azap veriri

İNSAN GÖNLÜ ÇOK HASSASTIR; HOŞ TUTUN

****************

77 yılda; yontma taş, cilalı taş, maden, tarım ve sanayi devirlerini bizzat yaşadım. Şimdilerde, iletişim ve bilgi devrini yaşamaktayım. 98 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye, dünyanın en hızlı uygarlaşan ülkesi olmuştur. Askeri darbeler olmasaydı, Türkiye çok daha ilerde olurdu. Darbeciler, bu büyük millete ihanet etmiş, ABD’nin kuklası olmuş, Türkiye’ye zaman kaybettirmiştir

****************

Ana rahmine düştükten ve doğduktan sonra, ailenin, çevrenin ve sözde eğitimcilerin yüklediği kültürün dayatmalarına boş verip, diğer kültürleri de inceledikten sonra, kendi doğrularını bulan kişi, bilgeliğin ve mutluluğun doruğuna ulaşır ve insanlığa yararlı iş ve işlemler yapmaya çalışır

*****************

Bolluk arttıkça değer azalır; kıtlık arttıkça değer yükselir. Dünyada filozof ve bilge kişiler giderek azalıyor, değerleri ise arttıkça artıyor. Sözde politikacılar arttıkça artıyor, değerleri düştükçe düşüyor. “Olmasalar daha iyi” demeye başladık. Çirkin konuşmak çok kolay deği mi? Çirkinleştikçe çirkinleşiyorsunuz

***************

Yaşam kalitesini artırmaya çalışırken, yaşam maliyetini azaltmaya çalışırsanız, çok başarılı bir İktidar olarak tarihe geçersiniz

*************

Bir ürünün kalitesini ve üretim miktarını artırmaya çalışırken, üretim süresini ve üretim maliyetini azaltmaya çalışırsanız, çok başarılı bir işletmeci olursunuz

**************

“İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer.” Albert Camus

Bana göre, güzel dinimizin ve güzel inançlarımızın sürekliliğini sağlayabilmek için, halkımızın karnını duyurabilmeliyiz. Bu günlerde ürünlere zam yapmak ve yeni vergiler koymak çok günahtır

**************

Arz Yasasına göre ürünün fiyatındaki artış, arzını artırır. Ürünün fiyatında düşme, arzını düşürür. Fiyat değişmelerine göre arz ve talep değişmesine esneklik denir. Bedelini ödeme niyetiyle desteklenen müşteri isteğine, talep denir. Ürünün talebi, fiyat esnekliğine göre değişir. Türkiye’de ürünler genel olarak esnektir. Çünkü, halkın çok büyük bir kısmı yoksuldur

************

“Kapitalizm, mülkün Allah’a ait olmaması üzerine kurulu bir düzendir. ” Dr. Ömer Torun ŞAHİN

************

“İnsanlara karşı iyi, dürüst, saygılı, sevgili, namuslu olursanız, insanlar koşarak yanınızda olur.” Bakara 260

*************

“Bana öyle bir aşk geldi ki, benim aşkımdan bütün aşklar aşk oldu.” MEVLANA

Ne olur siyasi partiler, partili milletvekilleri, bakanlar, parti liderleri ve diğer devlet yöneticileri, size de bir aşk gelsin de bizim aşklarımız da aşk olsun!

Ne bu kavga? Aşık olun ya!

*************

Çocuklarınızı ve gençlerinizi, başka hiç kimsenin düşünmediği gibi düşünmeye alıştırın

Başka hiç kimsenin görmediği gibi görmeye alıştırın

Başka hiç kimsenin öğrenmediği gibi öğrenmeye alıştırın

Başka hiç kimsenin kurmadığı gibi hayal kurmaya alıştırın

TÜRKİYE’NİN AYNI TÜR BAĞNAZ İNSANLARA DEĞİL, BU TÜR FARKLI DAHİLERE İHTİYACI VAR

**************

Daha iyisini yapamayanların iyi işleyen sistemleri bozmaları, cehalettir, ayıptır, günahtır, kaynak israfıdır.

Atatürk’ün kurduğu sistemler, Diyanet işleri, Boğaziçi Üniversitesi, Demokratik parlementer sistem, eğitim sistemi ve diğerleri bozulmuş, daha iyisi yapılamamıştır

**************

Einstein, da Vinci, Darwin, Picasso, Michelangelo, Galileo, Freud, Mozart, Mevlana, Atatürk gibi dahiler, nasıl fikir üretmişlerdir?

1. Bildiklerinin tümünün tersini düşünerek

2.Belleklerine yüklenenleri sorgulayarak

3.Sürekli çalışıp, sürekli araştırarak

4.Kendi ideallerini gerçekleştirerek

****************

İlerleyen yaşın etkilerini gösterme haline yaşlılık denir

Daha ileri yaşın getirdiği bir takım toplumsal ve kültürel etkilenmelere ihtiyarlık denir

65-74 yaş arası genç yaşlılık,

75-84 yaş arası orta yaşlılık,

85 yaş ve üzeri ileri yaşlılık (ihtiyarlık) olarak sınıflanmıştır

***************

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ

1974-1978-78 yıllık ömrümün en mutlu 4 yılı, boğaza bakan bu özgürlük ve özerklik abidesi Üniversitede geçti. İşimi yapacak kadar İngilizceyi, hiç bir Üniversitede bilgisayar yokken bilgisayarla simülasyon yapmayı bu Üniversitede öğrendim.

Kendi içinden en az 100 rektör çıkarırdı. Çok üzgünüm

****************

İnsanın bu dünyada olma sebebi, beyni sürekli çalıştırarak ve aklı sürekli kullanarak evrenin oluşumuna, tabiatın güzelliğine, insanlığın ilerlemesine olumlu katkıda bulunmaktır.

Yokluğunuz hissedilmiyorsa, varlığınız bu aleme yüktür.

Bilgelerin, bilginlerin ve yoksul devlet insanlarının yokluğu, her zaman hissedilir

***************

En geç 5 yıl sonra, kendi aralarında haberleşen 40 milyar internete bağlı nesne (eşya) 80 zettabyt yani (80 X 1,180,591,620,717,411,303,424 byte) veri üretecektir. Türk gençleri, bu boyutta veriyi malumata (information), malumatı da bilgiye (Knowledge) dönüştürebilecek şekilde mi yetiştiriliyor?

MŞ YANITI: HAYIR

*************

Bir alanda, bir konuda veya herhangi bir meslekte iyi olmayı istiyorsanız, bedelini ödeyeceksiniz. Öyle kolay iyi olmak yok.

Sokrates, Gandi, Martin Luther King, Einstein, Atatürk ve diğer tüm iyi isim sahibi insanlar, bedelini kat kat ödeyerek tarihte iyiler arasına yazılmıştır

*****************

Dünyaya geliş algoritmasından habersiz kişi, geliş algoritmasını bilmediği gibi, gidiş algoritmasını da bilemez. DNA kodunda (tohumunda) yazılı algoritmaya göre geldin. Yaptıklarının yüklendiği aynı DNA koduyla (tohumla) kıyamette hayat bulacak, layık olduğun yere gideceksin

******************

“Adalet, bir nimeti yerine koymaktır. Her su emen kökü sulamak değildir. Yani hakkı hak sahibine vermektir. Müstahak olmayana vermek ise zulümdür. Zulüm nedir? Bir şeyi konmaması gereken yere koymaktır. Bu hal belaya kaynak olur.” MEVLANA

******************

Bir yöneticide zulüm etme, kin gütme, haset, hırs, insafsızlık, büyüklenme, ululuk, kurnazlık gibi bütün kötü huyları görürseniz, İslam tarihindeki Muaviye ve oğlu Yezit aklınıza gelsin

***************

stanbul’a yeni yıl bereketiyle geldi. İlk günün erken sabahında, hafif yağmur çisentisiyle gördüm atmosferi. Daha neler gördüm neler. Sonra bir süre öylece durdum. Kendi Allah’ıma şükrettim. Beni her yıl, her ay, her hafta, her gün ve her an sağlıklı kıldığı İçin. Çok şükür!

***************

“Sen görünüşte, şekilde kalırsan, puta tapıyorsun demektir. Her şeyin suretini bırak anlamına bak.” MEVLANA

***************

2020 (Yirmi Yirmi)?

Kimimiz hastalanma korkusuyla yaşadı, kimimiz hastalandı, kimimiz öldü, kimimiz kurtuldu. Ben ev hapsinde hareketsiz kaldım.

Tüm vatandaşlarıma, öğrencilerime ve sosyal medya paydaşlarıma, BÜYÜK GEÇMİŞ OLSUN!

Yirmi yirmi (2020) seni dünya hep KÖTÜ yıl olarak anımsayacak

***************

Eşimizle, çocuğumuzla, arkadaşımızla, akrabamızla, komşumuzla, amirimizle, memurumuzla, kısacası tüm insanlarla ilişkimizde, ilk iş olarak asla kendimizi savunmamalıyız. Karşımızdakinin yüzündeki rahatlamayı gördükten sonra savunmamızı tatlı bir şekilde yaparsak, olumlu sonuç alma olasılığı artar

*****************

Çok günah, günah, biraz günah gibi günah çeşitleri vardır. Hiç sevap, biraz sevap, az sevap, sevap, çok sevap ve benzeri sevap çeşitleri vardır.

Ayrıca iyi insan ve kötü insan vardır.

Bu günlerde suyu çok tasarruflu kullanan, iyi insandır ve çok sevap kazanan insandır. Dikkatsiz kullanan, kötü ve çok günahkar insandır

***************

İnsana hoşgörü ile bakma, insana insan olduğu için değer verme, insandan başka değerli bir varlık görmeme şeklindeki felsefe akımına, HÜMANİZM denir. Bu felsefeyi benimseyen kişilere de hümanist denir.

“Yaratılmışı hoş gördük, yaratandan ötürü.” Y. EMRRE

Anadolu halkı hümanisttir

************

Zıtlar arasında çekim ve itim döngüsü vardır. Örneğin, nefes alıp verme, gece gündüz, kadın erkek, zorluk kolaylık, iktidar muhalefet ve diğer zıt denge hareketleri.

Az düşünenler, zıtlıkları savaş sanır. Bilgeler ise, zıtlıkları, birbirini tamamlama ve bir olma olarak görür

*************

Gerçeğin zıttı şekildir, görünüştür, cehalettir. Hidrojen ve oksijeni bilmeyen, “su” der geçer. DNA’YI bilmeyen, “soy” der geçer. İslam dinini bilmeyen, “5 şart” der geçer. Yönetimi bilmeyen, “yetki, makam, mevki, emir” der geçer. İnsanlığı bilmeyen, “sömüreyim” der geçer

**************

İsteseniz de istemeseniz de, dünya şu yeni dönüşümlere doğru hızla ilerlemektedir:

Post Marksizm

Post kapitalizm

Post hümanizm

Post ulaşım

Post iletişim

Post dünya

Post insan

Post dil

Post din

Post demokrasi

Post eğitim

Post yaşam

Post ahlak

NOT: Post, …. sonrası veya …ötesi demektir

*******************

Ekonomi (iktisat) denge bilimidir. Dengeyi fiyat, yani arz ve talebin kesiştiği nokta belirler. Türkiye’nin kurulu dengesini, iktidarlar politik sebeplerle bozarlar ve yine politik sebeplerle tekrar kuramazlar. Doğrusu, insan dahil hiçbir varlığı boş bekletmemek, çalıştırmaktır. Varlıkları (kaynakları) boş bekletmek, İSRAFTIR. İsraf, enflasyondur. İsrafın zıttı tasarruftur. Tasarruf iktisattır

***************

Kendimi yönetmekte çok başarılı olduğumu biliyorum. Yalnızca bana ait hiç odam olmadı. Hiç kredi almadım. Hiç borcum olmadı. Hiç parasız kalmadım. Hiç yüksek gelirim olmadı. Maaşım ne kadar olursa olsun, bana yetti. Kararlarımdan hiç pişman olmadım. Hep Özgür ve hep mutlu oldum

*********************

Ezelden ebede sonsuzlukta, mini minnacık bir yerin, ya kötüler dünyasında ya da iyiler dünyasında olacaktır. Başka dünya yoktur. İyiler dünyasında olmanın koşulu, komşun aç iken tok yatmamak, hep çalışmak, paylaşmak, hakkı gözetmek, kula kulluk yapmamak, iyi insan olmaktır

*****************

Türk halkının ihtiyaç, istek ve arzularını karşılayarak onları mutlu etmek için mal, hizmet ve bilgi üretilir. Yani, üretimin amacı insandır. Ancak, üretimin aracı da insandır. Yani üretim insanlarla yapılır. O halde, Türkiye’de insanlar’ niçin üretirken de mutlu edilmez?

Patronlar ve yöneticiler, günaha girmemenizi öneririm

******************

İnsan, ana rahmine düşer düşmez sınanmaya başlar. Annesi sınar, ailesi sınar, öğretmenleri sınar, arkadaşları sınar, sevgilisi sınar,amirleri sınar. Makamla sınanır, parayla sınanır, aşkla sınanır. Yani, sınavlara dayanabilen dayanır. Dayanamayan aklını oynatır. Hele Türkiye’de!

***************

Allah’ın evren, dünya ve doğa için koyduğu değişmez yasalar vardır. Buna Sünnetullah denir. Dua ederek bu yasaları değiştirmek imkansızdır. Dua, uygarlık ve değer üretme çabasıdır. “Uygarlık ve değer üretme çabanız olmasa, rabbiniz size ne diye değer versin?” Furkan 77.

******************

Aile ve devlet dahil tüm kurumlarda, kesinlikle şu üç unsur bulunur:

İnsanlar

Eşyalar

İşler

Hangi insanların, hangi eşyaları kullanarak, hangi işleri yapacağının belirlenip tanımlanmasına, ORGANİZASYON deni

****************

Eğer bir din, yalnızca bir kesimi zengin, mutlu ve refah içinde yaşatıyor, diğer kesimleri yoksullaştırıyor, mutsuz ve çaresiz bırakıyorsa, ya din sahih değildir ya da kurnaz bir üstünler kesimi, sahih dini kendi adi çıkarları İçin kullanılır duruma getirmeyi başarmıştır

**********************

Bir işletmenin ya da şirketin iyi yönetilip yönetilmediğinin en iyi göstergesi, stoklarının devir hızının yıldan yıla daha da yüksek veya düşük olmasıdır. Eğer şirketin depoları veya rafları çok sık dolup boşalıyorsa, her dolup boşalmada bir miktar kar (kazanç) birikiyor demektir

******************

1947’de, artık çevremdeki olay ve olguların bilincindeydim. Türk halkı bugünkünden çok daha Müslümandı. Kasaba ve köylerde elektrik yoktu. Radyo, sadece çok zengin evlerinde vardı. Sonraki 70 yılda, dünyada en hızlı ilerleyen ülke Türkiye olmuştur. ilahiyata harcanan kaynaklar savunma sanayisine harcansaydı diye düşünmekteyim

****************

1950’de ilkokul öğretmenim, “İhracatımızı sürekli artırmalı, ithalatımızı azaltmalıyız” derdi. Rahmetli, gerçekten çok büyük iktisatçıymış. Almanya bunu yaptığı İçin, hiç dış borcu yoktur

Faiz oranı yükselecek, TL değerlenecek, ihracat azalacak, dış borç artacak, döviz yükselecek

***************************

La İlahe İllallah = İlah milah yok, yalnız Allah var,”

Padişahlar, yönetimindeki insanlara “Kulum” diye hitap ederlerdi. Yani kendilerini İlah yerine koyarlardı. Ne büyük günah!

**************************

Tilki, kendini büyük bir ormanın içinde bulmuş. Kurtulmak İçin bir süre bir yöne doğru giderken, “Galiba yanlış gittim” diyerek geri döner, başka bir yöne doğru gidermiş. Devamlı gitse kurtulacak, yön değiştirdiği için ormandan çıkamamış. Tıpkı Ülkemin ekonomi yöneticileri gibi

****************

Yer, gök, tüm evren ve içindekiler, bir doğal denge üzerinedir. Buna, “Nature Order=Doğal Denge” denir

Ekonomi=İktisat da bu doğal denge yasasına tabidir

Enflasyon, üretim ve tüketim dengesinin bozulmasıdır

Enflasyonu durdurmak İçin faiz oranını artırırlar

DENGE BÖYLE KURULMAZ

Her kişi ve kurum, ürettiği kadar tüketmelidir. Yani çalışmalıdır.

********************

Bazen güneşli, bazen bulutlu, bazen yağmurlu, bazen fırtınalı olsa da hava, biz bu anı yaşamaya mecburuz. Geçmiş geçti gitti, belki biraz ders aldık veya almadık, geleceği bilmiyoruz, ama şu an elimizdedir. Sabredelim, azla yetinip çoğu paylaşalım ve geleceğe umutla bakalım. İki cihanda da mutlu olalım

***********************

Bilgi çağının en zengini Elon Musk ve Jeff Bezos, uzay çalışmaları konusundaki kızgın rekabetleriyle dikkat çekiyorlar. Space X’in kurucusu Elon Musk ve Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, acaba neden servetlerini kilise yapıp Cennete gitmeye değil de uzayda üstünlük kurmaya harcıyorlar?

********************

3 hafta medya ortamlarından uzak durdum. Gündüzleri, kuş sesleri duydum, kitap okudum, klasik müzik dinledim, çorbalar yapıp içtim. Geceleri yıldızları ve ayın hareketlerini izledim. Sessizliğin güzelliğini yaşadım. Huzuru dışarıda değil, kendi içimde aramam gerektiğini anladım

********************

Ömrüm, 17-26 yaş arasındaki insanlarla geçti. Sınıfı biraz kirli görünce,

“Arkadaşlar, ya pis yere oturmayın ya da temizleyerek oturun önermesi yanlış diyenler işaret buyursun” derdim

Öğrenciler, çevresine bakar ve harekete geçerdi. Sınıf tertemiz olurdu

Devlet ve Mafya, kol kola olamaz, olursa devlet eşkiya devlet olur

******************

Sebeb – sonuç (netice) ilişkisine fonksiyon (işlev) denir.

Aslında Matematik, fonksiyon demektir. Matematik bilmeyenler, fonksiyon kuramazlar. Örneğin, şöyle derler:

“Faiz sebeb, enflasyon sonuçtur.” Matematiksel iktisat bilenler ise şöyle derler:

“Tasarruf, faizin fonksiyonudur.” Yani, faiz yüksekse tasarruf artar, enflasyon düşer

****************

“Denize düşen yılana sarılır.” Atasözü

Bu günün Türkiye’sinde ne denizdir, kim denize düşmüştür, kim yılandır ve kim yılana sarılmıştır?

*****************

Düzensizlik, bilimde ENTROPİ (FAYDASIZ ENERJİ=BOZULMA) yasasıyla ifade edilir.

Yapı ve işleyişi mükemmel tasarlanmış bir sistem, işlemeye başlar başlamaz bozulma süreci de başlar. Örneğin, Atatürk’ün mükemmel olarak tasarlayıp kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, amaç ve işleyiş olarak giderek daha da hızlı bozulmaktadır

****************

Marka, bir işletmenin namusudur. Bir gıda İşletmesi, namuslu mudur değil midir, anlaması kolaydır. Örneğin, pastırmaya, kavurmaya, peynire, zeytine ve benzeri ürünlere, bozulmasın diye aşırı tuz katan bir üretici, hangi markayla pazarlarsa pazarlasın, kötü niyetli (namussuz) bir girişimcidir

******************

Reklam yapanların amacı, sizin her türlü zaaflarınızı, heveslerinizi, duygularınızı, sevgilerinizi ve benzerlerini harekete geçirerek, sizde ihtiyaç, istek ve arzu yaratmaktır. İşletme biliminin kurucularından olan bir Alman düşünürü, “REKLAMA İNANAN EŞEKTİR” demiştir

*******************

1963’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’indeki Dekanım ve felsefe hocam rahmetli Prof. Dr. Vehbi Eralp, bir gün sınıfa girer girmez ilk sözü, “Arkadaşlar ben 40 bin liralık namusluyum” demek olmuştu.

Ben, “Ya 41 bin hocam?” deyince de

“Daha 41 bin teklif eden olmadı ki!” demişti

****************

So far so good~İşler yolunda. Buraya kadar çok iyi

Ancak ben 78 yaşına kadar Kenan Evren dahil öyle çok iyiler gördüm ki, sonları felaket oldu.

İnanmıyor musun?

Başlayan biter. Hele biraz daha bekle de felaketini kendi gözlerinle gör. Gerçi Kenan Evren’in görecek aklı da kalmamıştı

******************

Devlet/Mafya/ Siyaset üçgeni, bugünün gerçeği değildir. Çakıcı lakaplı ve Sedat Peker lakaplı mafya liderlerinin bu günkü marifetlerinin daha derini, SUSURLUK Trafik kazasında ortaya çıkmıştı. Bizzat devletin beslediği Mafya lideri Abdullah Çatlı ve arkadaşlarının, Susurluk’ta yaptıkları ve öldükleri kazada, Devlet/Mafya/Siyaset skandalı apaçık ortaya çıkıvermişti

******************

Bankada 2000 dolar vadeli mevduatım var. TL’YE çevirip % 20 faizle vadeliye yatırmayacağım.

Cari açığımız çok büyük, döviz rezervimiz yetersiz olduğu İçin, yakında hemen herkes benim 2000 dolarımı talep edecektir. Gelecekte dolarımın fiyatı çok yükselecektir. Ben buna inanıyorum

******************

‪Sevgiyle dokunulan her varlık, olumlu ses veya olumlu karşılık verir. Böcek, çiçek, kedi, köpek, at, kuzu, bebek, çocuk, genç, yaşlı, ast, üst ne varsa hepsi, sevgiye duyarlıdır. Bu önermenin tersi de doğrudur. Sevgisiz her dokunuş, açık veya gizli olumsuzluk yaratır. “Sevgisiz yapılan aş, ya karın ağrıtır ya baş.”

*****************

Ancak Atatürk benzeri insanlar, kendisi olma alışkanlığını kırabilir. Sıradan insanlar, ne kadar değişmek isterse istesin, kafasındaki engelleri kıramaz ve hep kendisi kalır. Türkiye, en baştan

***************

İnsan ömrünün ilk yarısı, mutlu gelecek beklentisiyle geçer, ikinci yarısı da ilk yarıdaki hüsranlar ve pişmanlıklarla geçer

****************

‪Yapısı gereği hiçbir dil, herhangi bir bilim dalının açıklanmasında ve anlatımında yetersiz kalamaz. Yabancı sözcükler kullanmak, kolaycılığa kaçmaktır. Atatürk, yabancı matematik sözcüklerini kullanmamış, yerine denklem, üçgen, artı, doğru, eğri, köşegen gibi Türkçe sözcükler geliştirmiştir

****************

Bu güne kadar, Matematiğe yalan söyletmek mümkün olmamıştır. Politikacılar, yalan söyletmek için İSTATİSTİĞİ baş tacı etmişlerdir

******************

Mevcut durum ve gidişatın değişmesini istemeyen iktidar sahipleri, ateşli bir değişiklik taraftarı oluverir. Böylece değişiklik bekleyen halk, onları iktidarda tutmaya devam eder ve mevcut durum ve gidişat aynı kalmış olur.

KURAL: Değişiklik istemiyorsan, değişim taraftarı ol

****************

Hiç ayrım yapmadan, insanları düşünce, fikir, eylem ve yargılarında serbest bırakmaya, kendisinin ve çoğunluğun görüşüne aykırı görüşlere yan tutmadan katlanmaya, HOŞGÖRÜ denir.

“Yaratılmışı hoş gördük yaratandan ötürü!” YUNUS EMRE

Önce yönetenler, yönetilenleri hoş görerek, örnek olmalıdır

*****************

Temeli atom olan evrendeki tüm birimler, birbirleriyle iletişim ve etkileşim halindedir. Hakikati (Henüz tanımı yapılamamışları) görme, anlama ve duyma yeteneğine, HAL DİLİ denir.

Kendi çıkarlarından başkasını konuşamayan ve anlayamayanların diline de NEFS (ŞEYTAN) DİLİ denir

Türkiye,de ileri derecede şeytanca bilen o kadar çok insan var ki!

********************

Havanda su dövme fabrikaları haline gelen öğretim sistemlerinden diplomalı makam mevki sahibi hiç bilmezler, hiç bilmezken, bilmiş gibi görünme rolünü, ne güzel oynayıp yutturuyorlar. Çok büyük kısmı, sanki vekil, yönetici, hakim, savcı, profesör, mühendis, ekonomist …miş gibi

************

İktisat (Ekonomi) kaynak israfını önleme (kaynak tasarrufu) ve kaynakların yüksek katma değer yaratacak şekilde işletilmesi ya da kullanılması bilimidir.

Türkiye’de başta insan kaynağı olmak üzere tüm kaynaklar israf edilmektedir. Örneğin, insanlar işsiz, kapasiteler atıldır

**************

Politikacıları ve özellikle liderleri aşırı derece yoran, yaşadığı hayat değil, takıp çıkarmak durumunda kaldığı maskeler ya da şapkalardır. Dindarlık, milliyetçilik, tam bağımsızlık, adalet, kalkınma ve eğer oy getirecekse diğer tüm maskeleri ya da şapkaları takar çıkarır, takar çıkarır, takar çıkarır….

***************

Geçmişte vaz geçmeye mecbur kaldıklarımız sayesinde, şimdi, mevki, makam, unvan, yoksulluk, varlıklılık, mutluluk, mutsuzluk ve diğer durumlardayız.

Pişmanlıklarla, keşkelerle geçmişi geri getirip bugünün aklıyla kararlar almamız mümkün değildir. Artık bari, bugün doğru kararlar almalıyız

*****************

Dijital teknoloji, her alanda geleneğin parçalanması olgusunu yaratmıştır. Yaşam, eğitim, iletişim, yönetim, üretim, pazarlama, finans, çalışma koşulları ve sosyal yaşam, temelinden değişmiştir. Bu değişime karşı direnmek imkansızdır

Geleceğin koşullarını, yeni teknolojiler yaratır. Osmanlı teknoloji üretemediği için , her alanda yenik düşmüştür

*****************

Karanlığı zifirilik düzeyinde olan diplomalı diyanetçileri,, öğretim üyelerini, devlet yöneticilerini ve gazetecileri, aydınlığa kavuşturmanız imkansızdır. Boşuna uğraşmayın, başınız belaya girer. Müsbet bilimle aydınlatacaksanız çocuklara ve gençlere yönelin. Onlar ışığı sever

***************

Tanımı asla yapılmayan en politik laf: “En kısa zaman!”

Allah aşkına bu en kısa zaman ne demektir?

Ey üst yöneticiler! “An, saat, gün, hafta, ay, yıl” zaman birimlerinden hangisini kastediyorsunuz? Biraz dürüst olmanız çok mu zor?

“Bir gün sonra, bir hafta sonra, bir ay sonra” diyemiyorsunuz, çünkü belirsizlik ortamı yarattığınız ortaya çıkar da ondan

****************

19 Kasımda faizin 4-5 puan artırılması, Devletin yabancı tasarrufçulara, “Bizim halkın tasarrufları bitti, sizin tasarrufunuza muhtacız, dünyada tasarruflarınıza en yüksek faizi biz vereceğiz. Biz üretip paraya çevirelim, halka yansımadan siz faiz olarak alın götürün” demektir

***************

Sihirbaz, asasını döviz kuruna bir vurdu, anında dolar %10 düşüverdi. Yani 8,50’den 7,60 iniverdi.

Yüce sihirbaz, lütfen asanı bir de CARİ AÇIĞA (Dış Borca) vur da açığımız kapanıversin

Türkiye’de kısa dönemde böyle bir sihirbaz bulmak mümkün değildir. Cari açık kapanmadıkça kur artacaktır

Benden söylemesi

*****************

Sevginin ne olduğunu en iyi, en ayrıntılı, en anlamlı ve en gerçekçi olarak sanat, bilim ve felsefe inceler ve açıklar.

Yanılmayı çok isterim ama, Türk üst yönetiminde ve Türk eğitim sisteminde taklit sanata, taklit bilime ve taklit felsefeye önem verildiği için, sevmeyi bilemiyoruz

******************

“Umut yoksulun ekmeği ye Mehmet ye!” Türk özdeyişidir.

Ekonomideki son günah keçisi Berat Albayrak’tan sonra, ekonomiye umut aşılanıyor Başka da bir çare yoktur.

Acı reçete, yine yoksula uygulanacaktır. Faiz yükselecektir, yaşam pahalanacak, işsizlik artacak, kemerler sıkılacaktır

****************

İnsan birini, birlikteyken tanımaz. İnsan birini en iyi, ayrılırken tanır

*****************

Merkez Bankasının ve Maliye Bakanlığının başına, ekonomi bilimine vakıf olanların geçtiğine inanılması, dolar kurunu 8,55’ten 8,10’a indirmiştir. Döviz kurlarını, dış güçler değil ekonomi yasaları ve maliye politikaları belirler.

Döviz arzı yetersizdir. Dış kaynak bulunmazsa ve devlet makam giderlerini azaltmazsa, yüksek enflasyon, dolaylı vergileri ve TL faiz oranını, daha da yükseltecektir

*************

Ebu Sufyan’nın oğlu Muaviye ve soyundan gelen yezit, Hz. Muhammed sevgisini unutturabildiler mi?

Bazı nankörler, Hz. Muhammed’in adını taşıyan Mustafa Kemal’i unutturabildiler mi?

Tüm araçlar, 9’u 5 geçe boğaz köprülerinde 1 dakika niçin durdu?

Atatürk olmasaydı diyanet, diyanetten saltanat sürenler olur muydu?

*****************

Atatürk’ü, bana, ilk olarak annem, kendisini Yunan askerlerinin zulmünden kurtaran “Kemal Paşa” olarak tanıtmıştı. İlkokul öğretmenim ise, bana “Atatürk” kavramını öğretmişti.

7 yaşından beri her 10 kasımda ağlarım. İşte bugün kendimi tutamıyorum, yine ağlıyorum. Çünkü Türküm

******************

Türk milletinin gönlünden Mustafa Kemal Atatürk sevgisini, saygısını, ilkelerini ve önderliğini azaltmak ya da yok etmek imkansızdır. Çünkü Türk Milleti vefalıdır, irfan sahibi ve vicdan sahibidir.

Bazı vicdansızların ihaneti, sivrisinek vızıltısıdır.

Atam’a Allah rahmet eylesin!

******************

Kanuni, devletin bekası için, öz oğlu Mustafa’yı boğdurmuştu.

Peki MŞ, durup dururken bu yazıyı niye yazdı?

******************

Selçuklu Devletini, 1037 yılında Tuğrul Bey; Osmanlı Devletini, 1299 yılında Osman Bey; Türkiye Cumhuriyeti Devletini, 1923 yılında Mustafa Kemal, bin bir zorlukla kurdular. Kurucu liderlerden sonra gelenler, hazıra kondular.

3 büyük komutana, Allah rahmet eylesin!

Yarın Atatürk’ü anma günü!

********************

“Akrabalarınla ye iç, ama alışveriş yapma” ATA SÖZÜ

Akrabalar arasında duygusal davranış kaçınılmazdır. Oysa, yönetimde akılcı davranış esastır

Berat Albayrak’ın Kayınpederine küsmesinin, Türk Halkına hayırlı olmasını dilerim

*********************

Ellerinde yüklü miktarda döviz olanlar, döviz kuru 7 kasım 2020’de en yüksek durumdayken TL’YE çevirme kararı aldı ve TL’YE çevirme yarışına girdi. Kur inebileceği yere inince, hızla döviz almaya çalışacaklar ve kazançlarını daha da artıracaklardır. Enflasyon, zengini daha zengin, yoksulu daha da yoksul yapar

****************

Yöneticinin karşısına her an birçok karar seçeneyi çıkar. Yönetici, birçoğunu otomatik olarak eler, en iyisini seçtiğini sanır. Ancak, bir süre sonra yanlış seçim yaptığını anlar. “Keşke seçmeseydim” demeye başlar. Buna PİŞMANLIK denir. Daha başta Berat Albayrak, yanlış seçimdi. Vatandaşa Çok pahalıya mal oldu

*****************

Anlamlı yaşamış olmanız İçin, KİME HİZMET ETMEKTE OLDUĞUNUZA KARAR VERMENİZ GEREKİR

ABD’YE MI

Diğer düşmanlara mı

Fetullah’a mı

Yoksula, yolda kalmışa mı

Yalnızca kendinize ve ailenize mi

Siyasi partiye mi

Patronunuza mı

Hakka mı

Hangisi doğru seçimdir? Karar vermelisiniz

*****************

DERS ALMADIKÇA DERS DEVAM EDER

Erzincan, Gediz, Dinar, Marmara, Sakarya, Van, İzmir depremleri yıktı, öldürdü, halkı perişan etti. Devlet, Belediyeler, müteahhitler ve halk ders almadı.

Japonya ders aldı, ders devam etmiyor. Bizim kaderci kafalar, ders almıyor, ders devam edecektir

*******************

Personel değerlendirme, diğer değişle liyakat ölçme diye, çok gerçekçi ölçüm teknikler olan bir bilim dalı vardır

Deneme yanılma yöntemiyle makamlara insan tayin etmek, halka çok pahalıya mal olmaktadır

Keşke Merkez başkanları, bilim ışığında, iş gereklerine uygun atanabilselerdi

*****************

2002 yılında doğan bir çocuk, 2020 yılında 18 yaşına girdi. Artık akıl baliğ oldu. Evlenme, alıp satma ve diğer tüm yasal haklarını, velisiz kullanabilir hale geldi. Yani, artık akıllandı

Bizimkiler hala akıl baliğ olmadı, olamıyor. Çocuk gibi bile değil, bebekler gibi davranıyorlar

*****************

Benim çok uzun yıllardır gözlemim, bütün ahlaklı insanların emekten, emeğin ve paylaşımın üstünlüğünden yana olduklarını görmemdir

***************

Aziz Türkiye Cumhuriyetinin ilkelerini bozarak Cumhuriyetçi, halkçı, milliyetçi, vatansever, barışsever, çocuk sever, gençlik sever, sanat sever ve en önemlisi de Allah sever olunmaz

Peki ya ne sever olunur?

Nankör ve vefasız olunur. Aziz Cumhuriyetin mirasını yemeyi sever olunur

******************

Tek tek her insanın kendi özel değerlerinden, inançlarından, zihni modellerinden, deneyimlerinden ve olaylara bakış açılarından oluşan bilgi türüne, ÖRTÜLÜ BİLGİ denir

Devletin insanlara tanıdığı özgürlük genişse, söz konusu bilgi bu dünyada kalır, özgürlük kısıtlıysa mezara gider

*******************

Doğruca, dürüstçe, namusluca, yan tutmadan yanıt veriniz lütfen, Türkiye’nin 2020 sonunda bu durumda olmasının, vatandaşın can ve mal güvenliğinin tehlikede olmasının sorumlusu, Atatürk müdür? Gelmiş geçmiş muhalefet partileri midir. Tüm iktidar partileri midir? Son iktidar partisi midir. Ya da felaketlerde en büyük pay kimindir?

****************

İnsanlar yeryüzünde göründüğü zamanlarda, devlet yoktu.

Her insan, kendi can ve mal güvenliğini kendisi garantiye almaya çalışıyordu. Daha sonraları aynı yöredeki insanlar, can ve mal güvenliğini, daha akılcı olarak garantiye almak için organize olup, DEVLET denen örgütü kurdu. Bugünün Türk Devletinde öncelik, vatandaşın can ve mal güvenliğinde değildir. Önceliğin hangi alanlara verildiğini, bir iyice düşünün lütfen

******************

ÖFKE KONTROLÜNÜN ÖNEMİ

İnsanın, öfkesini dış dünyasına yöneltmesi kadar, kendine yöneltmesi de çok ciddi sorunlara yol açar. Bu durum depresyon, özgüven azalması, bedensel belirti ve benzeri olumsuz sonuçlar doğurur. Öfke artmaya başladığı anda ilk önlem, bir süre sessiz kalmaktır; sabretmektir.

******************

Sürekli kendisini izlediğim ve dikkatle dinlediğim bir insanın yalan söylediğine ve yalanlarını söylemeye devam etmekte olduğuna tüm kalbimle inandığım bir insan, “Allah Bir” dese ve ben de bu söze inansam, affedilmez bir günaha gireceğime inancım tamdır. Yalancılara dikkat edin

*******************

En uzun süren Roma imparatorluğunda, borcunu ödeyemediği için köle sınıfına geçen halkın oranı hızla artarken, asiller kölelerin yaptıkları görkemli saraylarda yiyor, içiyor, eğleniyor, coşuyor israf ediyorlardı. En sonunda, adaletsizlik ve israf koca Roma imparatorluğunun yıkılmasının en başta gelen nedenlerinden birisi olmuştur.

Emevi ve Abbasi dönemlerinde, borcunu ödeyemediği için köle sınıfına geçen halkın oranı hızla artarken, yönetici sınıf, kölelerin yaptıkları görkemli saraylarda yiyor, içiyor, eğleniyor, coşuyor israf ediyorlardı. En sonunda, adaletsizlik ve israf koca İslam devletinin yıkılmasının en başta gelen nedenlerinden birisi olmuştur.

*******************

Dışavurumculuk (İfadecilik veya Ekspresyonizm), Sanatçının iç dünyasının ve duygularının renk, çizgi, düzlem ve kütle aracılığıyla dışa vurulduğu 20.yüzyıi sanat akımıdır. Bu akımda sanatçı, doğayı olduğu gibi gösterme yerine, duygularını daha iyi yansıtabilmek için geleneksel kuralların dışına çıkarak gerçeğin biçimini bozma yöntemini kullanır. Böylece, kendine özgü duygularını dışa vurmuş olur.

Dışavurumcu bir sanat eserini yorumlarken çizgilerin ve renklerin kullanımına dikkat edilmelidir. Sivri keskin çizgiler, kırmızı ve kırmızının tonları, öfkeyi ön plana çıkarır. Dairesel oluşumlar, mavi ve mavinin tonları ise, daha çok sakinliği vurgular.

****************

Bir ülkede yönetici sınıf, yargı sınıfı, din sınıfı ve zengin sınıf, birbirlerinin çıkarlarını dengeler duruma gelince, halk perişan olur

****************

‪“Senin için saçlarımı süpürge yaptım, karşılığında ne verdin?” diye isyan eden kadın mutsuzdur. “Ne istedinse fazladıyla verdim, karşılığında ne veriyorsun?” diye isyan eden koca da mutsuzdur.

‪İlişkilerde gerçek mutluluk, alınan kadar vermek, verilen kadar almakla sağlanır. Ancak, iki taraf da fazla verdiğini inatla savunur ve güzel ilişki biter

*******************

İslam peygamberi Hazreti Muhammed’in içinde yaşayıp, içinde öldüğü evi, toprak damlı küçücük bir odadan ibaretti. İçinde de birkaç değersiz eşya ve tahtadan bir sedir vardı.

Yüce Peygamberimiz, o günkü İslam aleminde ve o günkü devletler gözünde çok itibarlı bir kişilikti

Türkiye’de diyanet erbabı çok şatafatlı yaşadığı için, itibar kaybediyor

******************

Türkiye’de, caddeler ve binalar dahil tüm nesnelerin, bazı kesimlerin çıkarlarına öncelik verilerek tasarlandığı ve yapıldığı kesindir. Çıkarın olduğu yerde kesinlikle güzellik olmaz. Örneğin, Alman filozofu Kant’a göre estetik yaşantının ayırt edici özelliği, “çıkarsız” oluşudur

***************

Bir düşünceyi sesli dil kullanmaksızın, dış organların duruşu, tavrı, biçimi ve davranışlarıyla anlamaya veya anlatmaya beden dili denir. İnsan, kendisini ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın, beden dili onun gerçek kişiliğini veya düşüncesini, tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarır

****************

Bir kişinin, grubun, siyasi partinin, kurumun ve işletmenin yalnızca kendisiyle rekabet yapmasına, REKABET ÜSTÜ OLMA denir. Rekabet üstü olanlar, yeni fikirler, hedefler, projeler, ürünler, umutlar, mutluluklar sunarak, üstünlüklerini sürekli kılarlar. Siyasi partilere duyurulur

**************

1 mart 2021

Hak etmediği halde bazı insanların nasıl olup da üst düzey görevlere gelebildiklerini açıklayan teoriye “Dunning-kruger Sendromu” denir

Cahil, yetersizliğinin ve bilgisizliğinin farkında olmadığı için, cehaletinden kaynaklanan bir öz güvene sahiptir. Bu sahte öz güven, yönettiği sistemde büyük kayıplara sebep olur

***********************

Sanma ki derdim güneşten ötürü;

Ne çıkar bahar geldiyse?

Bademler çiçek açtıysa?

Ucunda ölüm yok ya.

Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten

Güneşle gelecek ölümden?

Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,

Her bahar biraz daha aşığım;

Korkar mıyım?

Ah, dostum, derdim başka…

ORHAN VELİ KANIK

**************************

YAŞAM MALİYETİ VE KAZANCI

Boş geçen zaman israftır; israf masraftır; masraf maliyet ya da kayıptır

İnsanlığa yararlı geçen zaman kazançtır

KAZANCINIZ KAYBINIZDAN FAZLA OLSUN. İKİ DÜNYADA DA YAŞAMINIZ GARANTİDİR

****************

Müslüman kalarak zenginleşmek veya kapitalistleşmek mümkün değildir. Örneğin, Peygamberimiz öldüğünde, eşi Hz. Hatice’den kalan mirastan hiç maddi varlık kalmamıştır. Ya da çok zenginken Müslüman olan Hz. Ebu Bekir öldüğünde yakınlarına hiç maddi miras kalmadığı görülmüştür

****************

Şu döviz kuru tahminimde bir kez olsun yanılmış olmayı o kadar çok isterdim ki!

Enflasyon ya da enflasyonun resmen kabulü demek olan devalüasyon, ZENGİNİ DAHA ZENGİN YOKSULU DAHA DA YOKSUL YAPAR

Hiçbir merkez bankası başkanı ve maliye bakanı sihirbaz değildir

İsrafın günah olduğuna inanmaları şarttır

******************

İhtiyaç, istek ve arzuları karşılanmayan insan STRESE girer

Stres; baş ağrısı ve migren, sindirim ve mide problemleri, uyku problemleri ve yorgunluk, tükenme ve yabancılaşma, depresyon ve davranış bozukluğu, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kaza ve saldırganlık yaratır

STRESLİYİZ

**************

Matematik derslerinde, HAVUZ problemlerinin çözümünde genellikle başarısız oluruz

Döviz havuzuna yukarıdan akan az, aşağıdan çekilen çok olursa, döviz kuru yükselecektir. Tıpkı İstanbul’a su sağlayan barajlar gibi

Örneğe bakarak geleceğe ilişkin döviz tahmininizi yapabilirsiniz

Aybaşındaki maaşımla 1428 dolar aldım. Bugün sattım 228 lira

****************

Türk parasından sıfırların atıldığı günlerde, madeni 1 liraya o kadar çok mal ve hizmet alınıyordu ki, birbirimize 1 lira para üstü çeviriyorduk. Şimdi, ortalıkta kağıt 5 lira bolluğu var ve birbirimize 5 lira kağıt para üstü çeviriyoruz. Yani enflasyon en az 5 kat artmıştır

****************

Kişi, grup, örgüt, kurum ve devletlerin varmak istedikleri hedef veya elde etmeyi arzuladıkları çıkar üzerinde uyum içinde olmamaları durumunda ortaya çıkan mücadelelere, ÇIKAR ÇATIŞMASI denir

Çıkar çatışması, amaç birliğini yok ettiği için, verimliliği ve mutluluğu hüsrana çevirir

**************

Para, tasarruf aracı olmaktan çıkmıştır. Para artık sadece mal, hizmet ve bilginin değişimini sağlayan bir değişim aracıdır

Diğer taraftan, hesapta para dönemi başlamıştır. Değişimler, cepte taşıdığımız fiziki para ile değil, hesaptan hesaba geçen sanal para ile yapılacaktır

***************

Her yasa kuralı veya ahlak kuralı ihlalinde, ihlali yapanın, kuralı çiğneyenin çıkarı, kazancı, karı vardır. Yani, istisnasız kural çiğneyen her insan, kul hakkı yemiş, haksız çıkar, kar veya kazanç elde etmiş olur.

Kurallar, toplumun ortak çıkarı İçin konmuştur. Sakın çiğneyip de kul hakkı yemeyin

*************

Din, sorunlara çözüm getiren medeni davranış ve yaşantı tarzıdır

Sergilenen bedevi davranış ve yaşam tarzı, Kurana, İncil’e, başka bir dini kurallar bütününe hiç uymuyor

Kurana tıp, fizik, kimya, biyoloji, sosyoloji, psikoloji, iktisat ve diğer bilim bilginlerinin temsil ettiği disiplinler arası bir ortak yorumla yaklaşılmadıkça, uzay çağının çocuklarının ikna edilmesi, asla mümkün olmayacaktır

****************

“İslam; Kuran’daki tüm kullanımlarında barış, teslimiyet, esenlik, huzur, güven anlamındadır. O halde İslam tanımı; savaştan, kötüden, kötülükten, kargaşadan, kavgadan, uzaklaşma; barış, uyum, birlik, sakinlik, huzur, güven, esenlik (sağlık, mutluluk, afiyet) içinde yaşama demektir

Müslüman, savaştan, kötüden, kötülükten, kargaşadan, kavgadan, uzaklaşan, barış, uyum, birlik, sakinlik, huzur, güven, esenlik (sağlık, mutluluk, afiyet) içinde yaşayandır.

Kuran’da tüm din sözcüğü geçen ayetlere bakıldığında, davranış ve yaşantı tarzına da DİN denildiği görülür.” Dr. Ömer. Torun Şahin

**************

Osmanlı Türk İmparatorluğu,1299’dan 11 Eylül 1683 Viyana Bozgununa kadar, girdiği tüm savaşları kazanmıştır. Ancak, 1683’ten 1922 yılına kadar girdiği tüm savaşları kaybetmiş ve geri çekilmek zorunda kalmıştır. NİÇİN?

Bu soruya, Atatürk’ten başka kesin bir doğru yanıt veren olmamıştır

****************

Kötü insan olmak, yere tükürmekten de kolay,

İyi insan olmak, kutup yıldızına çıkmaktan da zor,

Hele Öfkeli Türk Politikacıları

*************

Yaşım nedeniyle iyi biliyorum ve kesin kanımı sunuyorum:

Adnan Menderes, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, kısmen İsmet İnönü, Süleyman Demirel, hele hele Kenan Evren, Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan, ABD katil devletinin oyununa yenik düştüler

***************

Türkiye Cumhuriyeti, yaklaşık 30 yıldır GÜNEYDOĞU TERÖR ÖRGÜTÜ ve onun arkasındaki gizli düşman ABD ile savaşmaktadır. Tarihte hiçbir Türk savaşı uzun sürmemiştir. En son Sakarya Savaşı 21 gün, Kıbrıs çıkarması 7 gün sürmüştür. Artık “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” demenin zamanı gelmiştir

İktidar muhalefet ayırımı yapmadan, Ordumuz için seferber olmalıyız

*************

Tarih, zamanı gelince, kendini beğenmiş dayatmacı liderlerin maskesini düşürür; saklamayı başardıkları sırlarını tek tek ortaya çıkarır; eğitimsiz ve kültürsüz kibirli kişiliklerinin aslında bir değeri olmadığını gözler önüne sürer

**************

Tarih, paradigmaların, genel kabullerin, olaylara bakış açılarının ve tanımların değiştiğini fark edemeyen liderlerin felaketini gözler önüne serer. Hitler, Mussolini, Franco, Çavuşesku, Saddam, Kaddafi, bu gerçeğin örnekleridir

Akarsuları tersine akıtmak mümkün değildir

**************

Gelmiş geçmiş tüm insan topluluklarının ortaya koyduğu bilgi, inanç, dil, hukuk, örf, adet, anlayış, alışkanlık, mimarlık, müzik, edebiyat, felsefe, yaşayış tarzı ve benzer konularda derinlemesine bilgi sahibi kişilere ”kültürlü”, yüzeysel bilgi sahibi olanlara ”kültürsüz” denir

***************

7 yaşından beri sürekli gözlemlerim, deneylerim, dinlerim, tartışırım ve okurum. Fikirlerimi, fikir pazarına koyarım. Beğenirseniz alırsınız. Beğenmezseniz belki bir beğenen olur. Sayınız çok az ama, az da olsanız neden bana fikirlerimden dolayı hakaret ediyorsunuz? Pazar adabını bozmayın, pazara fikir koyun

**************

“Farkındalık, duyarlılık, deneyimleme ve hissetme becerisinin toplamına BİLİNÇ denir. Bilinç, beyindeki nöronların birbiriyle haberleşmesi, etkileşime girmesi ve iş birliği yapması sonucu ortaya çıkan durumdur.” Dr. Ömer Torun Şahin (Allah Bağışlarsa, oğlumdur)

***************

İstenilene, beğenilen nitelik taşıyana, beğenilecek biçimde olana İYİ denir

SORULAR

Türk politikacıları iyi mi?

Türk eğitim sistemi iyi mi?

Türk ekonomisi iyi mi?

Türk adalet sistemi iyi mi?

Türk gelir dağılımı iyi mi?

Türkiye’de yaşamak iyi mi?

Türkiye’de iyi denebilecek ne var?

Kim görevini iyi yapmıyor?

*********************

Karşılanmayan ihtiyaca, SORUN denir. Sorunu çözmek için seçenekler geliştirilir ve birisi tercih edilir. Ancak, çoğunlukla kötü tercihler yaparız. Tercihte yaptığımız hatalar, bizi daha yoksul, daha sağlıksız ve daha mutsuz yapar

Tercih mimarisini öğrenenler, daha az hata yapar ve daha mutlu Yaşar

**********************

Hayal Mühendisliği, güncel bilim dallarından biri ve en büyük propaganda aracıdır. İnsanlar hayalle umutlanır, hayalle heyecanlanır ve heyecanlandıran hayallerin peşine düşer

CHP sahte Atatürkçülük ile geçmişi hayal ettireceğine, Atatürk gibi göklerde hayal kurdurabilmeliydi. Aya inme hayalini kaptırdı, bari ışınlanmayı hayal ettirebilse

*******************

İki tür düşünce tarzı vardır: Sezgi yoluyla otomatik anlayış, mantık ve matematik yoluyla analitik anlayış

Sezgi içe doğuşa ya da işkembeden atmaya dayanır.

Türk eğitim sisteminde mantık ve matematik öğretimi yetersizdir. Bu bedenle hem akıllı hem aptal olabiliyoruz

MANTIK VE MATEMATİKTE ATMA OLMAZ

********************

Üniversite yaklaşımında doğru amaç, tüm üniversiteleri BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ düzeyine çıkarmak olmalıdır

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİNİ ortalamanın düzeyine indirmeye çalışmanın bilimsel açıklaması yoktur

**************

Askerine güvenmeyen komutan savaşı kaybeder

Öğrencisine güvenmeyen öğretmen eğitimi kaybeder

Gencine güvenmeyen ülke geleceğini kaybeder

Evladına güvenmeyen baba evladını kaybeder

Eşine güvenmeyen eş eşini kaybeder

Allah’a güvenmeyen insan huzurunu kaybeder

KENDİNE GÜVENMEYEN SÜREKLİ KAYBEDER!

*****************

Rahmetli Süleyman Demirel’in bir özdeyişi var: “Alın da kaçan mı?”

Davutoğlu, “Alın da kaçan m?”

Babacan, “Alın da kaçan mı?”

Sarıgül, “Alın da kaçan mı?”

“Muharrem İnce, “Alın da kaçan mı?”

BATMAKTA OLAN GEMİYİ EN SON KAPTAN TERK EDER, FARELER EN ÖNCE ÇEKER GİDER

*****************

Türk halkı, seçme konusunda özgür değildir. Geleneksel kültür kalıpları, halkın özgürlük kullanımını engeller ya da zorlaştırdıkça zorlaştırır. Örneğin, insanların kendi sevdiği ile evlenmesi, istediği okula gitmesi, istediği işte çalışması, kısacası istediğini yapması engellenir. Genelde, kendi seçimini yapamayanlar, mutlu olamıyor

***************

Bir konuda karar vermiş insanları organize etme sorumluluğunu yüklenmiş kişilere, Seçilmiş Mimar denir. Örneğin, dindar olmaya karar verenlerin seçilmiş mimarları; tarikat önderleri ve hatta diyanet işleri yöneticilerdir

Mimarını yobazlar arasından seçenler, ahirette hüsrana uğrar

****************

Hava bulutlu, güneş doğmak üzere. Yüce Allah’ın yasası işliyor. Güneşe yakın gökyüzü, kırmızı ağırlıklı büyük bir resim.

Allah’ın yasaları kaderimdir. Kaderime razıyım ve çok şükür çok huzurlu ve mutluyum

****************

BOŞ GEÇEN ZAMANIN MALİYETİ (Idle Time Cost)

Varlıkların boş beklemesi israftır

İsraf masraftır

Masraf maliyet artışıdır

Maliyet artışı fiyat artışıdır

Fiyat artışı talep azalışıdır

Talep azalışı gelir azalışıdır

Gelir azalışı fakirliktir, felakettir, iflastır, enflasyondur, mutsuzluktur, terördür

**************

Bir Müslüman bilge kişi, “ Asla hayır diyemediğiniz, sizin ilahınızdır” demiştir.

İlah milah yok, Allah var.

Dünyanın malına, mülküne, makamına, unvanına, daha neyi varsa hepsine, zamanı gelince zaten veda edeceksin. Allah rızası için “Hayır” diyebileceğine, ah bir inanabilsem!

***************

Farklı olabilmek için, gelmiş geçmiş bütün aynıları bilmek, eskiden yapılanları ve söylenenleri tekrar etmemek şarttır

Güncel Türk politikacıları, rahmetli eski Türk politikacıların söylediklerini ve yaptıklarını söyler ve yapar durur. Dolayısıyla halk, giderek daha da yoksullaşır

***************

SİYASETTTE EN GEÇERLİ VE HİÇ DEĞİŞMEZ KURAL

“Mevcut durumun ve gidişatın değişmesini istemiyorsan, şiddetli bir DEĞİŞİKLİK taraftarı ol; değişiklik isteyenler seni başa getirir ve başta tutmaya devam eder. Böylece değişiklik yapar görünür, değiştirmez, çıkarını devam ettirirsin”

****************

“Firavun ve kodamanlarının kendilerine kötülük etmelerinden korktukları için, kavmi arasından genç bir nesil dışında hiç kimse Musa’ya inanmadı. Çünkü Firavun, o toprakta gerçekten çok üstündü ve onun bunun malından savurganlık yapan tam azgınlardan biriydi” Yunus Süresi, Ayet: 83

*****************

Matematik okuyanlar bilir. Fonksiyonlarda grafik yükselir yükselir maksimuma yani tepe noktaya ulaşır, sonra geri döner iner iner minimum noktaya gelir, yani dipler.

Ne yaparsan yap, diplemeden tekrar yükselişe geçmek mümkün değildir. İnsan hayatında da parti hayatında da Demirel’in siyasi yaşamında da böyledir bu!

**************

“Bir yerde sadece devlet konuşuyorsa, her şey yalandır.” Ali Şeriati

**************

Hangi tarihte hangi ülke olursa olsun, bir ülkede yönetici sınıf, yargı sınıfı, askeriye sınıfı, diyanet sınıfı ve zengin sınıf, birbirlerinin çıkarlarını dengeler duruma gelince, halk perişan olur

*************

Gelenek tembelliktir; geleneyi öğrenmemek daha da büyük tembelliktir. Geleneyi bilmeyenler, yeni diye ileri sürdüklerinin, aslında yüzyıllar önce var olduğunun farkında bile olmayan zavallılardır.

Türkiye, kendini yenilikçi ve yaratıcı sanan böyleleriyle doludur

****************

İnsana saygı, dayanışma, karşılıklı anlayış, söz verme, sözünde durma, özveri ve diğer erdemlerin tümünün kaynağı SEVGİDİR.

Türkler, galiba birbirini sevmiyor. Hele Türk politikacılarında bu erdemlere pek rastlanmıyor.

Neden hep sevgiden nasibini almamışları seçiyoruz? Bilen var mı?

********************

“Kur’an tek kaynak olarak bize yeter” diyenleri eleştirenler, aslında bizi eleştirmiyorsunuz, “Kur’an eksik” diyorsunuz. Farkında mısınız acaba. Sonia Cihangir.

**************

“Sadece iki varlık sonsuzdur: Evren ve insanın ahmaklığı. Fakat ilkinden o kadar emin değilim.” Einstein

MŞ: Türk politikacıları kat kat ahmaktır. Aynı hataları tekrar tekrar yapmaktan asla bıkmazlar. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 27 Şubat, 15 Temmuz…Hepsi ahmak politikacıların eseri

*******************

Acaba sen hiç aşık oldun mu? Hiç aşığın var mıydı? Belki sen de aradın aşkı, bulabildin mi? Hiç sevgiyle şiirler yazmaya çalıştın mı?

Başkalarını sorgulamadan önce, kendini bir sorgula bakalım. Sevgi almak mıdır yoksa vermek midir? Hatta gerektiğinde canını bile vermek midir?

*****************

İnsanoğlu anlam arar. İnsanı anlam aramaktan vaz geçirmek mümkün değildir

CHP’DEN 3 millet vekili istifa etmiş, gıdalar çok pahalı, hükümet üyelerinin yüzü gülmüyor, Cumhurbaşkanımız birden yaşlanmış görünüyor, her aklına gelen parti kuruyor, TV’DE hep aynı insanlar. Anlam aranır tabi. Aranmasın mı?

****************

Yaşam kalitesini, yeniliği, yaratıcılığı ve üretimi artıran tarihi birikime, uygar kültür denir.

Türk kültürü, Şeytan taşlamaktan ibadete yani mal, hizmet ve bilgi üretmeye zaman bırakmayan yoz bir kültüre dönüşmek üzeredir.

Hemen herkes kendi Şeytanını taşlamakla meşgul. Çok yazık!

******************

Klasik işletmecilikte başarı, yüksek devir hızına bağlıdır. Varlıkların, dönem sonundaki değeri, dönem başındakine oranla artmışsa, sorun yoktur. Çağdaş işletmecilik ise, bilgi yönetimine dayanır. Geleneksel “Üretim Yönetimi” kavramı, çağdaş ‘Bilgi Yönetimi’ kavramına dönüşmüştür. Bilgi, özellikle entelektüel bilgi iyi yönetilebiliyorsa, rekabet üstünlüğü elde edilir

***************

Mala, mülke, şatafatlı yaşama, makamlı ve mevkili dostlara hiç ihtiyaç duymadım. Ömrüm boyunca hep sevgiyle bakan bir çift göze, güzel birkaç söze, yumuşak bir bakışa, tatlı bir ses tonuna, hoş tebessüme ve zamanı durduran müziklere ihtiyaç duydum

****************

Çiftler, eşler, dostlar, sevgililer, arkadaşlar, komşular; geçmişte eksik kalmış, üzüntü verici ve belki de değersiz ne varsa, bu salgın ve darlık günlerinde silip atın, unutun. Gün, birbirimizle bir ve bütün olma günüdür. Bu sabır günlerinde, birbirimizi sevmeli, anlamalı ve hoş görmeliyiz

*****************

Rahmetliler Demirel ve Özal, liderlikleri tartışılmaz devlet insanlarıydı. Sayın Erdoğan’nın da liderliği tartışılmaz. Demirel ve Özal, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunuydu. Sayın Erdoğan da İstanbul Teknik Üniversite mezunu olsaydı, çeşitli çok sayıda danışmanları, Onu asla yanıltamazdı

*****************

Malların ve hizmetlerin satıldığı alındığı yerlere, piyasa veya pazar denir. Bu yerler, bir bakıma terazidir. Sol kefede mal ve hizmetler, sağ kefede satın alıcılar olsun. Sol kefe az, sağ kefe çok ise ENFLASYON olur. Dengeyi sağlamak İçin, yoksulun az satın alması gerekir. Zaten bu günlerde de öyle oluyor

*****************

Atatürk’ün kurduğu ve yönettiği partiye, kendisi düzeyinde başka bir lider gelmedi. Bir ara rahmetli Bülent Ecevit partiyi toparlayıp rayına sokar gibi oldu ama, bu iyiye gidişi, 1980 darbesi ve lideri Kenan Evren yok etti. Parti, uzun yıllardır kaptansız gemi gibi yalpalayıp duruyor. Kaptansız gemi olur mu?

****************

Bilim insanının azığı, sürekli okumak, bilimsel yöntem kullanarak araştırma yapmak, bulduğu gerçeğin yapısını ve işleyişini tanımlamak veya formüle etmek, yanlış inanç ve varsayımların yerine doğrularını ileri sürmek, canı pahasına doğruları söylemeye devam etmektir

****************

“Yaşam, zıtların birbirleri ile uzlaşmasıdır. Aralarında savaş meydana gelmesi, ölümdür.” MEVLANA

Özellikle dış düşmanlar, Türkiye’yi dört bir yandan kuşatmaya çalışırken, muhalefet ve iktidarın uzlaşması şarttır. Osmanlı’ya Balkan savaşını, iktidar ve muhalefet çatışması kaybettirmişti

********************

Bilim insanı, varlıkları ve olayları sınıflandırır; her sınıfa bir ad verir ve ad verdiği gerçeği tanımlar.

Tanımlayamadığınızı anlayamazsınız.

İnsanlar yalnızca anlamını bulduğuna inanır.

Anlamı iyilik ve doğruluğa gidene yönelin. Kötülüklerimizden vicdanımızda sorumlu oluruz

***************

İlk ders verdiğim günden bu tarafa kayıt tutarım. Ders verdiğim öğrenci sayısı, 2021’de 100 bin 215 oldu. Bazen herhangi bir yerde karşılaştığım eski öğrencilerim, yanlarındaki kişi veya kişilerle tanıştırır, beni yüceltir ve bana hayranlığını belirtir. Mutluluk budur işte!

*************

Sana yüksekten bakan, sana hava atan, seni küçümseyen kişilerden uzak dur. Yanında rahatlayıp huzur duyduğun kişi ve kişilerin yanında olmaya çalış. Bırak o “dünyaları ben yarattım” diyen kibirli yaratık, kompleksleriyle baş başa kalsın ya da komplekslerinden arınıp insan olsun

***************

Din ve bilim, kötü amaçlar için her zaman kullanılmıştır ve kullanılacaktır. Ancak insanlık, her zaman iyi yönde gelişmiş ve gelişecektir

**************

Bir bilim insanı, bildiğini sandığı konunun yapı ve işleyişini, herkesin kolayca anlayıp kavrayabileceği şekilde anlatamıyorsa, aslında kendisi de bilmiyor, bilir geçiniyor demektir. Türkiye’de ben dahil böyleleri o kadar çok, o kadar çok ki!

***************

İhtiyaç, istek ve arzular sınırsızdır. İhtiyaç, istek ve arzular parayla karşılanır. “Ben paraya önem vermem” diyenler, farkında değildir. Para, sonsuz sayıda nesneyi temsil edebilen ve anında her ne varsa tümünü iyiliğe veya kötülüğe dönüştürebilen sihirli bir kapitalist gücüdür

*****************

Benim için birinci öncelik can ve mal güveliği, fikir özgürlüğü, adil yargı, laik yönetim, fırsat eşitliği ve yöneticilerin hesap verebilirliğidir. Kölelerin de yararlanabildiği yol, köprü, tünel gibi maddi değerler, ikinci önceliğimdir. Yani, önce insan haklarım ve vatandaşlık haklarım gelir

******************

Demir kırıntıları güçlü bir mıknatısa nasıl zıplayarak koşarsa, çıkarından başka düşünmeyenler de doğru yanlış, haram helal, iyi kötü demeden, iktidar sahiplerine öyle koşarlar.

Ancak, ölüm döşeğine girince, kul hakkı yediklerini idrak ederler, ama ne çare!

**************

Yalancıların kalkanı ve töresi yemindir

Doğru ve dürüst insanların yemine hiç ihtiyacı olmaz. Çünkü onları halk, EMİN insan olarak bilir

Yalancının yalancılığı, yeminine bağlı kalmadığı zaman kanıtlanmış ve tescil edilmiş olur.

Yalancılardan uzak durmak, hem ibadet hem de akılcı davranıştır

*******************

Kaynağı yasa, yönetmelik ve teknik bilgi olan yapma ve yaptırma gücüne YETKİ denir

Hesap verme durumuna SORUMLULUK denir

YÖNETİM VE ORGANİZASYON İLKESİ:

Sorumsuz yetki ya yozlaşır ya da kötüye kullanılır

Yetkisiz sorumluluk zulümdür

Türkiye’de bu ilkeye genellikle uyulmadığı İçin, yönetim dengesine ve yönetimden kaynaklanan mutluluğa rastlanmaz

**************

İnsanlık tarihinde ekonominin doğal yasalarını, siyasi yasalarla değiştirmek mümkün olamamıştır. Ancak, dayatılan siyaset yanlışsa, bu yanlışlığı ancak ekonominin giderek kötüleşmesi gösterir

***************

Gerektiğinde gülebilen ve gerektiğinde ağlayabilen insanlar, psikolojik açıdan sağlıklıdır. Gülemeyenler ve ağlayamayanlar tedavi olmalıdır

Liderlerimiz ah bir gülebilseler ve ah bir ağlayabilseler!

**********************

1900’ler insanının bilgisi, yaşam tarzı, imkanı ve sahip olduğu ürünler, 2021’ler kuşağının bilgisi, yaşam tarzı, imkanı ve sahip olduğu ürünler ile karşılaştırıldığında, arada okyanuslar kadar büyük fark vardır

Osmanlı görüşleriyle bugünün sorunları, asla ve kata çözümlenemez

********************

Tanrının yaratıcılığı, ayrı bir konudur. İnsanın yaratıcılığı ise, sezgisinin en son aşamasıdır. Hiç beklenmedik yepyeni bir tasarımdır. Alışılmadık bir durum karşısında, alışılmadık bir çözüm yaklaşımıdır. Aramadığınızı arama ihtiyacı doğunca, yaratıcı olmaktan başka çare yoktur

****************

34 Yaşında Çanakkale zaferi

38 Yaşında Samsun’a çıkma

40 Yaşında Sakarya zaferi

41 Yaşında Dumlupınar zaferi

42 Yaşında Cumhurbaşkanı

57 Yaşında Rahmetli

1914’de 57 yaş üstünde bir sürü paşa, bir de padişah vardı. İstanbul’u ve yurdu İngilizlere teslim etmenin dışında bir işe yaramadılar

Demem o ki; Türkiye’de 57 yaş üstünde olanlar emekli edilsin, tüm kurumların başına gençler ve kadınlar getirilsin. Türkiye çağdaş uygarlık düzeyine, en kısa sürede ulaşmazsa, beni taşlayınız

*********************

Trump’ın iktidarı döneminde 30 bin yalan söylediği tek tek sayılmıştır. Hitler, Bush, Obama, Trump ve benzeri edepsiz ve yalancı devlet başkanları, yalnız kendilerine kötülük etmiş olmaz, edepsizlikleri ve yalancılıkları yüzünden tüm dünyayı ve ülkelerini ateşe vermiş olurlar

***************

Tüm bilim dallarının, tüm sırların, tüm algoritmaların, kısacası tüm kasa ve kapıların bir anahtarı ya da şifresi vardır. Haksızlıkların, hukuksuzlukların, yolsuzlukların, dertlerin anahtarı ya da şifresi de sabırdır. Sabır, çözülemeyenleri zamanın çözeceğine inanmaktır. Ya sabır

***************

Yaklaşık 3 bin yıl önce, bütün kararları devlet başkanının vermesi, yanlışlara, kuyruklara ve gecikmelere sebeb olduğu için, önce binlerin, binler çözemezse yüzlerin, yüzler çözemezse onların, onlar da çözemezse, başkanın vermesi bulunmuş, yani organize olunmuştur. Doğrusu budur

****************

Hayatın herkes için tek bir anlamı yoktur.Nedeni, dünyada ne kadar insan varsa o kadar da doğru vardır.O halde kendi doğrusunu başkasına dayatmak ukalalıktır,zorbalıktır,bilgisizliktir,haddini bilmemektir.Önemli olan doğru,kendi doğrularını yaşarken, başkalarına zarar vermemektir

**************

İyi huylu insanlar, yalnızca haklarını ister, daha fazlasını asla istemezler

Kötü huylu insanlar, asla yalnızca haklarını değil, daha fazlasını, hatta hiç hakları olmayanları da ister. Bu tür insanların karınlarını yalnızca toprak doyurur ve günün birinde de mutlaka doyuracaktır

****************

TÜKENMİŞLİK BELİRTİSİ (SENDROMU)

Tükenmişlik, işleri gereği fazla çalışmak durumunda kalan insanların, yüz yüze karşılaştıkları kişilere karşı duyarsızlaşmaları, kişisel başarı duygularının azalması, yorgunluk yaşamaları, işlerinden soğumaları, iç dünyalarına çekilmeleri ve giderek artan oranda kendilerini yetersiz hissetmeleridir

***************

BİR MUCİZE OLSA

Bir mucize olsa, Fatih mezarından kalksa, Boğazı ve İstanbul’u tanıyamaz, lanet okurdu

Bir mucize olsa, Atatürk mezarından kalksa, perişan Türk Halkını arkasına alır, yeniden tam bağımsızlık ve yobazlıkla mücadele başlatır ve bu mücadeleyi zaferle sonuçlandırırdı

*****************

“Artık anladın bildin ki, biz şu bedenden ibaret değiliz. Biz şu bedenin ötesinde Allah ile beraber yaşıyoruz.” MEVLANA.

Gerçekten de bu günün GEN bilimi, DNA’LARIMIZIN kainattaki tüm DNA’LARLA iletişim ve etkileşim içinde olduğunu söylüyor. Yani Allah, kainatın dışında değildir, her an bizimle beraberdir

*******************

Türk halkının derdi, problemi, gündemi, kaygısı; susuzluktur, yoksulluktur, haksızlıktır, hukuksuzluktur, işsizliktir ve hatta açlıktır. İster sözde olun ister nerede olursanız olun. Türk halkının size tahammülünün fedakarlık olduğundan bile habersizsiniz. Siz de hiç Allah korkusu yok mu ya?

*******************

Hayal ve rüyada imkansız yoktur.Hayaller kurun en tepeden en alta kadar hiç kimse,hukuktan üstün olmasın.Rüyalar görün,adaleti yok edenlerin,torpil ve sınav hileleri yapanların,yoksul halktan topladıkları vergilerle altın yaldızlı makamlarda saltanat sürenlerin cehennemde yandığı

**************

Bolluk arttıkça değer azalır; kıtlık arttıkça değer yükselir. Dünyada filozof ve bilge kişiler giderek azalıyor, değerleri ise arttıkça artıyor. Sözde politikacılar arttıkça artıyor, değerleri düştükçe düşüyor. “Olmasalar daha iyi” demeye başladık. Çirkin konuşmak çok kolay deği mi? Çirkinleştikçe çirkinleşiyorsunuz

**********

Yaşam kalitesini artırmaya çalışırken, yaşam maliyetini azaltmaya çalışırsanız, çok başarılı bir İktidar olarak tarihe geçersiniz

*************

Bir ürünün kalitesini ve üretim miktarını artırmaya çalışırken, üretim süresini ve üretim maliyetini azaltmaya çalışırsanız, çok başarılı bir işletmeci olursunuz

*****************

“İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer.” Albert Camus

Bana göre, güzel dinimizin ve güzel inançlarımızın sürekliliğini sağlayabilmek için, halkımızın karnını duyurabilmeliyiz. Bu günlerde ürünlere zam yapmak ve yeni vergiler koymak çok günahtır

***************

Arz Yasasına göre ürünün fiyatındaki artış, arzını artırır. Ürünün fiyatında düşme, arzını düşürür. Fiyat değişmelerine göre arz ve talep değişmesine esneklik denir. Bedelini ödeme niyetiyle desteklenen müşteri isteğine, talep denir. Ürünün talebi, fiyat esnekliğine göre değişir. Türkiye’de ürünler genel olarak esnektir. Çünkü, halkın çok büyük bir kısmı yoksuldur

*******************

“Kapitalizm, mülkün Allah’a ait olmaması üzerine kurulu bir düzendir. ” Dr. Ömer Torun ŞAHİN

**************

“İnsanlara karşı iyi, dürüst, saygılı, sevgili, namuslu olursanız, insanlar koşarak yanınızda olur.” Bakara 260

*************

“Bana öyle bir aşk geldi ki, benim aşkımdan bütün aşklar aşk oldu.” MEVLANA

Ne olur siyasi partiler, partili milletvekilleri, bakanlar, parti liderleri ve diğer devlet yöneticileri, size de bir aşk gelsin de bizim aşklarımız da aşk olsun!

Ne bu kavga? Aşık olun ya!

*****************

Çocuklarınızı ve gençlerinizi, başka hiç kimsenin düşünmediği gibi düşünmeye alıştırın

Başka hiç kimsenin görmediği gibi görmeye alıştırın

Başka hiç kimsenin öğrenmediği gibi öğrenmeye alıştırın

Başka hiç kimsenin kurmadığı gibi hayal kurmaya alıştırın

TÜRKİYE’NİN AYNI TÜR BAĞNAZ İNSANLARA DEĞİL, BU TÜR FARKLI DAHİLERE İHTİYACI VAR

***************

Daha iyisini yapamayanların iyi işleyen sistemleri bozmaları, cehalettir, ayıptır, günahtır, kaynak israfıdır.

Atatürk’ün kurduğu sistemler, Diyanet işleri, Boğaziçi Üniversitesi, Demokratik parlementer sistem, eğitim sistemi ve diğerleri bozulmuş, daha iyisi yapılamamıştır

*******************