MŞ FACEBOOK PAYLAŞIMLARI-4


FACEBOOK PAYLAŞIMI (31)

DEĞER YARATMAK VE ÖLÜ DEĞERLERLE AVUNMAK

İnsanların maddi ve manevi yaşam standartlarını iyileştiren yeni kavramlar, tasarımlar, ürünler ve görüşler ortaya koymaya, DEĞER YARATMA denir.

Koşulların değişmesiyle insanların maddi ve manevi gereksinmelerini karşılayamaz hale geldiği için artık terk edilen eski değerlere de ÖLÜ DEĞERLER denir.

DİRİ devingendir. ÖLÜ mevta olmuştur; artık bir daha geri gelemez.

********

SİSTEM FELSEFESİNDEN KAYNAKLANAN KAVRAMLAR

(1)   Genel sistem kuramı

(2)   Sibernetik

(3)   Sistem tasarımı

(4)  Sistem mühendisliği

(5)  Yöneylem araştırması

(6)  Enformasyon kuramı

(7)  Çıktı (Output) analizi

(8)  Matematik programlama

(9)  Bilgisayar programlama

(10)                 Diğerleri

*********

Canlı ve cansız tüm karmaşık sistemlerin tasarımını, işleyişini, denetlenmesini ve yönetilmesini inceleyen bilim dalına, SİBERNETİK denir.

*********

Hayranı olduğumuz kişinin güçlerini abartmamız, küçük çocuğun anne ve babasının sıradan becerilerini birer mucize gibi görmesine benzer

********

Çocukluğumda, tüm eğitim-öğretim ve iş yaşamımda, kendimi olabildiğince özgür ve korkusuz hissettim. Yaşamımın son dönemimde, çok korkuyorum

*******

Türkiye ve dünyada birçok yeri gezdim, gördüm. İnsanlar, ya iyi ya kötüdür. Türk, Yunan, Rus, Hristiyan, Müslüman, sağcı, solcu aldatmacadır

*******

Bir kadının gönlü kazanılırsa; erkeğin sözüne, samimiyetine ve sevgisine inanırsa, canı dahil neyi varsa, tümünü hiç gözünü kırpmadan verir

*******

Aynı evreden geçtiğim için, gençlerin enerji dolu olduğunu biliyorum. Ancak, o enerji ile ne yaptıklarını bilmiyorum. Umarım boşa harcamazlar

********

Sağır bir insanın kapısını istediğin kadar çal, seni duyamaz ve içeri buyur edemez. İletişim için, önce iletişim engellerini yok etmek gerkir

*******

Hangi yaşta olursa olsun insan içindeki ateşin harının azadığını anlarsa, ölümün yaklaştığını hisseder, yüzünde ve gözlerinde hüsran belirir

******

Bir kadın yalnız uyuyorsa, bu bütün erkeklerin ayıbıdır

TÜRKİYE ULUSLARARASI REKABETTE AŞAĞIDAKİ STRATEJİLERDEN HANGİSİNE ÖNCELİK VERMEKTEDİR?

(1)  Maliyet önceliği

(2)  Kalite önceliği

(3)  Esneklik (Değişen koşullara hızlı uyum gösterme) önceliği

(4)  Çevirim hızı (Siparişi en hızlı teslim etme) önceliği

………..

İnsanlar, bir şekle ve görüntüye gönül verdikten bir süre sonra, bıkmaya ve pişman olmaya başlarlar; hatta bir gün nefret edip vaz geçerler

********

İnsan, eski yaşam aşamalarını, daha az özlem duyarak yeniden değerlendirir duruna gelmişse, yeni bir yaşama sarılmış, ömrünü uzatmış sayılır

********

Ne ABD imiş ya! Mıknatıs gibi tüm devlet yöneticilerini, bilim insanlarını, zenginleri, hastaları, paraları ve satılmışları kendisine çekiyor

********

DÜNYA TARİHİNE GEÇEN 10 AŞK KAHRAMANLARI

(1)           Czar Nicholas II ve Alexandra Federovna / 1800’lerin sonu ve 1900’lerin başı – Rusya

(2)           Lord Nelson ve Lady Emma Hamilton / 1700’lerin sonunda – İngiltere

(3)           Mark Antony ve Kleopatra / M.Ö. 31 – Roma ve Mısır

(4)           Napolyon ve Josephine /1800’ler – Fransa

(5)           Pyramus ve Thisbe / M.Ö.331 – Babil İmparatorluğu

(6)           Richard Burton ve Elizabeth Taylor / 1960’lar – Amerika

(7)           Juan ve Evita Peron / 1940’lar – Argentina

(8)           Prens Edward ve Wallis Simpson / 1900’ler – İngiltere

(9)           Tristan ve Isolde / 1200’ler – İrlanda

(10)        Voltaire ve Emilie du Chatelet / 1700’ler – Fransa

Türk halkının dilindeki aşk hikayeleri ise, gerçek değil halkın hayalinde yücelttiği aşk kahramanlarıdır. Örneğin Ferhat ile Şirin, Aslı ile Kamber, Leyle ile Mecnun……..

*********

Tarihimizde Diriliş Dönemi, Kuruluş Dönemi, Yükseliş Dönemi, Duraklama Dönemi, Gerileme Dönemi, Lale Dönemi ve Molla Dönemi vardır. Mollalar?

********

“Sahipsiz olan memleketin batması haktır,

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.”

M.A. ERSOY

MŞ: Ek olarak bir çağa uygun eğitim şarttır

**********

Türkiye ilk öğretiminde havuz problemlerini çözmek, öğrencilere zor gelir. Dolar havuzu doluyken altta bir delik açılsa, üsteki daha küçük olsa, ne olur?

**********

Türk halkının bazılar orta çağda, bazıları yeni çağda, bazıları reklam çağında VAR OLUR. Ben ŞU ANDA VARIM. Siz hangi çağda varsınız, Niçin?

********

Kendisini ciddiye alan güncel Türk büyüklerine, güler geçerim. Ciddi olmama konusunda ciddiyim. Nasrettin Hoca, Aziz Nesin ve benzerleri Ciddi insanlardı

*******

İnsanlığın yaşamını kolaylaştıran ve sağlığını iyileştiren fikirleri, icatları, buluşları ve benzerlerini sunanlar mı yoksa engelleyenler mi

*******

Emekliyseniz, uyanınca klasik müzik eşliğinde sıcacık simit, peynir, zeytin ve çayla kahvaltı yapınız; yaşamı önünüze geldiği gibi yaşayınız

*********

Post modern gençleri; stilleriyle, tarzlarıyla, yaklaşımlarıyla, mizahlarıyla, müzikleriyle, arkadaşlıklarıyla kendime çok yakın hissediyorum

**********

“Hocam her gün her konuda neden araştırıyorsun, yazıyorsun ve paylaşıyorsun” diyenlere yanıt: Alzheimer hastalığına daha geç yakalanmak için

*******

Zihinde karşılaştırmalar yaparak daha iyisini aramaya DÜŞÜNME denir. İnsanın düşünceden başka neyi varsa; et, kemik, su ve kıldır. Düşünün!

*******

Sorunlar, bilimle çözülür. Ancak bilim; siyasi, dini, ahlaki, ruhani ve çıkarcı ortamlarda asla gerçekleşemez. Bilim, mutlak özgürlük ister

*******

FIKRA

Valiyi ziyarete giden Nasrettin Hoca’ya, valinin 1 metre uzağında yer gösterirler. Nasrettin hocayla biraz eğlenerek hoş vakit geçirmek isteyen vali,

“ – Söyle bakalım hocam, eşeğin ile senin aranda ne fark var?”

“ – Tam bir metre fark var.”

*******

Geçmişteki, şimdiki, gelecekteki veya herhangi bir dönemdeki bilgiye, ihtiyaç duyulduğu anda ulaşılabilmesine, BİLGİNİN ZAMAN BOYUTU denir

********

Bilgiye bir otel odasından, bir evden, bir uçaktan, gemiden, kısaca nereden olursa olsun kolayca ulaşılabilmesine, BİLGİNİN YER BOYUTU denir

*********

Bilginin metin, sayı, tarih, saat, resim, görüntü  olarak kaydedilmesine, saklanmasına ve tekrar kullanılmasına, BİLGİNİN BİÇİM BOYUTU denir

********

Dünya son 500 yılda, ancak ortaçağ masallarında anlatılan baş döndürücü devrimlere sahne olmuştur. Bazı kafalar ise 500 yıl öncede kalmıştır

********

Eski geleneksel yönetim ve organizasyonlar arz yetersizliği üretirken, yani dijtal yönetim ve organizasyonlar, arz fazlalığı üretmektedir

********

19.yüzyılda dünya toplumları, UYGAR ve UYGAR OLMAYAN uluslar görümü sergilemiştir. Bugün ise uluslar BÖLÜNENLER VE BÜTÜNLEŞENLER şeklindedir

********

İktisat, KAYNAK TASARRUFU ve KAYNAKLARIN VERİMLİ, ETKİLİ, ETKEN kullanılması ve dağıtılması bilimidir. Türkiye’de ise kaynaklar İSRAF edilir

********

“1919 yılı Mayısının 19.uncu günü Samsun’a çıktım. …Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta. …..Memleketin her tarafında Hristiyan azınlıklar….. devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar. …..” MUSTAFA KEMAL.

MŞ: Allah senden razı olsun. Nur içinde yat. Senin devrimlerinle okur yazar olan, makam mevki sahibi olan nankörler, sana ve muhterem annenize iftira atma dinsizliği, imansızlığı, vicdansızlığı yapıyor. Allah sana nankörlük yapanları kahretsin!

*********

Her insan ölür. Ancak, ölüm döşeğindeki insan, bir süre sonra mutlaka ölür. Öyle bir döşekte ise, ölünce vicdan azabı çekmemek için, yakınlarınızı, dostlarınızı ziyaret edin.

********

Birazı tabakta kalmış yemek israftır. 8 saatten fazla uyumak israftır. Dedikodu israftır. İki kişilik yatakta tek kişinin yatması israftır.

*********

Matematik; dengedir, denklemdir, çözümdür, akıldır. Türk milli eğitim sistemi, matematik öğretemiyor. Tıpkı yabancı dil öğretemediği gibi!

*********

Bana “Hangi iki olayı görmek isterdin” deseler, yanıtım:(1) Hz. Muhammet’in Mekke’yi fethini (2) M. Kemal’in 1922’de İzmir’e girişini derdim

*********

EKONOMİK VERİMLİLİK = (Ürün X Fiyat) / (İşçilik + Malzeme + Diğer giderler)  < 1 olmalı

FİZİKİ VERİMLİLİK = Çıktı / Girdi

1’e yakın olmalı

********

Yalan söylememe

Yalan yazmama

Kul hakkı yememe

Zina yapmama

Kula kulluk yapmama

Öldürmeme

Rüşvet vermeme ve rüşvet almama, asla torpile alet olmama

Dedikodu yapmama

İftirada bulunmama

Özgür olma ve özgürlüğü savunma

Bilim ışığında yürüme

Yoksulu görme, doyurma, giydirme, koruma

Çevreyi koruma

Çocukların başını okşama ve onlara insan haklarını öğretme

YUKARIDA SIRALANANLAR VE DİĞER AHLAK İLKELERİ SENDE GERÇEKTEN HUY HALİNE GELMİŞSE;

BU DÜNYADA ONURLU GEZER, KIYAMET MEYDANINA DA ALNI AÇIK YÜRÜRSÜN

********

Bir zamanların YÖK başkanı Kemal Gürüz, Yargıtay Onursal Başkanı Sabih Kanadoğlu, Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve diğer hiç bilmezler, hiç bilmezken bilmiş görünümünü ne güzel oynadınız. Bugün nerelerdesiniz? Neden dut yutmuş bülbüle döndünüz? Türkiye Cumhuriyetine ve Türkiye Demokrasisine verdiğiniz zararlar, vicdanınızı hiç sızlatmıyor mu?

********

HOLOGRAM

Lazer ışın dalgalarının pozitif karışımı ile oluşan üç boyutlu kayıta hologram denir. En geniş anlamıyla hologram, 3 boyutlu görsel bilginin lazer teknolojisiyle  kaydedilmesi, depolanması ve çok boyutlu ortama aktarılmasıyla elde edilen bir fotoğraftır.

*********

Kuantum fiziğine göre, parçacıktan dalgaya, dalgadan parçacığa geçişe, HOLLOGRAM DÖNÜŞÜM denir.

********

Kuantum fiziğine göre, maddi dünyadan manevi dünyaya manevi dünyadan maddi dünyaya geçişler, hologram dönüşümlerle olur.

*********

Kuantum fiziğine göre, maddi dünya ile manevi dünya iletişim halindedir. Ancak, hal dilini bilmeyenler, söz konusu iletişimi kolayca kuramaz

*********

Kuantum fiziği, ölüm korkusunu yok edecek yönde gelişmektedir. Kuantuma göre, insan hem bu dünyada hem de öteki dünyada birlikte yaşar

*********

Kuantum fiziğine göre, insan maddi dünya alanı ile manevi dünya alanını, duyu organlarının en yoğun işlediği hologram dönüşümlerinde anlar

********

Maddi ve manevi alanların dili farklıdır. Nefislerini kontrol altına almayı başarıp bu dili öğrenen bilge evliyalar, alemleri birlikte yaşar

********

İçlerinden, “Bugün MŞ uçmuş” diyenlere MŞ yanıtı: Lütfen beni kınamadan önce, zaman ayırıp KUANTUM TEORİSİNİ VE FİZİĞİNİ bir güzel öğreniniz

*********

Evrende ne varsa hepsi, birbiriyle iletişim halindedir. Tanımı henüz yapılmamış gerçekleri görme, anlama ve duyma yetisine, HAL DİLİ denir

******

AKIL SAĞLIĞINIZ YERİNDE OLMASINA RAĞMEN, SİZİ KİMSE ANLAYAMAZ HALE GELMİŞSE, ONLARDAN İLERİDESİNİZ

Leonardo Da Vinci, Galileo, Einstein, Van Gogh, Bill Gates, Steve Jobs, Itri, Atatürk, Mevlana, İbn Sina ve daha pek çok bilgeyi, çağdaşları anlayamamış, ancak yüzyıllar sonra gelenler anlamış ve hayran kalmıştır

MŞ Önerisi: Aklınız başında olmasına rağmen, herkes sizi fikirleriniz nedeniyle terk etmiş ve yalnız kalmışsanız, sevininiz. Siz kendinizi aşmışsınız demektir

*******

Türkiye’nin çağdaş devlete dönüşebilmesi hayal mühendisliği, post modern felsefe ve nano teknoloji fikir ortamlarının yaratılmasına bağlıdır

*******

BİLİNN 5 BOYUT

(1)           En

(2)           Boy

(3)           Yükseklik

(4)           Zaman

(5)           Dua

*******

Beynindeki 1,5 trilyon hücre arasındaki iletişimde, zaman ve mekan yoktur. Elektronik frekanslar, ZIP dosyalarını açar, içeriğini görüntüler

*******

Einstein’in (E=mc²) denklemi maddi ve manevi alanı tek 1 yapar. Tek alan, tek enerji, tek evren vardır ve asıl olan madde değil enerjidir.

*******

Enerjide zaman yoktur. Enerji iken madde olur dünyaya geliriz. Dünya aynasında bir süre kendimizi görür ve tekrar zamansız enerjiye dönüşür, an kadar sonra kıyamet alanında tekrar madde oluruz

*******

Türk eğitim sisteminde öğrenci, bazı ölü bilgileri ezberler ve sınavlarda da ezberleme yeteneğine göre bir not alır. Öğrenmeyi asla öğrenmez.

*******

Her inançta ve her dinde dua vardır. Dua, algı alanı dışındaki alandan dünya üzerinde olumlu değişiklik yapılması isteğidir.

*******

Kalan zamanınızı mevcudu (statükoyu) koruyan olarak mı yoksa geleceği daha da güzelleştirmeye katkıda bulunan mimar olarak mı geçireceksiniz

********

Türkiye’de kaç kurum kalitede sıfır hatayı, maliyette en düşüklüğü, ürün tesliminde en hızlılığı, işlemlerde mükemmelliği gerçekleştiriyor?

******

Atalarımızın uzun dönem gözlemlerinden çıkardığı 3 sonuç:

“İnsan ne ekerse onu biçer”, “İnsan ne ederse kendine eder”, “Etme bulma dünyası”

*******

İnsanlar, olabileceklere şu 4 açıdan bakar:

Kötümser

İyimser

Kötünün iyisi

İyinin kötüsü

Hayırlısı olsun

MŞ: Ben iyimser bakarım. Ya siz?

*******

İnsanlar, bu dünyayı ve öteki dünyayı, duyu organlarının en yoğun olduğu zamanlarda anlar. Örneğin, cenaze başında bu dünya için “Yalan” der

********

DÖNÜŞÜMLER

Fiziki dönüşüm

Kimyasal dönüşüm

Fizyolojik dönüşüm

Psikolojik dönüşüm

Kültürel dönüşüm

Paradigma dönüşümü

Sözel dönüşüm

Yerel dönüşüm

Bilgisel dönüşüm

Pazarlama dönüşümü

Aşk dönüşümü

Cinsel dönüşüm

Yalaka dönüşümü

********

Duyuları sıradan insanlardan çok farklı olan büyük sanatçılar, zihnimizde yepyeni algı kapıları açarak, bizleri bambaşka dünyalarda yaşatır

********

ZOR OLSA DA YAPMAYA ÇALIŞINIZ

(1)           Herkesin baktığı gibi değil, bakamadığı gibi bakınız

(2)           Herkesin gördüğü gibi değil, göremediği gibi görünüz

(3)           Herkesin duyduğu gibi değil, duyamadığı gibi duyunuz

(4)           Herkesin kokladığı gibi değil, koklayamadığı gibi koklayınız

(5)           Herkesin tattığı gibi değil, tadamadığı gibi tadınız

(6)           Herkesin dokunduğu gibi değil, dokunamadığı gibi dokununuz

(7)           Herkesin hissettiği gibi değil, hissedemediği gibi bakınız

(8)           Herkesin sevdiği gibi değil, sevemediği gibi bakınız

(9)           Herkesin yaşadığı gibi değil, yaşayamadığı gibi yaşayınız

(10)        Herkesin yaptığı ibadet gibi değil, yapamadığı gibi ibadet yapınız

HERKESİN TUTTUĞU ORUÇ GİBİ DEĞİL, TUTAMADIĞI ORUÇ GİBİ ORUÇ TUTUNUZ

RAMAZAN AYI VE RAMAZAN İBADETLERİNİZ, HER İKİ DÜNYADA YÜZÜNÜZÜ AK, ALNINIZIO PAK ETSİN

*********

Nasrettin Hoca, eşeğinin arpasını her gün biraz daha azaltmış. Eşek ölünce;

“Biraz daha dayansaydı açlığa alışacaktı” der. Memurlar, dayanın

*******

SORU: Hiç duymazken BEETHOVEN’İN, 9.Senfoni’yi nasıl bestelediğini, 1824’de ilk seslendirilişini nasıl yönetebildiğini, nasıl açıklarsınız?

******

Sağ girebilenler için RAMAZAN ayı, Allah’ın inananlara sunduğu bir ödüldür. Elinizden geldiği kadar en iyiyi gerçekleştirmeye çalışınız

*******

SAHİP OLMAK (TO HAVE, VERBE AVOİR) VE OLMAK (TO BE, VERBE ETRE)

Sahip olmak, somut bir varlığın mülkiyetini elde edip elde tutmaktır. “Ben bu işten, eylemden, edimden, olaydan, alışverişten ne kazanacağım?” diyene, “Sen, mal ve hizmet kazanacaksın, zenginliğine zenginlik katacaksın, muktedir olacaksın” yanıtı verilir.

Olmak, soyut bir oluşumdur. “Ben bu oluşumdan ne kazanacağım?” diyene, “Kendini bulacaksın, okuyacaksın, iyilik yapacaksın, insanlığa olumlu katkıda bulunacaksın, eser vereceksin, buluş ve keşif yapacaksın, belki de tarihe geçeceksin” yanıtı verilir.

Sahip olmakta, hep almak isteği, olmakta hep vermek isteği vardır.

MŞ GÖRÜŞÜ: Vermek, insanı almaktan daha çok huzura kavuşturur. Öncelikte Ramazan ayında ve mümkünse diğer aylarda da hep vermek isteği duyunuz.

********

Her zaman ve her yerde; her varlık, her olay, her düşünce, her fikir, her görüş, her duygu, herkesin anlayacağı dille nasıl anlatılır?

*******

Dünya genelinde 1965-1979 arası doğanlara X kuşağı, 1980-1999 arası doğanlara Y kuşağı, daha sonra doğanlara da Z kuşağı denir

*******

X kuşağı, bir yandan yeniliklere uyum sağlamaya çalışır, diğer yandan da sabırla iş yaşamında ilerleme, makam ve mevki sahibi olmaya çalışır

*******

Y kuşağı, hemen yönetici olmak, harcamak için para kazanmak, para kazanmak için çok çalışmak, görüşlerinden asla taviz vermemek eğilimindedir

*******

Z kuşağı, sokaklarda oynamaz, iPad (tablet bilgisayar) ile sosyalleşir. Birbirlerine ve bilgiye anında ulaşır. Sorgulamadan asla kabul etmez

*******

FIKRA

Susuzluktan ölecek gibi hisseden Nasrettin Hoca, oruçtan vaz geçip bir musluğa ağzını tam yaklaştırırken kendisini gören biri;

“ – Hocam yapma! Günah değil mi Ramazanda orucunu bozmak?” diye seslenir.Hoca,

“ – Ramazan gider ama, bir daha gelir, ama ben gidersem bir daha gelmem” der ve kana kana içer.

*******

Alışılmış sistem, kesinlikle yanlıştır. Her sistem, iyileştirmeye muhtaçtır. Postmodern teknolojiyi eski alışkanlıklarla kullanmak çelişkidir

******

Nasrettin Hocaya, “Hocam tuvalette sakız çiğnemek caiz midir?” diyenler Hoca, “Caizdir de, görenler çıkarken ne yediğini anlar” diye yanıt vermiş

*******

Her insan, kendinin değerli olduğunu ispat etmeye çalışır. Oysa farkına varabilse, zaten her insan değerlidir. Savaşı değil barışı aramalıdır

*******

Doğanın eksik bıraktığını, sanatçı tamamlar. Michelangelo’nun 1504’te tamamladığı şaheser DAVUT HEYKELİ, apaçık ayıpsız bir  erkek vücududur

*******

Muhammed-ül-emin, “Doğru sözlü ve güvenilir” anlamında Hz. Muhammet’in peygamber olmadan önceki lakabıdır.

MŞ:Türkiye’de böyle bir insan var mı?

*********

Bir hasta, ramazanda yalnızca 1 gün oruç tutabildiğini söyleyince; Bektaşi de, “Ben de rahatsızdım, arkadaştan 1 gün eksik tutabildim” demiş

*******

Mimarlığı anlamak için, “Tarihe geçmiş Mimarları” bilmek şarttır. “Yaşam mimarı Ağaoğlu!” Reklama inanan eşektir” Alman İşletme yazarı Rösle

SORU: Herhangi bir olay;

(1) Belirli bir plana göre mi gerçekleşir?

(2) Tesadüfen mi gerçekleşir?

(3) 15 Temmuz 2016 olayı tesadüf müdür?

*******

İNSANIN 6 DUYUSU VARDIR

(1) Deri

(2) Kulak

(3) Dil,

(4) Burun

(5) Göz

(6) His

MŞ: İnsanın kalbindeki beyine, HİS denir

*******

Futbol alnında tüm dünyanın tanıdığı, hocalığını kanıtlamış yalnızca iki Türk insanı biliyorum. Mütevazi Şenol Güneş ve mağrur Fatih Terim

*******

Benim de mi düşüncelerim olacaktı,
Ben de mi böyle uykusuz kalacaktım,
Sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
Çok sevdiğim salatayı bile
Aramaz mı olacaktım?
Ben böyle mi olacaktım?

Sevdaya mı tutuldum?

ORHAN VELİ KANIK

********

İnsanın başkalarından daha üstün olma özelliğine veya işini onlardan daha iyi yapmasını mümkün kılan üstünlüğüne, o insanın TEMEL YETENEĞİ denir

******

İnsanın sahip olduğu temel yetenek üstünlüğü durağan değildir; sürekli olarak geliştirilmeli, genişletilmeli ve desteklenmelidir. Tersi durumda rakiplerine yenik düşer

********

FIKRA

4.Murat döneminde zaptiyeler, Bektaşi’yi Ramazan ayında şarap içerken yakalayıp kadıya götürürler. Kadı;

“ – Utanmıyor musun bu ayda ve bu yaşta, bu zıkkımı içmeye? Bilmiyor musun şarabın haram olduğunu?”

“ – Kadı efendi, sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır.”

“ – Bunun içine pamuk katarlar.”

“ – Dünyada doğru adam mı kaldı Kadı efendi, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar.”

**********

İnsanın etkileyebileceği kendi çevresinin dışında, etkileyemeyeceği çok daha büyük bir dış çevresi vardır. İnsanın dış çevresi ona tehdittir

********

İnsanın ihtiyacı, isteği ve arzusu ne ise, insan onlara sahip olmak için çalışır, didinir, güler, ağlar ve onlarla yaşayarak ömrünü tamamlar

*******

Giyim, kuşam, gösteriş, şatafat, zevk ve eğlenceye düşkünlük, uçarılık ve karmaşıklık; insanı küçültür. İnsanlıkta sadeleşme ve saflaşma esastır

********

FIKRA

Evliliklerinin 40.yılı Ramazan ayına rastlayınca, koca karısına;

“Hanım 40 yıldır oruç tutuyoruz, acaba Ramazan-ı Şerif’i memnun edebildik mi?” Karısı,

“O mübarek memnun olmasaydı her yıl 10 gün önce gelir miydi?” der

******

Aşk evlilikleri, ilk buluşmayla veya evlilik teklifi ile başlamaz. Ondan çok daha önce, karşı cinsin ruh eşi olduğu içe doğuverdiği an başlar

******

DEMEDİ DEMEYİN

En geç 10 yıl sonra şu elektronik bilgi teknolojilerine sahip olmayan  Türk HİZMET SEKTÖRLERİ, yok olacaktır:

(1)  Ofis otomasyonu

(2)  İmaj işleme sistemi

(3)  Elektronik veri değişim sistemi

(4)  Her dilde elektronik tercüme sistemi

(5)  İnternet, intranet, ekstranet sistemi

(6)  Telekonferans sistemi

(7)  Karar destek sistemi

(8)  Uzman sistem

(9)  Yapay zeka sistemi

*******

Göbekler perçin olmuş
Hava geçmez aradan
Bozulmayacak kız mı var
Sen haber ver paradan

NEYZEN TEVFİK

*********

YOKSUL KÖYLÜNÜN PADİŞAHIN ADAMLARINA HAYKIRIŞI

5 erkek çocuk sahibi yoksul köylüğe, padişahın adamları gelir;

“ – Padişahımızın emri var, falan ülkeye savaş açtı. Senin büyük oğlanı askere alacağız.”

Büyük oğlan şehit düşer. Padişahın adamları gelir;

“ – Padişahımızın emri var, filan ülkeye savaş açtı. Senin ikinci oğlanı askere alacağız.”

İkinci oğlan şehit düşer. Padişahin adamları gelir;

“ – Padişahımızın emri var, falanca ülkeye savaş açtı. Senin üçüncü oğlanı askere alacağız.”

Üçüncü oğlan şehit düşer. Padişahın adamları gelir;

“ – Padişahımızın emri var, filanca ülkeye savaş açtı. Senin dördüncü oğlanı askere alacağız.”

Dördüncü oğlan da şehit düşer. Padişahın adamları yine gelir;

“ – Padişahımızın emri var, feşmekan ülkeye savaş açtı. Senin en küçük oğlanı askere alacağız.”

Köylü, dayanamaz, yüksek sesle padişahın adamlarına öfkeyle seslenir;

“ – Tamam son oğlumu da alın götürün, şehit olsun. Ancak, söyleyin o padişahınıza, FAKİR FUKARANIN dölüne güvenip de, ona buna savaş açıp durmasın. Biraz da kendi oğullarını, yakınlarının oğullarını, zenginlerin oğullarını, paşaların oğullarını askere alsın da, ondan sonra nereye savaş açarsa açsın” demiş.

*********

Vergi istediler verdik, can istediler verdik, oy istediler verdik. Ne istediler de vermedik? Nedir bu ülkenin hali? Nedir bu perişan hal, hüsran, acizlik?

*********

HOŞGÖRÜ

İnsanları eylem ve yargılarında serbest bırakmaya, kendisinin ve çoğunluğun görüşüne aykırı görüşlere, yan tutmadan katlanmaya HOŞGÖRÜ denir

******

“Yaratılmışı hoş gördük, yaratandan ötürü” YUNUS EMRE sözünü, politik amaçla kullanmaktan hiç çekinmeyenler, maalesef hiç hoşgörülü değil

*******

FOTOĞRAFÇILIK TÜRLERİ

(1) Haber fotoğrafçılığı

(2) Reklam fotoğrafçılığı

(3) Sualtı fotoğrafçılığı

(4) Hava fotoğrafçılığı

(5) Belgesel fotoğrafçılığı

(6) Stüdyo fotoğrafçılığı

********

Doğa ve diğer sanat eserlerinden tad almayı, insanın şartlandırılmış kafası engeller. Kapitalist kafalar, zeytin ağacındaki sırrı anlayamaz

*******

SORU: İbrahimi dinlerde Havva Adem’e değil de, Adem Havva’ya yasak meyveyi yedirmiş olsaydı, dünyada kadının statüsü bugünkü gibi mi olurdu?

********

Zeytin, Kuran-ı Kerim’de adı geçen ve Müslümanların genellikle orucunu açtığı kutsal meyvedir. Çıkarları için kutsala el uzatanlara ne demeli

*******

Eşini atayan Rektör, “Dünyanın sonu geldiği yaygarasını çıkarmak niye”15.6.2017 Hürriyet. Dünyanın sonu değil ama senin sonun derhal gelmeli

******

1932’DE AÇILAN HALK EVLERİNİN KURULUŞ AMAÇLARI

(1)   Ulusu bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, ortak ideale bağlı bir halk kitlesi olarak örgütlemek

(2)   Kültür, ülkü, amaç ve düşünce birliğini güçlendirecek bir toplum olmayı sağlamak

(3)   Ulusal birliği oluşturan, ulusal ruhu biçimlendiren ve güçlendiren kültür öğelerini ortaya çıkarıp geliştirmek

1932-1951 yılları arasında 63 ilde 478 şubesi ve 4322 halk odasıyla “HALK OKULU” görevi üstlenen sistem, binlerce insanı topluma kazandırmış, yüzlerce yayın ve edebi eser vermiştir. Pek çok kültür ve sanat insanının yetişmesine katkıda bulunmuştur

Halk evleri 1951 yılında Demokrat Partisi iktidarı tarafından kapatılmıştır.

********

İnsanları kızdırırsanız savunmaya geçer, kendilerini kapatırlar. Onlara olumlu davranarak algılarını açık tutarsanız, sizi daha iyi dinlerler

********

Ana dilini ve diğer dillerden birini veya birkaçını öğrenmiş olsanız da eksik kalırsınız. Önce TATLI DİLİ öğrenirseniz, başarınız çok artar

********

…………….

Ne kibarlık budalası,
Ne malda, mülkte gözü var.
Eşit olsak, der,
Hür olsak, der.
İnsanları sevmesini de bilir,
Yaşamayı sevdiği kadar

ORHAN VELİ KANIK

*********

Uygar ülkelerde yalnızca vergi verenlerle vergi kaçıranlar eşit değildir. Bunun dışında vergisini düzgün ödeyen tüm vatandaşlar eşittir

Türkiye’de, şu veya bu şekilde bir yolunu bulup vergi kaçıranlar ,vergisini tam ve zamanında ödeyenlerden daha güçlü ve daha  üstündür.

********

Somut nesne, görünüm ve duyumların, soyut kavramların ya da canlı varlıkların algısal haz vermesine ve hoşnutluk yaratmasına, GÜZELLİK denir

*******

Türkiye, yıllar önce nesneleriyle, müzikleriyle, kırlarıyla, ormanlarıyla, kıyılarıyla köyleriyle, şehirleriyle ve insanlarıyla GÜZELLİKTİ

*******

LİDER

Grubuna, kurumuna ya da çevresine yarar sağlayan, süregelen gelenekte kökü değişiklikler yapan, sorumluluk, sezgi, zeka ve bilgiye dayalı kararlar alan ve uygulayan kişiye, LİDER veya ÖNDER denir.

Lider, gerektiğinde risklere girer, en zor kararları alır ve kararlarından kaynaklanan sonuçların ardında durmasını bilir.

MŞ: CHP’de Atatürk, İnönü ve Ecevit dışında bir lider olmamıştır.

*******

(1)    Toplam kalite yönetimi felsefesi, üç temel ilkeye dayanır:

(2)    (1)Müşteri memnuniyeti

(3)    (2)Çalışanların katılımı

(4)    (3)Süreçleri sürekli iyileştirme

*******

Bir kurumun süreçlerini, hizmetlerini ve ürünlerini, sektörün önde gidenlerine göre ölçen sistematik yönteme, KIYASLAMA (BENCHMARKING) denir

*********

Maliyet, kalite, hizmet ve hız olarak daha da iyileştirmek için, süreçlerin yeni baştan tasarımına ve tanımlanmasına, YENİDEN YAPILANMA denir

********

Yaşam, ölüm, bilgi, dostluk, insan, toplum, kültür, zaman, düşünce, haz, aşk, mutluluk ve benzerlerinin olmazsa olmaz temel kavramı, SEVGİDİR

********

Ben liseli gençlerin aşkını, yoksulun özlemini, çaresizin umudunu, annenin şefkatini, imarsız doğayı ve insanın sıradanını içenlikle sevdim

********

Bir toplumun maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamına, UYGARLIK denir. Uygar, Uygurlardan gelir

*******

“Bir insanın bireyselliğini açıklamak ne kadar güçse,  iki aşığın özel ve bireysel aşk tutkularını açıklamak da o kadar güçtür” Schopenhauer

*******

15 Temmuz geliyor. Erik, elma, vişne ağaçları meyve veriyor. Parti liderleri hala ham, ekşi, olgunluktan uzak. Birleştirici değil ayrıştırıcı.

*******

Biz Türkler, tarihe geçmişlerimizi aşırı över veya aşırı yereriz. Tarihten ders alıp insanlık için en ufak bir kalıcı eser ortaya koyamayız

*******

Türk eğitim sistemi, aslında çocuklarda zaten var olan mantıklı düşünme yetisini unutturma ve halkı megaloman otoritelere taptırma sürecidir.

*****

Zaman, hiç acele etmez. Acele eden ve zamanı hızlandıran, sabırsız insan türüdür. İnsan, bazen kıyametin bile hemen şimdi gelivermesini ister

******

CHP’nin vizyonunun, misyonunun, stratejisinin, taktiğinin, yönetiminin ve cesaretinin var olduğu asla söylenemez. Başına ne gelirse doğaldır

******

Ey günah işleterek yer küreye kovulan HAVVA ve ey günah işlemeden hamile kalabilen MERYEM, ne olur biz acizlere dua ederek yardımcı olunuz!

******

Yoksulluğun, selamlaşmanın, yardımlaşmanın, dertleşmenin, paylaşmanın, komşuluğun ve insanlığın çok bol olduğu bir ülkede dünyaya gelmişiz!

*******

UYGAR DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ TANIMI

Tüm üniversite, işçi, işveren, sivil toplum üyelerinin, tüm vatandaşların örgüt ve devlet politikalarını biçimlendirmede eşit hakka sahip olduğu yönetim türüne, uygar dünyada DEMOKRASİ denir.

Vatandaşlara, yalnızca 5 yılda bir seçim sandığına gitme hakkından başka hak verilmemiş devlet yönetimine de TÜTKİYE DEMOKRASİSİ denir.

*******

MŞ NEDEN HER KONUDA YAZIP DURUYOR SORUSUNUN YANITI

Paydaşlarıma; işlere, işlemlere, ilişkilere, kavramlara, olaylara, olgulara, geçmişlere, güncelliğe ve geleceğe, bir de başka açı ve açılardan baktırarak, düşünmeyi öğretmekten başka bir amacımın olmadığına lütfen inanız!

*******

HANGİSİ OLAĞANÜSTÜ HALDİR?

(1) Uygar ileri demokrasilerdeki CUMHURBAŞKANLIĞI KURUMU

(2) Türkiye demokrasisindeki CUMHURBAŞKANLIĞI KURUMU

*******

MERHUM DEMİREL’E YANIT

“Yollar yürümekle aşınmaz” Süleyman DEMİREL

MŞ: Ey Merhum Demirel, yollar yürümekle aşınmadı ama, Cumhuriyetimiz ve demokrasimiz YÜRÜMEMEKLE aşındı ve çok komik oldu

********

Herkesin içinde, mutlaka karanlık bir taraf vardır. İnsanlar, çevreleri tarafından taşa tutulacaklarını bildikleri için, aydınlatmak istemez

********

Her gerçek, kabul göreceği zamanı kendisi belirler. Dünyanın küre olduğuna karşı çıkılmıştı. Macellan batıya gitti, aynı yere doğudan geldi

*******

Çocuklarımızı yansız, nesnel ve deneysel eğitim görmüş aklımızın doğrularıyla eğitebilirsek, onları kimse kendi kötü niyetlerine alet edemez

********

BORÇLAR / ÖZ SERMAYE  oranı, öz sermayenin toplam borçları karılama gücünü gösterir. Bu oranın küçük olması arzu edilir

*******

KÜRESEL İŞLETMECİLİKTE LİYAKATLİ İŞGÖREN GEREKSİNMESİ

Ekonomik yaşamda yerel ve küresel rakip işletmeler ve bazı riskler olmasaydı, işletmeler amaçlarına kolayca ulaşabilirdi. Ancak, küresel yaşamda acımasız genel ve özel riskler vardır.

İşletmeler, rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için, bir taraftan verimliliklerini ve kalitelerini artırmak, diğer taraftan da üretim maliyetlerini ve ürün teslim sürelerini düşürmek durumundadırlar. Bunun yanında, şiddetli rekabetin olumsuz sonuçlarını azaltabilmek için, işletmeler, rakip işletmelerle birleşme ya da yasal veya yasal olmayan yollardan onlarla anlaşma yoluna da gidebilirler.

Ayrıca işletmeler, kendilerini tehdit eden genel ve özel risklere karşı önceden bazı önlemler alarak riskleri azaltabilirler veya riskleri sigorta işletmelerine yükleyebilirler.

İşletmelerin bunları yapabilmesi ve rekabet üstünlüğü sağlayabilmesi, işletme işlevlerini gereği gibi yapabilecek liyakatte işgörenlere sahip olmasına bağlıdır

*********

Türkiye’mizde feminizm var, seks var, fahişelik var, eşcinsellik var, travestilik var, bakirelik var, Müslümanlık var. Ancak, sizce ne yok?

********

Siyasi partiler, kendilerinde asla olmayanı varmış gibi gösteren parti adı alırlar. Örneğin, Adalet, kalkınma, halk, hareket,  ve benzerleri

********

BU VATAN KİMİN? (ORHAN ŞAİK GÖKYAY’DAN ESİNLENME)

Bir tarih boyunca onun uğrunda

Kendini tarihe verenlerin mi?

YOKSA;

Kendini tarihe verenlerin

Var ettiği vatanın üstüne kurulup sefa sürenlerin mi?

*******

Huduttan hududa yol bulup koşan

Cepheden cepheyi soranların m?

YOKSA

Köprüden köprüye yol bulup çoşan

Plajdan plajı soranların mı?

**********

Bir gül bahçesine girercesine

Şu kara toprağa girenlerin mi?

YOKSA

Sırça köşklü mekanlarında

Fıskiyeli havuzlarına yüzenlerin mi?

*******

Her taşı yakut olan bu vatan

Can verme sırrına erenlerin mi

YOKSA

Zeytinliklerine göz dikilen bu vatan

Daha da zengin olma sırrına erenlerin mi?

*******

“Bir kez gönül yıktınsa bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil

Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan

Şer’in evliyasıyla hakikatte âsidir”

YUNUS EMRE

********

FELSEFEDE AŞK TÜRLERİ

(1)     Hükmeden aşk

(2)     Saltanat sürdürücü aşk

(3)     Köleleştirici aşk

(4)     İtaat edilen aşk

(5)     Kendini birine adayan aşk

(6)     Birleştirici aşk

*********

Bir ulusun bağımsız ve egemen olarak üzerinde yaşadığı yeryüzü parçasına, hava sahasına ve karasularına, VATAN denir.

Vatandaşlık da var mı?

********

Haz almasını ve haz vermesini bilmek bir bilgeliktir, bir sanattır. Her sanat gibi, sevişme sanatı da ayrıntılı eğitim ve öğretim gerektirir

*********

Mal, hizmet ve bilgiye ürün denir. Bir ürünün bir ihtiyaç, istek ve arzuyu doygunluğa ulaştırma özelliğine, o ürünün “faydası” adı verilir.

********

Gelir elde etmek amacıyla yapılan işlere, ekonomik faaliyet denir. Ekonomik faaliyetler,  ülkenin veya dünyanın ekonomik sistemini oluşturur

********

Ölüm, insanları EŞİTLEYEN tek adalet sağlayıcıdır. İyi ki var! Yoksa insanlık, adalet ölçeği kendine dönük zengin ve siyasilerden nasıl kurtulurdu?

*********

10 üzeri (-23) ilk madde (big bang).Tüm sistemler dursa, evren (-273) derece olur, varlıklar tekrar bir noktaya dönüşür, kıyamet kopmuş olur

********

Altan Öymen’i 1961 yılından beri çok dürüst bir insan olarak tanırım. 85 yaşında Adalet yürüyüşüne katıldığına göre, İktidar bunu önemsemeli

********

Hiç bir kimseye söylemeden, bizimle birlikte mezara giren özel bilgiye sır, giz, gizem (Secret) denir. Allah, tüm sırları ayrıntısıyla bilir

*******

TÜM PAYDAŞLARIN MÜBAREK KADİR GECESİNDEKİ DUALARININ KABUL EDİLMESİNİ DİLERİM

” Biz Onu (Kur’an-ı Kerim’i) Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail a.s) her iş için iner dururlar. O gece esenlik, gün ağarıncaya kadar sürer.” (Kadir Süresi 1-5 Ayetler)

********

“Meclis, hükümet, basın ve diğerleri erkeğin elinde oldukça, dünya gürültü ve patırtıdan kurtulamaz.” ZİYA GÖKALP

SAĞLIKTA NANO TEKNOLOJİ VE MOLEKÜLER TIP

Nano teknoloji ve moleküler tıp olanaklarıyla her türlü hastalığın nedeni, başlayışı, ilerlemesi, tedavisi ve tedavi sonuçları, bir tek hücre incelenerek hekime yol gösterebilmektedir

********

SANIRIM BİZ HALA AZ GELİŞMİŞ ÜLKEYİZ

Az gelişmiş ülkelerde fiyatlar sabit değil, pazarlığa göre değişir. Gelişmiş ülkelerde ise tüketiciler, satın almak istedikleri ürünlerin fiyatlarını değiştiremez, dolayısıyla harcama bütçelerini planlarken, söz konusu sabit fiyatı esas alırlar. Aynı şekilde, kişi hangi miktarda alırsa alsın (ister az ister çok) hiç fark etmez, fiyat hep aynı olur.

********

Namık Kemal Üniversitesi Rektörü FETÖ’den gözaltında, eski 18 Mart üniversitesi rektörü hapiste, rektörlerin hepsi didik didik incelenmeli

*******

Şortlu kıza minibüste saldıran gibi sapıkları kim dünyaya getiriyor, kim eğitiyor, kim toplum yaşamından uzak tutmuyor, kim cesaret veriyor?

*******

TOTALİTER DEVLET

“Totaliter devlet, bütün kurumlarını birbirlerinin kopyası haline dönüştürür ve bireysel özgürlükleri yok eder. Örneğin, Nazizm totaliter devleti, çoğulculuğa izin vermediği için, kendi sonunu getirmiştir.” Zygmunt Bauman (1925-2017) Dünyaca ünlü sosyolog ve felsefeci

*******

“Arzuyu”, “kendiliğindenliği” ve “amaçsız eylemleri” ahlak ile özleştiren görüşe, AMAÇSAL AKILCILIK denir. Örneğin, insan dışı tüm canlılar

*******

“Aklı”, “hesaplamayı”, “çıkarı” ve “faydayı” esas alan ahlak dışı görüşe, ARAÇSAL AKILCILIK denir. Örneğin, kapitalist eğilimli tüm insanlar

********

Mutlu bir olay veya durumdan, yapılan bir iyilikten duyulan hoşnutluğa ŞÜKÜR DENİR.

En uzun gündüzlü ramazanı yaşattığı için şükür Allaha!

*******

FITIR SADAKASI

Fıtır sadakası, varlıklı Müslümanın ramazanda vermesi vacip olan bir sadakadır. İstanbul’da bugün sadakayı verebileceğim birini arayacağım

*******

Vatanım öyle güzel öyle güzel ki! Yarın da bir başka güzellik yaşanacak. Başka hangi ülkede bu güzellikler var? Yöneticiler siz de güzel olun

******

Adalet Bakanlığı, 1 Eylül 2017 tarihinden itibaren, açılan davanın en geç hangi tarihte sonuçlanacağı konusunda belge verileceğini açıkladı

*******

Sayın Cumhurbaşkanımız, dost bildiklerinin arkadan vurmasının acısını, FÖTÖ darbesiyle yaşadı. Yaşayanlar, bunun ne büyük acı olduğunu bilir

********

MÜBAREK RAMAZAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

VAİZİN YALANI

Sabah saat 5:40’da Kadıköy Söğütlü Çeşme camisinin üst katına bayram namazımı eda etmek için gittim. bir Kaymakam kadar maaş alan vaiz, diğer camilere de ortak yayında, aynen şunları yüksek sesle söyledi:

(1)

Hz. Aişe bir erkeyi Peygamberimize göstererek,

“ – Ne kadar uzun boyu var” demiş. Peygamberimiz,

“ – Ya Aişe çabuk tükür” demiş.

Aişe validemiz, hemen tükürmüş, ağzından kokuşmuş bir et parçası düşmüş. Bu da peygamberimizin gösterdiği bir mucizelerden biriymiş.

Bu çağda, camilerdeki Müslümanlara akıl, insaf, bilim dışı ve gerçek dışı yalan söyleniyor.

Bu yalancıların aldığı yüksek vaizlik maaşı caiz midir?

(2) “TV’de din adına konuşan profesörler misyonerdir” dedi.

Nereden biliyorsun profesörlerin misyoner olduğunu? Ya sen misyoner isen?

********

Cumhurbaşkanı Erdoğan camide kısa süreli rahatsızlık geçirdi, durumu iyi” Hürriyet 25.6.2017

Sayın Cumhurbaşkanımıza geçmiş olsun.

******

İyi ve kötü, güzel ve çirkin, yapılması ve yapılmaması gereken, evrensel ölçülere değil, Türklerin keyfine veya o anda hissettiğine bağlıdır

*******

Ana haber bültenlerinde sayın Cumhurbaşkanımızı, başbakanımızı, Kılıçtaroğlunu  görünce anlıyorum, çok seviyorum. Sayın Bahçeli soğuk geliyor

*******

Somut yaşam bilimine, GÖRÜNGÜ BİLİM denir. Türkler, genellikle gördüğüne inanır. Oysa, görünen gerçek değildir. Dünya düz görünse de küredir

********

Dış dünyanın bilgisine, FİZİK denir. Kuantum fiziği ise; moleküler, atomik, nükleer ve mikroskopik madde ve enerjiye ilişkin çalışmalardır

*******

İnsan, zamanın dönüştürdüğü varlıktır. İnsanı anlamak tarihi anlamaktır. Hitlere doğru gitmek mi, yoksa Atatürk’ten daha ileri gitmek mi?

*******

İnsanın kökenini, evrimini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilime ANTROPOOJİ denir. Bütün dinler antropolojidir

*******

GERİ BİLDİRİM=GERİ BESLEME=GERİYE BİLGİ AKIŞI=TERS TEPKİ=BESLENİ=DÖNÜT=(FEEDBACK):Yönetim sürecinde sonuçların planlamaya iletilmesi aşaması

********

Halk, sanatçıların yapıtlarını gördüğünde tat alıyorsa ve yaratıcılığın gücünü ruhunda hissediyorsa, o ülke eğitimcilerini kutlamak gerekir

******

Tarih, değişimin kanıtıdır. Toplumların kültürü, tarihi süreçte hiç veya çok az değişmişse, insanların mutsuzluğundan yöneticiler sorumludur.

*******

“İstikbal (gelecek) göklerdedir (uzaydadır)” Atatürk. Eğitim sistemi ileri olan ülkeler, uzayı işgal ederken, Türkiye yerde debelenmektedir

********

Türkiye’nin ziraat fakülteleri; ağaçlardan zeytin, ceviz, badem, meyve toplayan robotlar üretmedikçe, boşuna masraf birimler olarak kalırlar

********

Mutlu aşklar değil, mutsuz aşklar tarihe yazılmıştır. Örneğin Leyla-Mecnun, Kerem-Aslı, Tahir-Zühre, Romeo-Jülyet, Heloise-Abelardus…..

********

Çözümü zor asıl sorun; ırk, din, kültür ve uygarlık açısından farklı olan toplumların acımasızca uyguladığı birbirini yok etme bağnazlığıdır

*******

DOGMATİZİM VEYA A PRIORI FELSEFE YAKLAŞIMI

Dogmatizm veya  A priori (Deneyden geçmemiş ilkeler) felsefe yaklaşımı, asla değişmeyen mutlak gerçekler olduğunu ileri süren görüştür. Mutlak gerçekleri incelemeye, tartışmaya veya araştırmaya gerek yoktur. Bu tür savlara, öğretilere ve inançlara ise, dogma veya nas denir

SORU: Türkiye’yi yönetenlerin dogmatizm felsefe yaklaşımını temsil ettiği söylenebilir mi?

********

HİROŞİMA GERÇEĞİ

Einstein’in E=mc² formülüne göre kütle enerjiye, enerji de kütleye dönüştürülebilir. Başka deyişle, kütle katılaşmış enerjidir. 

1 kilogramlık bir kütle içerisinde saklı olan enerji, Hiroşima’ya atılan atom bombasında serbest bırakılan enerjiden 1.500 kat daha büyüktür.

ABD insafsızlarının Hiroşima’ya attıkları bomba patlayınca, başka deyişle 1 gramdan daha küçük bir madde enerjiye dönüştürülünce (çevrilince) ilk anda 70 bin kişi buharlaştı. Japonya’nın teslim olmaktan başka çaresi kalmadı.

İşte ABD şeytanının tüm dünyaya kafa tutma küstahlığının arkasında yatan güç, bu maddeyi enerjiye dönüştürebilme teknolojisidir.

MŞ: Türkiye hafızlar yetiştirmeye değil, Einstein gibi bilim insanları yetiştirmeye ağırlık vermelidir

*********

T.C ANAYASASINA GÖRE ADALETİN TANIMI

“Devletin temel amaç ve görevleri… kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya… çalışmaktır.”

MŞ: 2002 yılına kadar, Devlet temel amaç ve görevleri arasında sayılan ADALETİ gerçekleştiremeyince, Adalet ve Kalkınma Partisi, daha önceki iktidarların gerçekleştiremediği adaleti biz gerçekleştireceğiz iddiası ile iktidara geldi. Ancak, şu anda nüfusun yarsı, ADALET aramak için yollara düşme niyetinde

********

Yalnızlığın en iyi arkadaşı, içindeki çocuktur. Yalnız kaldığın zamanlarda, o çocuğa güven. Çocuklar biriyle, yaşamla oyun oynamayı çok sever

**********

Arap kültürüne sahip toplumların haline yansız bir bakınız. Her fırsatta birbirini boğazlamakta, her fırsatta diğer kültürlere kaçmaktadırlar

*********

Yaptığım iş ve işlemlerin doğruluğunu test etmek için, politikacılara değil, Fatiha suresine ve Atatürk’ün gençliğe hitabesine bakarım

*********

Bu dünyada ayrılığa denk olabilecek başka hiçbir felaket yoktur. Ölüm mü ayrılığın kardeşidir yoksa ayrılık mı ölümün kardeşidir? Zor soru!

********

En saf ve en temiz dostluk bağlarını kurmak isteyenler arasında ilk sırayı, VEFA alır. Vefa, sevgiliden daha çok aşık için gerekli koşuldur. Çünkü, bağlanma kararını önce aşık verir

********

“Doğumsuz, ölümsüz, artmaz, eksilmez güzelliğe, aşk denir.” Eflatun. Şiirin en önemli konusu aşktır. Aşk için söylenmemiş söz kalmamıştır

********

TARİHİ SÜRECTE YÖNETİM YAKLAŞIMLARI

(1)   Endüstri öncesi yönetim yaklaşımı

(2)   Klasik yönetim yaklaşımı

(3)   Davranışsal yönetim yaklaşımı

(4)   Çağdaş yönetim yaklaşımı

Türkiye, 1900’lerin ilk 25 yılında yazılmış TAYLOR, FAYOl ve WEBER yönetim ilkelerinin geçerli olduğu klasik yaklaşımı ağırlıklı yönetilmektedir.

Klasik yönetim yaklaşımının en çok eleştiri alan yönü, insan öğesini ikinci plana atmış olmasıdır. Klasik yönetimde insanın bir robot gibi davranabileceği varsaymışlardır. Tıpkı diğer üretim faktörleri gibi, insanın da bütünüyle denetim altına alabileceği düşünülmüştür. Bu düşüncenin olumsuz sonuçları kısa zamanda görülmüş ve klasik yönetim yaklaşımına bir tepki olarak, diğer yönetim yaklaşımları geliştirilmiştir

*********

Sayın Cumhurbaşkanımız AK parti il başkanlarına konuşma yaparken, arkasında Rahmetli Atatürk’ün fotoğrafını görünce çok duygulandım

*********

Ruh hastası değilse ya da bozuk karakterli değilse, hiçbir insan sevdiğinin acı çekmesine dayanamaz

*********

İstisnasız tüm insanlar, sakin ve huzurlu bir ülke arar. Türk insanının buna çok ihtiyacı var. Hadi hep birlikte bunu sağlamaya odaklanalım!

********

Astınızla, üstünüzle, eşinizle, dostunuzla, hiç kimseyle EMİR kipiyle iletişim kurmayınız. Emir kipini, kendini önemli sayan kompleksliler kullanır

********

Arz Yasasına göre, herhangi bir ürünün fiyatındaki artış arzını da artırır; herhangi bir ürünün fiyatındaki düşüş arzını da düşürür

*******

21.yüzyıl; nerede duracağını bilmeyen, tatminsiz, sorumsuz, yarı tanrı kapitalistleri, kompradorları ve kukla liderleri dünyaya musallat etti

********

Galileo, Descartes ve çağdaşlarının çözemediği problem, ivmesi artan gidişti. Gidiş, iki dünya savaşı getirdi. Dünya bugün de ivmeli gidiyor

********

En kötü, en çaresiz hastalık; akıl eksikliği veya var olan aklı iyi kullanamamak ve sağduyudan yoksun olmaktır. Türk insanı bu tür hastalık çekiyor

********

Fakat, lakin, ama sözcüklerinden önce söylenenleri, asla dikkate almayın. Çünkü önceki cümleler, sonraki cümlelerin acısını azaltma yöntemidir

*********

Sayın Başbakanımızın, yürüyen CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu’na, espri olsun diye yaptığı son söylemlerin, espri sanatı ile hiç ilgisi yoktur

*********

Siyasi tarih, iktidar sahibi liderlerin, muhalif liderleri kurban etmeye çalışırken, kurbanıyla birlikte battığını ya da yok olduğunu gösterir

********

Cinsellik, tüm toplumlarda, bir düzenlemeye tabi tutulmuş; ancak yine de insanlar, bazı hallerde, açık veya gizli olarak bu yasakları aşmıştır

*********

Çoğu kimse, dünyayı anlamaya çalışır ve anlamadan ölür. Akıllılar için dünyayı anlamak çok kolaydır: Kötülük yerine iyilik yapmaya çalışmak

*********

Bağımsız düşünmeye alışık olmayan şartlanmış insanlar, “On üçün yarısı kaçtır?” sorusuna, anında 6,5 yanıtını verir. Az düşünerek 15 diyemez

********

Bağımsız düşünmeye alışık olmayan şartlanmış insanlar, “On altının yarısı kaçtır?” sorusuna, anında 8 yanıtını verir. Az düşünerek 5 diyemez

********

KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ SIRALAMA YARIŞMASI

Ben burunun başlıca karakteristik özelliklerini şu şekilde sıraladım:

(1)   İçerisinde kıllar vardır

(2)   İki deliği vardır

(3)   Bazen toplu iğne veya mücevherlerle süslenir

(4)   Ölümle birlikte çürür

(5)   Farklı büyüklüklerde olabilir

(6)   Farklı şekillerde olabilir

(7)   Kırılırsa tedavi edilebilir

(8)   ….

(9)   …….

Siz de birkaç özellik ekleyebilir misiniz? Lütfen ekleyiniz

*********

Resmen açıklandığına göre, Türkiye’deki 4 milyon Suriyeliye bugüne kadar 25 milyar lira harcanmış. “Bu terazi bu ağırlığı çekemez.” Ata sözü

*********

Benim çocukluğumdan bu tarafa yaptığım gözlemlere göre, CHP’ye en büyük kötülüğü Sayın Deniz Baykal yapmıştır, hala da yapmaya devam ediyor

**********

FACEBOOK PAYLAŞIMI (32)

Türkiye’deki huzursuzluğun en temel nedeni, çağdaş kültürle Osmanlı kültürünün çatışmasıdır. Bu çatışma, rüzgarlı havada orman yangını gibi!

******

Irklar, milletler, devletler, kurumlar ve insanlar; öncesiz-sonrasız değildir. Sadece, bunların sonralarını yavaşlatan veya hızlandıranlar vardır

******

Yaşamak, tercihler yapmak ve olumlu-olumsuz iletişimde bulunmaktır. Ölüler, ikisini de yapamaz. Tercihler hatasız, iletişim olumlu olmalıdır

*******

Artık Sayın Kılıçtaroğlu hakkındaki kanaatimi değiştirme gerekçelerim oldu: Gandi benzetmesini hak etti. Gerçek bir DERVİŞ tutumu sergiledi

DERVİŞ: Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse

********

Sakarya’daki olağanüstü barbar ve iğrenç olay hakkındaki düşüncem şudur: Zaman, Suriye politikasının bu günleri getirdiğini kanıtlamaktadır

********

Atatürk’ün, matematik dehasıyla ortaya koyduğu şahane Türkiye eseri öyle mükemmeldi ki; şimdi eseri karalama girişimleri yarımızı kahrediyor

********

Sayın Devlet Bahçeli, ben bildim bileli yatar kalkar yalnızca kuru laf üretir. Ancak, lafları hiçbir fayda yaratmaz. Leyleğin ömrü “lak lak”

*******

Sayın Başbakanımızdan Tuzla Tershanesi konuşmasında, “Mustafa Kemal Atatürk” ifadesini duyunca olağanüstü duygulandım. Allah Ondan razı olsun

*******

Cumhurbaşkanımız, “Kurumlarımızdan FETÖ unsurları tek tek ayıklanıncaya kadar OHAL sürecek” dedi. Yerleştirme tek tek 14 ya da 40 yılda olduğuna göre, HAL 14 yıl ya da 40 daha sürecek demektir

*******

ENTEL GÖRÜNMENİN KOŞULLARI

(1)    Keçi sakalı bırakmak

(2)    Asla kravat takmamak

(3)    Ceket ayrı renkte, pantolon ayrı renkte olmalı

(4)    Vişne renkli bir pantolonun üstüne, kahverengi bir kadife ceket, içine de nar kırmızısı bir gömlek giyilmesi, kişiyi daha da entel yapar

(5)    Türbe yeşili fular takmak

(6)    Renkli, özellikle de sarı çorap giymek

(7)    Kahverengi bot ya da spor ayakkabı giymek

(8)    Öne ve arkaya düşmüş çok bol saçlı olmak

(9)    Tokası okkalı, armalı ve  nal gibi kalın kemerli olmak

(10) Kahve tabağı büyüklüğünde çok geniş çerçeveli ve duman renkli gözlük takmak

(11) Sigara değil, kesinlikle pipo kullanmak ve tıkanan piposunu ara sıra tak tak vurarak ilgi çekmek

(12) Pipo takımını, çantasıyla tütünüyle, kaşığıyla masanın üstüne koyarak ilgi çekmek

(13) Ne fazla ne eksik, ayarlı bir şekilde hindi gibi kabararak yürümek

(14) Asla herkes gibi değil de, gülerken birden ağzını büzüvererek gülmek

(15) Kesinlikle burnundan konuşuyormuş gibi konuşmak

(16) Her yere gitmemek, ama kesinlikle bir bara takılmak

(17) Asla rakı içmemeli; viski, biberli votka, kivili cin veya vermut içmek

(18) İçkiyi yudumladıktan sonra, şöyle okkalı ve uzun bir “Poooooof” çekmek

(19) Hiç okumadığı eski ve yeni eserlerin,  romanların, hikayelerin, şiirlerin  adını bilmek ve sanki okumuş gibi onları övmek veya yermek

(20) Önemli toplantılarda, açılışlarda. konferanslarda, törenlerde ve kokteyllerde kesinlikle, ünlü kişilerle birlikte görünmek

(21) Elinde kokteyl bardağı ile bir resmin önünde uzunca bir süre durmak ve “Harika” diye bağırmak

(22) Bir müzik sunumu sırasında şevke gelip şeve “Bravo” diye haykırmak

(23)                  ENTEL GÖRÜNMENİN KOŞULLARI

(24)                  (1) Keçi sakalı bırakmak
(2) Asla kravat takmamak
(3) Ceket ayrı renkte, pantolon ayrı renkte olmalı
(4) Vişne renkli bir pantolonun üstüne, kahverengi bir kadife ceket, içine de nar kırmızısı bir gömlek giyilmesi, kişiyi daha da entel yapar
(5) Türbe yeşili fular takmak
(6) Renkli, özellikle de sarı çorap giymek
(7) Kahverengi bot ya da spor ayakkabı giymek
(8) Öne ve arkaya düşmüş çok bol saçlı olmak
(9) Tokası okkalı, armalı ve nal gibi kalın kemerli olmak
(10) Kahve tabağı büyüklüğünde çok geniş çerçeveli ve duman renkli gözlük takmak
(11) Sigara değil, kesinlikle pipo kullanmak ve tıkanan piposunu ara sıra tak tak vurarak ilgi çekmek
(12) Pipo takımını, çantasıyla tütünüyle, kaşığıyla masanın üstüne koyarak ilgi çekmek
(13) Ne fazla ne eksik, ayarlı bir şekilde hindi gibi kabararak yürümek
(14) Asla herkes gibi değil de, gülerken birden ağzını büzüvererek gülmek
(15) Kesinlikle burnundan konuşuyormuş gibi konuşmak
(16) Her yere gitmemek, ama kesinlikle bir bara takılmak
(17) Asla rakı içmemek; viski, biberli votka, kivili cin veya vermut içmek
(18) İçkiyi yudumladıktan sonra, şöyle okkalı ve uzun bir “Poooooof” çekmek
(19) Hiç okumadığı eski ve yeni eserlerin, romanların, hikayelerin, şiirlerin adını bilmek ve sanki okumuş gibi onları övmek veya yermek
(20) Önemli toplantılarda, açılışlarda. konferanslarda, törenlerde ve kokteyllerde kesinlikle, ünlü kişilerle birlikte görünmek
(21) Elinde kokteyl bardağı ile bir resmin önünde uzunca bir süre durmak ve “Harika” diye bağırmak
(22) Bir müzik sunumu sırasında şevke gelip şefe “Bravo” diye haykırmak
(23) Konuşurken sanki Türkçesini anımsayamayarak, kavramların İngilizcesini veya Fransızcasını söylemek
(24) Sıradan insanların asla anlayamayacağı bir üst dille konuşarak, çok kültürlüymüş ve bilgiliymiş görüntüsü vermek

MŞ ÖNERİSİ: Entel olmak çok zordur. Yukarıdaki koşulları hakkıyla yerine getirmezseniz, sakın entel görünümü vermeye çalışmayınız. Nedeni, gerçek enteller tarafından çok gülünç bulunursunuz

*******

Birbirinden mantıksızca nefret eden ve birbirine düşmanca hisler besleyen iki topluma dönüşüyor olma, sonumuzu ne hale getirir? Görebilip de yangına su döken var mı?

*******

Post modern yaşamın toplu konut projeleri, sıcak ilişkilere alışkın köylü şehirlileri, olağanüstü yalnızlaştırmakta ve mutsuz kılmaktadır

*******

1960’larda nüfusun % 75-80’i köylerde geleneklere göre paylaşım esaslı yaşardı. Şehire göç, gelenekleri parçalamış, karamsarlığı artırmıştır

*******

Saçma eğitim sisteminin ürünü Türk insanı, sonraki yıllarda ezberini sorgulamazsa, anlamadan tekrar eden papağanlar gibi konuşur da konuşur

*******

Birbirinden mantıksızca nefret eden ve birbirine düşmanca hisler besleyen iki topluma dönüşüyor olma, sonumuzu ne hale getirir? Görebilen ve yangına su döken var mı?

*********

Soru: Geçip giden günlere üzülmeli mi, yoksa geleceğe ümitle bakım mutlu mu olmalı?

Yanıt: Gelecekteki yaşama, iyimser bir gözle bakmalıdır

*******

Anlaşmazlıkları anlamak ve halletmek için, önce yakın ve uzak çevredeki her insan ve her kurumun farklı amaçları olduğuna inanmak gerekir

*******

Türk insanı kolaycıdır. Zaman alıcı, zor, riskli olan yenilikçi ve yaratıcı yaklaşımların peşinden gitmek yerine, eskide kalmayı tercih eder

********

Gerek dış gerek iç savaşlar ve hatta bütün savaşlar, kılıçların çekilmesiyle başlar. AKP-MHP ve CHP-HDP son söylemleriyle inşallah kılıçları çekmemiştir

*******

İKİSİ DE TÜRK OLAN YILDIRIM BAYEZİD HAN VE EMİR TİMUR, GURUR VE KİBİR ÇEKİŞMESİ YAPMASAYDI, BİR ASIR KAYBEDİLMEZ VE OSMANLI ROMAYI DA ALIRDI

*******

Tarihteki her türde bütün savaşlar, kılıçların çekilmesiyle başlamıştır. AKP-MHP ve CHP-HDP son söylemleriyle inşallah kılıçları çekmemiştir

********

Partilerin söylemlerinde, Türk halkı açısından doğru ve yanlışlar vardır. Halkın özlemi, söylemlerin dayatılması yerine hoş görünün ikamesi

********

Üst basamaklara çıkıldıkça, yönetici sayısı azalır ve en tepede tek kişi olur.Yönetimin bu tür örgütsel yapılanmasına YÖNETİM PİRAMİDİ denir

*******

SORU: Gelecekte olması kaçınılmaz her durum, insanlar için önceden yazılmış kader midir, yoksa üstlenilip yönetilmesi gereken riskler midir?

********

Roosevelt, Hitler, Churchill, Stalin ve diğer muktedirler, insanlığın gidişine yön vermek istedi. Ancak, uzun dönemde öldüler. Şimdi ne oldu?

******

Yoz eğitimin, bilgisizliğin, yoksulluğun ve yağcılığın egemenliği sürdükçe, çok okuyanlar, özgür bilgi üretenler azınlıkta kalmaya mahkumdur

********

Bir olay, oluş ve olgu, başka bir olayın, oluşun ve olgunun benzeri olabilir. 15 Temmuz silahlı işgal uşaklığı ise hiçbir olaya benzetilemez

********

VARLIK ve HİÇLİK, iki karşıt kavramdır. Bilgi varlık ise, bilgisizlik hiçlik midir? Deneyden geçirilmemiş bilgi, hiç değerinde midir?

********

ÖZBİLİNÇ VE ÇAKMA BİLİNÇ

İnsanın ve toplumun kendisini ve çevresini tanıyabilmek, algılayabilmek, bilgilenebilmek ve aydınlanabilmek için; gezerek, görerek, araştırarak ve çok okuyarak geliştirdiği özgür düşünme yeteneğine veya şuuruna, ÖZBİLİNÇ denir.

İdeologlar, propagandacılar, reklamcılar, siyasetçiler ve din sömürücüleri tarafından yüklenen ve o yükleme kapsamında bağımlı düşünüp bağımlı eylemde bulunan insan ve toplumların belleğine veya şuuruna, ÇAKMA BİLİNÇ denir

 *********

Birbirine karşıt kitapları okuyan, her görüşe açık olan, sanat tarihini bilen, öz eleştiri yapan kişi, olduğundan başka insan haline dönüşür

**********

(1)   Birini seçin. Türkiye’yi;

(2)   (1)Hamaset (kahramanlık, cesaret) yönetsin

(3)   (2)Akil yönetsin

(4)   (3)Hamaset ve akıl yönetsin

(5)   (4)Din adamları yönetsin

*******

Kâbe dinim açısından, Vatan ecdat açısından, Anıt Kabir ülkem açısından kutsaldır. Kim bu kutsallarıma göz dikerse Allah bin belasını versin

********

Alışverişte, mal ve hizmetlerin bedelini, başka mal ve hizmetlerle ödemeye değişim ekonomisidenir

*******

1900’ün ilk çeyreğinde, Türkiye kırsal kesiminde üretilenlerin % 90’nı evde tüketilir, tüketilenlerin % 90’nı da evde üretilirdi. İlerledik!.

*******

NİSA: Kadın

MASA: Makam

KASA: Para

Kimi Türk insanı; NİSA, MASA ve KASA uğruna onurunu, şerefini, tüm kutsallarını ayakları altına almakta!

*********

Sır perdesini aralayarak gönül gözüyle bakarsanız, öfkeyle öldürmeye çalıştığınız bir sivrisineğin bile evrenden büyük olduğunu görürsünüz

*********

Kural koyanlar, kural öğretenler ve kurallara uyulmasını denetleyenler; koydukları, öğrettikleri ve denetledikleri kurallara kendileri uymaz

*******

GILGAMIŞ DESTANI

Nuh Tufanından da söz eden, 12 kil tablete Akad çivi yazısıyla yazılmış olan dünyanın en eski destanıdır. Uruk kralı Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışının boşa olduğunu vurgulayan bir yazıttır.

Kral Gılgamış, arayışı sonunda Tanrının insanları yarattığında ölümü kaçınılmaz bir kader olarak verdiğini, insanların bununla yaşamayı öğrenmesi gerektiğini öğrenmiştir

*********

Hz. Muhammet’ten önceki döneme, “Cahiliye Dönemi” denir.

MŞ HİPOTEZİ: 1923-1699 dönemine de Osmanlıdaki “Cahiliye Dönemi” denebilir mi?

********

Pozitif bilime açık olarak yarattığı beyinleri, cahiliye devri yaklaşım ve yöntemleriyle zifiri karanlığa dönüştürenleri, Allah affeder mi?

********

Başkenti işgal edilen bir devlet, kesin olarak yıkılmış sayılır. Atatürk, yıkılanın yerine 94 yıl önce, Lozan antlaşmasıyla TÜRKİYE’Yİ kurdu

*******

7 muazzam devlet, Türklerin bu topraklarda özgür yaşamasına daha 1918’de son vermek üzereydiler. M. Kemal’i hesaba katmadılar ve yenildiler

*******

MUTLULUĞUN ÖLÇÜLMESİ

Huzurlu ülkelerde mutluluk, büyük ölçüde sağlık, gıda, zenginlik gibi olumlu fiziksel ölçütlerle ölçülür. Demek ki, mutluluğun olmazsa olmazı, HUZURDUR. Bana göre Türk halkı huzurlu değildir

********

SAHTE: Yapmacık, yalandan, taklit, eğreti

Türkiye’deki tüm eğitim ve öğretim, baştan sona sahtedir. İnanmıyorsan araştırma yap, beni yalanla

********

SAÇMA MŞ SORUSU: Diyanet teşkilatına harcanan devasa kaynaklar, nükleer silah yapmaya harcansaydı, ABD Türkiye’ye yukarıdan bakabilir miydi?

********

Hava alanlarımıza monte edilen, içimizi dışımızı en ince ayrıntılarına kadar gösterecek cihazlardan kadınların geçmesi dinen caiz olacak mı?

*******

ATATÜRK’Ü ANLAMA KAPASİTESİ

Atatürk’e bir gazeteci, “Paşam, en yakın arkadaşlarınız birer birer sizi terk etti” diyerek soruya başlayınca, Atatürk anında sözünü keser, “Hayır hiç kimse beni terk etmedi, herkesin beni bir anlama kapasitesi vardı, o sınıra gelen orada kaldı” diye dahice bir yanıt verir.

SAÇMA MŞ SORUSU: Acaba tek tek her birimizin de 15 yıldır Türkiye’yi yönetmekte olan Sayın Cumhurbaşkanımızı anlama kapasitemiz var da o sınıra gelince orada kala mı kalıyoruz?

*********

1500’de küresel mal, hizmet ve bilgi üretimi 250 milyar dolardı. Bugün yaklaşık 65 trilyon dolardır.

SORU: Bu artışı sizce ne tetiklemiştir

********

Atatürk’ü çağının ve çağlar ötesinin lideri yapan özelliklerinden birisi de icraatlarını ve söylemlerini, başta Kuran olmak üzere bizzat okuduğu 3937 çok değerli kitaptan edindiği kültürle yapmasıydı

********

İnsanlara zarar veren sözlere ve davranışlara, kötülük denir. Kötülük yapan insanın kötülüğünü aklayan hiçbir din yoktur. Zarar veriyorsunuz

********

Birini niçin sevdiğinizi, bazen uzun uzun düşünürsünüz. Hiç düşünmeyin. Sevginin sonsuza yakın nedeni vardır. Hangisi için sevemezsiniz ki!

********

Aşk, ilişkinin kendine özgü ve benzersiz inceliklerini keşfettikçe ilerler, hızlanır, mutluluk ve özgürlük kazandırır. Aşkı özgür bırakınız!

******

Kıyameti hızlandırmakta olan kapitalizm. aileleri ve bireyleri kullan-at tüketim birimleri, kartelleri de üretim birimleri haline getirmiştir

*******

Alaçatı baskını kahramanı Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, çok kazanmakta olduğun için şımarmış görünüyorsun. Bırakmanı tavsiye ederim!

********

EĞİTİM VE ÖĞRETİMDEN TAVİZ (ÖDÜN) VATANA İHANETLE EŞDEĞERDİR

İstanbul Üniversitesinde, Ankara Üniversitesinde, Anadolu Üniversitesinde, Boğaziçi Üniversitesinde, Gazi üniversitesinde, Marmara Üniversitesinde, Dumlupınar Üniversitesinde, Kocatepe Üniversitesinde, Kocaeli Üniversitesinde, Osmangazi Üniversitesinde lisans öğrencisi, yüksek lisans öğrencisi, doktora öğrencisi, öğretim görevlisi, doçent ve profesör olarak bulundum. Sayılanların tümünün yapı ve işleyişini, kurumsal kültür düzeyini ve usul ve yöntemlerini çok yakından biliyorum. Hepsinde bilerek veya bilmeyerek eğitim ve öğretimden giderek artan bir oranda taviz verildiğini gördüm.

Kim ne derse desin, eğitim ve öğretimden taviz (ödün) verilmesi, vatana ihanetle eşdeğerde bir suç veya günahtır.

********

SAYIN CUMHURBAŞKANIM, YALNIZCA YARDIMCI DOÇENTLERİN DEĞİL, DOÇENT VE PROFESÖRLERİN DE YENİDEN ELE ALINMASI VE YENİDEN ÖLÇÜLMESİ GEREKİR

45 yıl üniversitelerin kariyer basamaklarında bulundum, akademik değerlendirme ve yükseltmelerde görevler aldım. Bazı istisnalar (ayrıcalıklar) dışında değerlendirme ve yükseltmelerin objektif (yansız) olmadığına şahit oldum. Kararlar, 3 veya 5 kişilik değerleme ve yükseltme jürisinin çoğunluk oyuna göre alınmış ve halen de alınmaktadır. Yönetmeliklerde muhalif jüri üyelerinin çoğunluğun bilimsel yeterlilik kararına itiraz hakkı yoktur.

ÖNERİ: Türkiye’deki çeşitli kadro alanlarında, yurt dışındaki itibarlı bilim insanlarından jüriler oluşturulmalı, doçent ve Profesörler, yabancı dil ve bilimsel yeterlilik açısından ölçülmelidir. Başarılı olanlar kadrolarında bırakılmalı, başarısız olanlar, akademik eğitim ve öğretime tabi tutularak, objektif jüriler önünde değerlendirilmeli ve başarılı olanlar kadrolarına atanmalıdır.

********

İnsan ruhu, dünyaya geldiği yerde ve ilk görev aldığı yerde kalamayacak derecede aç gözlüdür. Ybc dili yetersiz Yrd. Doçentler yerinde kalır

******

1981-2017’de yardımcı doçentler rektör seçimlerinde oy kullandıkları ve sayıları da seçilmeyi sağladığı için, büyük itibar görmüştür

******

Bu satırların yazarı, bugüne kadar hiçbir dernek, kulüp, parti ve benzeri resmi veya gayri resmi kuruluşun üyesi olmamış ve özgür yaşamıştır

******

1950’den sonraki iktidar ve belediyeler, İstanbul’un kaderini çok kötü yazmıştı. İstanbul, 10 gün önce ve dün akşam üzeri kaderini yaşadı

*******

Ekonomik, politik ve dini çıkarlarla müdahale edilmese, Einstein ve benzeri bilim insanları, yeryüzü cenneti kurabilirler

*******

Yakın gelecekte sigorta şirketleri, müşterinin DNA taramasına bakacak, kötü eğilimler keşfederlerse primleri yüksek belirleyeceklerdir

*******

Geleneksel felsefe ve dini akımlarda insan, mutluluğun sırrını kendiyle ilgili gerçeği bilmede, kim ve ne olduğunu iyice anlamada aramalıdır

******

Kâr, kapitalizmin bir muhasebe tanımıdır. Doğal düzende kâr yok; zarar minimizasyonu var. Kapitalistlerin doğaya verdikleri zarar engellenmeli.

******

Düşüncelerimi niçin 140 karakterle ifade etmeye çalıştığımı soran arkadaşlara yanıtım: Hız çağında kimsenin uzun yazıları okumaya zamanı yok

******

Duyular, tüm gizleri (sırları) algılama yeteneğine sahip değildir. Dolayısıyla hayat bir denkle gibi dengelenemez. Bir tarafı hep ağır basar

******

Gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan olaylara, efsane (söylence) denir. Efsaneler gerçekle uyuşmadığı zaman, akıllılar isyan eder

********

Muktedir yöneticiler, görülebilenler için sürekli kural koyarlar. Oysa kuralların görülemeyenler için geçerli olmadığını akıl bile edemezler

********

Basit kültürün ürettiği pop müzik, şarkı, türkü ve benzerlerinden hoşlananların sayısı giderek artıyorsa, o toplumun haz duyuları dumura uğramış demektir

********

Sevenin sevgiliyi boyuyla, teniyle, saçıyla, tavrıyla, aklıyla vb. yüceltmesi eksik kalır. Sevgiliyi bir bütünlük içinde görüp sevmek gerekir

*******

Reklamın insanlara özgür seçme hakkı verdiği sanılır. Oysa reklam, avlamaya çalıştığı hedef kitleye bir nesne daha satın aldırmayı amaçlar

*******

Doğru bilgi verici reklam ile yalan bilgi verici ve duygu sömürücü reklamı birbirinden ayıramayan tüketicinin kazıklanma ihtimali çok yüksektir

******

Kendisi olmak isteyen insan, çıplaktır. Vücudunun başkaları tarafından nesne olarak görülmesini ve kullanılmasını isteyen insan ise, “Nü”dür

******

İNSANLAR ARASINDAKİ İLİŞKİNİN DEĞİŞİK TÜRLERİ VARDIR

(1)  Dostluk ilişkisi

(2)  Komşuluk ilişkisi

(3)  Meslektaşlık ilişkisi

(4)  Arkadaşlık ilişkisi

(5)  Çıkar ilişkisi

(6)  Aşk ilişkisi

(7)  Sevda ilişkisi

(8)  Sevgili ilişkisi

(9)  Cinsel ilişkisi

(10)                 Hasta ilişkisi

(11)                 Sanatseverlik ilişkisi

(12)                 Müşteri ilişkisi

(13)                 Yönetsel ilişkisi

(14)                 Dindaşlık ilişkisi

(15)                 Ast üst ilişkisi

(16)                 Hoca öğrenci ilişkisi

(17)                 Öğrenci ilişkisi

(18)                 Çayhane ilişkisi

(19)                 Meyhane ilişkisi

(20)                 Yandaşlık ilişkisi

(21)                 Mahpusluk ilişkisi

(22)                 Ahretlik ilişkisi

(23)                 Kardeş ilişkisi

(24)                 Kan kardeş ilişkisi

(25)                 İdeolojik ilişki

(26)                 Siz de aklınıza geleni ekleyiniz

SONUÇ: (1) Önce ilişkinizin türünü tanımlayınız

            (2) İlişkinizin kurallarını bir iyice öğeniniz

            (3) İlişkinizin kurallarına uyunuz

            (4) Kurallara uyulmuyorsa ilişkinizi bitiriniz

********

SORU: Sizin için doğru ve geçerli olanın, başkaları için de doğru ve geçerli olacağına inanmanız, mantıklı ve normal bir insan olduğunuzu gösterir mi?

******

Aşağıdakilerden hangisi, bozuk kişilik yapısını gösterir?

(1)  Bilgi isteği

(2)  Akıllı olma isteği

(3)  Başarı isteği

(4)  Cinsellik isteği

(5)  Acınma isteği

(6)  Pohpohlanma isteği

(7)  Çevre edinme isteği

(8)  Maddi değerler elde etme isteği

(9)  Haddini bildirme isteği

*******

Tanımadığınız bir başkasına yönelik ilk tavrınız ne olur?

*******

MÜZİK

Müzik, temel insan düşüncelerini ezgi ve ritimle daha çekici ve akılda kalıcı kılarak, somut bir biçime dönüştürür. İfadesi zor duygulara, tekrarlanması ve paylaşımı kolay simgesel bir iletişim aracı olur.

İçeriği dini, politik, öğretici, taşlamalı, ilham verici olan şarkılar, biçimsiz olana haz verici  bir biçim kazandırarak dilden kulağa, kulaktan dile tekrar eder durur

*****

Bir notada vurgu, uzunluk veya ses özelliklerinin ve durakların düzenli bir biçimde tekrarlanmasından doğan ses uygunluğuna, RİTİM denir.

******

İster şu dine ister bu dine inansın, isterse inanmasın, tek tek her insan, daha iyiyi ve daha mutluluk verici olanı arayarak tükenir gider

******

Araştırmalar, mutlu insanların açık, dışa dönük ve başkalarına yardımcı olma konusunda istekli olduğunu göstermiştir. Sizce Türkler mutlu mu

******

Temel öncelikleriniz iyilik, hoşgörü, bağışlayıcılık gibi yapıcı tutumlar mı, yoksa nefret, kin, kıskançlık, intikam gibi yıkıcı tutumlar mı

******

Post modern değişim, geleneksel kültürün yüklediği saçmaları sorgulatmakta, yeni kabullenmeleri, oluşum ve olguları belleklere yüklemektedir

*******

FACEBOOK PAYLAŞIMI (33)

Çocuklar ve gençler açısından sözel iletişimin yerini görsel iletişim almaya başlamıştır. Ayrıca gençler, sözcükleri kısaltmaya başlamıştır

******

Einstein’ın (Enerji = Işık hızının karesi X kütle) formülü olmasaydı, nükleer enerji, cep telefonu, uydu yayını vb. olmayacaktı. Anlamadılar

******

Süreç yenileme veya süreçlerin yeniden yapılandırılması; hantal süreçlerin iyileştirilmesidir. Devlet yönetimi süreci, yeniden tanımlanıyor

*******

Yatları, katları, arabaları, giysileri, parası, insanın değerini ölçmez. İnsanın değeri, insanlığın yaşamını kolaylaştıran bilgisiyle ölçülür

*******

İKTİDAR: Güç, erk, kudret

Para, iktidar sağladığı için, insanlar para kazanmaya çalışır. Önemli olan, iktidarın iyi niyete yönelik olmasıdır

*******

GÖRME BİÇİMLERİ SERGİSİ

6 Ağustos’2017’de, İstiklal Caddesindeki “Görme Biçimleri” sergisini gezdim. Göme biçimleri, MÖ 1.000 yılından günümüze 33 sanatçının yapıtlarını içeren resim, heykel ve fotoğrafı kapsayan uluslararası bir grubun sergisidir.

Sergi, çoğu insanın aslında “bakarkör” olduğunu vurgulamaktadır. İnsanoğlu nesnelere, olaylara, olgulara, yapı ve işleyişlere yüzeysel bakmaktadır; eğer geniş bir kültürle derinden bakabilse, ilk bakışta gördüklerinin altında daha ne çok gizin olduğunu anlayacak ve gizler karşısında hayranlık duyacaktır.

********

Herkesin duyduğunu, gördüğünü, hissettiğini, düşündüğünü, farklı şekilde duyan, gören, hisseden, düşünen ve yorumlayan insanlar, SANATÇI’dır.

*********

Fikir tartışması yapmakta olduğunuz kişiye bir ara “Birin kare kökü kaçtır?” diye sorun. Bilemezse “Haklısın” deyip tartışmayı hemen kesiniz.

*******

BİTCOIN (THE INTERNET OF MONEY)

Dijital teknolojiler, “Bitcoin” adı verilen sanal bir para birimi yaratmıştır. Döviz, altın, gümüş ve benzeri alternatif para birimleri giderek başarısız kaldığı için, Bitcoin şimdilik rakipsiz gibi görülmektedir. Son yılda Bitcoin, kullanıcılarına altından, dövizden, faizden ve diğerlerinden çok daha fazla kazandırmıştır. Bu nedenle, herkes rahatlıkla kullanabilsin diye, Bitcoin’in alt birimleri de oluşturulmaya başlamıştır.

Bitcoin kabul eden hizmet birimlerinin ve mağazaların sayısı, dünyanın her tarafında hızla artmaktadır.

*******

Deveye, “Neden boynun eğri?” demişler. “Nerem doğru ki?” demiş. Türk’e, “Neden erdemli davranmıyorsun?” demişler. “Kim davranıyor ki?” demiş

*******

Pek yakında konuşan arama motoruna, “Döviz kaç lira” diye sesleneceksiniz, motor da size, “EUR’un  mu yoksa doların mı fiyatını soruyorsunuz” diye seslenecektir

*******

Yakın gelecekte insanlar, vücutlarında kaybettikleri organlarını yeniden geliştirebileceklerdir. Nedeni, genetik kodlar hücrelerde mevcuttur

*******

Yakında televizyon, tost makinesi, süpürge ve diğerleri elektrik fişine takılmadan şarj edilebilir 40 saat süreli pillerle çalışacaktır

********

Türk insanına, inançlara saygı duyması öğretilerek, inanç tartışması yerine bilimsel tartışmalar yapması öğretilseydi, ABD asla kafa tutamazdı

********

“İstanbul Üsküdar’da baba, tartıştığı iki oğlunu bıçakla öldürdü.” Hürriyet. Son yıl ve günlerde, benzeri olaylar o kadar arttı ve yaygınlaştı ki!

*******

Kuzey Köre, Pasifik Okyanusundaki ABD adası Guam’a füze saldırısına hazırlandığını duyurmuştur.

MŞ: “Dinsizin hakkından imansız gelir.”

*******

“Nasılsınız?” sorusuna, “İyiyim” diye yanıt verilirdi. Gençler soruya, “Mutluyum” demektedir. Mutluluk, uzun dönemli “İYİCİLİK” yaklaşımıdır

*******

İçinde bulunduğumuz PAZARLAMA ÇAĞINDA (Yalan İletişim Çağında) pazarlayabilmek için HER YOL MÜBAHTIR. Duygularla oynanması felaket getiriyor

*******

Türk halkının DEĞER paradigması değişmiştir. Yeni paradigmada, bireyler için para, statü ve kendi çocukları değerlidir. Halk diğerlerini boş veriyor

*******

DEHA – YETENEK – YATKINLIK KAVRAMLAR

Deha, yetenek ve yatkınlık kavramları arasında çok büyük fark vardır.

Türkiye’de yaşamakta olanlar, henüz bir deha görmemiştir.

Tembel yetenek başarı getirmez. Yetenekli kişiler, pek çok şirketi batırmıştır. Türkiye eğitim sistemi ise, yalnızca diploma vererek SAHTE YETENEKLER yetiştirir

Yatkınlık, çok tekrarlayarak ve deneyerek kazanılan yeti, uzmanlık, ustalık ya da maharettir. Örneğin, Türk Futbol Federasyonu, ceza vermeye yatkıdır!

********

Açık ve dürüst insanlar, kısa dönemde kaybetmiş gibi görülse bile, uzun dönemde olağanüstü kazançlı, saygın ve huzurlu bir duruma yükselir.

*******

Başarısızlık, hayatın bir parçasıdır. İnsanın bulunduğu yer ile olmak istediği yer arasındaki mesafe ne kadar çok olursa, başarısızlık da o kadar çok olur

*******

T insan modeli: Dikey doğru, insanın mesleğindeki yeteneğini, yatay doğrular ise müzik, resim, marangozluk ve benzeri yeteneklerini gösterir

*******

ŞU KAVRAMLAR ÜZERİNDE HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

  • Sahte yetenek
  • Güçlendirici kuvvet
  • Yürekten bağlanma
  • Vicdan gelişimi
  • Çalışan bağımlılığı
  • Memnuniyet ölçümü
  • Yaşam enerjisi
  • Varoluşçu Psikiyatri
  • Sanal ölümsüzlük

********

Başarımı, (performance) motivasyon sağlar. İnsan gerçeğini bilmeyen yöneticiler, tek tek her insana uygulanacak özel motivasyonu da bilmezler

*******

Bir varlıkta yaşam enerjisi yoksa, o varlık güzel değildir. Yani, yaşayan her varlık güzeldir. Güzellikten anlayan insan, her canlıyı sever

********

Hayatın anlamı sorgulamadır. Hiç kimse, kendi ölümünü tasavvur edemez (göz önüne getiremez). Ölüm herkesi eşit kılar. Bedenler çürür ruhlar yaşar

********

İçinde bulunduğunuz zamanı nasıl yaşayacağınız, size bağlıdır. İnsan, bir gün öleceğini bilerek yaşamalıdır. Kırgınlıklar hemen giderilmeli!

********

“Kişinin nereye koştuğu değil, nereden kaçtığı önemlidir.” Sigmund Freud.

*******

Sizi anımsayan en son kişi öldüğü zaman, siz de ölmüş, hiç yaşamamış sayılırsınız. Yüz yıl yaşadığınıza pişman olursunuz. Normal ömür dileyin

********

APPLE ŞİRKETİ, TÜRKİYE’DEKİ ŞİRKETLERİN TÜMÜNÜ SATIN ALABİLECEK DURUMDADIR

Teknoloji devi Apple’ın, hisse senedi değeri 750 milyar dolardır. Türkiye şirketlerinin toplam hisse senedi değeri ise, yaklaşık 700-800 milyar dolardır. Buna göre, Apple, satılsa, elde edilen gelirle Türkiye’nin bütün şirketleri satın alabilir?

MŞ SORUSU: Apple’ın değerini, Türkiye ile yarıştıran nedir?

MŞ YANITI: Yenilik ve yaratıcılık teknolojisi geliştiren beyin gücünün seçilmesi ve desteklenmesidir

*********

FATİH İSTANBUL’U ALIRKEN, BİZANS İLERİ GELENLERİ AYASOFYA’DA MELEKLER DİŞİ Mİ ERKEK Mİ TARTIŞMASI YAPMAKTAYDI. ABD’nin yıkma girişimi ve siz

********

En saygın araştırma şirketi Gallup’a göre, mutsuzlukta sondan üçüncü dünya ülkesiyiz. Atatürk hayattayken yoksulduk, mutluyduk. Neden acaba?

*******

Çocuğunuzu en birinci yapmaya çalışmayın. Tek başına kaldığında kendini huzuru hissedecek ve koşullara uyum sağlayacak şekilde yetiştirin

******

Nereye odaklanırsan, odaklandığın yeri, nesneyi, durumu gerçek sanırsın. Çaresiz Türk halkı, ölülere odaklanmış ve ölüleri tanrılaştırmıştır.

********

Atatürk, Dünya Tarihine altın harflerle kazınmıştır. Sonsuza kadar unutulmayacaktır. Karşıtları, ölümlerinden birkaç yıl sonra unutulacaktır

********

BAZI İŞLER HATA KABUL ETMEZ

1499 yolcusu olan bir uçağı, uçuşa hazırlayanlardan birisi bir hata yapsa ve uçak düşse, Sorumlu kişi, Milli Eğitim Bakanı’nın dediği gibi “LYM hata yapmış, hata olabilir” söylemiyle hafife alsa, hoş karşılanabilir mi?

ÖSYM, yıllarca FÖTÖ manipülasyonları ve benzeri diğer manipülasyonlarla, sınava giren zavallı 10 binlerce öğrencilerin geleceğiyle oynamıştır. Son yerleştirmede de 2500 öğrenci etkilenmiş, 1499 öğrenciye, önce “kazandınız” sonra da “kazanamadınız” denilmiştir.

Saçı bitmemiş yetimin hakkını yiyerek aldığınız yüksek maaşların karşılığı böyle basit hatalar yapmak mıdır?

Hiç olmazsa istifa edemez miydiniz. Allah taksiratınızı affetmesin inşallah!

*********

YATIRIM VE BÜYÜMENİN YALNIZCA ÜÇ YOLU VARDIR:

  • Tasarruf
  • Dış borçlanma
  • Tasarruf ve borçlanma
  • Borçlanma, borç verene gelir aktarır

*******

MŞ HİPOTEZİ: Türkiye’deki birkaç üniversite dışındaki bütün üniversiteler kapatılsa, yarı cahil yetişmeyeceği için, hızla ilerleme sağlanır

*******

MŞ HİPOTEZİ: Osmanlı Devletinin yıkılmasının en temel nedeni, orta çağ eğitim sisteminde ısrarı ve şartlandırıcı ezber beyinler üretmesidir

*******

Atatürk işe, eğitimi çağdaş yapmakla, eğitim birliği sağlamakla ve Millet Okulları açarak eğitimi tabana yaymakla başladı. Neden öyle yaptı?

*******

Hangi devlet özendirmesi (teşvik) makam, mevki, saygınlık ve kazanç sağlarsa, halk o yönü hızla tercih eder. Bugün bağnazlık üstün değerdir

*******

Tutarlı, yarı tutarlı ve tutarsız saçma fikirlerim için lütfen beni yargılamayınız. Beğenmediklerinizi unutun, beğendiklerinizi geliştiriniz

*******

Bir ülke nüfusunun yarıya yakınını vatan haini zannetmek; kuruntu (evham) değilse, nedir? Sadece FÖTÖ’CÜLER, PKK ve birkaç satılmış haindir

********

CHP 1923’lere, AKP Osmanlı sistemine, MHP Orta Asya’ya gitmeyi amaçlamış gibi. Atatürk ise, çağdaş uygarlık düzeyini aşmayı amaç göstermişti

********

Emekli olanlar, genellikle hayal kırıklığı, ve can sıkıntısı yaşar. 5000 Facebook öğrencimle etkileşmek sayesinde, bende böyle bir duygu yok

*******

En uzun süreli Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu, 18 Ağustos 2017 saat 11:44 gibi TV’lerde konuşuyor. Bakan, ne Türkçe konuşma dilbilgisi, ne düzgün konuşma, ne de espri yapma biliyor! Ama en uzun süreli ve en başarılı Bakan! Eğitim sistemindeki bol saatli Türkçe derslerinin başarıya hiçbir etkisinin olmadığını kanıtlamıştır

*******

En iyi kurulan bir sistem, işlemeye başladığı andan itibaren bozulma sürecine girer. Osmanlı sisteminde bozulma süreci, 1500’lerde hızlanmış ve iyileştirici önlemler alınamadığı için, sistem 1918’de durmuştur

********

RİVAYET (SÖYLENTİ)

Rivayete göre (söylentiye göre) Fuat Paşa, İstanbul’dan uzak bir yerde bir zafer kazanır. 2.Abdülhamit kendisine bir madalya ve para ödülü vermek üzereyken, usule göre aynı madalya ve para ödülü, savaşa katılmadığı halde İstanbul’daki Şeyhülislama ve diğer paşalara da verilirmiş. Şeyhülislam ve paşalar madalyalarını ve ödüllerini aldıktan sonra sıra, Fuat paşaya madalya ve para ödülünü vermeye gelmiş. Fuat Paşa, Abdülhamit’e;

“Padişahım, bu ödülü bana niçin veriyorsunuz?”

“Büyük bir zafer kazandın ya onun için veriyorum.”

“Padişahım zaferi ben kazanmadım. Şeyhülislam da oradaydı. İsterseniz ona sorunuz.”

2. Abdülhamit, Fuat paşanın ne demek istediğini anlar ve şöyle der,

“Bu usulleri ben koymadım. Kim koymuşsa doğru yapmamış.”

MŞ: Bugünün Türkiye’sinde de benzer asalaklar az değildir

***********

RİVAYET (SÖYLENİ)

Rivayete göre, Yunus Emre’ye;

“Mevlana fikirlerini açıklamak için 6 cilt Mesnevi yazdı.” demişler. Yunus Emre;

“O kadar uzun yazmaya ne gerek vardı ki!. Ete kemiğe büründüm insan die göründüm deseydi yeterdi.” demiş

*********

Hormonların kimyasını etkileyen şiir, şehit, gazi ve diğer haykırışlarla, aklı devre dışı bırakıp, duyguları yönetme taktiğine HAMASET denir.

*********

Pek gelip giden olmadığı için genellikle boş duran, ancak güzel vakit geçirme arzusuyla gelenin de Cennet sandığı yere, GÖNÜL YAYLASI denir😀

*******

KENDİSİNİ ODASINDAN KOVAN KAYMAKAMA RAHMETLİ BABAMIN VERDİĞİ YANIT

1903’de doğan rahmetli babam, 1925 şapka devrimine kadar yaklaşık 20 yıl, sarık ve fes giydiğini söylemiş ve başından geçen bir olayı anlatmıştı.

Kaymakamlıktaki bir memurun haksız istek ve işlemini, kaymakama duyurmak istemiş. Kaymakamın kapısını tıklatarak içeri daha bir adım atar atmaz, kaymakam, öfkeye bağırmış;

“Çıkar o şapkayı kafandan. Saygısız adam, burası senin eşek ahırın değil, devlet dairesidir.”

“Kaymakam bey, kaymakam bey, ben 20 yıl sarık ve fes giydim. Atatürk istedi diye, onları bir kenara fırlatıp bu şapkayı giydim. Şimdi sen çıkar o şapkayı diyorsun.”

“Ben sana şapka giyme demiyorum; şapkayla devlet dairesine girilmez diyorum.”

“Şapka kanununda “şapkayla devlet dairesine girilmez diye niçin yazılmamış o zaman?”

“Uzun etme be adam, devlete saygı duymayı işte böyle eşek gibi öğreteceğiz size.”

“Biz de bir gün gelecek, seçim sandıklarında kaymakamlara, vatandaşa ve yaşlılara saygı duymasını nasıl olsa öğreteceğiz.”

*********

CHP, 2019 Cumhurbaşkanlığını elde etmiş olsun. Hangi projelerini yürürlüğe koyacak? FETÖ, PKK, SGK, YÖK, SGK……? Belirsizliğe oy verilmez

*********

Rahmetli Kemal Sunalın filmleri, hep seyredilmek istenir. AKP, her seçimde iktidarda kalır. Neden böyle olur? Halk kendini bulur da ondan

********

Gösteri veya toplantı binasında, temsil veya toplantı aralarında kullanılan dinlenme yerine veya alanına, FUAYE denir. Türkçesi ne olabilir?

*******

1900 başlarında yönünü şaşıran Osmanlı Türklerine, M. Kemal, kurtuluş yolunu gösterdi ve Türk devletlerinin devamı olan yeni devleti kurdu

********

1938’lerden sonra yönünü ve yolunu zaman zaman şaşıran Türk siyasetçileri, yitirdikleri yön ve yolu, yine Atatürk değerlerine dönerek buldu

********

2000’li yıllardan sonra yükselme yönünü ve yolunu gösteren Atatürk pusulasına bakmayı hiç akıl etmeyen siyasetçiler, Atatürk demeye başladı

Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın hakim karşısına çıkıyor. İstanbul kimlere emanet edilmiş!

*********

Değişim ve dönüşüm (Zamanın Ruhu) yasasına göre, Türkiye bazı tökezlemelerden sonra, tekrar Atatürk değerlerine dönüşme sürecine girmektedir

*********

Vatandaşını barışa, huzura, bilgiye, bolluğa götürmek isteyen siyasetçiler, Dünya ve Türk tarihini, Atatürk’ün amaçlarını çok iyi bilmelidir

*******

Biraz önce Sayın Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu TV’lerde konuşurken, ilk kez noktasında demedi konusunda dedi. Öyle mutlu oldum ki!

*********

MİLLİ GELİRİN (MİLLİ ÜRETİMİN) YARATILMASI VE BÖLÜŞÜLMESİ

Türkiye’de işçi, memur, çiftçi, esnaf ve girişimci, hep birlikte çalışarak, 2016 yılında yaklaşık net 180 milyar lira tutarında gelir yaratmışlardır.

İşçi, memur, çiftçi ve memura, söz konusu 180 milyar liralık büyümeden, ilan edilerek resmileşen zam oranlarıyla yalnızca enflasyon oranı kadar dağıtılması öngörülmüştür. Başka deyişle işçi, çiftçi ve memura, yarattıkları gelirden hiç pay verilmemiştir.

MŞ SORULARI-1) İşçi, çiftçi ve memurun bir yıl gece gündüz, kan ter içinde, bayılarak, iş kazasında ölerek, alın teriyle yaratılmasına katkıda bulunduğu gelir artışı hangi kesimin üzerinde “KÂR” adıyla kalmıştır?

MŞ SORULARI-2) İşçi, çiftçi ve memura 180 milyar lira tutarında büyümeye katkıda bulundukları için, hiç olmazsa bir ikramiye verilmesi daha adil paylaşıma katkı olamaz mıydı?

********

Belleğinde olumlu (pozitif) ve olumsuz (negatif) kavram ve anı kalmadığı zaman, insan nötr hale gelir. Ne mutlu o insana ki, sırrı çözmüştür

*********

Organizmanın duyduğu eksikliğe, İHTİYAÇ denir. Bazı insanlar, bilgi eksikliğini gizlemek için, kibirinden dübürünü yaracak kadar çok kasılır

*********

Evren kesinlikle bir bütündür ve bütünün tüm parçaları ya da elemanları birbirinden haberdardır ya da birbiriyle iletişim halindedir

*********

Dün NTV’de, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar, Sayın Baykal kadar kolay yutulacak bir lokma olmadığını herkese gösterdi

********

Normal davranmak isteyen insan için ölçü şudur: Ne zaman ne kadar gerekiyorsa, o kadar. Ne fazla ne eksik. Aşırılık, insanın değerini azaltır

********

Türk halkının geleceğine olumlu katkıda bulunmak, yaşamınızı anlamlandırmak istiyorsanız, her çeşit gericilikle korkmadan mücadele etmelisiniz

********

Artık, İnternetle CAT (Bilgisayarlı Tomografi) görüntüleri göndererek, dünyanın öbür ucundaki doktorlardan ikinci bir görüş almaya geldi. Uyuma

********

Çok şükür, taşeronlara 5-10 bin lirayla yaptırılabilecek bir meslek sahibi değildim. Benim işim hala, şartlandırılmış kafaları karıştırmaktır

********

Bir konuyu esprili, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, nevrotik, antropolojik olarak konuşabilecek bir arkadaşınız varsa, çok şanslısınız

********

Kınanmış, acı çekmiş, yorulmuş, çökmüş olarak işten dönen bir sevgiliye, sınırsız bir iyilik sunan sevgili, sevgilisini yeniden iyileştirmiş olur

*******

İnsanları, diğer insanlarla paylaşmaya ve birlikte davranmaya yönelten en temel duygu, ortak üzüntü, sıkıntı, keder ve avcılarıdır

*********

Avcılık döneminde gruplar birlikte avlanır, toplar, gerek duyduklarını kendileri yapardı. Kapitalistler, varlıkları sahiplendi ve fiyat koydu

*********

HAYRET! Kapitalist zihniyet, sevgiyi bile kâra dönüştürdü. Sevgi pazarı, ekonomisi, politikası ve endüstrisi kurdu. Seviyorsan hediye alacaksın

*********

Yaratıcı sezgi, hayal gücü, teknik, ustalık, sorun çözme, bilgi teknolojisi kullanma; pek yakında en çok kazandıran, en saygın yetenek olacaktır

********

Ey bazı grupçular! Ben hiçbir gruba veya sınıfa girmedim, giremem. Tek doğrum yoktur. Nalına da, mıhına da vururum! Okumayın veya izlemeyin!

*********

Çok ileri gitmeye, ölçüyü aşmaya, aşırılığa, taşkınlığa İFRAT, tersi davranışa yani beklenenden az olmaya TEFRİT denir. Türkiye’deki FETÖ avı

*******

Türkiye halkındaki DOĞRU ve YANLIŞ kavramlarının tam ortasında, çok güzel bir uygarlık kavramı vardır: DENGE YA DA ADALET. Gelsin artık adalet

*******

Finans veya maliye, en yalın anlamıyla, tahmini devlet giderlerini karşılayacak tahmini devlet gelirlerinin bulunması ve etkili biçimde kullanılması demektir

********

Birbirini seven, ancak sevgiliye alışıp, sevmenin önemini unutan kişilere uyarı: “Vazoyu kırma! Kırılan vazo, eskisi gibi kusursuz yapılamaz

********

 “DÜNYA DÜZDÜR” (The World is Flat), Thomas L. Friedman, Çeviren: Levent Cinemre,

MŞ:Dünya fizik olarak küre, küreselleşme açısından düzdür

********

YALANCI ÇOBAN

Bir sürünün çobanı, koşarak halka gelip “Kurt saldırdı yardım edin” dermiş. Halkı bu şekilde yalanlarla sürekli kandırmış. Günün birinde gerçekten sürüye kurt saldırmış, ancak hiç kimse çobana inanıp yardıma koşmamış. Sürü telef olmuş

KISSADAN HİSSE: Dolar düşecek diye halka yalan söyleyenlere, hiç kimse inanmıyor, ”O halde tersi olacak” diye düşünülüp, derhal  alım başlıyor ve dolar yükselişe geçiyor

SİZ SİZ OLUN YALANDAN MEDET UMMAYIN. İnandırıcılığınızı kaybedersiniz. Size kimsenin inanmadığını görüp şaşırırsınız.

********

Türkler, türkü yapar, türkü söyler. Bütün bastırılmış duygular, yaşanmamışlıklar, müstehcenlikler türkülere yansıtılır ve yaşanıyormuş gibi olur

*********

“DÜNYA DÜZDÜR” (The World is Flat), Thomas L. Friedman, Çeviren: Levent Cinemre,
MŞ:Dünya fizik olarak küre, küreselleşme açısından düzdür

**********

21.yüzyılda Dünya, avuç içindeki bir telefonun içine girecek kadar küçülmüştür. Tıkla, anında istediğin yere git, ne yapacaksan yap ve dön

********

21.YÜZYİL DÜNYASINA HALEN TÜRKİYE’DE YAŞAYAN TÜRKLERİN OLUMLU BİR KATKISI VAR MI?

YANIT: Bilimde, sanatta, mimarlıkta, felsefede, icatta, yenilikte, modada, çevrecilikte, şehircilikte, politikada, barışta, sağlıkta, ormancılıkta, tarımda, enerjide, insanlığa olumlu katkı olacak daha ne varsa, hiçbirinde, hiçbir olumlu katkısı yoktur.

Eeeeeeeee! Ne böbürlenip duruyoruz? Böyle bir ülkeyi kim takar? Kim iyi ülke olarak nitelendirir?

ÇÖZÜM: Tekrar ATATÜRK yoluna dönmek, çağa uyum sağlamak, eğitimde Finlandiya’yı örnek almak, gericilikle mücadele etmek, düşünce özgürlüğünü şahlandırmak, üniversite özerkliğini sağlamak vb….

********

Torunlarınızı çok sevdiğinizden eminim. Torunlarınızın ileride çağ ile çelişkili yaşayacağı değil, uyumlu yaşayacağı bir eğitim sistemi kurun

********

1923-1938 ARASI 15 YILLIK ATATÜRK DÖNEMİ VE SON 15 YIL KARŞILAŞTIRMASI

ATATÜRK; 15 yılda, 12 milyon harp sakatı, şehit karısı, yaşlı ve çocuktan oluşan, okuma yazma bilmez 8-10 milyon nüfuslu Türkiye’de, tam 62 fabrika kurmuştur. Örneğin Şeker fabrikası, dokuma fabrikası (Sümerbank), Etibank ve diğerleri…

İngilizlerin teşvikiyle başlayan Şeyh Sayit isyanının sıfırlamıştır.

Her köyde ilkokul açmış ve donatmıştır. 3 ay gibi kısa bir sürede, eski Arap yazısını ve takvimini, yeni Türkçe yazısına ve takvimine dönüştürmüştür.

1981 YÖK ucubesine kadar, Türkiye’yi pırıl pırıl aydınlatan özerk ve özgür Üniversitelere kavuşturmuştur.

Dünya kadını horlarken, kadınlara tüm özgürlüğünü ve erkekten daha üstünlüğünü garanti altına almıştır.

Köylüyü milletin efendisi yapmıştır.

Sanatı ve sanatçıyı, o günkü imkanlarla baş tacı etmiştir.

Çarşaf, peçe, şalvar, sarık, fes, çarık gibi ilkel giysilerle dolaşan halkı, çağdaş giysilerle donatmıştır.

FETÖ ve benzeri asalakları üreten gerici tekke, zaviye ve türbeleri kapatıp, yerine çağın en ileri eğitim sistemini kurmuştur.

Kazma, kürek, balyoz gibi en ilkel teknolojilerle tüneller açarak doğuya trenlerin gitmesini sağlamıştır.

Uçak üretimini gerçekleştirmiştir.

Frengi, çiçek, sıtma, verem ve daha birçok hastalıkla becelleşen Türk halkı için, sağlık seferberliğine girişmiştir.

Amansızca savaştığı ve yendiği tüm ülkelerle dostluk bağları kurmuş, onların dostluğunu kazanarak Türk halkına yurtta barışı dünyada barışı yaşatmıştır.

Daha neler neler yaptığını sıralamaya sayfalar, defterler, kitaplar, ciltler sığmaz.

Halkın vergi verme gücü olmadığı için, tüm eserlerini yalnızca 1-15 milyon liralık Türkiye bütçesiyle gerçekleştirmiştir.

Son 15 yılda ileri teknoloji, katrilyonluk bütçe, 80 milyon okuma yazma bilen, üniversite mezunu olan nüfus, 400 milyar dolar dış borç ile yapılanlardan aklımda kalanlar şunlardır:

Türkiye’nin hemen her yerine ulaşan duble yollar ve duble tüneller.
Asya’yı Avrupa’ya bağlayan tüp geçitler ve üçüncü boğaz köprüsü.
Osman Gazi Körfez köprüsü
İnsansız hava araçları.
Her şehre hava alanı.
Hemen her ilde adalet sarayları.
Dağınık ve verimsiz salık kuruluşlarının bütünleştirilmesi ve verimliliğinin artırılması.
Önemli İktisadi devlet teşekküllerinin özelleştirilmesi ve satış gelirlerinin bütçeye devredilmesi.
Güneydoğu ve PKK sorunu çözümünün yılan hikayesine dönmesi ve hemen her gün yeni şehitler verilmesi.
Üniversite özerkliğinin sıfırlanması.
Basın özgürlüğünün sıfırlanması.
Düşünce ve fikir özgürlüğünün kısıtlanması.
Adalet sistemine güvenin aşırı ölçüde yıpratılması.
İlk ve orta öğretim sisteminde gerici müfredat ve unsurlara ağırlık verilmesi.
Önemli devletlerle örtülü savaş ortamı haline gelinmesi
Olağanüstü hal yönetiminin kalıcı hale gelmesi.

Hayır hayır, olumsuzluklar yazmaya başladığımı fark ettim. Artık gerisini de siz yazın. Yandaş basın gibi taraflı yazar duruma gelmek istemiyorum.

********

96 yıl önce bugün Yunan ordusu, yenilip Eskişehir’e doğru kaçarken,yolu üzerindeki dedemin ve ailesinin köyünü yakmış, tüm evleri kül etmişti,

*********

PAZARLAMANIN TANIMI

Malların, hizmetlerin, düşüncelerin, kişilerin, politikacıların, örgütlerin ve yerlerin; yaratılmasını, fiyatlandırılmasını, değişimini, dağıtımını ve satış çabalarını, tüketicileri doyuma ulaştıracak biçimde, planlama ve uygulama sürecine, PAZARLAMA denir

******

Tüm pazarların ihtiyacını karşılayacak kadar büyük bir işletme olamaz.Bu nedenle, işletmelerin önce, hitap edeceği bir pazar seçmesi gerekir

********

ÇEVREYE UYUM GÖSTERME YETENEĞİNE ZEKA DENİR

İster insan, ister aile, ister işletme, ister başka kurum, ister devlet olsun, her birimin bir çevresi vardır. Herhangi bir sistemin çevresi, sistemi olumlu veya olumsuz yönde etkiler. Birimler, çevreleriyle olumlu ilişkiler kurmak zorundadır.

Devletlerin dış saldırıya, anarşi ve terör olaylarına uğramamaları için; iç çevrenin, uluslararası çevrenin, bilimsel ve sanat çevrelerinin gereksinmelerini karşılayabilmesi ve bu çevrelerle olumlu etkileşimde bulunmaları gerekir

********

Dünya çapında ya da dünyanın büyük bir kısmında faaliyet gösteren ÇOKULUSLU işletmelerin, milliyeti yoktur. Coca-Cola, IBM, McDonald’s vb.

******

Askeri Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, “Darbeden sonra ihraç edilmeyen 187 general, o gece ne yaptı? Neden darbeye karşı koymadı?” MŞ: Sahi ya!

*******

Android mobil işletim sisteminin yeni nesil sürümü olan Android O (Android Oreo), Google tarafından resmi olarak dağıtılmaya başlanmıştır

*******

Hani ömrünün yaklaşık üçte ikisi gerçek aşkı arayarak geçer; günün birinde bulursun; yaşanmamış, boşuna geçmiş günlerine acırsın ya! İşte öyle

********

Dünyanın aydın gençleri “Vicdani Red” talep ediyor. Savaşa karşılar. Bu nedenle işsizlerden, mahkumlardan profesyonel ordu yoluna gidiliyor

********

Türkiye’deki yöneticiler, peygambermiş gibi aklına gelen deneyden geçirilmemiş fikirleri vahiy sanıyor. Hemen uygulamaya koyuyor. Sonuç malum!Formun Üstü

*******

İstanbul’da gökdelen konutlar üretip abartılı reklamlarla satanların kendileri,şehir dışında yere yakın geniş alanlarda ikamet ediyor. Neden?

*******

Bu yıl da okullarda, fakültelerde, enstitülerde, birileri stoğundaki bayat söylemleri tekrarlayacak, öğrenciler de anlıyormuş gibi rol kesecek

********

FACEBOOK PAYLAŞIMI (34)

Türkiye’ye dışarıdan, dünyaya içeriden bakmayalı, 6 ay oldu.15 gün, İspanya ve Portekiz’de olacağım. İçten sevgi ve saygılarımla HOŞÇA KALIN

*********

Şükür, sağ salim ülkeme döndüm. 17 gün önce giderken VAZİYET VAHİM, ancak TEHLİKE yoktu. TV bülbüllerini dinleyince, ortalık güllük güneşlik

********

Okullarda okutulan tarih derslerinin % 95’i Savaştır. Sürekli savaş yüklenen Türk halkının beyinleri, ne yapılırsa yapılsın barışı bulamıyor

********

AB; ABD ve diğer tüm dünya insanları, artık bunaldı; bunalımın son sınırına gelmek üzere! Bir merhamete ve sevgiye ihtiyacı var

********

Organizmanın hissettiği eksikliğe İHTİYAÇ (NEED) denir. Bilgi açısından bomboş olan insanlar eksikliğini KİBİR ve GURURLA gidermeye çalışır

********

Ailede, işletmede, kısacası he hangi bir yerde, insana, “DEĞERLİ” olduğunu hissettirirseniz, o insan, sistemin önemli ve üretken bir parçası

********

İSRAF/MASRAF/MALİYET/FİYAT/TALEP/GELİR/YOKSULLK/MUTLULUK İLİŞKİSİ

Ömür, doğa, sermaye, mal, emek veya parayı gereksiz yere tüketmeye, harcamaya veya bomboş bekletmeye İSRAF denir.

Boşuna harcanan, boşuna tüketilen ve boş bekleyen ne varsa, israftır. İsraf masraftır. Masraf maliyet artışıdır. Maliyet artışı fiyat artışıdır. Fiyat artışı talep azalışıdır. Talep azalışı gelir azalışıdır. Gelir azalışı yoksulluktur. Yoksulluk mutsuzluktur. Mutsuzluk felakettir.

*********

CUMHURAŞKANLIĞI DANIŞMANLARINA ÇOK BASİT BİR EKONOMİ YASASINI ANIMSATMA

Ekonomi = Tasarruf

Gelirin tüketilmeyen kısmı = Tasarruf

Geliri yüksek olanlar, daha çok tasarruf eder.

Geliri düşük olanlar tasarruf edemez.

Geliri düşük olandan alınan dolaylı vergiler tasarruftur.

Devlet aldığı vergileri, ekonomiyi büyütmek için verimli kullanırsa işsizlik azalır, israf ederse işsizlik çoğalır.

Bankalar, faiz vadederek tasarrufları toplar ve biraz daha fazla faizle yatırımcılara verir.

Devlet ve halk tasarruf etmiyorsa, bankalar tasarruf toplamak için faiz oranını yükseltir.

Devlet ve halk tasarruf ediyorsa faiz oranı düşer.

İşsizliği azaltmak için yatırım şarttır.

Yatırım için tasarruf şarttır.

Yatırım için yurt içi tasarruf kafi gelmiyorsa, yurt dışındaki bankalardan çok yüksek faizle kaynak sağlanır

Vatandaşların üretiminin bir kısmı yabancı bankalara aktarılmış olur.

SÖZÜN ÖZÜ: FAİZE İLİŞKİN EKONOMİ YASASI, TIPKI YER ÇEKİMİ YASASI GİBİ ARZUYA GÖRE DEĞİŞTİRİLEMEZ. TASARRUF ÇOK İSRAF AZSA FAİZ DÜŞER; TASARRTUF AZ İSRAF ÇOKSA FAİZ YÜKSELİR

********

TÜRK EKONOMİSİNDE ŞU 4 TEMEL SORUNUN YANITINI, HER İKTİDAR FARKLI VERİR

  • Neler üretilecektir?
  • Nasıl (Yani, hangi teknolojiyle) üretilecektir?
  • Kimler için üretilecektir?
  • Mal, hizmet ve bilgi üretiminden elde edilecek gelir nasıl paylaşılacaktır?

********

SORU: Hangisi işlevdir?

Elma

Bıçak

İnsan eli

Elma soyma bilgisi

Elmanın kabuğunu soyma

********

NÜFUS SIRALAMASINDA İLK 5 ÜLKE

1 Çin 1,412 milyar

2 Hindistan 1,301 milyar

3 Amerika Birleşik Devletleri 325 milyon

4 Endonezya 259 milyon

Güncel dünya nüfusu, 6.931.075.597 kişidir. Yaklaşık 7 milyar dünya insanının bilinci (zihni), algılaması, düşünmesi, zekası ya da kısaca kafası, Türkiye halkı gibi mi çalışır?

*******

Şiddetin, zarar vermenin, saldırganlığın olmadığı bilinç tutumuna, SEVECENLİK denir.Sevecenler,acıları alır ancak, acıların altında ezilmez

********

İnsanları; kibir, gurur, öfke ve nefretin yıkıcı etkilerinden koruyan tek sığınak, SABIR ve HOŞGÖRÜDÜR. Türk halkı, ne zalimleri tarihe gömmüştür

********

FIKRA

Bir büyük holdingin yönetim kurulu başkanı, kim holdingin kaynak sorununa en iyi çözüm önerisi sunarsa, onu çok yüksek maaşla danışman tayin edeceğini duyurmuş. Uyanık bir holding çalışanı, randevu almış ve uygun bir zamanda başkanına önerisini sunmuş;

“Efendim, para sorunumuzu giderecek bir önerim var.”

“Söyle bakalım nedir.”

“Halka, kasamıza 1 altın teslim edene 1 yıl sonra 2 altın vereceğimizi ilan edelim.”

“Eeee… 1 yıl sonra 2 altını nasıl halka geri ödeyeceğiz?”

“Ödemeyeceğiz ki! Bu kez 2 altınını 1 yıl daha kasamızda bekletene, 4 altın vermeyi vadedeceğiz ve her yıl kazançlarının iki katını önererek, ümit pazarlaması yapacağız.”

Öneri, başkanın çok hoşuna gitmiş ve çalışanını, 25 bin lira net maaşla danışman tayin etmiş

*********

MŞ SINAV SORUSU: Trenin vagonları METAL YORGUNLUĞUNA uğrarsa, lokomotifi de metal yorgunluğuna uğrar mı uğramaz mı? Nedenleriyle açıklayınız

********

İnsanda iki zaman vardır. Ana rahmi, büyüme ve olgunlaşma zamanı; (2) Bilincinin işlediği zaman. Türklerde bilinç işlemez, işgal edilmiştir

*******

Nerede misafir edilirse edilsin, ne ikram edilirse edilsin, insan kendi evini özler, donanımı nasıl olursa olsun ancak kendi evinde dinlenir

*********

TÜRK İNSANI HANGİ IŞIĞA ÖNCELİK VERİR

Ay ışığı

Güneş ışğı

Yıldız ışığı

Sokak ışığı

Aşk ışığı

Peygamber ışığı

Sünnet ışığı

Şeyh ışığı

Evliya ışığı

Lider ışığı

Mum ışığı

Kuran ışığı

Bilim ışığı

Kültür ışığı

Sanat ışığı

İçe doğuş ışığı

Çıkar ışığı

Makam ve mevki ışığı

Tünelin ucundaki ışık

Ümit ışığı

*********

ANIMSAYABİLEN ÖĞRENCİLERİM LÜTFEN YORUM YAPAR MI?

20 yıl önce, derslerimde, “İnsanlar kendi ana diliyle bütün insanlarla konuşabilecek, yabancı dil sorunu kalmayacak” demiştim.

GOOGLE, Türkçe dahil 48 dil için simultane (eş zamanlı çeviri) iletişim sağlayan bir yapay zekayı, oldukça düşük bir fiyatla dünya pazarına sunmuştur. Pek yakında Türkiye’ye de gelecektir.

Küçücük bir cihazı elinizle kulak deliklerinden birisine yavaşça iliştirmek, her dilde iletişim için yeterlidir. Türkçe konuşmanız, iletişimde bulunduğunuz kişiye anında onun dilinde tercüme ediliyor, o kişinin söylediği de size, aynı anda sizin dilinizle tercüme ediliyor. Tıpkı akıllı telefonla konuşur gibi konuşuyorsunuz

*******

2000 YILINDA DERS NOTLARIMDA VE DERSLERİMDE DEĞİNDİĞİM KONULAR BUGÜN GÜNDEMDE

Yapay zeka, insan gibi düşünen sistemler, insan gibi davranan sistemler, zeki bilgisayarlar, robotik, doğal arabirimler, yapay sinir ağları, bulanık mantık, sanal gerçeklik, genetik algoritmalar, melez sistemler, düşünen bilgisayarlar, akıllı evler, dijital cüzdan, cisimlerin içini ve arkasını gören kamera, sanal bellek, sanal düşünür, akıllı yazılım, sesi yazıya yazıyı sese dönüştüren sistemler, anında sesli çeviri, yapay duyular, yapa deri, yapay göz, yapay burun, yapay dil, yapay kulak, CRM…..

KAYNAK: Mehmet ŞAHİN, “Yönetim Bilgi Sistemi”, 2007, Sayfa;334-353. Anadolu Üniversitesi, İİBF.

NOT: Amacım övünmek değil, savunduğum fikirlere inandırıcılık sağlamaktır

********

İleri devlet yöneticileri, Türk devlet yöneticilerine, “Daha çok, yol, hava alanı, köprü yapın, oralar için çok üretip çok satarız” diyormuş

********

İleri ülkelerde eğitim anlayışı: İnsana insanlığı ve güncel bilgiyi öğretmek

Türkiye’de eğitim anlayışı: Gerici militan yetiştirmek

*******

75 yıllık ömrümde, Türk insanının, hep kuvvetli görünenin taraftarı olduğuna; kuvvetli değiştikçe taraf değiştirdiğine, en yakın tanık oldum

*******

AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİ SİZCE DAHA DOĞRUDUR?

  • Aşk, ulaşılmazı arzulamaktır
  • Aşk, insanın kendisini aramasıdır
  • Aşk, alma değil verme duygusudur
  • Aşk karşılıklı verme ve alma isteğidir
  • Aşk, Aşık olunan için canını bile verme özverisidir
  • Aşık, gönüldeki boşluğu doldurma isteğidir
  • Aşk, bir varlıktaki güzelliklerle yaşama isteidir
  • Aşk, iki ayrı kişilik çemberinin kesişmesi ve en büyük arakesiti oluşturmasıdır
  • Aşk, bencilliğin bittiği duygudur
  •  Aşk, acı çekmek ve bu acıdın tadına varmaktır
  •  Aşk, karşılıklı mutluluk duymaktır
  •  Aşk, evleninceye kadar haz veren, evlendikten sonra giderek tükenen bir duygudur
  •  Aşk, gerçekte olmayan, ancak insanın varmış gibi oyalandığı bir yalandır
  •  MŞ’nin aşk konusundaki bütün seçenekleri saçmadır

********

İÇİNDE YAŞANILAN İLETİŞİM, BİLGİ VE UZAY ÇAĞINDA DÜNYA, BİR KÖY HALİNE GELMİŞTİR

ABD dış işleri bakanı, sahip olduğu imkanlarla, isterse dünyanın en uzak yerine, fiziksel olarak, 24 saat içinde konfor içinde gidip gelebilir.

Köyde yaşamış olanlar iyi bilir; köyde köy halkının sanki birbirine rakipmiş gibi gördüğü iki ağa bulunur. Köyün yarısı bir ağanın, diğer yarısı da diğer ağanın taraftarıdır. Ağalar, taraftarlarını aç ve susuz bırakmaz ancak, fazla doyurarak şımartmak da istemez.

Ağalar, köy halkının kolay kolay anlayamayacağı usul ve yöntemlerle, köydeki çıkarlarını dengeleyerek, servetlerine servet katarak yaşar giderler. Köyün kaynakları, iki ağa arasındaki gizli uyuma göre yönetilir. Bazı uyanık köylüler, durumu çakar ve köy halkını aydınlatma girişiminde bulunursa, başlarına gelmedik bela kalmaz.

MŞ: DÜNYA KÖYÜNDEKİ AĞALARIN KİM OLDUĞUNU SİZ TAHMİN EDİN LÜTFEN

********

Her insanın, ailenin, şirketin, iktidarın ve devletin önüne, mutlaka bir fırsat çıkar. Fırsat algılanıp değerlendirilirse ne ala, fırsat kaçırılırsa, pişmanlık

********

ÖLÜM

İnsan, hayvan, mantar, bitki, mikrop, bakteri ve benzeri canlı varlık faaliyetinin, bir daha geri gelmeyecek şekilde son bulmasına, ÖLÜM denir.

62 yıl aynı yastığa baş koymuş, birlikte acı ve tatlı günler geçirmiş olan eniştemin fiziği dün toprağa verildi. Ablama sağ, enişteme ölü denebilir mi?

********

Her devlet, kendi milli çıkarları için mücadele eder.

SORU: Sizce devletimiz, “ÜMMET” için mi, milli çıkarlarımız için mi mücadele etmiştir

*******

1960,1971,1980,1997,2001,2016 darbe, kriz ve terörün arkasında ABD’nin olduğu, olayın üzerinden 15 yıl geçince kesin olarak anlaşılmıştır. 10-15 yıl sonra bugünkü krizin de arkasında ABD’nin olduğunu anlayacağız

*******

İnsanın fiziği, ruhundan ayrı değildir. Ancak, ruhu görmek mümkün değildir. Donanım yazılımdan ayrı değildir. Ancak yazılımı görmek mümkün değildir

*******

İşletmecilikte, 3 tür bilgiye gereksinme vardır:

Uzağı görme (vizyon) ve stratejik yönetim bilgisi

Denetim (kontrol) bilgisi

İşlem bilgisi

********

Türk eğitim ve yönetiminin işletim sistemi, bir kuşun beynine takılsa, kuş geri geri uçmaya başlar. Aslında, halkımız da geri geri gider oldu

***********

İNSANA YATIRIM (BEŞERİ SERMAYE)

İnsana yapılan yatırım, ülkenin gelecekteki güvenliğine ve esenliğine selametine) yapılan en öncelikli ve en hayati yatırımdır.

Başta ABD, Japonya, Finlandiya, İngiltere, Almanya, Fransa olmak üzere tüm ülkeler, bugünkü üstünlüklerini, insana yaptıkları yatırımdan ve bu yatırımlarından elde ettikleri verim ve kaliteden elde etmişlerdir.

Türkiye, eğitim adı altında insana yaptığı devasa yatırımdan, ne yazık ki verim ve kalite elde edememektedir. Eğitim sistemi, sisteme giren hemen herkesi, diploma sahibi yapmakta ancak, diplomalar sahiplerine hiçbir meziyet ya da üstünlük vermemektedir. Örneğin, diploma sahipleri, okudukları ve sınıf geçtikleri matematikten, fizikten, kimyadan, Türkçeden, yabancı dilden ve diğerlerinden hiçbir pratik yarar elde edemiyor. Başka değişle, mezunlar, kendilerine yapılan yatırımdan bir fayda, bir verim ve bir kalite sağlayamamaktadırlar

*********

Soyadı eşek olan birinin karısı, sürekli değiştirmesini istermiş.Mahkemede değiştirerek karısına koşup “değiştirdim” demiş

“Ne oldu?”

“SIPA”

*******

YAŞLILAR KAŞINI ÇATTI GENÇLER ALKIŞLADI

11 EKİM 2017 saat 17:00’de, tıka basa dolu bir belediye otobüsüne, tıka basa ben de bindim. Bazı gençler ve öğrenciler oturdukları koltukta uyur numarası yapıyor, bazıları akıllı telefonlarını karıştırıyor, bazıları da ellerindeki bir kitabı okur görünüyorlardı.

Önden bir yaşlı adam, yüksek sesle;

“Gençler, yaşlı ve kadınlar ayakta giderken siz oturmaya utanmıyor musunuz, bu ne saygısızlık?” diye bağırdı.

Ben de otobüsün ortasından daha yüksek bir sesle:

“Biz yaşlılar, öğrencilerin ve gençlerin giyimini, kuşamını, tıraşını, müziğini, neşesini, şakasını beğeniyor, onlara sevgi duyup hoş karşılıyor muyuz ki, onlardan saygı ve yer göstermelerini bekliyoruz?” diye bağırdım.

Yaşlılar kaşlarını çatarken, gençler beni alkışladı. Ben ilk durakta otobüsten indim. Gideceğim yere taksiyle gittim.

*******

Kendinizi ve sevginizi ifade etmenin, işinizi yapmanızın kesinlikle daha iyi bir yolu vardır. Daha iyinin de aha iyisi vardır. Fark yaratarak değerinizi artırınız

********

Reklamın amacıyla gerçeğin uyuşmazlığı, apaçıktır. Buna rağmen, tüketicilerin bu yapaylığa aldırmazlığı, yalancılara motivasyon sağlar

********

Girişimcinin temel amacı, kârdır

Emeğin temel amacı, ücrettir

Arsa, ev, arazi sahibinin temel amacı, ranttır

Sermayedarın temel amacı, faizdir

********

Kuruluş aşamasındaki işletmeye, proje denir. İşletmecilikte kuruluş aşamasındaki işletme ile yatırım projesi arasında bir anlam farkı yoktur

*******

“Deki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp düşünürler.” (Zümer Suesi-9)

SORGULAMA:

Bilenler pozitif bilim sahipleri midir?

Bilenler ilahiyatçı bilim sahipleri midir?

Bilenler sanatçılar mıdır?

Bilenler felsefeciler midir?

Bilenler irfan sahipleri midir?

Bilenler kendi aklını kullananlar mıdır?

Bilenler mantıklı düşünenler midir?

Bilenler politikacılar mıdır?

MŞ RİCASI: Bilmeyenlere örnek veriniz lütfen

*********

Sudi Arabistan, uluslararası resmi işlerde HİCRİ takvim yerine Batının ve bizim kullandığımız MİLAT takvimine geçti. Yüce Atatürk haklıydı

*******

Kendin için planlar yapmakla meşgulken, yakın ve uzak çevrelerin de senin için  planlar yapmakta olduğunun bilincinde olursan, ölçülü olursun

*******

Aynı geçmişi tekrar yaşamak istemiyorsanız, sorgulayıp anlam çıkarttıktan sonra, kesinlikle onu artık arkanızda bırakıp yolunuza devam ediniz

*******

“Kadınla tokalaşmak, ateş tutmaktan daha korkunç.” Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mustafa Talha Gönüllü

Rektörlüğü bırak Cehennemde zebani ol

********

Felsefedeki güzel, çirkin, iyi, kötü, kavramlarında olduğu gibi nokta, doğru, düzlem kavramlarının da tanımı yoktur. Kavramlar. Görecelidir

********

ÖZDEYİŞ: OSMANLININ YASAĞI 3 GÜN SÜRER

UYARLAMA DEYİŞ: TÜRKİYE’NİN YASAĞI DA 3 GÜN SÜRER

4 yıl önce yasaklanan, kapatılan ve mühürlenen bir maden kaçak olarak işletilmiş ve dün çöküntü altında kalan 7 zavallı yoksul işçi katledilmiş.

EN BAŞTA GELEN SORUMLU VALİDİR. Nedeni, hiç değişmeyen şu yönetim ilkesidir: “Yetki devredilebilir, ancak sorumluluk asla devredilemez.”

Madem ki yasak konuldu, yasağa uyulup uyulmadığı kontrol edilmeliydi. Baş sorumlu validir. Sonra gelenler, en aşağıya kadar müteselsil sorumludur. Vali ve diğerleri ek tek sorgulanıp ayrım gözetilmeden cezalandırılmalıdır. Öncelikle yasağa uyulup uyulmadığını sık sık denetlemeyen vali, derhal açığa alınmalıdır.

Allah acil şifa versin, Sayın Baykal’ın sağlığına verilen devlet önemi, 7 yoksulun yitirdiği yaşamına da verilmelidir

********

Dünya, doğumdan ölüme gitmeyi sağlayan aşılması zor engellerle dolu bir köprüdür. Şu anda bazıları köprünün başında, ortasında veya sonundadır

********

HEP HAKLI ÇIKAN ATASÖZLERİNE ÖRNEKLER:

“Besle kargayı oysun gözünü”

“Kendim ettim kendim buldum”

“Yalan, gerçeği gizleyen örtüdür, güvenme”

*******

Kaynakların etkin, verimli, etkili ve üretken kullanılmasını sağlayanlara, İYİ YÖNETİCİ; kaynakları israf edenlere ise, KÖTÜ YÖNETİCİ denir

******

PROGRAMLAMADA NESNE

İşletim sistemindeki zaman verilerinin saklanması için oluşturulmuş özel birime, NESNE denir.

Çevremizdeki tüm nesnelerde, ilahi kayıt birimleri (chip) vardır. Bu ilahi birimler (minik parçalar), tıpkı asayiş ve trafik kameraları gibi tüm eylem ve oluşları, anı anına kaydeder.

Tek tek her insanın eylem ve edişleri, anı anına kaydedildiği için, insanlar yaptıklarından ve yapmadıklarından sorumludur

*******

ETİ KURUMLARININ KURUCUSU FİRUZ KANATLI’NIN EBEDİ DÜNYAYA GÖÇ ETTİĞİNİ ÖĞRENDİM

Allah rahmet eylesin. 1984’de rahmetlinin makam odasında, tam üç saat, Organize Sanayi Sitesindeki Eti Makinaya “Bilgisayar Destekli Yönetim Bilgi Sistemi” kurmanın gerekliliği ve Eti’ye sağlayacağı yarar konusunda tartışmış ve sonunda ikna etmiştim. Oldukça yüksek bir tutarla anlaşmış ve Anadolu Üniversitesi İİBF öğretim üyelerinden seçtiğim bir takımla projeyi gerçekleştirmiştik

Pek çok insana istihdam sağlamıştı. Allah gani gani rahmet eylesin!

.

**********

Lidere aşık olan kişi, lidere doğru koşup onun her sözünü emir anlar ve emri harfiyen yerine getirirse, artık kendisi olarak kalmaz, tükenir

**********

İşletmelerde üretim, pazarlama, insan kaynakları, muhasebe, araştırma ve benzeri işletme işlevleri, finansman

(yeterli para) olmadıkça bir anlam taşımaz

“Bir Hint Atasözünde denir ki: ‘EĞER BİRİLERİ OTURDUĞU KOLTUKTAN KALKMAKTA SIKINTI YAŞIYORSA KESİNLİKLE ALTINI KİRLETMİŞTİR'” B.Arınç

 *************

  • Bilançonun pasif tarafındaki oto finansman kaynakları şunlardır:
  • Dağıtılmamış kârlar
  • Yasal yedekler
  • Diğer yedekler
  • Karşılıklar
  • Amortismanlar

***********

Hayat, ancak bir kez oynana bir kumardır. Sağlam kozunuz yokken blöf yapar yenilirseniz. Artık bir daha oynayamazsınız. Kozlarınızı sağlamlaştırın

*********

KAPASİTE TÜRLERİ

Teorik

Pratik

Fiili

Atıl

Kıvamlı (optimum)

ATIL KAPASİTE, PRATİK KAPASİTENİN KULLANILMAYAN KISMIDIR. Türkiye’de oranı yüksek

**********

Sanat eserlerindeki insan vücudu tasvirleri, üretildikleri toplumun dini ve siyasi atmosferini yansıtır. Türkiye atmosferi, hala kara kıştır

***********

Başarılı filozof ve devlet adamları, aynı zamanda iyi birer matematikçidir. Denklem kurabildikleri için, iş, işlem ve kararları dengelidir

**********

Manzara ve portre resimlerinin dışında, çeşitli cansız nesneleri bir araya getirerek oluşturulan kompozisyon resim türüne NATÜRMORT denir

**********

Evrende ne varsa, zıttı ile vardır. Ancak, zıtları aynı anda görmek mümkün değildir. Gece/gündüz, madde/anti madde, bu dünya/öteki dünya gibi

*******

1994’ten beri Sayın Lider Recep Tayyip Erdoğan’ı, söylemleriyle ve eylemleriyle izlerim. Bütün olumsuzlukları lehine çevirmesini başarmıştır

*******

Yalan (sanal) dünyada var zannedilen hangi maddi değer varsa, hepsi bir gün yok oluverir. Rahmetli Babamın sahip olduğu hiçbir nesne bugün yok

********

Yurt dışındaki hızlı trenlerde yolculuk yapan biri olarak öneriyorum: Türkiye’deki yüksek hızlı trenin adı, biraz hızlı tren olarak değiştirilmelidir

*********

Size göre de Türk halkı, genel olarak, önüne çıkan her yeni yola adım atmaktan çekinir ve tanımadığı insanlara endişe ile bakar

********

SORU: “Evrim” sözcüğünden “Evrilmek” fiili türetildiğine göre, “Devrim” sözcüğünden de “Devrilmek” fiili türetilebilir mi?

********

FELSEFEDE “İYİ” KAVRAMI


İYİ, ahlak felsefesinin temel kavramıdır. İyi; insana, çevreye, topluma ve insanlığa yararlı olan olumlu (pozitif) iş, işlem, oluş, oluşturma ve davranışlardır.

Kötü ise; insana, çevreye, topluma ve insanlığa zararlı olan olumsuz (negatif) iş, işleyiş, işlem, oluş, oluşturma ve davranışlardır

*********

Din görevlileri, iş verenlere, “Verdikleri işte iş kazasından bir işçi ölürse, o işten kazanılan gelirin HARAM” olduğunu sık sık söylemelidir

********

UZUN DÖNEMDEKİ koşuların gerekleri öngörülmeden alınan kısa dönemli yapısal kararların tümü yanlıştır. Örneğin, İstanbul kararları yanlıştır

*********

Kendi işkembesinden attığı fikirlerle fikirlerimi çürütmeye çalışanlara, “1′ karekökünü sorarım. Yüzüme bön bön bakarsa tartışmayı bitiririm

*********

İster devlet yöneticisi, ister özel kesim yöneticisi olsun, yüzü ve gözleri rol icabı değil, gerçekten gülüyorsa, işler iyi gidiyor demektir

********

Üç ayaklı düzlem, kolay kolay yıkılmaz. Bilimsel tabanı, politik tabanı ve ekonomik tabanı sağlam olan insanlar da kolay kolay yıkılmaz

********

MŞ’in kendi kendisine ricası: Bugün çok oldu. Lütfen paylaşımlarına biraz ara ver. Paydaşlarını sıkabilirsin. Yarın yazabilirsin

*********

Temel sorun enerjidir. Türkiye halkı, yetersiz enerjisiyle havanda su döver. Gelişmiş ülke insanları enerjisini, yaratıcı etkileşime harcar

*********

İnsanlar yeryüzünde görünmeye başladığı zaman aile, ekonomi ve devlet yoktu. Tüm kurumlar, insan aklından ve ihtiyaçlarından kaynaklanmıştır

*********

İnsanların gereksinmesini karşılamak amacıyla, üretim faktörlerini mal, hizmet veya bilgiye dönüştüren ekonomik birimlere, işletme denir.

********

Stoklar artıyorsa ve acil paraya ihtiyaç varsa, fiyat düşürülür ve satışlar artar.Son dönemde konut satışlarının çok artmasının nedeni budur

*******

ÖNCESİZLİK, ŞİMDİSİZLİK VE SONRASIZLIK kavramlarını sorgulayınız. Yaşamınızı, bulduğunuz akılcı ve mantıklı yanıtlarınıza göre düzenleyiniz

*********

Gerçek sanatçı, eserlerinin insanları eğlendirmesini istemez. İnsanları daha yüce düşüncelere, daha iyiye ve daha güzele götürmesini amaçlar

*********

EKONOMİ BİLİMİ

Ekonomi danışmanlarının söylemleri, kafanızı karıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Ekonomi bilimi, temel ekonomik değişkenlerin birbiriyle ilişkilerini dengeleme bilimidir.

Değişkenlerden birisi temel amaç olarak belirlenirse, diğer değişkenler o amacın koşulları olur.

SORU: Türk ekonomisinin temel amacının hangisi olduğuna inanıyorsunuz?

Büyüme oranını artırma

İstihdam oranını yükseltme

Enflasyonu düşürme

Gelir dağılımını iyileştirme

Faiz oranlarını düşürme

Fiyat istikrarını sağlama

NOT: Ekonomik planlamada birden çok temel amaç olmaz, yalnızca bir tek temel amaç olur. Diğer bütün değişkenler, temel amacın koşulları olur

*********

Cumhuriyet kültürünü insafsızca tüketilme sürecine tabi tutanlar, şehirlerin çağ dışılığından şikayetçi olmaya başladılar. Allah’ım büyüksün

*********

80’li yıllarda, diktatör Kenan evren, ne isterse o istek hemen olurdu. Din dahil her konuyu en iyi bildiğine inanmıştı. Müebbetli iken öldü

********

Yakın gelecekte, halkın tercihi ile seçilecek yeni belediye başkanlarının, sürelerini doldurmadan önce istifa ettirilme olasılığı yüzde kaçtır?

********

İslam Birliğine bağlı 57 İslam ülkesinin toplam ihracatı, Almanya ihracatından küçüktür. İslam dini doğru olduğuna göre, uygulanışı yanlıştır

*********

25 KARISI VE 43 ÇOCUĞU OLAN ABDÜLMECİD OAMANLININ SON 4 PADİŞAHININ BABASIDIR

Yaklaşık 150 yıl önce ölen Abdülmecid; IV. Murat, II. Abdülhamid, V. Mehmet Reşat ve VI. Mehmet Vahdettin’in babasıdır.

IV. Murat’ın 10 eşi, II Abdülhamid’in 17 eşi, V. Mehmet Reşat’ın 5 eşi ve VI Mehmet Vahdettin’in 5 eşi vardı.

İdam Fermanı verdiği Mustafa Kemal, 1921’de 22 gün 22 gece Sakarya Meydan Muharebesi yaparken, VI. Mehmet Vahdettin, kendi zevkinin peşinde koşarak, 17 yaşında bir kızla evleniyordu.

YORUMSUZ

********

Abdülmecit,1861‘de 38 yaşında tüberkülozdan vefat etti. Bu gök kubbe altında hiçbir giz, gizli kalmaz, zamanı gelince ortaya çıkar. Çıkmalıdır da!

************

Doğruluğu veya yanlışlığı kanıtlanamayan fikirlere, VARSAYIM denir. “Herkes MÜSLÜMAN olsa, Türkiye’ye barış gelir” inancı, bir varsayımdır

*******

Sanatın en belirgin özelliği, SINIR TANIMAZLIKTIR. Güncel “Eylem Sanatı”, “Video Sanatı”,  “Postmodern Sanat” ve diğerleri tam özgürlük ister

*******

Kitap okumayan Türklerin beynindeki milyarlarca bellek ve yedek bellek, hiç kullanılmadan bomboş beklemekte ve sonunda mezara gitmektedir

*********

MŞ Sınav Sorusu: Ak denizi Türk gölü yapan ve Viyana’yı 2 kez kuşatan Osmanlı,  Amerika’yı niçin keşfedemedi?

Yoruma 100, hakarete 50 puan

*******

Türk özel ve kamu yöneticileri, Türklerin ve Müslümanların en üstün olduğuna değil, gerçeklerle daha çok yüzleşmeye odaklanmalıdır

********

Yapmak yavaş, yıkmak anlıktır. Kurumları kurmak uzun süre, yıkmak ise, içgüdüyle alınan bir anlık kararla olur

*********

PAZARLARDA TEKEL KURMA AMAÇLI YASAL OLMAYAN BİRLEŞMELER

 Gizli birleşmelerin en çok görülen iki türü vardır:

  • Centilmenlik anlaşması
  • Kartellerdir

Centilmenlik anlaşması yapan işletmeler, rekabeti ortadan kaldırmak veya rekabeti kendi çıkarlarına değiştirmek için, gizlice birleşirler. Bu birleşmenin hiçbir yasal dayanağı olmaması, yalnızca karşılıklı olarak verilen sözlere dayanması en büyük özelliğidir.

Karteller, pazarı denetimleri altına alabilen ve pazarı etkileyebilen dev ekonomik birleşmelerdir. Bu tür birleşmeyi, büyük amerikan girişimcisi Rockfeller’in avukatı T. Dood’un bir buluşudur. T. Dood, petrol kuyularını işleten çok sayıda işletmeyi, Standart Oil şirketine katılmaya davet etmiştir. İşletmeler bu davette, daha fazla bir kar garantisi görünce, tek yönetim altında birleşmeyi ekonomik ve yasal bağımsızlıklarını yitirmeyi kabul etmişlerdir. 1890’larda Amerika’da anti-tröst (tekelciliği önleyici) yasalar çıkarılmaya başlanmış ve kartelleşme yasaklanmıştır. Ancak, işletmeler yine de gizli anlaşmalarla kartel uygulamalarına devam etmişlerdir.

Karteller, yasal ve ekonomik açıdan bağımsız olan, aynı üretim dalında veya aynı alanda faaliyette bulunan işletmelerin gizli sözleşmelerle yaptıkları işbirliği türüdür. Genel olarak, kartel denince fiyat kartelleri akla gelir. Oysa, uygulamada kartel biçiminde çeşitli birleşme türleri vardır. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Fiyat kartelleri
  • Miktar kartelleri
  • Bölge kartelleri
  • Standardizasyon kartelleri
  • Satın alma kartelleri
  • Kar dağıtım kartelleri

*********

45 yıllık akademik yaşamımda, hiç yalnızlık çekmedim. Nedeni, öğrenciler için yeni tartışma konuları geliştirmekten yalnızlığa zaman bulamadım

*********

Kişiliğinde şiddet, zarar verme ve saldırganlık güdüsü olmayan insanlara, SEVECEN denir. Sevecenliğin en büyük yararı, huzur ve mutluluktur

*********

15 Temmuz, maden ocağı, iş kazası, trafik, PKK ve diğer hainliklerinden kaynaklanan tüm şehitlerimiz, size “âğûşunu açmış duruyor Peygamber”

*********

Vergiler, sınav harçları, tüm harçlar, resimler, rüsumlar, devlet ne alıyorsa tümü mecburi tasarruftur. Harcanması ise, keyfi harcamadır

********

Sınav Sorusu: Türkiye’den üstün ve Türkiye’nin emsali ülkelerde faiz, enflasyon, işsizlik oranları düşerken, Türkiye’de niçin yükselişe geçti?

*******

Yaşamı yorumlayan, yaşamı dışa vuran, yaşamdan zevk aldıran insan hayaline, insan düşüne ve insan yaratıcılığına, SANAT denir

*********

İktisat, fizik, kimya, gıda, inşaat, şehircilik, trafik, hukuk, siyaset, din ve diğer bilim bulgularının Türkiye’de keyfi uygulandığı görülür

********

Yediden doksana her Türk insanının, esnek bir akıl ve anlayışla, kendisine yeni bakış açıları kazandırması, hem vatanseverlik hem ibadettir

*********

Sayın Cumhurbaşkanı “Dünyanın ilk görünmez uçağını yaptık.5 yıldır uçuyor ama ne gören var ne de binen.” Kafirler, Mars’a gidenleri yaptılar

***********

KISSADAN HİSSE

Tapu dairesinde iki kardeş, babalarından kalan bir gayrimenkulün paylaşımı üzerinde, son anda, yüksek sesle ve öfkeyle tartışmaya başlar. Tapu müdürü, kavgayı yatıştırmak amacıyla, gayrimenkulüm tapu defterini önlerine koyar;

 “Bakınız paylaşımda kavgaya tutuştuğunuz gayrimenkul, Bizans döneminde Hristantos’a kayıtlıdır. İstanbul alındıktan sonra ise, Salih’e kayıt olmuştur. Salih’ten Ahmet’e, Ahmet’ten Halil’e, Halil’den Ömer’e, Ömer’den İbrahim’e, İbrahim’den Kamil’e, Kamilden Mustafa’ya, Mustafa’dan Bekir’e, Bekir’den İsa’ya, İsa’dan da babanız Yusuf’a geçmiş. Her birinde ortalama 30-40 yıl kayıtlı kalmış. Yaşınız oldukça ileri olduğuna göre, sizde de en çok 20-30 yıl kayıtlı kalacaktır. Birkaç yıl sahibi olacağınız bir mal için birbiriniz kırıyorsunuz. Hadi bırakın kavgayı” der.

Anlaşırlar ve kucaklaşırlar.

**********

CEHALETE CESARET VEREN DÖNEME GÜVENEN VANDALLAR

Ömer M. Koç Koleksiyonundan 30 eseri görmek için, 4 Kasım Cumartesi gün, Nakkaştepe’deki Abdülmecid Köşkü’ndeydim.

Cahile cesaret veren dönemi arkasında hisseden Vandallar, birkaç gün önce, konulduğu mekanı dine aykırı bulduğu için, masum bir esere saldırmıştı. O eseri ve diğer eserleri, çok yakından gözlemledim. Uygarlığa ve inanca, en ufak bir aykırılık göremedim.

“Sen kim oluyorsun?” diyenler olacaktır. Ben de “Ya siz kim oluyorsunuz?” diye peşin peşin soruyorum.

**********

Türkiye koşullarında, yalan söylemek durumu olmayan bir gün geçirmek mümkün değildir. Doğru söyle, 24 saat içinde beyaz yalan söylemedin mi?

**********

Öyle bir eğitim sistem geliştirmelidir ki, Türkiye’de doğruyu söylemek çok geçerli, çok değerli ve çok üstün bir karakter durumuna yükselsin

**********

Türkiye’de, eğitim alanında çalışanların eğitimli olduğunu varsaymak, en büyük yanılgılardan birisidir. Eğitsel çoraklık sorunların temelidir

**********

İyiye, doğruya, güzele ve gerçekliğe yönelik davranış değişikliği yaratabilen bir eğitim düzeyi, insan ruhunu ve bedenini mükemmelliğe götürür

*********

Eğitimsizlik prim yapmaya başladığı için, Türkiye’de kültürel cahiliye dönemi koşulları oluşmaktadır. Cumhuriyete karşı devrimden söz ediliyor

********

Türkiye, saldırgan tavrı pompalayan bir ortam haline gelmiştir. Örneğin, gazilerimizin dövülmesi gibi. Hakim ve savcılar, caydırın şu magandaları

********

MŞ mantık sorusu: İnsan ihtiyaçlarına saldırmak mı doğrudur yoksa insan ihtiyaçlarını karşılamak mı doğrudur? Türkiye’de hangisi geneldir?

*********

İnsanlar, çok kimlikli canlılardır. Anne, baba, amir, memur, işçi, zengin, fakiri eğiten, eğitilen, seven, sevilen vb. Rolünüzü iyi oynamalısınız

********

4 imamdan sonra, dinde sorgulama yasaklandı. Cumhuriyet yasağı kaldırdı. Bu kez de her gün medyada sorgulanınca, halkta DİN YORGUNLUĞU belirdi

*********

İletişim teknolojisi; zamanı eş zaman, mekanı eş mekan durumuna getirmiştir. İnsanlar, anı yaşamak ve mekana hemen ulaşmak ister

*********

ZAMAN MEKAN SIKIŞMASI nedeniyle, paydaşlar uzun yazıları okumak istemez. Bir anda okumaları için fikirlerimi,148 karakterle çok kısa sunuyorum

*********

Canlılığın olmazsa olmaz koşulu olan yalnızca şu dört öğe, bütün canlılara yetecek kadar en iyi kalitede, bol ve tüketime hazır ve bedavadır:

Hava

Su

Isı

Toprak

********

Çok şükür Allah’ın kuluyum. Hz. Muhammed, manevi yol, yöntem ve ahlak önderimdir. Atatürk, bu maddi dünyadaki egemenlik, bağımsızlık, bilimsellik, akılcılık, milliyetçilik, çalışkanlık, vatana adanmışlık, fedakarlık ve her vatandaşa eşit davranma rol modelimdir. Nur içinde yatsın

**********

FACEBOOK PAYLAŞIMI (35)

Dünyamızda 100 kilogram ağırlığındaki insan, ayda 16,5 kilogram ağırlığında olur. Neden?

**********

M. kemal Atatürk, İngiltere’nin strateji ve taktiklerini, yüzde yüz doğru yorumlar ve onları esas alarak karşı strateji ve taktikler geliştirirdi. Türkiye, ABD hangi söylemi dile getiriyorsa, o söylemin tersini düşünmelidir

***********

Türk halkının döviz arzının azalacağı, döviz talebinin artacağı yönündeki tahminleri, döviz fiyatının beklenen değerini tayin eder. MŞ: döviz fiyatı artacaktır

**********

ATATÜRK’ÜN TRENİNE YÜRÜYÜŞ

Atatürk’ün Naaşı’nın Kocaeli Akara demir yolundan geçeceği, radyodan Türk halkına bir gün önce duyurulmuştur. O günleri yaşayan babamdan ve diğer büyüklerden şu gerçeği defalarca dinledim:

“Beylikova ve Yunus Emre istasyonları arasında yer alan 5, 10, 15, 20, 25 kilometre uzaklıktaki köylerdeki kadınlı erkekli, genç yaşlı insanlar, sabah erkeden yaya olarak yürüyerek, tren yolunun her iki yanına dizilmiştik. Amacımız, bizi aylarca esiri olarak yaşadığımız Yunan’dan kurtaran Atatürk’ün Naaşı’nı, yarım dakika da olsa selamlamak ve O’na bir Fatiha okuyabilmekti.”

**********

18-65 yaşlarında sağlıklı bir insanın çıplak, aç, zavallı, perişan görünmesinin nedeni, tembel (çalışmayı sevmeyen) bir kimse olmasıdır

***********

Hangi diplomaya sahip olursa olsun en, boy, yükseklik olarak yalızca 3 boyutlu sistemin içinde yaşayan ve ancak o sistemin içinde düşünebilen insan, aslında bir ezbercidir. Örneğin, gerçek bir sanat insanı, bir yemek masası tasarımında ve üretiminde 11 boyuta kadar uzanabilmektedir

**********

Gürcistan-Türkiye Gümrüğüne gelen Gürcistanlılar, vücutlarına et sarıp giysilerinin altına gizleyip Türkiye’deki kasaplara satarak, kilogram başına 35 lira kazanıyorlarmış. Haber, 15.11.2017 tarihli Hürriyet gazetesinden alınmıştır. Et Gürcistan’da 5 lira, Türkiye’de 40 lira. Bu duruma ve uygulamaya, REZALET denir

.

**********

Daha fazla

Meclis Başkanlığına Aday gösterilen İsmail, Hiçbir zaman “Atatürk” soy adını kullanmadığı için, ben de onun soy adını kullanmıyorum.

*******

Olduğundan farklı görünmeye, TAKİYE denir. 10 Kasım 2017’de hiç alışık olmadığımız şekilde ATATÜRK vurgusu yapanların, TBMM’ne İsmail’i gösterdiklerini görünce, amaçlarına ulaşmak için, TAKİYE yaptıkları anlaşılmaktadır.

*********

6 OK SEMBOLLÜ CHP’YE

Laflara laf yetiştirmekle zaman kaybederek yine tuzağa düşüyorsunuz, atı alan Üsküdar’ı geçiyor, seçimlerde yine hayal kırıklığına uğrayacağınız yüzde yüzdür.

İşsizlik sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin KİT Projeleri geliştiriniz)

Sağlık sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin İngiltere’yi örnek alınız)

Eğitim sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin köy enstitüleri Projeleri geliştiriniz)

Güvenlik sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin İsrail’i örnek alınız)

Adalet sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin Almanya’yı örnek alınız)

Üniversite sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin ABD’yi örnek alınız)

Şehirleşme sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin Fransa’yı örnek alınız)

Pahalılık sorununa halkın inanacağı makul çözüm projeleri sununuz (Örneğin 1923-1937 Atatürk döneminde yapılanları örnek alınız)

Halkı canından bezdiren diğer sorunları görün ve oy getirecek yeni orijinal çözüm projeleri geliştirin

POLİTİKACILIK, SORUNLARI GÖRMEK, SORUNLARI DOĞRU TANIMLAMAK, SORUNLARA ÇÖZÜM PROJELERİ SUNMAK.VE PROJELERİNİZİN UYGULANABİLİR OLDUĞUNA HALKI İNANDIRMAKTIR

**********

Genelde Türk insanı, HAYVAN BEDENİNDEN İNSAN BEDENİNE geçemiyor. Özellikle Anadolu erkeği, eşine “AVRAT” der. Yani eşini AVRET YERİYLE simgeler. Genelde dinciler de kadını insan olarak değil, davranışıyla, giyimiyle, kadınsılığıyla erkeği günaha sokan seksi bir varlık olarak görür.

*********

“Ayranı yok içmeye tahtırevan ile gider …”, Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olduk” ve benzeri ata sözlerden esinlenerek şu tespitte bulunabilir:

Arap alemini kurtaralım derken, kurtarılacak hale geldik.

*********

Sevgilinizi, karşılıklı olarak, ilk sevdiğiniz günden bugüne kadar KÜMÜLATİF (BİRİKİMLİ) olarak sevdiğinize inanıyorsanız, siz ideal bir çiftsiniz. Birikimli sevgililer olarak devam edin ve bir yastıkta kocayın

*********

Reklam yapanların amacı, sizin her türlü zaaflarınızı, heveslerinizi, duygularınızı, sevgilerinizi ve benzerlerini harekete geçirerek, sizde ihtiyaç, istek ve arzu yaratmaktır. Bilimsel araştırmalara göre, ne kadar ihtiyaç, istek ve arzu varsa, o kadar çok satma olasılığı vardır.

*********

KARŞILANMAYAN İHTİYACA SORUN (PROBLEM) DENİR

1. Hastaların, devlet hastanelerinde MR (Magneto Resistance) ya da Türkçe söylenişiyle EMAR ihtiyacı anında değil de en az 1 ay sonra karşılanıyorsa, problem vardır
2. Karanlıkta kaldırılan çocukların uyku ihtiyacı karşılanmıyorsa, problem vardır
3. Yoksulların kırmızı et ihtiyacı karşılanmıyorsa, problem vardır
4. Hız çağında hızlı trafik ihtiyacı karşılanmıyorsa, problem vardır
5. Hızlı adalet ihtiyacı karşılanmıyorsa, problem vardır
6. Park, bahçe, ağaç, yeşil alan ihtiyacı karşılanmıyorsa, problem vardır

KISACA, Türkiye’de yaşayanların karşılanmayan binlerce ihtiyacı ve çözümlenmesi gereken binlerce acil problemi (sorunu) vardır.

BİLİMSEL BULGU: İhtiyaçları karşılanmayan insan ve toplum gerilim (stres) içindedir. Stres uzun süre giderilmezse, insan ve toplum hastadır, mutsuzdur, umutsuzdur

*********

“Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.” Ata sözünden esinlenerek,

 Türkiye’nin dönüp dolaşıp geleceği yer, Atatürk’ün “Yurtta barış dünyada barış” politikasıdır.

********

EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNTEMİ KARŞILAŞTIRMASI

  1. Yalnızca kulağa hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi (Konferans Yöntemi): En ilkel ve en verimsizdir
  2. Yalnızca kulağa ve göze hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi: İlkel ve az verimlidir
  3. Yalnızca kulağa, göze ve dokunma duyusuna hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi: Biraz daha verimlidir
  4. Yalnızca kulağa, göze, dokunma duyusuna ve tatma duyusuna hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi: Verimlidir
  5. Yalnızca kulağa, göze, dokunma duyusuna, tatma duyusuna, ve koklama duyusuna hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi: Çok verimlidir
  6. Yalnızca kulağa, göze, dokunma duyusuna, tatma duyusuna, koklama duyusuna ve sezgiye hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi: Çok daha verimlidir
  7. Yalnızca kulağa, göze, dokunma duyusuna, tatma duyusuna, koklama duyusuna, sezgiye ve sorgulamaya hitap eden eğitim ve öğretim yöntemi: En verimlidir
  8. Kulağa, göze, dokunma duyusuna, tatma duyusuna, koklama duyusuna, sezgiye, sorgulamaya hitap eden YAPARAK VE YAŞAYARAK eğitim ve öğretim yöntemi: ideal ve olağanüstü verimidir

MŞ TESPİTİ: Türkiye genelinde yalnızca kulağa hitap eden (Öğretmen anlatır, öğrenci dinler görünür) eğitim ve öğretim yönetimi uygulanır

**********

İletişim teknolojisi çağında, bu teknolojiyi üretemeyen devletlerin sırrı olamaz. İleri teknoloji sahibi devletler, hantal devletlerin yönetim, bilgi ve iletişim sistemlerini dinler, kopyalar ve zamanı gelince de açıklar. Zarrab olayı, bilgi sistemimizin kopyalandığının kanıtıdır.

*********

Sayın Cumhurbaşkanımız, üstün liderlik gücüyle, en aşağıdan en yukarıya bütün stratejik makamlarda tam ve tek yetkili olarak, kendi idealini (Self-actualization) gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin durumundan memnun olunsun veya olunmasın, yerini doldurabilecek bir lider henüz yoktur

*******

CUMHURBAŞKANIMIZ FAİZ ORANININ DÜŞÜRÜLMESİNİ İSTİYOR

Sonucu (neticeyi) nedenlerine (sebeplerine) bağlayan ilişkiye işlev (fonksiyon) denir.

Faiz (sonuç) = (Sermaye arzı (Neden 1) +/-(Sermaye talebi (Neden 2)

Sermaye arzı, sermaye talebinden düşük ise faiz oranı yükselir, yüksek ise düşer.

Sermaye arzı = (Gelirin tüketilmeyen kısmı (Tasarruf oranı)

Sermaye talebi = (İstikrar, ürün talebi, girişimci, kâr beklentisi, yatırım isteği)

Tasarruf oranı düşük veya hiç yoksa, sermaye arzı düşük olur.

İstikrar yoksa, ürün talebi yoksa, gerçek girişimci yoksa, kâr beklenmiyorsa, yatırım isteği yoksa, sermaye talep edilmez.

Bütün dengesizlikler ya enflayona ya da stagflasyona neden olur. Türkiye ekonomisi stagflasyon ortamını yaşıyor.

********

Türkiye’deki ekonomi öğretimi, insanların HOMO ECONOMİCUS (Akılcı davrandığı) varsayımı üzerine kurgulanmıştır.

2017 Nobel Ekonomi Ödülü, insanların HOMO SAPİENS (Sadece İnsan) olduğunu kanıtlayan R. H. Thaler ve C. R. Sunstein’e verilmiştir

İnsan, basit değil karmaşık gerçektir.

********

Parti grup toplantılarında, liderlerin dile getirdiği konuları dinledim. 2017 dünyasına hiç yakışmayan haykırışlarını ve adi konularını, rahmeti liderlerin söylemleriyle karşılaştırdım. Eskilerin ne kadar uygar, beyefendi, olgun ve terbiyeli olduğunu anımsadım ve ülkem adına üzüldüm

*******

İnsanın kişiliğini ifade eden ve doğuştan geldiği varsayılan davranışlara HUY veya MİZAÇ denir.

Huy veya mizacın başlıca boyutları şunlardır:

Utangaç/Cana yakın

Çekingen/Girişken

Soğuk/Duygusal

Kaygılı/Korkusuz

Hassas/Sağlam

SORU: Sizde soldakiler mi, sağdakiler mi daha çoktur?

*********

Ağızdan çıkan sözcükler, insanın iç dünyasını yansıtır. Kişinin ağzından bazı doğrular çıksa bile, içinde eğrilik varsa, dinleyenler, sözcüklerinden eğrilik kokusu duyar. Kişinin içinde doğruluk varsa, sözleri eğri-büğrü olsa bile, dinleyenler doğruluk kokusu yayıldığını duyumsar

********

Liderlere rol modeli önerisi: Söylemlerinizde, yüz ifadelerinizde, haykırışlarınızda, gülümsemenizde, öfkelenmenizde, saçmalamanızda ve diğer davranışlarınızda, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ı örnek alınız. Daha çok puan toplarsınız.

Benden söylemesi! Terbiyeli görünmüyorsunuz

********

ÖCALAN, GÜLEN, ZARRAB VE REZALET

Toplumun duygularını inciten olaya, duruma, maskaralığa, rezilliğe ve kepazeliğe, REZALET denir.

Abdullah Öcalan, Fetullah Gülen, Reza Zarrab gibi vatansızlar, Türkiye’de üretilmiş ve Türkiye’de yüceltilmiştir

Türkiye, şimdi rezaleti yaşamaktadır

**********

Şüyuuvukuundan beter. Bu eski deyiş, bir olayın dedikodusunun yapılması, onun gerçekleşmesinden daha kötüdür anlamına gelir.

Birkaç gündür, Hak yerine paraya tapanların, paraların adı bilinmeyen bir adaya gitmesi veya o adadan gelmesi gibi bir rezaletleri, gerçek olsa ne yazar, iftira olsa ne yazar. “ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ”

**********

Görünüşte küçük ve önemsiz gibi görünen sosyal olay ve durumlar, insanların huzurunu ve davranışını büyük ölçüde etkiler

Dünya ölçeğinde tartışılan Reza Zarrab olayı ve bir adacığa para transferi rezaleti, iyimser bakışlı insanların bile huzurunu kaçırmış, davranışını etkilemiştir

*********

1950 yılından bu tarafa, Türkiye’deki iktidar dönemlerindeki rezaletleri çok iyi biliyorum. En önemlilerini sıralıyorum:

1946 seçimlerinde açık oy gizli sayım rezaleti

1959 Tahkikat komisyonu

Demirel’in yeğenlerinin hayali ihracatları

Özal ailesinin rezaletleri

Zarrab rezaletleri

**********

Rakip oyuncunun, diğer rakip oyuncuya karşı harekete geçme zamanının doğru belirlenmesine ZAMANLAMA denir. CHP, Para transferi belgelerini bugün değil de 16 Nisan referandumundan önce göstermesi gerekirdi. Türkiye’nin bugünkü koşullarında göstermesi, aleyhine gelişmeye başlamıştır

***********

Reklam, müşteriye verilen bir namus sözüdür. Reklamın etkisinde kalınarak satın alınan bir ürünün, kullanılma aşamasında reklamda belirtilen özellikleri taşımadığı anlaşıldığında, ürünü kullanan, reklam veren kurumun NAMUSSUZ olduğunu çevresine yaymaya başlar

*********

ÜRETİM SİSTEMLERİ:

Proje üretim sistemi

Parti üretim sistemi

Akıcı üretim sistemi

Sipariş üretim sistemi

Sürekli üretim sistemi

Kitle üretim sistemi

Grup teknolojisi sistemi

Stoksuz üretim sistemi (JIT)

**********

Her Türk bireyi ve kurumu, “YARIN DAHA ÇOK TASARRUF ETME PROGRAMI” yapmalı ve programını titizlikle uygulamalıdır. Cumhuriyetin ilk 15 yılında devlet, diğer kurumlar ve her Türk bireyi, tasarruf etmiş ve Türk lirasının değeri, doların değerinden düşük olmuştur. EKONOMİ=TASARRUF

*********

Türkiye’de TÜKETİM EKONOMİSİ yaşanmaktadır. Nedeni, ürünlerin taksit ödemeleri şeklinde satın alınıp, önce tüketilmesi sonraki ay ve yıllarda ödenmesidir. Gelirden her gün, ay, hafta ve yıl tasarruf biriktirerek peşin alışveriş yapılmasına,YATIRIM EKONOMİSİ denir.TASARRUF=YATIRIM

*********

ATIL (İSRAF) KAPASİTE ÖRNEĞİ: Türkiye’deki camilerin sadece bayram ve cuma namazlarında dolu olması, diğer zamanlarda yarıdan daha da çok boş kalması, kaynakların israf edildiğini gösterir. Kaynaklar, atıl kapasite ile çalışan kurumlara değil, yoksulluğun giderilmesine harcanmalıdır

*********

REKABET GÜCÜ YÜKSEK GİRİŞİMLERİN ÖZELLİKLERİ

Yeni ürün

İleri teknoloji

Post modern işletmecilik stratejisi

Küresel işletmecilik politikası

Müşteri odaklılık

Bütünleşik kalite

Araştırma ve geliştirme

**********

Haçlı ordusu, defalarca Kudüs’ü ele geçirmek istedi. Selahattin Eyyubi, Kılıçaslan gibi kahramanlar, amaçlarını kursaklarında bıraktı. Kudüs, 1918’de Osmanlının yönetiminden çıktı. 1947 yılında İsrail kurulduktan sonra savunmasız kaldı. ABD, dün Kudüs’ü İsrail’e verme kararı aldı

**********

Bazı arkadaşlar, ABD’nin de gerileme ve yıkılma sürecine girdiği tezini ileri sürüyor. Evet, “Başlayan Biter. ”Osmanlı 1299’da başladı. 200 yıl sonra en büyük ve güçlü oldu.1500’de başlayan gerilemesi ve yıkılması, 400 yıl sürdü. ABD’nin gerileyip yıkılması en az 400 yıl sürecektir

**********

Tevazu sahibi olan insan dolu insandır, kibirli insan boş insandır; boşluğunu doldurmak için kasım kasım kasılarak gidereceğini sanır. Negatif insanlardan, kaba insanlardan, kibirli insanlardan, sinirli ve öfkeli insanlardan uzak durursanız çok mutlu olursunuz. Bırakın o olumsuzları

*********

Tekke, zaviye ve tarikatların kapatılması ve yasaklanması, Cumhuriyetin dengelerinden birisiydi. Atatürk’ten sonra açılmasına göz yumulması, hem FÖTÖ’nün, hem de bu günkü tüm yanlışların en temel nedenidir. Şimdi çekin kendi davet ettiğiniz belanın çilesini, cezasını ve azabını

*********

Dünyadaki kadın erkek sayısının dengesi, 1 yılda yere düşen yağmur miktarı dengesi, güneş dahil tüm evren varlıklarının birbirine uzaklık dengesi ve diğer tüm dengeler, Yüce Allah’ın hiç şaşmaz ölçüleri, mutlak ilim sahibi olmasının tecellisidir.Dengeleri bozmaya çalışan insandır

********

Yanlışı, yanlışla düzeltme yolu tercih edildikçe, yanlışlar kümülatif (birikimli) olarak büyür ve yanlışlar, yanlış yapanların içinden çıkamayacağı bir boyuta ulaşır. Sonunda yeni bir düzen kurulur ve yanlış yapanların yanlışlarından pişman olma süreci başlar

********

İnsanlar önemli bir konuda konuşurken, yüzlerine dikkatle bakar, mimiklerini ve gözlerinin kaymalarını değerlendirirseniz, konuşurken doğru veya yalan söylediklerini kolayca anlayabilirsiniz. Yaklaşık bir haftadır Gündem için söz söyleyen yetkililerin hangisi yalancıdır anlayın

*********

Allah’ım yakınlarımı ve beni trafik kazalarından, diğer kazalardan ve hastalıklardan koru; çocuklarımın ve torunlarımın acılarını gösterme, işlerinde başarılı kıl, doğru yoldan ayırma, geçim sıkıntısı çektirme, yurduna, insanlara ve insanlığa hayırlı işler yapmalarını nasip eyle!

*********

Bir nefeste iki şükür vardır. Alır veremezseniz, verir alamazsanız, ölürsünüz. En güzel şükür yöntemi, hiç ayrım yapmadan devamlı teşekkür etmektir. Paylaşımlarımı okuyup değerlendirenlere ve eleştirenlere çok teşekkür ederim. “Bir ihtiyacın var mı?” diyen kapıcıya teşekkür ederim

*********

Hz.Muhammet ve diğer İslam büyükleri, Kurtuluş Savaşını yapanlar, Cumhuriyetimizi kuranlar, Bülent Ecevit ve tarihe geçmiş büyük bilginler için paranın hiç önemi olmamıştır. Bugün dünya gündeminde uzayın gizleri tartışılırken Türkiye’de kirli paralar mı gündemi işgal etmeliydi. Çok yazık.

********

Rusların hiç değişmez stratejik amacı, SICAK DENİZLERE İNMEKTİR. Nihayet Suriye üzerinden Akdenize indiler. Türkiye’nin stratejik amacı, ÇAĞDAŞ UYGARLIK DÜZEYİNE ÇIKMAKTI. Çıkamadık, tam tersine geri uygarlıklara saptık. İlahiyat ağırlıklı tartışmalarla Orta Çağ’a doğru gidiyoruz

*********

2.Dünya savaşı biter bitmez, Rusya’nın komünist diktatörü Stalin, Kars ve Ardahan’ı resmen isteyerek, Türkiye’yi ABD’nin kucağına itmişti. Son dönemde de ABD, İzlediği aleyhte politikalarla Türkiye’yi Rusya’nın kucağına itmiştir. Nükleer silaha sahip olmadıkça,Türkiye bağımlıdır

**********

5,10, 15 litrelik bir zeytinyağı tenekesine, bir dolu iken bir de boş iken, bir çekiçle aynı şiddette vurunuz. Boş tenekeden çok şiddetli çirkin ses, içi değerli olandan dolu hoş bir ses çıkar. Meclisteki Milletvekillerinin neredeyse tümünden boş tenekeden çıkan gibi ses çıkıyor

***********

Eğitim, ham (bilinçsiz) insanda, insancıl (uygar) davranış değişikliği yaratma sürecidir.Hangi diplomaya sahip olursa olsun, hala uygar davranmayan insan eğitilmemiştir. Milletvekillerine bakın. Tek yetenekleri bağırmak, küfretmek, kavga etmek. “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır”

**********

Hiç kimse, hiç kimseye, hiçbir bilgi öğretemez. Kişi, deneme-yanılma-hata ve düzeltme girişimleriyle kendisi öğrenir. Anne, baba, öğretmen ve diğer öğreticiler, kişinin öğrenme sürecini kısaltır, öğrenmesini kolaylaştırıcı rol oynar. Sorgulamanın hazzını ve doyumsuzluğunu tadınız

********

BİLGELERİN TANI KOYMA YÖNTEMİ: “Bana eski veya yeni arkadaşlarını (dostlarını) söyle, senin kim olduğunu söyleyeyim.” MŞ SORUSU; FETÖ’NÜN kadim dostları, Zarrab’ın eski dostları hakkında bilgeler, sizce nasıl bir kişlik tanısı koyar?

*********

POSTMODERN VATAN TANIMI: Katma değeri yüksek ürünlerin satıldığı her yer vatandır. Japonya’nın fiziki vatanı Japonya’yı ayakta tutamaz, açlıktan öldürür. Oysa Japonya’nın ekonomik vatanı, yılda 5 trilyon dolar kazandıran teknoloji ağırlıklı ürünlerini sattığı dünyanın her yeridir

**********

7 milyon nüfusunun yüzde 98’i okumuş, yüzde 48’i yüksek öğretimli İsrail, nüfusları toplamı yaklaşık 2 milyar olan 57 islam ülkesine kafa tutuyor. 57 islam ülkesinin milli gelirleri toplamı 6 trilyon, sadece Japonya’nın milli geliri ise 5 trilyondur. 57 islam ülkesi palavracıdır

**********

1950’lerden sonra Türk halkının çoğunluğu, yalanı ailesinden, mahallesinden, okullarından öğrenmedi. Mendereslerden, Demirellerden, Evrenlerden, Özallardan ve diğer politikacılardan öğrendi. Yalanın olduğu yerde adalet, istikrar, huzur ve din olmaz

**********

Türkiye Aralık 2017 itibariyle yüzde 11 büyümüştür. MŞ surusu: Türkiye’nin bu gelir artışı hangi kişi, şirket veya kurumun muhasebesine yansımıştır? Ya da artan gelir, yoksul ağırlıklı mı yoksa varlıklı ağırlıklı mı dağıtılmıştır. MŞ Yanıtı: zengin daha zengin,yoksul daha yoksul

********** · 

“Hiç Bilenlerle bilmeyenler aynı (bir) olur mu?” Ayet. MŞ sorusu: Kim bilir?Her çeşit kitaptan en çok kitap okuyan mı bilir, yoksa megaloman bir tavırla her gün aklına ne gelirse onu mutlak doğruymuş gibi söyleyenler mi bilir?Türkiye’de o kadar çok megaloman olması,halinden belli

**********

Sibernetikte insan-insan,insan-makine ve makine-makine ilişkileri aşamaları vardır.Bugün insan-makine ilişkisi aşamasındayız.2000 yılında “Yönetim Bilgi Sistemi” kitabıma Yapay Zeka konusunu koyup,örneklendirdiğim zaman,öğrencilerim pek inanmamıştı.Şimdi gündemde yapay zeka var

**********

Türkiye’de eski daha gitmedi, yeni daha gelmedi. Türkiye, 1938 ile 2017 arasında bir gidip bir geliyor. Tarihe iyi bakılınca, bir ülkede kitap sayısı ve kitap okuyan sayısı ne kadar çoksa, o ülkenin o kadar güçlü ve uygar olduğu anlaşılır. Osmanlıyı kitapsızlık yok etti, bitirdi

*********

Büyük filozoflara göre, sanat olmayınca VAROLUŞ da olmaz. Sanatkar olmayan bugünün gururlu ve kibirli liderleri, 50 yıl sonra asla var olmayacaktır. Onların bugün yaptıklarının aynısını veya daha çirkinini her sıradan insan da yapabilir. Sanat insanın değerini belirleyen ölçüdür

*********

Sosyal yaşamda, devlet, şirket ve aile yönetiminde, her problemin çözümü, bir üst düzeyde, çözülmesi gereken yeni problemler doğurur. Problemlerin çözümü ertelenirse, bir gün gelir hiç bir problem çöülemez durumuna gelir. Örneğin, taşeron işçi problemi, büyümeden çözülmeliydi

*********

Bazı arkadaşlar, ABD’nin de gerileme ve yıkılma sürecine girdiği tezini ileri sürüyor. Evet,“Başlayan Biter.”Osmanlı 1299’da başladı. 200 yıl sonra en büyük ve güçlü oldu.1500’de başlayan gerilemesi ve yıkılması, 400 yıl sürdü. ABD’nin gerileyip yıkılması en az 400 yıl sürecektir

*********

Haçlı ordusu, defalarca Kudüs’ü ele geçirmek istedi. Selahattin Eyyubi, Kılıçaslan gibi kahramanlar, amaçlarını kursaklarında bıraktı. Kudüs, 1918’de Osmanlının yönetiminden çıktı. 1947 yılında İsrail kurulduktan sonra savunmasız kaldı. ABD, dün Kudüs’ü İsrail’e verme kararı aldı

*********

Anti sosyal kişilik bozukluğu olan kişilere, SOSYOPAT denir. Sosyopatlık genellikle, aşk, suçluluk, utanç ya da pişmanlık gibi sosyal duyguların eksikliğiyle ortaya çıkan psikolojik bir bozukluktur.Sosyopat kişilik, çocukluktan başlayarak oluşurken, psikopat kişilik doğuştan olur

*********

BÜTÜNLEŞİK REKABET STRATEJİLERİ

Ürün stratejisi

Süreç stratejisi

Teknoloji stratejisi

Tesis stratejisi

Kapasite stratejisi

İnsan kaynağı stratejisi

Kalite stratejisi

Dış kaynaklardan yararlanma stratejisi

İşletim sistemi stratejisi

STRATEJİLER BİRBİRİNİ DESTEKLEMELİ, BÜTÜNLEMELİ

**********

Yapay zeka, dikkat, bilgi ve dil işleme, öğrenme ve gelişim, hafıza, algı ve eylem gibi insan zihninin işleyişini inceleyen disiplinler arası bilim dalına, BİLİŞSEL BİLİM (COGNITIVE SCIENCE) denir

BİLİŞSEL BİLİMİN TEMEL DALLARI

Bilgisayar mühendisliği

Dilbilim

Psikoloji

Felsefe

AİLELERE MŞ ÖNERİSİ: Geleneksel YÖK Üniversitelerini ve fakültelerine çocuklarınızı göndererek değerli zamanlarını israf etmeyiniz. Gelecek, Bilişsel Bilimlerinde, dolayısıyla yazılım teknolojisi alanındadır

**********

YAPAY SELEKSİYON (YAPAY SEÇİM VEYA YAPAY TERCİH): Evrim kuramındaki doğal seleksiyonun karşıtı bir terimdir. İnsan, kendi çıkarına uygun olanı seçer ya da tercih eder. Her tercih, bir vaz geçmedir. Tercihinde hata yaptığını anlayan insan, pişmanlık duygusu yaşamaya başlar

********

Canlılar içinde yalnızca insan, kendi sonunun ölüm olduğunu bilir. Bu nedenle, hem dünyanın hem de kendisinin sonuna ilişkin zihninde canlandırmalar (tasavvurlar) yapar. Dünya nüfusunun %31’i olan Hristiyanların ve % 24’ü olan Müslümanların, mutlak sona ilişkin düşünceleri farklıdır

********

Dünya Uzay Üniversitesi ve değişik ülke fakültelerindeki bölümler, Uzay Mühendisliği çalışmalarında oldukça önemli hedeflere doğru hızla yol almaktadır. 30-40 yıl sonra, UYDU TOPLUMLAR, kedi yörüngelerinde, kendi geliştirdikleri düzenlerde dünyadan bağımsız yaşamaya başlayacaktır

********

Güzel olanı üretmek zordur. Çirkinlik yapmak, çirkinlik ortaya koymak ise, çok kolaydır. Lütfen çevrenizde bir gözlem yapınız. Yapılar, caddeler, sokaklar, trafik, Milletvekili tartışmaları, insan davranışları, amir davranışları, canlılara davranış,  vb. güzel mi yoksa çirkin mi?

********

Ölüm mutlak gerçek olduğuna göre ya da “Her benlik ölümü tadacaktır” ifadesine göre, nasıl bir ölüme gitmek istersiniz? Hiçliğe götüren bir ölüm mü, yoksa Allah’a kavuşturan bir ölüm mü tasavvur (göz önüne getirme) ediyorsunuz? Ben Allah’a kavuşturacak bir ölüm tasavvur ediyorum

*******

Tüm dillerde “HİÇ” diye bir sözcük vardır. Ancak, “HİÇ NEDİR?” konusunda hiç kimsenin hiçbir inandırıcı bilgisi olmam ıştır. Tüm felsefeciler, “HİÇ” üzerinde durmuş, savlar ileri sürmüş, tartışmalar yapmış, ancak bir kesin tanım yapamamıştır. Örneğin, “The Big Bang” öncesi HİÇ midir?

********

44 yıl önce, değerli bir hocamın doktora dersi sırasında, Rahmetli İsmet İnönü’nün öldüğünü öğrenmiş ve dona kalmıştık. Bizden öncekiler de Atatürk’ün ölüm haberini aldıklarında dona kalmışlardı. Bu iki büyük insanın mücadeleleri olmasaydı, bugün ben okuma yazma bilmeyen bir çobandım

********

YAPAY ZEKALARLA YAŞAMA VE ETKİLEŞME DÖNEMİNE GİRİLDİ

2000 yılında Yönetim Bilgi Sistemi kitabımda ve derslerimde YAPAY ZEKAYI VE İŞLEVLERİNİ tartışırken, bazı öğrencilerim pek olabileceğine inanmaz ve beni fazla hayalci olarak görürek, alaycı tavırla gülümserdi. Bugün hemen herkes, YAPAY ZEKA DÖNEMİNE gitildiğinden söz etmektedir.

Yapay zekanın özet olarak insan yaşamına katkısı ve insanla başlıca etkileşimleri:

Yapay zekalar, tıpkı insanlar gibi deneyimleriyle kendi kendine öğrenir

Yapay zekalar, tıpkı insanlar gibi kendi kendini programlar

Yapay zekalar, yapay akıllı bilgisayardır

Yapay zekalar, insan bedeninin yapabileceği tüm eylemleri ve işleri yapabilir

Yapay zekalar, insanın aklıyla yapabileceği fikir üretme ve karar verme yetisinin büyük bir kısmını yapabilir

Yapay zekalar, tüm üretim sürecini başından sonuna kadar gerçekleştiri ve ürünü müşteriye ulaştırıp bedelinin alınıp muhasebeleştirilmesine kadar tüm işlemleri, sıfır hata ile yapabilir

Yapay zekalar, emeği ve emeğin değerini ortadan kaldırarak, kapitalizmi bitirir ve kapitalistleri iflas ettirir

MŞ: Nasıl ATM’lere, akıllı telefonlara inanmayan insanlar, icadından birkaç yıl sonra, onları ustalıkla kullanmaya başladıysa, birkaç yıl sonra yaklaşık tüm insanlar da yapay zekalarla ustalıkla etkileşir olacaktır

********

2018 İTİBARİYLE ATATÜRK’ÜN TÜM KURUMLARI YA ORTADAN KALDIRILMIŞ YA DA İŞLEVSİZ BIRAKILMIŞ DURUMDADIR

1924 Anayasası

Türk Dil Kurumu

Türk Tarih Kurumu

Kamu İktisadi Teşebbüsleri

Orman çiftliği

Çankaya köşkü

Eğitim Birliği (Tevhid-i Tedrisat)

Tekke, tarikat ve zaviyelerin kapatılması

“Dünyada Barış”, yansız ve bağımsız dış politika

İç barış

Hukuk ve kanun önünde ayrıcalıksız tam eşitlik

En üst makamdan en alttaki memura kadar tüm kamu görevlilerinin hesap verme mecburiyeti

Kadın hakları ve kadın erkek eşitliği

Yüzde yüz okur yazarlık

Uygar kılık ve kıyafet

Tarım ve yerli malı politikası

Sıfır dış borç ve anti kapitülasyon

Yabancı uyruklulara toprak ve gayrimenkul satılmaması

Yerli sanayi ve yerli uçak geliştirme

Devlet işlerinde din istismarının yasak olması

Hukukun üstünlüğü

Üniversite bağımsızlığı

Güçlü ordu ve ordunun siyasetten uzak tutulması

Tüm iç ve dış sorunların, tıpkı kurtuluş savaşında ve sonraki yıllarda olduğu gibi, TBMM içinde tartışılması ve karara bağlanması

MŞ ÖZETİ: Burada belirtilmesi sayfalar alacak daha binlerce Atatürk kurum, ilke ve politikalarının tümü, bugün itibariyle sistemli olarak ya yok edilmiş ya da işlevsiz bırakılmıştır

*********

Biyolojik bilgisizliği nedeniyle EVRİME inanmayanların, son ay ve günlerde “EVRİLDİ”, “EVRİLİYOR”, “EVRİLMEKTEDİR” ve benzeri sözcükleri, kurdukları cümlelerin yüklemi olarak kullandıklarını gördükçe, farkında olmadan EVRİM KURAMINI kabul ettiklerini hayretler içinde görüyorum

********

Kapitalizmi, işçinin zamanından çalma ve işçiye, ürettiği değerin karşılığını vermeyerek, emeğinden çalma besler ve büyütür. Bugünlerde kısmen, birkaç yıl sonra da tamamen insan emeğinin yerini YAPAY ZEKALAR alacağı için, kapitalizm tıpkı eskinin derebeyliği gibi ortadan kalkacaktır

*********

Bilimsel keşifler, icat ve buluşlar yapılmadan önce, geleceğin nasıl şekilleneceği ve gelecekte nelerin olacağı asla bilinemez. Buluşlar, tarihe yön verir. Örneğin, Amerika keşfedildikten, nükleer silahlar icat edildikten, İnternet bulunduktan sonra, bu günkü durumlar olmaktadır

*********

Keşifler, buluşlar ve icatlar tarihin akışına yön verdiği için, gelecek asla bilinmez. Başka deyişle, sonu bilmek imkansızdır. Örneğin, ileri teknolojinin getirdiği YAPAY ZEKALARIN ve YAPAY ORGANLARIN insan yaşamına nasıl yön vereceği, tartışılıp durmaktadır

*********

Dünya okyanusunda rüzgar,hiçbir zaman eksik olmaz.Rüzgar hep aynı yönden esse,Türkiye gemisi için bir belirsizlik asla olmazdı.Ancak,rüzgar değişik yönlerden estikçe,gemi reisi dümeni rüzgara göre karıp duruyor.Türkiye gemisi de ABD,Rusya,AB,Afrika,Ortadoğu yönüne fır dönüp durur

*********

Yaklaşık 10 yıldır,herhangi bir manavda,dükkanda, lokantada,eğlence yerinde, mağazada, emlakçıda ve benzeri mal ve hizmet satılan yerlerde, herhangi bir siyasi parti söyleminde, en küçük bir dini imge duyarsam, anında vaz geçiyorum.Din istismarı yapılmasının kesin kanıtı,alış verişte dindarlık imajı kullanılmasıdır

*********

Bilimsel keşifler, icat ve buluşlar yapılmadan önce, geleceğin nasıl şekilleneceği ve gelecekte nelerin olacağı asla bilinemez. Buluşlar, tarihe yön verir. Örneğin, Amerika keşfedildikten, nükleer silahlar icat edildikten, İnternet bulunduktan sonra, bu günkü durumlar olmaktadır

*********

Kapitalizmi,işçinin zamanından çalma ve işçiye,ürettiği değerin karşılığını vermeyerek,emeğinden çalma besler ve büyütür. Bugünlerde kısmen, birkaç yıl sonra da tamamen insan emeğinin yerini YAPAY ZEKALAR alacağı için, kapitalizm tıpkı eskinin derebeyliği gibi ortadan kalkacaktır

********

Yakın gelecekte, bu dünya yaşanmaz olacaktır. İleri ülkelerin insanları, geliştirdikleri yapay uydularda yaşayacak ve oralarda UYDU TOPLUMU oluşacaktır. İleri ülkelerin eğitim müfredatı (eğitim ayrıntılar), uydu toplumuna yöneliktir. UYU SEN TÜRKİYE, Yaşanmaz olan dünya senin olacaktır

*******

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN

Türkiye çok çalkantılı ve kötü günlerden geçmesine rağmen, ben yaşamımın her anında mutlu olmayı başardım. Mal mülk yönünden zengin değildim ve hiç zengin olmadım. Ancak, fikir üretme, düşünme, yorum yapma ve anı iyiye yorma açısından çok zengindim. MUTLUYUM

********

Bugün çok şükür sağlık içinde, 2018 yılını yaşamaya başlıyorum. Son zamları da göz önünde bulundurarak, yılın ilk yarı için kendi özel bütçemi yaptım. Geçen seneki harcamalarımı biraz azaltınca, mütevazi emekli maaşım, giderlerimi kıtı kıtına karşılıyor. Başka deyişle, olağanüstü bir durum olmadıkça borçlanmayacağım. Yaşasın müsrif devletim!

********

GELİR DAĞILIMI ADİL DEĞİLSE

Firavunlar dönemi mısırda

Roma imparatorluğunda

Emevi ve Abbasilerde

Selçuklarda

Osmanlılarda

Ve diğer tarih sahnesinden silinmiş devletlerde

Gelirler % 10-15 oranındaki üst sınıfta toplanmış, orta sınıf yok olmuş, alt sınıf köle düzeyine indirilmişti

*******

Dünya ölçeğinde geçerli olan MALİYE, İKTİSAT, HUKUK bilimleri vardır. Öğrenciliğimde ve öğretim üyeliğimde bu kuramları defalarca okudum. Emekliliğimde de tekrar okuyarak güncelliyorum. Türkiye’deki uygulamalar teoriye göre değil, deneme yanılma, ben yaptım oldu ilkelliğine göredir

********

ALFRED MARSHALL

Ünlü iktisatçı,tartıştığı iktisatçı dostlarına“Sizin bildiğinizi benim papağan da bilir”demiş;papağanını koymuş,,“Hadi sorun iktisat sorularınızı yanıtlasın”demiştir.Sordukları her soruya papağan“Arz ve talebe göre belirlenir”demiştir. Türkiye’de iktisatçı var mı?.

********

2018’de fizik yaşım 75 oldu. 75’i tersine çevirip iddia ediyorum: Düşünce, fikir, değişim ve yenilik yaşım, 57 veya 57’den de küçüktür. 60 yaşın üzeri yaşlarda hala eskiyi diriltmeye çalışanlar, asında 60 ve üzeri yaşlarda değil, 1460 yaşlardadır. Onlar, bit pazarlarında nur arar

********

Normal veya daha akıllı bir insanın, çıkarını maksimize etmesine (en iyileştirmesine), biyolojide YAPAY SELEKSİYON (Yapay seçim), İktisatta ise FAYFA MAKSİMİZASYONU (Çıkar en iyileştirmesi) denir. Aptallar, genellikle çıkarlarını maksimize edemedikleri için, sürekli kazıklanırlar

*******

BAZI BİLİMSEL GERÇEKLER

Evrenin dışını algılamak mümkün değildir

Görünen gerçek değildir

Maddeden bilinç çıkmaz

Fiziksel yasaların olduğu yerde tesadüf olmaz

İnsanlar aslında güneş ışığı yemektedir

Dünya dahil tüm varlıklar akıl dışıdır

Biyolojik bilgisizliğin cezası kentleşmedir

*********

Uzay mühendisleri, yer çekimini yenmenin bir yolunu araştırmaktadır. Yörüngede oturmak, yörüngeye gitmekten daha kolaydır. Yerçekimi yenilerek, 3 boyutlu araç konseptine geçilince, yörünge toplumunun yasaları hazırlanacak ve yörüngede yaşam için uygun mimari geliştirilecektir

*********

GERÇEK AŞK

Aşkı, çok az insan bilir

Aşk için, kişinin kendini tanıması ve sevmesi gerekir

Aşk bağlılık değildir

Aşk, karşılıklı özgürlüktür

Sahiplenmek, aşka ihanettir

Aşk, karşıdakini olduğu gibi kabul etmektir

Aşk, biyolojik bir ihtiyaç değildir

Aşk insanın en büyük deneyimidir

********

NEWTON’UN 3.HAREKET YASASI

Kuvvet iki cisim arasındaki etkileşimdir. Bu yasa, sosyal düzende de geçerlidir. Eğer devlet, bir sosyal harekete kuvvet uygularsa (etki), sosyal hareket de devlet gücüne kuvvet uygular (tepki).  Arap Baharı ve İran olayları, HAREKET YASASININ örneğidir

******

ABD 2018 YILI İÇİN BÜTÇESİNE 66 MİLYAR DOLAR SAVAŞ HARCAMASI TAHSİS ETMİŞTİR

Bu harcamanın 500 milyar doları, YPG’YE destek içindir. Çin, Rusya ve diğer tüm devletlerin aynı amaçla 2018 yılı bütçelerinde tahsis ettikleri miktarın toplamı bile, ABD’ninkinden kat kat aşağısındadır

********

İran’da ve Türkiye’de genç işsizlerin oranı % 25’tir. İran’da ve Türkiye’de iyi yetişmiş, yazılım ve yeni buluş yeteneği olan gençler, fırsatını buldukça yurt dışına kaçıyor. İran’da ve Türkiye’de devlet kadroları uygun olmayan (kifayetsiz) insanlarla dolmuş ve doldurulmaktadır

*********

Dünyadan ne kadar uzaklaşılırsa, o kadar daha az enerjiye ihtiyaç duyulur. Yapay yörüngede oturanlar için, özel yakıt harcamaya gerek yoktur. Uzayda engelleyici etkiler yoktur. Uzaya kim giderse, uzay onundur. Bu bilim dışı tutumlar sürerse, Türkiye’nin uzayda bir yeri olmayacaktır

********

MÜNİR ÖZKUL

Ne muazzam bir insandı. Allah rahmet eylesin. Arkasından vicdanı olan herkes, kesinlikle “İYİ İNSANDI” der. Evet, bakışıyla, gülümsemesiyle, yüz hatlarıyla ve rolleriyle iyi insan örneğiydi. Nur içinde yatsın, Allah taksiratını af etsin!.

*********

TARLANIN VERİMLİLİĞİNİ AYRIK OTLARI, DEVLET İŞLEYİŞİNİN VERİMLİLİĞİNİ KİFAYETSİZ MEMUR VE AMİRLERİ DÜŞÜRÜR

Tarımla uğraşanlar, tarlayı kaplayan ayrık otlarını yok eder. Verimlilik hızla artar. Türk devlet yönetimi, kifayetsiz memur ve amirleri yok edemez, verimli işleyiş asla olmaz

*********

BİRLİKTE VAR OLMANIN KOŞULLARI

Özenli olmak

Güvenmek

Özgürlük

Yakınlık

Paylaşmak

Birlikte mücadele etmek

Ailelere karşılıklı hoşgörülü yaklaşmak

Gidilecek yolları aşkın ışığıyla aydınlatmak

Her fırsatta “Seni seviyorum” demek

Mala sahip olmakla değil, güzel davranışla var olmak

*********

Bir ülkede mevcut uygulamalar, adaletsizlik ve adaletsizliğin giderek artması ise, o ülkenin halkı ve özellikle gençleri, geleceğe ümitle nasıl bakabilsin? Bilen birisi varsa, lütfen gerekçeleriyle birlikte açıklar mı?

*********

Türk halkı, yalnızca 1919-138 yılları arasında özgürlük için malını ve canını ortaya koydu. Bu dönemden sonra, daha özgür bir dünyayı hak etmek için ne yaptı ki? Şimdiki iktidar gitse, başkası gelse ne olacak ki? O da kendi yandaşlarına çalışacak ve iktidarda kalmaya çalışacaktır

********

Bazı önemli gerçekler: Korku bulaşıcıdır; cesaret bulaşıcıdır; gülme bulaşıcıdır; duygu bulaşıcıdır; iyilik bulaşıcıdır; kötülük bulaşıcıdır; öğrenme bulaşıcıdır; mutluluk bulaşıcıdır; yardımlaşma bulaşıcıdır; sevgi bulaşıcıdır; hediyeleşme bulaşıcıdır, iyimserlik bulaşıcıdır…..

*********

Varlığımızın gerçek amacı, sürekli iyilik yapmak ve iyi genlerimizi gelecek nesillere aktarmaktır. Kötü insan sayısı ne kadar artarsa artsın, yine de içinde iyilik olan insanlar her zaman vardır.Bu insanlık için bir ümittir.Bir iyi insan tüm insanlığı veya bir halkı kurtarmaya yeter

*********

Hayatın herkes için tek bir anlamı yoktur. Nedeni, dünyada ne kadar insan varsa o kadar da doğru vardır. O halde kendi doğrusunu başkasına dayatmak ukalalıktır, zorbalıktır, bilgisizliktir, haddini bilmemektir. Önemli olan doğru, kendi doğrularını yaşarken, başkalarına zarar vermemektir

*********

Çoğu insan, kendini neyin mutlu edeceğini bilmeden, yalan mutlulukların peşinde ömür törpüler ve mutsuz ölür. Mutlu olmanın ilk koşulu özgür olmaktır. İnsan,aşk ve sevgi ilişkisinde özgür değilse, aslında bir yalan yaşadığının da farkında değildir. İkinci koşul, ne istediğini bilmektir

*********

“Aşk yüzünden evlenen, ızdırap çekmeye mecburdur.” İspanyol atasözü

**********

Fransızcada varlıklar ya erkek ya da dişidir. Erkek varlığı simgeleyen sözcüğün başına Le, dişiyi simgeleyenin başına da La gelir. Fransızcada devletler de aynı ayrıma tabidir. Ana devletlerin başına La, sonradan devlet olmuşlara da Le varlık tanımlaması gelir. Türkiye, başına La konur

***********

“Kardan adamın hükümdarlığı, güneş doğuna kadardır. ”Konjonktür yükselirken kendini girişimci sanan insanın böbürlenmesi, iflas edinceye kadardır. Her nasılsa birilerinin kurduğu partinin lideri gibi nutuk atan birinin liderliği, başka bir parti liderine yalvarmaya gidinceye kadardır

***********

53 bin muhtar, El Hamra sarayını görsün diye, devlet parasıyla, İspanya’ya gönderilecek. Kaymakamlar, valiler, belediye başkanları, millet vekilleri, bakanlar, Cumhurbaşkanı ve bakan danışmanları da uygarlığı ve Demokrasiyi görsün diye, en az 15 gün süreyle korumasız olarak İskandinavya’ya gönderilmelidir.

**********

Türkiye’nin her ilinde üniversite, neredeyse her ilçesinde de fakülte veya yüksek okul var. Birkaç üniversite dışındaki mezunlar, mezun oldukları anda işe yarar bilgi öğrenmediklerini acı içinde öğrenmektedir. Ne yazık ki gençlerin öğrenmeye en yararlı yaşları hoyratça israf ediliyor

********

Hayal ve rüyada imkansız yoktur. Hayaller kurun en tepeden en alta kadar hiç kimse, hukuktan üstün olmasın. Rüyalar görün, adaleti yok edenlerin, torpil ve sınav hileleri yapanların, yoksul halktan topladıkları vergilerle altın yaldızlı makamlarda saltanat sürenlerin cehennemde yandığı

***********

Her bölgeye, her şehre, her sektöre eşit önem verilir ve eşit yatırım yapılırsa, DENGELİ KALKINMA elde edilir. Dengeli kalkınan ülkelerde şehirlerden göç olmaz. Tarım ve hayvancılık gelişir. Bölgelerde ortak kültür oluşur, kayıt dışı ekonomik sömürü önlenir, halk geleceğine ümitle bakar

**********

Tere yağlı tencereye, kuzu kuşbaşı etlerinizi ekleyiniz. Sarımsakları ikiye bölüp etlerin üzerine koyunuz. Etler hafif kavrulunca 1 bardak sıcak su ilave ederek kısık ateşte 25 dakika pişiriniz. Sonra sirke, kimyon, karabiber, tuz ekleyip 20 dakika daha pişirip, sevdiklerinizle YEMEYE BAŞLAYIN

********

Coğrafyalar, ülkeler, tarihler, olaylar değişebilir. Ancak her zaman HALK DANSLARI vardır. Bu danslar, özel bir öyküyü anlatır. Türkiye’de Ege’nin zeybeği, Karadenizin Horonu, Doğu  Akdenizin kaşık oyunları ve benzerleri, özel bir öykü anlatımın aracıdır. Ö. Gönlüm’ün “Çöz de al” öyküsü gibi

**********

Çankırı Valisi Hamdi Bilge Aktaş, öğretmen olan eşi Sevil Aktaşı, yıldırım hızı ile o ilden o ile o ilden de valisi olduğu ilin bir okuluna öğretmen atattırmayı başarmış, o okuldan ötekine müdür atatmış,24 saat sonra da kendisi, milli eğitim müdür yardımcılığına atamıştır. Yuh be ya!

**********

Sevgilinizi sürekli, deli gibi sevmeyiniz. Bazen de gayet aklı başında olarak seviniz. Aklı başında olarak sevmek, ona istetmeden ne istediğini sezinleyip hemen vermektir. Deli gibi sevmek, gerektiğinde ona tatlı canınızı gözünüzü kırpmadan vermektir. Mutluluk kim olursa olsun vermektir

**********

Hangi çeşitte, şekilde, türde yapılırsa yapılsın dans, insanı kendi kendisinden kurtaran, kulak gücü ile vücut mekanizmasının harikulade özgün uyumunu sergileyen ilahi bir hazdır. Günah olsaydı insan, dans etme yetenekleriyle donatılmazdı. Fırsat buldukça kendinizden kurtulun, dans edin

***********

Bazılarına göre, aşk diye ayrı, soyut bir kavram yoktur. İnsanlar arasında kendini gösteren çeşir çeşit sevgi ve yakınlaşmalar, zamanla şekil değiştirerek nefrete kadar uzanabilir. Bana göre aşk, hiç de onların sandığı gibi değildir. Aşk, şiir gibi yaşanan bir güzelliktir ve şiir kalır

*******

FACEBOOK PAYLAŞIMI (37)

“İnşallah şehir hastanelerinin müşterisi artacak!” Dünya tarihinde bundan daha saçma bir dua edilmemiştir. Bu saçmaların en saçması dua asla kabul edilmez. Belki şu dua kabul edilebilir: “İnşallah devlet insanların hasta olmasını önleyici tedbirleri alır ve hasta sayısı azalır!”

*********

Hz. Muhammet, Hz. Ali, Hz. Ömer, Atatürk ve diğer büyük önderler, bir tek bile en ufak yalan söylememiştir. Yalancılığın çok nedeni vardır. En önemli nedenlerden birisi de liderin “Eyvah dışlanıyorum!” korkusudur. Yalancılar bile, diğer yalancıya güvenmez. Yalan insanı dinden çıkarır

*********

Sevgiyi en iyi inceleyen alanlarının başında sanat, bilim ve felsefe gelir. Diğer taraftan, insan-toplum-kültür yaşamında da sevgi pazarı, sevgi ekonomisi, sevgi politikası ve sevgi endüstrisi söz konusudur. Kapitalizm, sevgiyi bile satın alınıp tüketilen ürün durumuna getirmiştir

********

Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2018 Salı günü biraz önce yaptığı mitinginde eski havasını ve rüzgarını bulmuş gibi konuştu. Haydi hayırlısı!

********

https://www.facebook.com/images/emoji.php/v9/f1e/2/16/1f60a.png
https://www.facebook.com/images/emoji.php/v9/f1e/2/16/1f60a.png

Mevcut Cumhurbaşkanı sözcüsünün soyadı KALIN, Bir cumhurbaşkanı adayının soyadı İNCE. KALIN – İNCE. İNCE GELİNCE KALIN GİDİNCE ya da İNCE GELMEYİNCE KALIN GİTMEYİNCE ya da İNCE GELİNCE KALIN SÖZCÜ olarak KALINCA spikerler şöyle diyecek “İncenin sözcüsü kalın”. Ne zekiyim ama😊😊

**********

Ekonomi biliminin madalyon gibi iki yönü vardır. Bir yüzünde BÜYÜME, ikinci yüzünde BÖLÜŞME vardır. Bir ülkeyi sürdürülemez veya sürdürülebilir olarak büyütebilirsiniz. Türkiye’nin son 4 ayda yüzde 7,4 oranında büyüdüğü ilan edilmiştir. Ancak, bölüşümden hiç söz edilmemiştir. Örneğin, emek sınıfına bir pay gelmemiştir. Neden

*********

Temel müspet bilim kitap ve makalelerini okumadığı halde, doğaçlama söylemlerini mutlak doğru sanan devlet yöneticileri yüzünden 17 Türk devleti yıkılmış ve ülkesi işgal edilmiştir. Örneğin, müspet bilimleri ve o gün geçerli yabancı dilleri iyi öğrenen Fatih, İstanbul’u almıştır. İşe yarar müspet bilgisi ve yabancı dili olmayan padişahlar yurdu işkal ettirmiştir

*********

Cumhurbaşkanı “Ey Avusturya, ey Almanya, ey batı, ey haçlı zihniyeti vb.” seslendikçe, dolar 10 kuruş yükseliyor ve benim mütevazi emekli maaşımdan her seslenişte 100 liralık satın alma gücü eksiliyor. Sesleniş benim ekonomimi bozuyor. Ya Türkiye ekonomisine verdiği zarar ne kadar

********

Paranın 2 temel işlevi vardır: Değişim aracı, tasarruf aracı. Türkiye’de tasarruf, TL ile değil Dolarla yapılıyor. İkincisi, mal ve hizmetlerin fiyatı önce dolarla belirleniyor, sonra TL’YE çevriliyor. Yani, Türk parası temel işlevlerini yitirmiştir. Bu dolara tam bağımlı olmaktır

********

“İşaret parmağınızla birini suçladığınız zaman, diğer 3 parmağınız asıl suçlu olarak kendinizi gösterir.” Çin Atasözü. Sayın Cumhurbaşkanı, içte ve dışta işaret parmağı ile birilerini suçladığı zaman, aslında diğer 3 parmağı, asıl suçlunun kendisi olduğunu gösteriyor. Anlamalıdır

********

50 yıl gece gündüz devlet hizmetinde çalıştıktan sonra,2011’de emekli oldum. Emekli maaşımdan yaptığım tasarrufla her yıl 2 kez yurt dışına çıkıyordum. Yediğim içtiğim, giydiğim kısacası yaşantım aynı. Ancak, bu yıl tek kuruş tasarrufum yok. Kredi kartı kullanmamak için direniyorum

********

Ekonomi tarihinde; en ileri, ileri ve geri, hiçbir ülke otoriter lideri, emirle paranın değerini, dolayısıyla ülkesinin namusunu koruyamamıştır. Paranın değeri ve ülkenin namusu, yalan propaganda ve söylemlerle değil, bilim ışığındaki doğru kararlarla korunur. Döviz fiyatı artacaktır

*********

MŞ SORUSU: Şu anda T. Erdoğan’ın propaganda aracı olarak kullandığı tüm imkanlar, Temel Karamollaoğlu’nun veya Doğu Perincek’in veya Meral Akşener’in veya Selahattin Demirtaş’ın veya Muharrem İnce’nin elinde ve yönetiminde olsaydı seçim de hangisi Cumhurbaşkanı olurdu?

********

Yaşanmamış aşk hikayeleri ve romanları satış, filmleri de gişe rekoru kırar. Muharrem İnce’nin ve Meral Akşener’in mitinglerinin ve TV’LERDE görünmelerinin, bütün engellemelere rağmen beklenmedik sayıda izleyici bulmasının nedeni, “Yaşanmışı tatdık, yaşanmamışı istiyoruz” demek midir?

********

Yaşamak, hiç durmaksızın sürekli flört etmektir. 15-20 yıl önceki flört imkanlarıyla bugünkü flört imkanlarını karşılaştırınız. Bugün dünya ile flört edilmektedir. Dünya, küçücük bir akıllı telefonla avucun içine sığdırılmıştır. Tercüme motorlarının yardımıyla, dünyadaki her bir insanla flört edilir

********

DEMOKRASİNİN tam zıddına MONARŞİ denir. Monarşi, saltanatın bir başka adıdır. Türkçede hakan, hükümdar gibi adlar alan kişinin devlet başkanı olduğu devlet biçimidir. Osmanlı, Irak, Libya, Suriye monarşi ile yönetilmiş ve yıkılmıştır. Bu seçimde, monarşi veya demokrasi oylanacaktır

********

“Demokrasi” ya da “Monarşi” oylamasında hata yapmamak için, İlber Ortaylı’nın “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” adlı kitabını ve Atatürk’ün “NUTUK” şaheserini okuyorum. Atatürk, arkasına çağdaşlığı; R.T.Erdoğan ise, uygarlığı ıskaladığı için yıkılan Osmanlı değerlerini almış görünüyor

*******

Osmanlının yenilmesine ve yıkılmasına neden olan Enver, Talat ve Cemal Paşalar, 30 Ekim 1918’de İstanbul’dan kaçtı. Talat Paşayı 1921’de Berlin’de, Cemal Paşayı 1922’de Tiflis’te Ermeniler, Enver Paşayı da 1922’de Ruslar öldürdü. M.Cengiz, Londra’da sokak satın almış. Kaçacak yahu

*********

Fatih, aldığı toprakları Türkleştirmek için, Karaman’dan insanları göç ettirmiştir. 2008’de doğu ve güneydoğu Anadolu’dan Ege ve Marmara’ya, yaklaşık 4 milyon insan göç etmiş. Çılgın projeleri bırakıp göç veren yerlere fabrika açılmalıdır. Değilse, “Her boşluk doldurulur.” Ya PKK ya da İsrail doldurur. YAZIKTIR

*********

“Aşkın gözü kördür.” Cumhurbaşkanı ve bir dediği ötekini tekzip eden Bahçeli, hemen her TV kanalında şiirler okuyarak, yoksul seçmenlerin duygularından yararlanmaya çalışıyor. Ancak, Ekonominin gözü kapalı değil, her an açıktır. Asgari ücretle ayda 1500, günde 50 tane patates alınıyor

**********

67 yaştan 2010’da emekli edildim. Bağlanan maaşla her yıl, en az 1 kez yurt dışına çıkabiliyordum. Ne eski ne yeni yaşantım hiç değişmedi. Kredi kartıyla geçinmeye mecbur kalmamak için, özel bir üniversitede kadrolu öğretim üyesi atanmak üzereyim. Seçeneğim var. Olmayan ne yapsın

*********

Türkiye’nin şansı, Millet İttifakının seçimden zaferle çıkmasıdır. Değilse, 80 yıllık aydın insan hazinesi, kesin olarak susturulur. Türk çocukları ve gençlerine Orta Çağ değerleri yüklenir. Türkiye, Batı koalisyonunun Mısır, Arabistan, Irak, Suriye, Libya vb gizli sömürgesi olur.

**********

Türkiye 16 yıldır borçlandırılarak, zengin ülkeler için duble yollar, tüneller, köprüler, hava alanları yaptı. Onların araçlarıyla Türkiye’ye mallar akacak, Türkiye’den de onlara paralar gidecektir. Dış güçler, tüm ticaret alt yapılarını Türkiye’ye yaptırmanın mutluluğunu yaşıyor

**********

Türkiye’nin şansı, Millet İttifakının seçimden zaferle çıkmasıdır. Değilse, 80 yıllık aydın insan hazinesi, kesin olarak susturulur. Türk çocukları ve gençlerine Orta Çağ değerleri yüklenir. Türkiye, Batı koalisyonunun Mısır, Arabistan, Irak, Suriye, Libya vb gizli sömürgesi olur

*********

“LİDERLİK YÖNÜYLE DÜNYADAKİ BAŞKANLIUK SİSTEMLERİ”, Prof. Dr. Ali Akdemir-Dr. Gözde Mert, 2018, www.betayayincilik.com  24 Haziran DEMOKRASİ veya MONARŞİ şıkkının oylanacağı seçimde hata yapmamak için, sorunun ayrıntılı incelendiği bu güzel eseri okudum, kararımı verdim. Öneririm

**********

USTA: MÜSLÜM GÜRSES “Çilesiz bir günüm olmadı gitti, mutluluk kapımı çalmadı gitti, böyle yaşamaktan bıktım ben USTA…..ELVEDA USTA!” https://www.youtube.com/watch?v=U0cxwSDUXyM

Oy vermeden önce, özellikle bugün bu güzel müziği kesinlikle dinlemenizi öneririm. Umarım benim gibi siz de etkilenirsiniz

*********

“…%12 enflasyon, %20 işsizlik, 57 milyar dolar cari açık ve 500 milyar dolar dış borç varken, halkımız devam dedi. Bunun bir açıklaması olmalı ve ben çok merak ediyorum …” Bu sorunun yanıtı, “hegel”, TÜLİN BUMİN, 5.baskı. “Köle-Efendi Diyalektiği” dikkatlice okunursa bulunur

***********

Türkiye’nin ziraat fakülteleri; tarla, bahçe ve seralardan sebze, ağaçlardan da zeytin, ceviz, badem ve benzeri meyveleri toplayıp derecelendiren ve ambalajlayan robotlar üretip uygulamaya koyar duruma gelmedikçe, bu fakülteler faydasız masraf birimleri olarak yaşamaya devam ederler

***********

DOĞRU VE YANLIŞ GÜDÜLEME

Millet ittifakı, seçmenin fizyolojik ihtiyaç düzeyinde olduğunu varsayarak, ekonomi odaklı güdülemeye ağırlık vermiş, yanılmıştır. Cumhur ittifakı, seçmenin güvenlik ve ait olma ihtiyaç düzeyinde olduğunu varsayarak, bunlara yönelik güdüleme yapmış, kazanmıştır

*********

Ben ve ben olmayan (Özne ve nesne) ayrımını ilk kez Sokrates yapmıştır. Türkiye yönetimi, seçmen çoğunluğunun verdiği oylarla belirlenir. Son seçimde, tercih ettikleri ittifakın azınlıkta kaldığını görenlerin şaşkınlığı, kendilerini özne Cumhur İttifakını nesne varsaymalarındandır

***********

CHP ve seçmeni, 24 Haziran 2018 seçim sonuçlarına inandıktan sonra, derin bir tükenmişlik sendromu yaşamaktadır. Başarısız olma, yıpranma, enerji ve gücün azalması, tatmin edilemeyen istekler sonucunda kişinin veya kurumun düştüğü hüsran (elem) durumuna,TÜKENMİŞLİK SENDROMU denir

*********

SOMUT VE SOYUT YAŞAM BİLİMLERİ

Duyularla algılanan yapı ve işleyişleri araştıran ve bilimsel yasalarla ifade eden bilimlere, SOMUT YAŞAM bilimleri denir. Duyular üstü yapı ve işleyişleri, inanç temeline göre açıklayan bilimlere de SOYUT YAŞAM bilimleri denir. A posteriori/apriori

*******

Kıvamlı ürün ve üretim süreçlerini tasarlamak için ürün mühendislerini, süreç mühendislerini, pazarlamacıları, alıcıları, bilgi uzmanlarını, kalite uzmanlarını ve tedarikçileri bir araya getirip tartıştırarak rasyonel tasarım yapılmasını gerçekleştirmeye, EŞ ZAMANLI TASARIM denir.

********

Işığın bir ortamdan geçtikten sonra başka bir ortama geçerken yönünün değişmesine, IŞIĞIN KIRILMASI denir. Benzer biçimde, bir bilim insanının bilimsel çalışma ortamımdan geçtikten sonra saray sofrası ortamına geçerken yönünün değişmesine de, BİLİM İNSANININ YAMUKLAŞMASI denir

***********

Kendisi, çocukları ve yakınları için endişeden, kederden, korkudan, gelecek korkusundan, karamsarlıktan, üzüntüden uzak olma haline, HUZUR denir. Huzur, aslında mutluluktan da önce gelen bir dinginlik kavramıdır.

MŞ SORUSU: Sizce Türkiye’de yaşayan nüfusun % kaçı huzurlu sayılır?

***********

Çatışmayı ve ayrımcılığı körükleyen yoz kültürümüz, çağdaşlarının tam zıddı eğitim sistemimiz ve Yüce İslam dinini neredeyse cinselliğe indirip kadını aşağılayan vaiz ve yobaz söylemleri, çocuklara musallat olan caniler üretir hale gelmiştir. İdam cezası, bataklığı asla kurutamaz

***********

En kötü ve en çaresiz hastalık, akıl eksikliği ya da var olan aklı iyi kullanamama durumudur. Son 150 yılında Osmanlı halkı böyle bir hastalığa yakalanmış, ölen ölmüş kalan sağları Atatürk iyileştirmeye çalışmıştı. 1938 yılından beri aynı hastalık giderek artan oranda yayılmaktadır

**********

TANI YANLIŞSA TEDAVİ DE YANLIŞ OLUR

Çocuk ve kadın istismarlarının cezaları artırmakla önleneceği varsayılmaktadır. Cezalar suçları ve günahları önleseydi, %99’unun Müslüman olduğu ileri sürülen Türkiye’de cezası cehennem olan hırsızlık, vergi kaçakçılığı, kul hakkı yeme, zina ve benzeri günahlar işlenmezdi

*********

Türkiye, daha henüz Sanayi Çağını ve Sanayi Toplumunu gerçekleştirmeye çalışırken, ileri ülkeler Nano Teknoloji ve bilgi Toplumu nimetlerini yaşamaya başlamıştır. Türkiye, neyi ne kadar bilmiyorsa bilmediğinin karesi oranında zarar ettiğinin farkında değil. Eğitim güncellenmelidir

***********

Bozulma (entropi) yasası; fizikteki, istatistikteki, yönetimdeki, teolojideki ve felsefedeki değişimlerin yapı ve işleyişini açıklamıştır. Örneğin, Araf 34. Ayete göre “Eceli gelen her devlet yıkılır.”  Entropi yasasına göre “Başlayan biter.” Her sistemin belirli bir ömrü vardır

**********

İnsan/bilgisayar ara birimlerinin etkileşiminden oluşan, tıpkı doğal gerçeğine benzeyen sanal ortamlar yaratan yapay zeka özel dalına, SANAL GERÇEKLİK denir. Sanal gerçeklikte, üç boyutlu sanal bir dünya elde edilir. Örneğin, pilotlar ve astronotlar sanal gerçeklikle eğitilir

***********

CHP’NİN DURUMU

Diğer partilerin üstün yönlerini esas alarak ya da onların üstün yönlerini taklit ederek iktidar yarışması etkinlikleri yapanlar, kesin üstünlük sağlayamazlar ancak, bir süre daha siyaset alanında yerlerini ya da paylarını korumuş olurlar. Asıl surete tercih edilir

**********

1923’te Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sona, hiçbir parti ve parti lideri, 15 yıldan fazla iktidarda kalamamıştır. Yalnızca Ak Parti ve lideri, 16 yıllık iktidarına bir 5 yıl daha eklemeyi başarmıştır. Artık, dava ne ise, o davanın gerçekleşmesinin önünde hiçbir engel kalmamıştır

**********

Gideceği yeri bilmeyen kaptana, nereden eserse essin hiçbir rüzgar fayda sağlamaz. CHP gemisine Kılıçtaroğlu’ndan kaptan, İnce’den rüzgar,  Abdüllatif Şener’den de tayfa olursa, artık gemiyi ara da bul. Ne batar ne çıkar, yerinde fır döner durur. Yolcular yorgun, şaşkın ve umutsuz

**********

ÖLKÇÜ BİRİMLERİ

Uzaklık ne ile ölçülür? Yanıt: Metreyle

Sıcaklık ne ile ölçülür? Yanıt: Dereceyle

Basınç ne ile ölçülür? Yanıt: Barometreyle

Ağırlık ne ile ölçülür? Yanıt: Kilogramla

Değişim ne ile ölçülür? Yanıt: Zamanla

1954’de doğan kişi,2018’de fiziki olarak kaç birim değişir

*********

Genelde Türk insanı kolaycıdır. Zaman alıcı, zor, riskli, yenilikçi ve yaratıcı yaklaşımların peşinden gitmek yerine, babadan ya da eskide kalma iş işlem ve teknikleri aynen kullanmayı tercih eder. Bu nedenle, salatalık soyma basit aletini bile icat edememiştir

**********

Anlamını anlamadan okunan veya ezberlenen ne varsa tümü, insanın düşünmesini durdurur. Gerek dini olsun gerek milli olsun Türk eğitim sistemi, bu yanlış yaklaşımı sürdürdüğü için, halkın düşünme yeteneğinin gelişmesi önlenmiş ve halk, kendisi yerine düşünenlerin güdümüne girmiştir

**********

“Beni yok etmeyen acı, daha güçlü olmamı sağlar.” Dr. Martin Luther King.

İnsanın çektiği acıların anlamını bulması, ona yaşamının en zor dönemlerinde bile yardımcı olur. İnsan, iyi düşünürse, acılarının arkasında kendine özgü anlam ve değerler bulur. Acı, insanı duyarlı ve nazik yapar

**********

Gazeteci Nevzat Çiçek: “Diğer cemaat ve tarikatlara da operasyon gelebilir.” https://www.haberturk.com/diger-cemaat-ve-tarikatlara-da-operasyon-duzenlenecek-mi-gazeteci-nevzat-cicek-ten-flas-aciklamalar-2060167.

Bu Türkiye’nin bekası için elzemdir

**********

Yüzüne vururlar ayıbını elin,

Hiç kendi suçunu gören olur mu?

Kabahat kız olsa etseler gelin,

Acaba gerdeğe giren olur mu?

NECDET RÜŞTÜ

MŞ:(1)CHP yönetiminde kimse kabahatli değil

(2)FETÖ, cemaat ve tarikatların ülke geleceğini tehdit eder duruma gelmesinde  kimse kabahatli değil

***********

Nesnellikten uzak ezber eğitimin, bilgisi inançlar olan yobazlığın, vahşi kapitalizmin yarattığı yoksulluğun, kazanç ve kariyerde ilerleme sağlayan yağcılığın egemenliği sürdükçe, çok okuyanlar ve özgür bilgi üretme yeteneği olanlar, azınlıkta kalmaya ve hakarete uğramaya mahkumdur

**********

Olumsuz düşünme, tutum ve davranışlarını giderek azaltan insanlar, diğerlerine oranla, mutluluğa ulaşma olasılıklarını artırmış olurlar. Olumlu yönde değişmesi gerektiğine inanan insan, daha sonra bu inanç ve azmini eyleme dökerek, mutluluk yönünde yol almaya başlar, huzuru bulur

**********

Descartes, yaklaşık 10 yılını “var mıyım yok muyum?” diye düşünerek felsefesini geliştirmiş ve “düşünüyorum öyleyse varım” demiştir. VARLIK ve HİÇLİK, iki karşıt kavramdır. Bilgi varlık ise, bilgisizlik hiçliktir. Deneyden geçirilmemiş bilgi, hiç değerindedir. İnançlar, kanıtsızdır.

**********

XIV asırda gelişen Rönesans düşüncesi, Ortaçağın dindarlığına karşı tavır almıştır. İnsan, Allah’ın bilgisini anlayabilecek kadar mükemmeldir. Din adamlarının Allah adına verdiği kanıtsız bilgiler yerine, özgür ve eğitimli kişiler, erdemli vatandaşlar, yetenekli kamu görevlileri yetiştirilmesini savunur

**********

Her olayın, bir değil binlerce nedeni vardır. Olay, nedenlerinin kümülatif (birikimli) etkisiyle olur. Olayların nedenlerine bağlanmasına, BİLİM (İŞLEV) denir. 15 Temmuz 2016 olayı nedenlerine bağlanamamış, FETÖ hareketi diye tek bir neden gösterilerek geçiştirilmiştir.

*********

Başka insanlarla içten bağlantılar kuran kişi, kendi gücünü ve yaşamdan tat alma becerisini geliştirmiş olur. Yakın ilişkide olduğu kişiler sayesinde de, diğer insanlara güç ve neşe verir. Antisosyal kişilik bozukluğu (sosyopat) olan kişiler  yalnız, huzursuz mutsuz ve sevimsizdir

*********

Güzel huyu, kusursuz kişiliği ve diğer üstünlükleri kendine özgü güzelliğinde ahengini bulan bir sevgiliye kavuşmaktan daha güzel başka bir güzellik yoktur. Aşk iyiden iyiye gönülde yerleşince, yürekte kor gibi beslenen sevgi, hareketlerde ve gözlerde ortaya çıkar ,gizlenemez olur

*********

Ne kadar ararsanız arayınız, dünyada ölümün ziyaret etmediği hiçbir ev bulamazsınız. Hangi eve bakarsanız bakınız, tümünden bir çocuğun, eşin, ebeveynin ya da hizmetçinin ölmüş olduğunu görürsünüz. Ölüm yasası, tüm canlılar için geçerlidir. O halde dünyaya tapmak aptallıktır

*************

Bir meraklı arkadaş, aynen şu soruyu sormuş: “Hocam, her gün durmadan yazıyorsunuz, beğenilmek hoşunuza mı gidiyor?”

YANIT: 7 yaşından beri okuyorum. 70 yıllık birikimimi mezara götürmenin günah olduğuna inanıyorum. İzin verin dünyada kalsın.Tabi beğenilmek de çok mutlu oluyor beni

***********

Modern matematik, fizik, kimya, mantık, felsefe, estetik, sanat tarihi, müzik, tiyatro ve diğer alanlarda, 10 dakikacık bile sistemli konuşmaktan aciz olan sözde dindarların Yüce İslam Dini hakkında ahkam kesmeleri, İslam dininin “Haddini Bil” şartını ihlal etiği için çok günahtır

********

Dürüstlük ve yalan ikileminde dürüstlük, her zaman önceliği almıştır. Yalancılar, kendilerini daha iyi hissedebilmek için yalanı pasif, aktif, kara, beyaz gibi türlere ayırma sahtekarlığı yapar. Peygamberler, filozoflar, gerçek devlet ve bilim insanları hiç yalan söylememiştir

**********

Gerçek aşkı besleyen etkenlerin en başta geleni; ötekinin bilerek aldatmayacağına, kandırmayacağına, saklamayacağına, gerçekleri karanlıkta bırakmayacağına duyulan güvendir. Güven bir kez sarsılmaya görsün, gerisi çorap söküğü gibi sona doğru gider

***********

İngilizce to have sahip olmak ve to be var olmaktır. Fransızca verbe avoir sahip olmak ve verbe etre var olmaktır. Türk kültürü, sahip olmayı önemsetirken, var olmayı ihmal eder. İnsan kendisi değilse, sahip olduklarının hiçbir anlamı yoktur. Olsa olsa ancak, malının kölesi olur

************

Ailede, işletmede, siyasi partide, cemaatte ya da evlilikte, kısacası her türlü yaşamında insan kendisi olarak var olabiliyorsa, çakma akıllı veya çakma bilinçli değil; aklı hür, irfanı hür, vicdanı hür, kendine saygılı bir birey olarak yaşar ve kendini gerçekleştirmiş bir birey olarak dünyayı terk eder

***********

Yobaz inadından vaz geçerek doğal sistemlere akıl gözüyle bakarsanız, öfkeyle öldürmeye çalıştığınız bir sivrisineğin, evrenden büyük olduğunu görürsünüz. Sivrisinek, kendisini küçümseyen filin kulağına girip ısırarak, koskoca fili, kafasını taşlara çarptıra çarptıra öldürmüştür

***********

Babası bir dostuna, “benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” diyerek, “çok çalışmasına karşın belli bir düzeyden öteye gidemiyor” demek istemiştir. Orta doğu dünyası, yaklaşık 1400 yıldır İslam dinini tartışır, ancak aynı yerde patinaj yapar durur, Müslümanı huzurlu kılacak yere gelemez

**********

De ki “Hiç, biliyor olanlarla bilmiyor olanlar/bilimden nasipli olanlarla bilimden nasipsiz olanlar eşit olur mu? ZÜMER Ayet 9.

Varlıkların yapı ve işleyişini, araştırma yöntem ve deneyleri kullanarak gerçeğe ya da gerçekliğe bağlayan yasalara, formüllere ve tanımlara BİLİM denir

*********

İnsanların hemen hepsi, sorun çözücü ve yaratıcı düşünürler olarak doğar. Ancak, güncellenmemiş çağ dışı eğitim, insanların büyük bir kısmının yeteneğini köreltir veya dumura uğratır. Eğitimin yüklediği çağ dışı düşünme kalıpları, insanları akıllarını kiraya vermiş duruma düşürür

*********

Allah rahmet eylesin Hukuk hocamız Yusuf Ziya Binatlı, idam cezaları da veren uzunca hakimlik deneyiminden sonra profesör olmuştu. Hemen her ders bize şu öğüdü verirdi: “Evlenince eşlerinizin ailesine saygılı olun, ama sakın aile işlerinize onları karıştırmayın, Mutlu olursunuz.”

***********

İnsan yaşamının en yakın, en güçlü ve en önemli tanığı eşidir. Evliliğin başlaması, bir yastıkta sürüp gitmesi, sevgiye dayanır. Sevgi, gerektiğinde can dahil ne varsa verme isteğidir. Tanık, eşinin kendisini mutlu etmek için hep verici olduğunu dile getiriyorsa yürür, sorun yoktur

***********

Bizim Orhan Pamuk ve diğerlerinin koşarak almaya gittiği çok büyük dolarlı Nobel ödülünü, “Siz benim eserimi anlayıp not verecek donanımda değilsiniz” diyerek ret eden J.P. Sartre, “TV’de kendimi konuşurken görsem bile doğruluğuna asla inanmam” demiştir. Çok doğru bir saptama

**********

Rahmetli büyük annem “Erkek kokusu almış olan bir kızı hiç bekletmeden hemen evlendirin. Erkek kokusu almış bir kere çare bulamazsınız” derdi. Ben büyük annemin sözü doğru mudur değil midir, hala karar verebilmiş değilim

***********

Belirli miktarda bir paranın dönem başındaki değeri, dönem sonundaki değerinden daha büyüktür. Paranın ilk dönem değer ile son dönem değeri arasındaki farka, PARANIN ZAMAN DEĞERİ denir. Örneğin, bugünkü 100 lira, 2 yıl sonraki 100 liradan daha değerlidir. Enflasyon parayı daha hızlı yıpratır

**********

İnsanlar arasında fark gören, aslında zaten insan değildir. Peygamberimiz Hz. Muhammet’e indirilen Yüce Kuran ve O’nun Kuran’ı esas alarak yaptığı uygulamalar, daha öncekiler tarafından yaratılan insanlar arasındaki büyük farkı kaldırma yönünde gelişmiştir. İnsan Hakları, ilahidir

***********

Bugün değeri bilinen paranın belirli bir faiz oranı üzerinden dönem sonundaki değerini hesaplamaya FAİZLENDİRME, dönem sonundaki değeri belli olan paranın bugünkü değerini hesaplamaya da İSKONTOLAMA denir.

************

Sıfırdan başlayarak yeni fikir üretilemez. Yeni bir fikir ileriye sürebilmek için,  konuya ilişkin olarak dünyada bu güne kadar üretilmiş fikirlerin bilinmesi gerekir. Türkler, genellikle dünyayı tanımadıkları için, Amerika’yı yeniden keşfeder, ateşi yeniden bulur duruma düşerler.

*************

İhtiyaç, istek ve arzularınızı saptamak ve karşılamak için, gereğinden fazla zaman harcarsanız ihtiyaç, istek ve arzularınız kendiliğinden biter. Zaman tüm sorunları bir şekilde çözer, ancak her çözüm, çözümlenmesi gereken yeni sorunlar yaratır.İhtiyaç, istek ve arzular sonsuzdur

*********

Herkes, diğerinden biraz daha eşit olmak ister. Başka deyişle, herkes bana karşı değil, herkes kendi yanındadır. Eşit olanlar köle düzeyine iner, daha eşit olanlar da efendilik mertebesine çıkar. İlişkilerin temelinde bu karşıtlık yatar. Köleliği kabul edenin karnını efendisi doyurur

**********

Sevgili Arkadaşlar, Kadıköy’de apartmanın yöneticisiyim. Projeye aykırı inşaat, kat mülkiyeti, dükkan kiracısının ortak kullanım alanlarını ve otoparkları ticari amaçla kullanması davalarında uzman, deneyimli, tuttuğunu koparan bir avukat önerir misiniz lütfen. msahin@anadolu.edu.tr

************

İnsanlara zarar veren, onları inciten sözlere ve davranışlara, kötülük denir. Kötülük yapan insanın kötülüğünü aklayan hiçbir din yoktur. O halde, neden yüzde doksan dokuzunun Müslüman olduğu ileri sürülen Türkiye’mizde insanlar birbirine her an, her yerde zarar verir ve incitir?

**********

Hayırlı Cuma ibadeti dilerim. Bugün Cuma vaazının ve Cuma hutbesinin, araç sürücülerinin keyfi korna çalmalarının, özellikle de çalışanları, yaşlıları ve bebekleri tatlı uykularından uyandıran sabahın erken saatlerindeki korna çalmalarının kul hakkı yemek olduğu üzerine olmalıdır

***********

Kendinizin, ailenizin, kurumunuzun ÜSTÜN yönlerini alt alta yazınız. Kendinizin, ailenizin, kurumunuzun ZAYIF yönlerini de  alt alta yazınız. Üstünlükleri devam ettirmeye ve daha da artırmaya, zayıflıkları da üstünlük haline getirmeye çalışırsanız, rekabette üstünlük sağlarsınız

*************

Bu satırların yazarı, bugüne kadar hiçbir dernek, vakıf, örgüt, kulüp, parti ve benzeri resmi veya gayri resmi kuruluşun üyesi olmadığı için, tüm kararlarını kendi özgür iradesiyle vermiş ve özgürlüğün doyumsuz tadını yaşamıştır. Engellemelere rağmen, rızkı hiç daralmamış, sürekli artmıştır

************

Doğada geometrik varlık ve şekil yoktur. İnsan icadı olan geometrik varlıklar yapaydır ve çirkindir. Doğallığı, doğayı sevmeyen insan yoktur. Doğayı en iyi taklit eden kişi en iyi sanatçı, tasarımcı, mühendis ve yöneticidir. Örneğin, kuşu en iyi taklit eden en iyi uçak mühendisidir

************

Bugünkü İstanbul Doğu Roma’nın, Bugünkü Roma Batı Roma’nın başşehridir. Aralarında kültür açısından okyanuslar kadar fark vardır. Önemli farklardan birisi de şudur: Roma’nın hiçbir yerinde tabela görünmez, çığırtkan ve korna sesi duyulmaz, gece hiç kimse yokken bile kırmızı ışıkta beklenir

***********

Güncel yönetim ve organizasyon biliminin örgütlenme ilkelerine göre örgütlenmiş bir siyasi parti üyesinin gücü, doğaçlama yöntemiyle örgütlenmiş 1 milyon insanın gücüne eşittir. AK Parti, birinci örgütlenme türünün, CHP ikinci örgütlenme türünün örneğidir. Son seçimde CHP’nin hali

***********

Oluş, karşıtların savaşıdır. Karşıtlar arasındaki savaş olmasaydı, varlık olmazdı. Evren, iyinin / kötünün; doğrunun / yanlışın; adaletin / adaletsizliğin ve tüm bilinenlerin zıtlığı ve zıtların birbiriyle savaşı ile vardır. Örneğin gün, gece ile gündüzün birbirini kovalamasından olur

*********

Yüce Yaratıcı, insanın yazılımını yapıp yaratırken, birçok güzellik yanında, içine bir de aşkı koymuştur. Aşk olmasaydı, bu güne kadar insanlık biter, son bulurdu. Aşkın her âşıka göre değişen anlamları vardır. Ancak, can dahil ne varsa hepsini verme isteği yoksa, aşk değildir o!

**********

“Biz doğduğumuzdan beri yoksulduk,

Varlığı görmedik ki yoksulluktan şikâyet edelim!”

Neşet ERTAŞ

MŞ BENZETMESİ:

“Biz Anadolu gençleri binlerce yıldan beri hep şehit olduk,

Yaşamayı hiç görmedik ki, ölümden şikâyet edelim!”

“Biz Anadolu halkı hep yoksulduk, varlık hiç görmedik ki”

***********

Reklamlar ikiye ayrılır: (1) Doğru bilgi vererek tüketiciyi aydınlatan reklamlar, (2) Duyguları harekete geçirerek, tüketicilerde satın alma isteği yaratma amaçlı reklamlar

Doğru bilgi verici reklam ile yalan bilgi verici ve duygu sömürücü reklamı birbirinden ayıramayan tüketicinin kazıklanma ihtimali çok yüksektir

***********

Sevenin sevgiliyi boyuyla, teniyle, saçıyla, tavrıyla, aklıyla ve benzeri üstün özellikleriyle yüceltmesi eksik kalır. Sevgiliyi, tüm kusurlarıyla bir bütünlük içinde görüp sevmek gerekir. En başta kusurlarıyla birlikte sevmeyenlerin, ilerleyen zamanlarda ayrılma olasılığı büyüktür

***********

ALWIN TOFLER’E GÖRE DÜNYAYI TEMELDEN SARSAN ÜÇ DALGA

1.BİRİNCİ DALGA: TARIM ÇAĞI (?-1779)

2.İKİNCİ DALGA: SANAYİ ÇAĞI (1779-1957

3.ÜÇÜNCÜ DALGA: BİLGİ ÇAĞI (1957’de Spunik’in uzaya fırlatılmasından bugüne)

TÜRKİYE, birinci dalgadan ikinci dalgaya geçiş aşamasında bocalamaktadır

**********

İnsanoğlu, doğa karşısındaki acizliğini, KADER olarak nitelendirir. Doğal yasalar, insanoğlunun değişmez kaderidir. Örneğin Yer Çekimi Yasası kaderimizdir. Bu yasayı, değiştirmek isteriz de değiştiremeyiz. Kadere isyan ederek bir gökdelenden atlarsak, kendi kaderimizi yazmış oluruz

********

Kaldırımlar, caddeler, sokaklar, binalar, dükkanlar, lokantalar, sahiller, heykeller, çarşılar, pazarlar ve trafik dahil her ne varsa bütün nesneler, estetik yaşantıya birinci öncelik verilerek tasarlanmış ve yapılmış olsaydı, dünyada İstanbul’dan daha güzel başka şehir olmazdı.

*********

YENİ KAVRAM: YÖNETİM KÖRLÜĞÜ

Kurumların, özellikle devletin yapı ve işleyişindeki hataların, risklerin ve fırsatların algılanamaz duruma gelmesine, YÖNETİM KÖRLÜĞÜ denir

*********

Endişeden, kederden, korkudan, gelecek kaygısından, karamsarlıktan, üzüntüden uzak olma haline HUZUR denir. Huzur, aslında mutluluktan da önce gelen bir dinginlik kavramıdır.

ABD küstahlığı, huzurumuzu daha da çok bozar hale geldi. Umarım bir gün “Ya istiklal ya ölüm” diyebiliriz

*********

Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu döviz miktarı, dışarıya sattığı mal, hizmet ve bilgi karşılığı elde ettiği döviz miktarından azsa, ülkede döviz darboğazı var demektir. Bu durum, giderek artan oranda sürüp giderse, yüksek faiz oranıyla dış borç, döviz fiyatı ve dışa bağımlılık artar

********

Taş fikirle yumuşar hamur olur, ancak Orta Çağ değerleri yüklenerek şartlandırılmış taş kafaları fikirle yumuşatmak mümkün değildir. Bu kafalara,uzay çağı fikirlerinin girmesi imkansızdır. Ezber eğitimin şartlandırdığı insanlar, kendilerine benzemeyenlere hakaret ederek tatmin olur

*********

Sürekli tekrarlıyorum: İKTİSAT (EKONOMİ) = TASARRUF

1938’e kadar tasarruf eğilimi çok yüksek, tüketim eğilimi düşüktü. 1950’den sonra tasarruf eğilimi giderek azaldı; Devlet ve toplum borçlanarak çok tüketir oldu. Türkiye, TÜKETİM TOPLUMUNA dönüştü. Kısa dönemde kur daha da artacaktır

*********

MŞ ÖNERİSİ: Size ısrarla laf yetiştirmeye çalışan kişinin gözünün içine bakarak “1’i tanımlar mısınız” diye sorunuz. Kesinlikle tanımlayamaz. O zaman “1’in kare kökü kaç?” diye sorunuz. Bilemezse “Haklısın” deyip tartışmayı hemen kesiniz. Devam ederseniz, düzeyine inmiş olursunuz

********

Zeka, sorun çözme becerisidir. Bilinç; acı, haz, neşe, aşk, öfke, nefret gibi duyguları algılama becerisidir. Akıl ise; iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı, güzeli çirkini, yararlıyı zararlıyı ve diğer ikilemleri karşılaştırma becerisidir. Deha da bunların bir insanda eksiksiz işlemesidir

*********

Her insanın, her toplumun kendine özgü efsaneleri, öyküleri, yaşam biçimleri ve değerleri varken, geçen yüzyılda New York, Londra, Berlin ve Moskova seçkinleri; faşist anlatı, komünist anlatı ve liberal anlatı formüle etti ve dünyaya dayattı. İnsanları, modern köle yaptılar

**********

Değişimin olmadığı ortamlarda zaman yoktur. Örneğin, evrende yıl ve yılbaşı yoktur. İnsan dışındaki canlılar aynı kaldığı için, onlarda da zaman bilinci yoktur. İnsanın kavramlaştırdığı zaman, değişim birimidir. Örneğin MŞ, fizik ve fikri açıdan 75 birim değişmiştir

**********

Genel olarak insanlar kendileri, çevreleri, ülkeleri, dünya ve evren hakkında, sandıklarından çok daha az, azın da azı bilgiye sahiptirler. Yaşamlarını devam ettirebilmek için, başkalarının uzmanlığına muhtaçtırlar. Bu gerçeğe rağmen, kendileri dışındaki insanları küçük görerek böbürlenirler

**********

Biçimlerin, sayıların ve niceliklerin yapılarını, özelliklerini, aralarındaki bağıntıları tümden gelim yöntemi ve akıl yürütme yaklaşım yoluyla inceleyen ve aritmetik, geometri, cebir gibi dallara ayrılan bilim dalına MATEMATİK denir. Matematik otorite kabul etmez. Doğruları kesindir

**********

RENE DESCARTES (DEKART) SEPETİ: içine doğduğumuz aile ve kültür, bilincimize sağlam ve çürük elmalarla doldurmuştur. Bilinç sepetimizden çürük elmaları tek tek bulup atmak, akla aykırıdır. Doğru olan, sepeti ters çevirip hepsini yere dökmek ve varsa doğru bilgiler, onları tekrar sepete koymaktır

**********

Sevgili arkadaşlarım, doğum günümü o kadar güzel dileklerle kutladınız ki, içimde en az 150 yaşına kadar sağlıklı olarak yaşarım gibi bir duygu belirdi. Tüm öğrencilerime, arkadaşlarıma ve dostlarıma tek tek teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunarım

**********

Çocuksun ihtiyaçların karşılanır,

Mutlu olursun ya da karşılanmaz ağlarsın,

Sonra istemeyi, arzuyu öğretirler,

Koşarsın peşinde tutamaz, durursun;

Orta yaş gelir, arkana döner bakarsın,

Yazık olan gençliğine ah edersin!

Yaşlısın artık,

Bırakırsın kendini huzurun hazzını yaşamaya.

*********

İnsanları üretken davranışlara yöneltmeye, motivasyon (güdüleme) denir. İnsanların yaşama sevincini azaltıcı söylem ve eylemlere, zulüm denir. Hak etmeden çıkar elde etmeye yönelik söylem ve eylemlere yalakalık, dalkavukluk ya da kısaca asalaklık denir

*********

Görünen duyu organları yanında, birer de görünmez duyu organları vardır. Örneğin, görünen çeşitli biçim ve renkteki nesnel göze paralel işleyen bir de gönül gözü vardır. Gönül gözüne, Türk insanı, bazen duygusal kalp veya gönül adını da verir. Başka dilde gönül sözcüğü hiç yoktur

********

İktidar hırsının en fazla sivrildiği, yıpratıcı yanlarının en belirgin biçimde ortaya çıktığı ilişkilerin en başında aşk gelir. Taraflardan birisi, eğer isterse diğerini eğer, büker, eritir, muma çevirir ve en sonunda tam hükmü altına alabilir. Tek taraflı aşk, zaten aşk değildir

**********

GERÇEKCİ OLMAYAN İYİMSERLİK ÖRNEKLERİ

Sigara içen, kansere olmayacağına inanır

Araba kullanan kaza yapmayacağına inanır

Nikahlanan ayrılmayacağına inanır

Çalışan işten atılmayacağına inanır

Ucuz mal alan kaliteli olduğuna inanır

Yoğun bakıma giren iyileşeceğine inanır

CHP seçimde birinci parti olacağına inanır

**********

HİÇ DÜŞÜNMEDEN YAPILAN SEÇİM ÖRNEKLERİ

Patlamış mısırlar bayat olsa bile yenir

Tok olunsa bile yemek bedavaysa yenir

Çikolata ikramında markaya bakılmadan bir tane yenir

Otostop yapan güzel bir kadını, erkek sürücü arabasına alır

AK partiden ayrılan Abdüllatif Şener’i CHP milletvekili yapar

**********

İnsanlar kaybetmeye karşıdır. Kişi, çok çeşitli nedenle, şimdiki (halihazır) durumunu muhafaza etmeye çalışır. Bu davranışa, statüko eğilimi denir. Bu eğilim, kolayca istismar edilebilir. Yönetenler, kendilerinin yokluğunda hemen herkesin mevcut statükosunu kaybedebileceğini ima eder

**********

FACEBOOK YAKLAŞIMLARI (38)

2000-2012 dönemi öğrencilerim anımsayacaktır. 2000 yılında yazdığım Yönetim Bilgi Sistemi kitabımda “Evrenin oluşumu, yaşamın başlaması ve yapay zekânın yazılımı, insanlığın kaderini çizecektir” demiştim. Bugün Türkiye’de Analog dünyanın Dijital dünyaya dönüşmekte olduğu tartışılıyor

**********

Yeni dijital nesil, sahipliğin çok büyük sorumluluk yüklediğinin bilincine vardığı için, borçlanarak veya uzun yıllar taksit ödeyerek gayrimenkul veya araba almaktansa kiralayıp kullanmayı ve hatta evlenme yerine birlikte yaşamayı tercih etme yönünde ilerlemektedir

************

En eski ve en yeni bilimsel araştırma yöntemi gözlemdir. Gözlemlerin kaydedilmesine veri, verilerin düzenlenmesine veri işlem, düzenlenen verilerin değerlendirilmesine bilgi işlem, bilgi işlem sürecinin çıktısına bilgi denir. Google ve diğer internet araçları gözlemi ve bilgiye dönüştürmeyi elektronik hızla yapar

**********

İnternet ve internete bağlanabilen tüm elektronik aygıtlar, büyük akıl için veri toplar, bilgiye dönüştürür ve büyük aklın dünyaya istediği biçimi vermesini sağlar. Bugünün dünyasında BÜYÜK VERİi, en büyük güçtür. İnternet hizmeti sağlayanlar, en başa Google’yi koymuştur

*********

Ekonomi bilimi mikro ekonomi, makro ekonomi, genel ekonomi, uluslararası ekonomi, işletme ekonomisi, tarım ekonomisi gibi birçok dala ayrılmıştır. İnternetin dünya ölçeğinde yaygınlaşmasından sonra, ekonomi bilimine PAYLAŞIM EKONOMİSİ adı verilen yeni bir dal eklenmiştir

**********

Özellikle güney ve güneydoğu Anadolu’da, toprağın sahibi olan ağanın tarlasını, tarım araçlarını ve tohumlarını kullanarak tarım yapan ve üründen çok cüzü pay alarak geçinmeye çalışan kişiye MARABA denir. Benim açımdan Türkiye, ABD’nin stratejik ortağı değil, onun marabasıdır. Ters düşülürse,Türkiye’nin rızkını keser

************

Bazı arkadaşlarım, özel mesajlarla “Hocam gerçekleri, herkesin kolayca anlayacağı şekilde ve çok kısa olarak açıklıyorsunuz, neden genel medyada yazmıyorsunuz? diye soruyor. Onlara “Hiçbir dernek, kulüp ve benzeri resmi veya gayri resmi kuruluşun üyesi değilim ve özgürlüğü seviyorum” yanıtını gönderiyorum

***********


Aşağıdaki önermelerden hangisi evrensel doğrudur?

Seçenek-1) Fikri tutsak, vicdanı tutsak, irfanı tutsak nesiller yetiştirmek

Seçenek-2) Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek

***********

Türkiye kırsal kesiminde gençler ve orta yaşlılar, atalarından kalanların tümünü satarak, şu veya bu nedenle şehirlere göç ederken, topraklar belirli ellerde toplanmakta. Şehirlerde de mülkiyet, belirli ellerde toplanmakta. Mülkiyetten mahrum yeni nesil, miras sorununu çözümlüyor

************

Geleneksel ekonomik kuramda, değişim ve tasarruf aracı olan paranın altın, mal veya diğer çok değerli varlıklar olarak bir karşılığı vardı. Enflasyon yarattığı için, ciddi devletler karşılıksız para basmazdı. 2018’de dünya geliri 87 trilyon dolardır. Ancak, bu paranın karşılığı yoktur

***********

Bir konuyu bildiğini sanan öğretmenler ve öğretim üyeleri, konuya başka bir açıdan veya açılardan da bakmalıdır. Belki de düz diye bildikleri dünya, aslında yuvarlaktır. Eğitim, kendi başına düşünmeyi, araştırmayı, bilgi üretmeyi ve öğrenmeyi öğrenmektir

**********

İstisnasız her insanın kabul görmeye ihtiyacı vardır. Kabullenilmek için, insanın yalnızca kendisi olması yeterlidir. Yapmacık davranışlarda bulunmayı adet haline getiren insan, uzun dönemde yapmacıklığını gizleyemez olur. Aslında kendisi olsa, güvenilir insan ve kabul edilebilir insan olacaktır

**********

Türk eğitim sisteminin ve Türk devleti kurumlarının işletim sistemi, bir kuşun beynine takılsa, kuş geri geri uçmaya başlar. Neden mi, Atatürk’ten sonra ve Köy Enstitüleri kapatıldıktan sonra, işletim sistemi, gelişmiş ülkelerin işletim sistemleriyle benchmarking (kıyaslama, nirengileme) yapılarak güncellenmedi

**********

Televizyon açık oturumlarında konuşmacıları yönlendiren kişilere MODERATÖR denir. Bizdeki moderatörler hem yönlendiremez hem de korsan konuşmacılık yapar. Her konuşmacı, konuşmakta olanın sözünü istediği zaman keser, ortam yenge çekişmesine dönüşür

**********

OLGU, ALGI YÖNETİMİ ve KURGU İLİŞKİSİ

Varlığı deneyle kanıtlanmış gerçeklere olgu denir.

Gerçeği gizlemeye çalışan söylem ve eylemlere algı yönetimi denir.

Gerçek olmayan, kişinin hayal gücünün yarattığı durumlara kurgu denir

********

FIKRA

Karısı, “eşek” olan soyadlarının değiştirilmesi için, sürekli olarak kocasına rica eder. Kocası, karısını memnun etmek için mahkemeye başvurur. Mahkeme, kocayı haklı bulur ve değiştirir. Çok mutlu olan koca, hemen karısına koşup, soyadımızı “değiştirdim” der.
“Ne oldu?”
“SIPA”

*********

Çocuklukta, gençlikte, orta yaşta ve ileri yaşta; insanın yakın ve uzak çevresinde güler yüzlü, sıcakkanlı, sert, iyimser, kötümser, karamsar, huysuz ve daha benzer birçok kişilik yapısında insan vardır. İnsan, herkesin kendisine benzemesini isterse, genel mutluluğu asla bulamaz

*********

Başkalarının kendisi hakkındaki övücü düşünce ve duygularını aşırı derecede önemseyen, ama önemsemiyormuş gibi tavır takınanlara, PATOLOJİK NARSİST” denir. Patolojik narsist kişi, aslında kendinin fanatiğidir. Beğenildiğini yüksek sesle duymak mecburiyetindedir

**********

Kişinin, işletmenin, kurumun ve en büyük kurum olan devletin bugün karşılaştığı olumlu ve olumsuz sonuçların gerçek sebebi, geçmişte aldığı doğru veya yanlış kararlardır. Örneğin, Türkiye’nin bugün yaşamakta olduğu acı ekonomik durum, geçmişte alınan yanlış kararların sonucudur

***********

Dün, bugün, yarın ve gelecekte olanları veya olabilecekleri, telaş göstermeden karşılama ve öfkelenmeden bekleme durumuna SABIR denir. “Sabrın sonu selamettir.” Çünkü, sabırla geçirilen zaman, insanı değişikliğe hazırlar, değişime alıştırır ve tüm sorunları şu veya bu biçimde çözer

**********

Radyo, televizyon, gazete, dergi ve benzeri kitle iletişim araçlarının ortak adına MEDYA denir. Merkez medya ve sosyal medya olarak iki gruba ayrılır. Türk halkı, bunlara bir de HAVUZ MEDYASI terimini ekledi. Sosyal medya, havuz medyasının olumsuz etkilerini engellemeye çalışıyor

**********

Merkez medya ya da havuz medyası, bir konuyu abartıyorsa ve tekrar tekrar vurguluyorsa, medya aracıyla hedefe ulaşma yönünde bir algı yönetimi devrede demektir. Bu açıdan bakıldığında, sosyal medyanın varlığı, dünyanın şansı demektir. Ya olmasaydı gerçekler nasıl ortaya dökülebilirdi ki?

*********

İnsanın, ailenin ve kurumların eski eşyaları, teknolojileri, gelenekleri, yasa ve yönetmelikleri, yaklaşımları, inançları, tutum ve davranışları işlevini yitirdiği, artık bir yarar sağlamadığı için terk edilmiş, yerine daha fazla yarar sağlayanları ikame edilmiştir. Eskiye övgü yanlıştır

*********

Aşkın ilk aşamalarında eklenen her anı; toplam haz, coşku ve yaşam kalitesini, önce artırarak en doruğa ulaştırır. Ancak, daha sonra her ek anı; haz, coşku ve yaşam kalitesini bir öncekine göre azaltır ve en sonunda elem vermeye başlar. Bu duruma, AZALAN MARJİNAL aşk yasası denir

***********

Her türlü veriyi elektronik hız ve güvende sıfır (0) ve bir (1) dizilişlerinden oluşan karakterlere çevren, sonra bu karakterleri mantık, matematik, algoritma ve bilgi işlem yöntemleriyle anlamlı hale getirerek uygulanabilir sonuçlar elde etmeyi sağlayan teknolojilere DİJİTAL denir

********

Geleneksel tüm iş, işlem ve araçların dijital baskı, dijital saat, dijital para, dijital bankacılık, dijital pazarlama, dijital yönetim gibi elektronik ortamlarda daha hızlı, verimli, etkin ve etkili olarak yapılır hale gelmesi, DİJİTAL UYGARLIK adı verilen yeni bir dünya tasarımını gündeme getirmiştir

*********

Dijital uygarlık; devlet, vatandaş ve dünya arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Kimliksiz bir insan, dijital bir devlet, devletsiz bir dünyadaş ve en sonunda da BİYOMETRİK bir dünya tasarlanmaktadır. İnternet kullanmayanlar, bu oluşumun en büyük engelidir

**********

m

“Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Zümer Suesi-9)

HANGİLERİ BİLENLER GRUBUNA GİRER?
Pozitif bilim sahipleri
İlahiyatçılar
Sanatçılar
Felsefeciler
İrfan sahipleri
Aklını kullananlar
Mantıklı düşünenler
Politikacılar

MŞ RİCASI: Bilmeyenlere örnek veriniz lütfen

*************

Saygı görme, değerli bulunma, güvenilir olma durumuna İTİBAR denir. İtibarlı kurumların varlığı, devletin temel taşları durumundadır. Ordu, yargı, üniversite, ilahiyat, tapu, noterlik, banka, TBMM, TDK, TTK ve diğerleri itibarlı kalmalıdır. Kurumları itibarsızlaştırma, devleti çökertir

***********

İnsanın duyumsadığı kafa ve gönül dinginliğine, iç ve dış rahatlığına, gelecekle ilgili iyimser düşünmesine, HUZUR denir. Huzur isteyen insan, huzur vermeyen ortamlardan ve huzur vermeyen insanlardan kesinlikle uzak durmalıdır. Huzur, huzur veren insanlarla ve ortamlarla elde edilir

***********

İsteksizmiş gibi görünerek kendini beğendirmek, kendisine biraz yalvartmak amacıyla yapılan hoş davranışa ya da cilveye NAZ denir. Yer yüzünde göründüğü günden bu tarafa, kadın erkeğe oranla daha nazlıdır. Erkek, nazını çekemeyecekse, daha baştan bir kadınla ilişki kurmamalıdır

***********

1923’te Türkiye’de kapalı aile ekonomisi vardı. Üretilen ne varsa ailede tüketiliyordu, tüketilen ne varsa ailede üretiliyordu. Toplu iğne, şeker, çelik, kumaş dahil tüm sanayi ürünleri ithal edilmek durumundaydı. Kefen bezini bile halk evde üretiyordu. Bütçe yok denecek kadar küçüktü. 1938’de sorun

***********

Atatürk’ün kurduğu partiden ayrılarak Demokrat Partisini kuranlar, 1950’de iktidara geldi. Türkiye’yi,  ABD’NİN gizli yörüngesi ya da eyaleti durumuna getirecek kararlar aldılar. 1956’ya kadar Türkiye’de bolluk oldu. 1957’de kıtlık başladı. Menderes, akıllanıp ABD’den çark edince asıldı

**********

1980 ortalarına doğru, Türk hakkı artık ABD’nin oyunlarını bozmak üzereyken, 12 Eylül 1980 darbesi ve tek adamlığı, YÖK ucubesini kurarak başına, 33 derece mason olan Prof. Dr. İhsan Doğramacı’yı getirdi. “Bir ülkeyi sömürmek istiyorsan, eğitim sistemini çökert” ilkesi gerçekleşmiş oldu

***********

İKTİSAT YÜKSEK EĞİTİM DİPLOMASI OLANLARA SORU: Bir ülke, vadesi gelen dolar borçlarını ödemek için, yüksek faizle dolar cinsinden borç para alırsa, dolar kuru düşer, Türk lirası değer kazanır mı? Bu durumda, gelecek yıl dolar kuru katlanarak artar mı? Niçin? Gerekçeleriniz nedir?

**********

“Türk köylüsü EFENDİ yerine getirilmedikçe memleket ve millet yükselmez!” Mustafa Kemal Atatürk.

Acı haberleri dikkatle dinlediğinizde, şehitlerin ya köylerden ya da şehirlere yeni göç etmiş ailelerin ocaklarından çıktığını anlarsınız. Türkiye’nin gücü köyler ve çilekeş köylülerdi

**********

Bir tarafta mısır patlağı gibi çoğalıp bir süre sonra yok olup giden uydurma beste türküler, diğer tarafta acılardan, çilelerden, sevdalardan, ayrılıklardan ve benzeri açık veya gizli yaşanmışlardan esinlenerek yakılmış elli, yüz, bin yıldır dillerden düşmeyen türküler

**********

İstiklal savaşında ve Cumhuriyetin ilk yıllarında köylünün fedakarlıklarına, kahramanlıklarına ve dayanıklılığına bizzat şahit olan devlet yöneticileri, köylüğü köyde tutacak politikalar izledi. 1970’lerden sonra köylüyle yalnızca oyunu almak için ilgilendiler

**********

1940’ta kurulan Köy Enstitüleri, ABD’nin Demokrat Partisine, “buralarda komünist öğretmenler yetiştiriyor” dayatması sonucu, 1953 yılında kapatıldı. Köy enstitüleri, köylerde tarım ve sağlık görevlisi olarak da çalışacak öğretmenler yetiştirmiş ve köylüler aydınlanmaya başlamıştı

**********

Ülkenin denizlerini, akar sularını, madenlerini, tarlalarını, meralarını, ormanlarını, tasarruflarını, girişimcilerini, yediden yetmişe tüm insanlarını akılcılığa, verimliliğe, üretkenliğe yöneltebilenlere İYİ YÖNETİCİ, söz konusu kaynakları israf edenlere KÖTÜ YÖNETİCİ denir

*********

Demagoji üstatları tarafından şartlandırılmış ya da akılları rehin alınmış kişilerle tartışmaya girmeyin. Bunların doğrusu tektir. Bin bilimsel kanıt göstersen yine de “dediğim dedik çaldığım düdük” der, ikna olmazlar. Kafaları değişmez ama nefisleri değişimin nimetlerinden yararlanır

**********

Türk insanı da bir gün, körü körüne kurnaz insanlara ve tutucu geleneklere itaat etmeyi bırakıp kendisi için düşünmeyi, akıl yürütmeyi ve kendi yüreğinin sesini dinlemeyi öğrenecektir. O gün geldiğinde, insanların inançlarını istismar ederek gününü gün eden asalaklar, aç kalacaktır

************

Gül suyuyla temizlenmiş, misk-i anber kokusuyla kokulanmış, nakışlı giysilerle donanmış, saçları ipek yorgan olmuş, tükürüğü yaşam suyu sevgilinin cefası, yürekten seven için çekilmez mi? Hücreleriyle seven buna katlanmaz mı? Cefayı görmezden gelmez mi?

***********

Yer çekimi doğal yasadır. Yapı ve işleyişini; devletin yasa, yönetmelik ve kararnameleriyle değiştirmek mümkün değildir. Ekonomi yasaları da doğaldır; yapı ve işleyişi, devletin yasa, yönetmelik ve kararnameleriyle değiştirilemez. Döviz arzı ve talebinin dengelendiği yere kur denir

*********

Bu dünyada tekrarlanması mümkün olmayan tek algı, ilk izlenimdir. İlk izlenim, en çok 30 saniye içinde oluşur. Sosyal yaşamda “Bir görüşte aşık olma” olgusunun, iş görüşmesindeki karşılığı, adayın yarattığı ilk izlenimdir. İlişkilerde vereceğiniz ilk izlenim olumlu ve hoş olmalıdır

*********

İnsanlar birbirine aşık olduğu zaman daha enerjik, daha dinç, daha genç bir görünüm alır. Başka deyişle karşılıklı aşk, aşıkları gençleştirir ve güzelleştirir. Araştırmalar, aşık olan kişilerin ten, saç ve göz parlaklığının arttığını ortaya koymuştur. Gönüllerde yaş olmaz. Genç kalın

*********

Organizmanın algıladığı su, hava, 36,5-37 derece sıcaklık, gıda ve sevgi eksikliğine İHTİYAÇ denir. Çevredeki insanların ve pazarlamacıların öğrettiği mal, hizmet ve sevgi eksikliğine İSTEK denir. Şiddetli isteğe, ARZU denir. İhtiyaç, istek ve arzuların karşılanmasına da MUTLULUK denir

**********

Beğenilerek satın alınan mal ve hizmetler, belirli bir süre kullanıldıktan sonra, fiziksel olarak sapa sağlam olmasına rağmen, pazarlamacılar tarafından psikolojik olarak eskitilir. Tüketiciler, kafalarında psikolojik olarak eskiyen mal ve hizmetleri kullanmaktan vaz geçer ve yenilerini satın alır.

**********

Yaşam, bir kez oynanan kumardır. Güçlü kozlar yokken BLÖF yapılır ve yenik düşülürse, toplamak mümkün değildir. Öz yeteneğe uygun kariyer planlanır, geliştirilir ve değişen koşullara göre güncellenir ve aynı çizgide ilerlenirse, maddi ve manevi doyum sağlayan bir ömür geçirilmiş olur

*********

20.yüzyılın tasarruf, sosyal güvenlik, kredi piyasası, çevre politikası, sağlık sigortası, evlilik anlayışı ile 21.yüzyılın tasarruf, sosyal güvenlik, kredi piyasası, çevre politikası, sağlık sigortası, evlilik anlayışı bütünüyle farklıdır. Ancak Türkiye’nin bu kavramlara yaklaşımı, 20.yüzyıl anlayışıdır

**********

Milattan önce 500 yılda Herakleitos tarafından keşfedilen değişim yasasının rüzgarı, hızını giderek artırarak, önüne kattığı faydasız düşünceleri, kavramları, yaklaşımları fosil haline koyar; yerine daha iyi ve faydalı olanları getirir. Yılan, yılda bir kez derisini değiştiremezse ölür

***********

Projesi, büyüklüğü, teknolojisi ve diğer maddi ögeleri ne kadar mükemmel olursa olsun, kurumların esas sahip olduğu değer, çalışanlarıdır. Temizlikçisinden memuruna, müdürüne, genel müdürüne kadar tüm çalışanların taktir edilmesi, güdülenmesi ve saygın insan yerine konulması gerekir

**********

Hayvan yasası çıkacak. Umarım önce hayvan tanımı yapılır. Eşek arısı, karınca, sivri sinek, fare, kara sinek, kara fatma, yılan ve benzerleri de hayvan sayılacak mı? Bunlara zarar veren, işkence eden veya öldüren de yargılanacak mı? Tüm hayvanlar, eşit haklara sahip denebilir mi?

***********

Varlığı deneylerle kanıtlanmış gerçeklere OLGU (fenomen); görülebilen veya dokunulabilen varlıklara nesne (object); yer ve zamanı gösterilebilen oluşlara, oluşumlara ve işlere OLAY: yer ve zamanı gösterilemeyen oluşlara, oluşumlara, işlere, kurgulara veya hayallere de MASAL denir

**********

İYİ, ahlak felsefesinin temel kavramıdır. İyi; insana, çevreye, topluma ve insanlığa yararlı olan olumlu (pozitif) iş, işlem, oluş, oluşturma ve davranışlardır.

Kötü ise; insana, çevreye, topluma ve insanlığa zararlı olan olumsuz (negatif) iş, işleyiş, işlem, oluş, oluşturma ve davranışlardır

***********

Aklını kullanmasını bilmeyen insan yığınları, iç ve dış güçler tarafından, sürekli sömürülür. Dış sömürgenlerle mücadele etmek, iç sömürgenlerle mücadele etmekten daha kolaydır. Atatürk, dış sömürgenleri yendi, sömürüyü bitirdi. Ancak iç sömürgenleri, ağaları, beyleri yok edemedi


********

Doğa veya insanlar tarafından tasarlanmış, yapılmış, ortaya konulmuş varlığa, yapıta, ÜRÜN denir

İnsanın bedeni, doğanın (Allah’ın) ürünüdür. İnsanın düşünsel yapısı, bilgi düzeyi, karakteri, ahlakı ve benzerleri, insanın kendi ürünüdür.

İNSAN ÜRÜNÜNÜN KALİTESİNİ İYİLEŞTİRMELİDİR

************

Ülkemizdeki TV dizilerinde, TV açık oturumlarında ve benzeri kitle iletişim araçlarında, çok yoğun bir şekilde yapay cinsellik ve yoruma dayalı din pompalanmaktadır. Bilincimizi koruyabilmek için, sürekli vesvese ve evham veren bu şartlandırmalardan, oldukça uzak durmamız gerekir

***********

İleri ülkelerin filozof ve bilim insanları, insanlığı bilinçlendirme görevini, güncel bilgi ve bulgularla yerine getirir. Türkiye’de bilinçlendirme, orta çağ filozof ve bilim insanlarının fikirleriyle yapılır. Çağlar öncesinin kalıplarıyla çağdaş sorunları çözmeye çalışmak, abesle iştigaldir

************

AKIL ÇAPI

Varlıkların genişliği ve büyüklüğü, çap birimiyle ölçülür. İnsanlardaki akıl yürütme yeteneği de akıl çapıyla ölçülür. Eğitim, öğretim ve okuma kalitesi yüksek ve çağdaşsa, o ülkenin insanları dünya çapında akıl yürütür. Değilse, ancak yerel çapta akıl yürütür, daha fazlası beklenemez

***********

Atatürk’ün özenle kurduğu ekonomik dengeyi önce Menderes, sonra Demirel, sonra Ecevit, sonra Özal bozdu. Hepsi süper enflasyon yaratarak iktidardan düştüler ve bir daha da tek parti olarak iktidara gelemediler; koalisyonla idare ettiler. Bu kez ne olacak acaba? Bekleyip göreceğiz

***********

Yerine daha iyisi konulamayacaksa, daha iyisi ikame edilemeyecekse, eskisinin korunması akla uygundur. Daha iyisi demek insana, insanlığa, topluma, doğaya eskiye oranla daha yararlı olan demektir. KURAL: Daha iyisini yapmaya muktedir değilsen bozma. Amacın, insanların daha iyi ve daha mutlu yaşamasına olumlu katkı sağlama olmalıdır

*********

‪Layık olmaya, yakışmaya, yaraşırlığa, uygunluğa, yerindeliğe, yeteneğe, yeterliliğe LİYAKAT denir. Bilimsel olmayan doğaçlama sözü ve uydurma saptaması nedeniyle istifa etmek zorunda kalan Harran Üniversitesi rektörünün liyakat esasına göre atanmadığı ortaya çıkmıştır. Atananlar, makama layık olmalıdır

*********

Yer gök, tüm evren bir denge içindedir. Doğal düzen, kendi dengesini dinamik olarak sağlar. Yapay düzenler ise, bozulma (entropi) yasasına tabidir.Türkiye’nin ekonomik dengesi, hatta sosyal dengesi hızlı bir bozulma sürecine girmiştir. Tekrar kurulması, zaman alacaktır. Hayırlısı olsun!

************

‪18.yüzyıldan bu tarafa, insan bedenine eza, cefa, şiddet ve benzeri eziyetler vermek suç sayılmıştır. Başka deyişle, insan bedenine ceza uygulayan kim olursa olsun, nedeni ne olursa olsun cezalandırılır. Türkiye insanına bu gerçek, iyice anlatılmalı, medyada bu doğru sıkça işlenmeli ve vurgulanmalıdır

************

İçinde değişik ırklardan kimseleri bulunduran ülkelere KOZMOPOLİT ÜLKE denir. Kozmopolit ülkeler, Millet kavramıyla bütünleştirilip yönetilemez. Kozmopolit toplumlarda, ancak ULUS kavramıyla bütünlük sağlanabilir. Atatürk, bu gerçeği görmüş ulus ve yurttaş sözcüklerini kullanmıştır

**********

Cinsel açıdan ilgi duyduğu birisiyle karşılaşan uygar bir insanın davranışları, üç aşamadan geçer: (1) Uzun süreli göz teması, (2) Karşılık bulursa, daha yakınına gelme davranışı, (3) Dokunma girişimi. Uygar olmayan kaba insan ise, genellikle rahatsız edici ve kaba davranışlarda bulunur

***********

ÖFKE KONTROLÜNÜN ÖNEMİ

İnsanın, öfkesini dış dünyasına yöneltmesi kadar, kendine yöneltmesi de çok ciddi sorunlara yol açar. Bu durum depresyon, özgüven azalması, bedensel belirti ve benzeri olumsuz sonuçlar doğurur. Öfke artmaya başladığı anda ilk önlem, bir süre sessiz kalmaktırİ

***********

Facebook Paylaşımı (39)

Bir düşünceye, fikre, görüşe, teze ve felsefeye çok sağlam biçimde, içten, gönülden bağlı bulunmaya ve onu kesin doğru saymaya, İNANÇ denir.

Doğruluğu deneylerle kanıtlanmadıkça inançlar, yalanlardan daha tehlikelidir. Bir ülkede inançlar ve yalanlar yaygınsa, o ülke tehlikededir

**********

Başta yöneticilere küçük ve önemsizmiş gibi görünen ekonomik, sosyal, psikolojik ve dini durumlar, ülke insanlarının davranışlarını büyük ölçüde etkiler. Türk halkı, akıllı (rasyonel) davranıştan uzaklaştı. Görmek istemesek bile, akıl dışılık her yerdedir. TV haberlerine göz atmak yeter

***********

SÜTÜN TÜREVLERİ=SÜTTEN TÜREYENLER: Yoğurt, peynir, sütlaç, çökelek vb.

DOMATESİN TÜREVLERİ=DOMATESTEN TÜREYENLER: Salça, melemen vb

İNSANIN TÜREVLERİ=İNSANDAN TÜREYENLER: Sanatçı, alim, dalkavuk, hırsız, kaypak, yalancı, demagog, sahtekâr, yobaz, vatansever, katil, nankör, kalleş, bencil, iyiliksever vb…

MŞ SORUSU: Türkiye’de yukarıdaki insan türlerinden hangileri çoğunluğu teşkil eder?

***********

Kısa, orta ve uzun döneme ilişkin ülke sorunlarını, rakiplerine oranla daha iyi çözebilecek projeler geliştiren ve seçmenleri buna inandırabilen siyasi partiler, seçimde çoğunluğu elde eder. Muhalefet partileri, bir sistem içinde bilimsel karar alma yeteneğinden yoksun davranıyor

**********

Varlık ve Hiçlik eserinde J.P. Sartre, “Sahiplenme arzusu var olama savaşıdır” der. Aşk, bir savaştır. Savaş için geçerli olan kuşatma, manevra, tuzak, saldırı ve benzer strateji ve taktikler, aşk için de geçerlidir. Pirus Zaferi’ndeki gibi savaş kazanılsa bile geride enkaz kalır

*********

Fransız beyni, Alman beyni, İngiliz  beyni, Türk beyni diye farklı insan beyinleri yoktur. Yapı olarak bütün beyinler aynıdır. Fark, beyinleri işleten işletim sistemindedir. Türk devlet yöneticileri, Türk halkının beynini, güncellenmemiş Orta Çağ kültürüyle işletmeyi uygun görmüştür

*********

STOKSUZ EKONOMİ (JIT)

Japonların geliştirdiği stoksuz ekonomi veya stoksuz yaşam, israfı önleme felsefesinin ifadesidir. Boş duran ya da boş bekletilen tüm varlıklar stoktur ve bu nedenle israftır. Örneğin, çift kişilik yatakta tek kişinin yatması, büyük evlerde ya da büyük odalarda ikamet etmek, stokta mal bekletmek, yarısı yenip yarısı çöpe atlan yiyecek, boş oturmak, boşboğazlık yapmak, boş duran salon ve derslikler vb. stoktur ve bu nedenle israftır. İsraf, Yüce Kuran’a göre günahtır

***********

Yılanlar, değişim yasasına uyum sağlayarak yaşamlarını sürdürebilmek için her yıl derilerini değiştirirler. “Değişmeyen tek gerçek değişimdir” Heraklitos, M.Ö. yaklaşık540-480. Evrende dolayısıyla Dünyada geriye doğru değişim yoktur.Türkiye neden geriye doğru değişimde ısrar eder ki

***********

Uzaklarda duran, ulaşılamayan varlıklara, hatta gerçekte var olamayan imgelere, düzen ve işleyişlere ya da artık yaşamda olmayan insanlara duyulan sevgiye ve kavuşma arzusuna, ÖZLEM denir. Türkiye’nin olması gerektiği yerde olmasını öyle özlüyorum ki! Ancak, gidilen yol çok yanlış. Yanlış yolda kaybolmayan yok, doğru yolda kaybolan yok

***********

Bir insanı dirsekle böğründen dürterek uyarmaya, dürtme (nudge) denir.  Dürtü emir verme, zorlama veya yasak koyma amacıyla değil, seçmeni uyarma ve ona doğru seçeneği buldurma ya da gösterme amacıyla yapılan bir ikna etme yöntemidir. Muhalefet mi yoksa iktidar mı seçmeni iyi dürtüyor

**********

Anlaşmazlık, uyumsuzluk ve zıtlaşma yaratma yöntemini kullanarak, kendi çıkarını en çoklama davranışına, ÇATIŞMA ORTAMI YARATMA denir. Sendikalar, şirketler, spor kulüpleri ve siyasi partiler, halkı birbirine karşı ötekileştirerek savaştırır. Zıt taraflar, zafer kazanıp, zaferin hazzını yaşama yarışına girer

*********

KARİYERNİ RİSKE ATMA DAVRANIŞLARI

Çevredekilere sataşma

Kaba, patavassız ve dangalak olma

Arabozanlık yapma

Boş zamanlarını kötü kullanma

İşten kaytarma ya da sıvışma

Başarılı gençleri kıskanma

Bezdiri (mobbing) yapma

Amirleri kapalı veya açık olarak eleştirme

Yeniliklere direnme

*********

PSİKOLOJİK TACİZ (BEZDİRİ=MOBBING)

Bir kişi veya grubun, başka bir kişi veya gruba psikolojik baskı, şiddet, taciz, kuşatma, rahatsız etme, sıkıntı verme ve benzeri kötü amaçlı davranışlarda bulunmasına BEZDİRİ (MOBBING) denir. Mobbing suçtur. Kanıtlandığında yapan cezalandırılır

***********

Doğal dillerdeki cümle kurma kurallarını inceleyen bilim dalına, SÖZDİZİMİ (SENTAKS) denir. Çekim ekli bir dil olan Türkçeden örnek:

Mehmet dün bozkırda yılanı öldürdü

Dün bozkırda Mehmet yılanı öldürdü

Bozkırda Mehmet yılanı dün öldürdü

Yılanı bozkırda dün Mehmet öldürdü

Yılanı Mehmet dün bozkırda öldürdü

************

BİR İNSAN DİĞER İNSANA SAHİP OLABİLİR Mİ?

Kölelik döneminde insanın değeri, para ile belirlendiği için, parasını verenin köle üzerinde sahiplik hakı vardı. Güncel dönemde, bir insana yarı yarıya ya da tam olarak sahip olunamaz. Ancak, aşkta karşılıklı olarak gönül sahipliği olabilir

*******

Daha sağlıklı, daha cesaretli, daha üretken, daha doyumlu bir yaşam için; daha hareketli, daha bakımlı, daha yardım sever, daha bilgili, daha sanatsever, daha kültürlü ve daha gerçek âşık olmak ve sevmek gerekir

********

Trafik kazasını aynı anda görenlerden

A)“Suçlu öteki şoför”

B)“Suçlu bu şoför”

C)“Bu marka arabalar hep kaza yapar”

D)“Yollar çok bozuk”

E)“Kurallara uyulmuyor”

F)“Ehliyetler torpille alınıyor”

G)“…”

H)“…”

diyor. Hangisi; hangileri; hepsi mi haklı? Olay, asla tek nedenle olmaz mı demeli?

*********

Bilgisayarda dosyalar açılır, ad verir, içine bilgi depolanır, gerektiğinde güncellenir. Karar aşamasında dosyalar açılır, yararlanılır ve karar verilir. İnsan beyni de aynısını ışık hızıyla yapar. Milyarlarca farklı beyin çipine, çağ dışı farklı bilgiler doldurulmuşsa, kararlar çağ dışı olur

*********

Ali, Ece’yle evlenmesinin nasip olması için 2 yıl namazlarında dua etmiş. Ayşe, İsa’yla evlenmesinin nasip olması için 2 yıl namazlarında dua etmiş. Ayşe, Veli’yle evlenmiş. “Allah hüsnü kalple yapılan duaları kabul eder” inancıyla 2 yıl dua eden Ali, şüpheye düşmüş.

SORU: Bir yobaz Ali’yi nasıl teselli eder? Konunun ehli bir bilim insanı Ali’yi nasıl teselli eder?

.

*******

Aslında her çocuk, küçük bir filozoftur. Çünkü çocuklar, sürekli soru sorar. Evrenin, yaşamın, insanlığın, sanatın, her varlığın yapısının ve işleyişinin özünü öğrenmek, beynindeki bilinç birimlerini bilgiyle doldurmak ister. Büyümek soru sormaz duruma gelmektir. Çocuk kalmak, filozofça düşünmek ve insanca yaşamak için, bilgilerin sürekli sorgulanması ve güncellenmesi gerekir

********

Belirli bir grup içinde birbiriyle rekabet eden insanlar arasında, bir insanın kendinde geliştirdiği temel üstün yeteneği, onu rekabet üstü yapar. Bir kurumda yetenekleri aynı olan insanlar, yan tutulmuyorsa aynı geliri elde eder. Üstün gelir, aynılıktan değil farklılıktan elde edilir

*********

Mal, hizmet ve bilginin küresel pazarı, büyük boyutlu müşteri ve çok yoğun rekabet anlamına gelir. Küresel ölçekte rekabet, girişimlerin rekabetinden daha çok ülkelerin rekabeti durumuna gelmiştir. Ülkemiz, küresel gelişmeleri öngörememiş ve kaçırdığı fırsatların arkasından bakakalmıştır. İhraç etmeye çalıştığımız ürünler, ileri ülkelerin üretmekten vazgeçtiği ürünlerdir. İleri ülkeler katma değeri çok yüksek ürünler üretmeye odaklanmıştır

*********

Tevazu sahibi insan, dolu insandır. Kibirli insan, bilgi açısından eksik veya boş insandır. Soru sorulmasından korktuğu için burnu havada gezer. Bilgi hiçliğini, kasılarak gizleyebileceğini sanır. Kibirli, kaba, sinirli, öfkeli ve negatif insanlar, aslında acınası birer zavallıdır

*************

Türk insanı için genellikle değişmemek, değişmekten daha kolay göze alınan bir karardır. Türk halkının 1900’lerin ilk çeyreğindeki giyimi, yaşam biçimi, olaylara bakışı ve olayları yorumlayışı bugün % yüz değişmiştir. Madem günün birinde bugünkü gibi olacaktı, neden zaman yitirildi? Tüm Türk kültürü, 50 yıl sonra da % 100 değişecektir. 1900’lerin tutuculuğu gibi bugünün tutuculuğu da 50 yıl sonra fosil olacaktır.

*********

Kamu kesimindeki üst yöneticiler; öz yetenek (core competence), süreçlerin yeniden tanımlanması (reengineering), kıyaslama (benchmarking), personel güçlendirme (empowerment), küçülerek büyüme (downsizing), öğrenen organizasyon (learning organization) konularını öğrenip kendi birimlerinde uygularlarsa; kaynak tasarrufu, verimlilik ve halkın hizmetlerden memnuniyeti, en az bir kat artacaktır

*********

“Her olay, oluş, olgu ve varlık; başka olay, oluş, olgu ve varlıklarla ilişki halindedir ve bu ilişkiler sürekli değişir” şeklinde özetlenen kuantum kuramı, yönetimde kaos ve karmaşıklığın başlıca nedenini gösterir. Yönetim ve yönetilen ortamlarındaki kaos ve karmaşıklık; bilimsel iletişim, liderlik ve motivasyonla dengelenmeye çalışılır

***************

Gideniyle, geleniyle 18 milyonluk koskoca İstanbul’da yalnızlık ve yabancılaşma yaşanır mı? Şiirli, esprili, felsefi, sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve hatta antropolojik konularda derinlemesine sohbet edilecek insan bulmak, samanlıkta iğne aramaktan daha zorsa, evet yaşanabilir

**********

İSTANBUL’DA YALNIZLIK

Ruhsuz dizeler

Yontulmamış duygular,

Yığınla şiir kitabı,

İstanbul’da şairsizlik

İstanbul’da şiirsizlik,

İstanbul’da yalnızlık!

*********

Hani ince anlamlı güldürü sözleri?

Zarif söz ve şakalar,

Yazıda, karikatürde, sözde, davranışta derin anlam,

Hani Aziz Nesin, Bal Mahmut, Turhan Selçuk, Dümbüllü?

İstanbul’da güldürüsüzlük,

İstanbul’da esprisizlik,

İstanbul’da yalnızlık!

*********

Vesveseye din diyenler,

Her davranışta ayrı çelişki,

Tutarsızlık felsefe,

Münafıklık huy olmuş

İstanbul’da sorgulamasızlık,

İstanbul’da düşüncesizlik,

İstanbul’da Descartessizlik,

İstanbul’da Sokratessizlik,

İstanbul’da yalnızlık!

**********

İstanbul’da sosyolojik sosyalsizlik,

İstanbul’da psikolojik pisikolojiksizlik,

İstanbul’da ekonomik ekonomiksizlik,

İstanbul’da antropolojik antropolojiksizlik

İstanbul’da insansızlık,

İstanbul’da yalnızlık!

İstanbul’da sonlu sonsuzluk.

**********

Doğru, dürüst, yardımsever, bilge, alçak gönüllü, yiğit ve ölçülü kimselere İYİ İNSAN, bu nitelikleri taşımayan veya biraz azını taşıyan kimselere de KÖTÜ İNSAN denir.

SORU: Her insan hata yapabileceğine göre, yaptığı büyük bir hata, o insanın kötü olduğunun kanıtı sayılabilir mi?

**********

“Kötü bir son, sonu diğer insanları bugün, yarın ve tarih boyunca olumsuz etkileyecek bir sondan daha iyidir” denilebilir mi?

“İki tiren kavuşacaksa mutlaka çarpışır” denilebilir mi?

“İhanetin en ağırı, en güvendiğin insandan gelir” denilebilir mi?

“Aşk, miyop bakıştır” denebilir mi?

**********

A inanmıyorum. Türkiye’de 11 milyon 985 bin 118 kişi terörist, vatan haini, dış mihrak ajanı ve benzeri suçlardan şüpheliymiş.

*************

“Kaybetmek kazanmanın kardeşidir” denilebilir mi?

“Korkunun olduğu yerde aşktan söz edilemez” denilebilir mi?

“Bir olay olmuşsa başka türlü olamayacağı için olmuştur” denilebilir mi?

“İyiliği karşılığını beklemek için yapma, gerektiği için yap” denilebilir mi?

“Benden bu kadar” denilebilir m?

*********

Ürün ve ürün bileşenlerinin dijital fotoğrafı girilince, tasarımını elektronik hızla yapan yazılıma CAD, tasarımı yapılan ürünün maliyetini bulan yazılıma CAE, üretim işlemlerini yapan yazılıma CAM ve pazarlamasını yapan yazılıma da CPC denir. Türkiye eğitim ve öğretim sistemi nerede, üniversiteleri nerede, üst yönetimin vizyonu nerede

*********

Dönüştürücü liderler geleceği projektörle, klasik liderler uzun farlarla, yöneticiler kısa farlarla, sıradan insanlar da kedi farlarıyla vizyonlar. NASA, Walmart, Berksihre, Apple gibi ABD kuruluşlarının stratejik yöneticileri, 75 yıl sonraki evren ve dünya koşullarını görebildiklerini söylüyor

*********

İleri teknolojilerin % 90’nının son 2 yılda üretildiği belirlendi. Çağın adı da uzay çağı, iletişim çağı, bilgi çağı aşamalarından sonra  “Teknoloji Çağı” olarak tescillendi. Türkiye ise, tarım çağından sanayi çağına doğru emekleyerek gitmektedir. Eğitim sistemi yenilik ve yaratıcılığa dönük olmalıdır

*********

Facebook Paylaşımı (40)

Akıl, karşılaştırma yeteneğidir. Akıllı insan, sürekli karşılaştırmalar yaparak düşünce, tutum ve davranışlarında yanıldığını anlar ve bunları daha iyileriyle değiştirir. Aptal insan ise, ne düşünce, tutum ve davranışlarının yanlış olduğunu anlayabilir, ne de bunlardan ayrılabilir. Daha da kötüsü, kendisini akıllı sanır

************

12.12.2018

Olmaz olsun sonbahar!

Elinde iyilerin listesi,

Fazla mesai yapıyor Ölüm Meleği,

Osman’ı da düşürdü dalından!

Biliyordu, anlamıştı olgunlaştığını,

Üşenmedi, vedalaştı tek tek dostlarıyla başında

Ve sonunda son baharın

Elveda dedi fani yaşama,

Gökmenlerin Osman gitti;

İğde Ağacı’nın başı sağ olsun!

Osman Yücer’in mekanı Cennet olsun!

**********

Bir kadının gönlü kazanılırsa; erkeğin sözüne, samimiyetine ve sevgisine inanırsa, canı dahil neyi varsa tümünü, hiç gözünü kırpmadan verir. Bir erkek; akıllı, doğal, dişi, gülen ve güldüren, zayıf yönlerini yüzüne vurmayan, iyi ve kötü günlerinde yanında olan kadın için, canı dahil neyi varsa tümünü verir

********

21.yüzyılda var olmanın koşulu, teknoloji ve silah üstünlüğüdür. 1945’te Japonlar, moral üstünlüğe sahipti. Atılan 2 atom bombası, onları pes ettirmeye yetti. ABD, mecbur kalırsa her cinayeti işler. Keşke Camilerimiz teknoloji üreten tesisler olsaydı da ibadetimizi açık havada yapsaydık

*********

Aileden, kreşten, anaokulundan başlayıp profesörlüğe ve kıdemli profesörlüğe kadar uzanan eğitim, öğretim ve kültür sistemimiz, standart altı uygarlığa doğru hızla ilerlemektedir. Bilimi, işe uygunluğu ve hesap verilebilirliği esas almadıkça, hemen her gün nice kazalar göreceğiz

**********

Bir insanın çok istediklerinin, yüce umutlarının, içten beklentilerinin boşa çıkması halinde duyulan büyük üzüntüye, HAYAL KIRIKLIĞI denir. Cumhuriyet kuşağı, Türkiye’nin 21.yüzyılda çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkacağını bekliyordu. Ne yazık ki halk, şimdi büyük hayal kırıklığı yaşamaktadır

*********

Dünyadaki herkes, ağaçtan elmanın yere düştüğüne şartlanmışken, yalnızca Isaac Newton “Elma niçin ağaçtan gökyüzüne doğru düşmez” sorusunu sormuş ve YER ÇEKİMİ YASASINI bulmuştur. Türk kültürü, eğitim ve öğretim sistemi, Türk halkını şartlandırdı ve sorgulamayı engelledi. Sorgulamalı, şartlanmış kalmak, akıl kullanmamaktır

**********

1999’da yazdığım Yönetim Bilgi Sistemi kitabında, en geç 20 yıl sonra Türkiye’nin gündeminde Yapa Zeka, Bulanık Mantık, Sanal gerçeklik, Genetik Algoritma, Akıllı evler, Sanal Bellek, Yapay Duyular ve benzer konuların tartışılacağını ileri sürmüştüm. Verdiğim örneklere öğrenciler gülmüştü.

**********

Uzayda yer çekimi ve mikrop olmadığı için, dünyada doktor müdahalesiyle birkaç ayda iyileşen bir yara, uzayda bir iki dakikada iyileşecektir. En geç 20 yıl sonra, ileri ülkeler, tababeti (tedaviyi) şehir hastanelerinde değil, uzay hastanelerinde yapılacaktır. Türkiye, çağı yakalamalı

***********

Dünyada bir ağaçtan en çok 15-20 kilogram elma alınabilirken, uzayda yer çekimi ve mikrop olmadığı için ağacın dalları, elmaların ağırlığı ile kırılmayacak ve bir ağaçtan tonlarca elma alınabilecektir. 20 yıl sonra ziraat uzayda yapılacaktır. Türkiye, uyanmalı, çağı yakalamalıdır

**********

20 yıl sonra, yüksek gelir ve saygınlık sağlayacak birkaç meslek sıralaması:

Uzayda tababet

Uzayda ziraat

Uzayda mühendislik

Uzayda mimarlık

Uzayda diyanet

Uzayda eğitim

Uzayda insancıl ilişkiler

Uzayda madencilik

Uzayda ulaşım

Uzayda iletişim

Uzayda rekabet

Uzayda pazarlama

vb…

**********

İş başlangıçta gelir, statü ve psikolojik doygunluk sağlarken, zamanla nitelik değiştirirse, kişi fiziksel, sosyal ve psikolojik açılardan sorunlar yaşamaya başlar. Sorunları azaltmak için, kariyer basamakları açık tutulmalı kendisini sürekli eğitimle yenileyenler yükseltilmelidir

****************

Yönetim, organizasyon ve iş ortamlarında, ilişki halindeki insanların birbiriyle çelişen ve çatışan değişik amaçlarını dengeleyerek, kurumun amaçlarına doğru yöneltilebilmesi için, bilimsel “İletişim”, “Liderlik” ve “Motivasyon” en etkili yöntemdir. Siyasi partiler içinde AK parti, bunu çok iyi yapmaktadır

*********

İnsanın kendisini kendi yapan özelliğine, öz varlığına, kendiliğine BENLİK denir. Genellikle olgunlaşmamış ham benlik, kendi kişiliğini üstün görür. Bireysel benlik yanında bir de sosyal benlik vardır. Sosyal benlik, insanın ait olduğu toplumu, dini, üniversiteyi ve benzeri toplulukları içerir

**********

Maddi ve maddi olmayan varlıkların uyandırdığı tat, sevinç, cinsellik, ılımlılık ve doygunluk duygusuna, HAZ denir. Haz iyidir, ancak yaşamın birinci önceliği değildir. Hazda ölçü kaçırılırsa, yerini elem, üzüntü, acı, dert ve keder alır. Yer gök, bir ölçü üzerinde denge bulur

**********

Ortalama ömür, sağlıklı yaşam koşulları, okuryazarlık oranı, üniversite, yüksek lisans ve doktora oranı, eğitim kalitesi, insan haklarına riayet, kişi başı milli gelir ve benzeri göstergeler, ülkeleri gelişmiş, orta gelişmiş ve az gelişmiş olarak sıralar. Bu açıdan Türkiye, 188 ülke içinde 72.sırada orta gelişmiştir

**********

İnsanın aklına, yetenek ve becerisine verdiği öneme, ÖZ DEĞER denir. Öz değeri, kişinin yaşam algısını, yaşam seçimini ve yaşam biçimini etkiler. Kapitalist öz değerli insan, parası, bağı bahçesi, arabası, uçağı, malı ve mülküyle var olduğuna ve mutlu olmayı hak ettiğine inanır.

************

Şartlandırılmış bağnazlara göre insanlar cinsiyet, milliyet, ırk, dil, renk, din, mezhep, yaş, statü ve diğer ayrımcı yaklaşımlarla çeşitli sınıflara ayrılır. Yüce Allah indinde insanlar ikiye ayrılır: (1) İyi insanlar, (2) Kötü insanlar. İyileri koruyun, kötüleri Allah’a bırakın

*********

25-30 yıl sonra Türk halkı,  ya “Teknolojik İnsan”  ya da “Gereksiz İnsan” durumuna gelecektir. Bugün el ve kol hareketi sayesinde iş bulanlar, 25-30 yıl sonra ancak, çıkardıkları zihin sinyalleriyle yapay zeka ürettikleri ve onlara üretim yaptırabildikleri taktirde iş bulacaklardır

1.200 yıl önceki insanların kafasıyla ortaya konmuş kültür, fikir ve dini yorumlarla bu çağın dayattığı tehditlere karşı durulamaz. Türkiye’de hemen herkes din satar, din alır ve dini söylemler yapar, ancak hemen hiç kimse Yüce Kurandaki esas uygulamaları yapmaz, yaparmış gibi görünür. Kuran’ın hiç bir ayetinde kâr terimi yoktur. Kâr bir vergi usul kanunu tanımıdır. Kapitalistler, kârı kanuni yapabilir, ancak asla İslam dinine uygun yapamaz

*********

İleri ülkelerdeki metot, konu ve tanım sahibi saygın bilim insanları, günde en az 8-10 saat okumakta, 8-10 saat da okudukları üzerinde düşünmektedir. Türk bilim insanlarının günlük okuma ve okudukları üzerinde düşünme süresi henüz ölçülmemiştir. Halkın geneli ise, ne okur ne düşünür; yalnızca kendi çapsız kafasına uygun bulmadığı okuyan insanları ve düşünürleri eleştirir, taşlar, suçlar ya da cezalandırır

*********

Eğitim, öğretim, zanaat, sanat, hizmet sanayi, tarım, kısacası hangi alanda olursa olsun, o alandan ekmek yiyen kişi, önce o alanın en son bilgi düzeyine ulaşmalı, sonra da olanı daha da iyileştirme yönünde kafa yormalı, düşünmeli yeni yaratıcılıklar yapmalıdır. Daha iyiyi bulmalıdır

********

Türkiye’nin ve çağdaşlaşma politikasını iyileştirmek için ve kendi fikir düzeyinizi genişletmek ve yükseltmek için, şu adresteki Videoları, fırsat buldukça dikkatle dinlemenizi öneririm:

http://www.ulusaldemokrasienstitusu.org/category/videolar/

***********

3 KITADAKİ TOPRAKLARIMIZI KAYBETTİREN ANTLAŞMALAR

Karlofça Antlaşması 1699

Küçük Kaynarca Antlaşması 1774

Yaş Antlaşması 1792

Edirne Antlaşması 1829

Londra Antlaşması 1913 (Ege adaları tümüyle kaybedilmiştir)

Sevr Antlaşması (Osmanlı Devleti yok sayılmıştır)

***********

Sıfır gelir= f ((Değişmez maliyet)/(Satış fiyatı-Birim değişmez maliyet))

Bir ülkenin ithalatı ihracatından büyükse ve bu sürekli böyleyse, o ülke sürekli sömürülüyor demektir.  Yani, o ülke sürekli zarar ediyor; ihracatı ithalatından daha büyük ülkelere göre sürekli geri gidiyor, demektir

*******************

İki kıta üzerindeki tek şehir, İstanbul’dur. İstanbul’u birinci kez yabancılardan alan Fatih ve ikinci kez yabancılardan alan Atatürk, bize hiçbir ülkenin sahip olmadığı fırsatlar sunmuştur. Ancak, 1960’lardan sonra İstanbul üzerinde karar verenler, fırsatı tehlikeye ve çirkinliğe dönüştürmüş, dünyadaki tek coğrafi özelliği, asla çözülemez sorunlar düğümü haline getirmiştir

***********

ANT OLABİLECEK BİR BİLİMSEL GERÇEK ÖNERİSİ:

Boş duran ne varsa israftır, israf masraftır, masraf maliyet artışıdır, maliyet artışı fiyat artışıdır, fiyat artışı talep azalışıdır, talep azalışı gelir azalışıdır, gelir azalışı; problem çoğalışı, anarşi, terör, kargaşa, kaos ve mutsuzluktur.

SORU: Başarılı bir yönetimin göstergesi nedir?

YANIT: Varlıkların boş bekletilmesi nedeniyle oluşan ve giderek daha da büyüyen boşa geçen zaman maliyetini sıfırlamak, böylece kişisel ve toplumsal mutluluğa katkıda bulunmak, refah düzeyini yükseltmektir

*********

YENİ PARADİGMALAR

  • Eğer bir varlığa dokunabiliyorsanız, o varlığın çok fazla bir değeri yok demektir. Bilgiye, dolayısıyla markaya dokunulamadığı için değeri çok yüksektir
  • Üretim maliyeti 15 YTL olan bir pantolona, Levi’s markası yapıştırınca değeri 175 YTL’ye yükselmektedir
  • Geri medeniyette yaşayan insanlar, ileri medeniyetin sahip olduğu tüm imkanları hemen şimdi istiyor ve bu nedenle medeniyete göç yolunda ya ölüyor ya da geriye döndürülüyor
  •  Dünyada medeniyetler savaşı yapılmaktadır
  • Dünyadaki 3 milyarı aşkın insan, uluslararası pazarları görüyor ve geliri müsaitse, bu pazarlara anında erişip ihtiyacını karşılıyor

******************

Korkunun olduğu yerde mutluluk yoktur. Koca karısından kadın kocasından, çocuk babasından baba çocuğundan, yönetilen yönetenden yöneten yönettiğinden, bilim insanı rektörden rektör bilim insanından, sanatçı devletten devlet sanatçıdan korkuyorsa, mutluluk şöyle dursun azap vardır

*********

Moliere, Nasrettin Hoca, Aziz Nesin ve tüm diğer güldürü ustaları, duydukları toplumsal acı nedeniyle aslında kahkahayla hiç gülmeyen insanlardır. İnsanları ağlatmak çok kolaydır; akıl gerektirmez. Ancak, insanları güldürmek çok zordur; büyük akıl ister. Akıllı insanlar korunmalı

*********

Bir olayın, olgunun, yapının, işleyişin, varlığın kötü bir benzerine MÜSVEDDE denir. ABD başkanı Donald Tramp başkan Abrahan Lincol’ün, Kenan evren Atatürk’ün, Ahmet Kural Metin Akpınar’ın, Kılıçdaroğlu Ecevit’in müsveddesi sayılır

*************

Enini sonunu düşünerek seçtiğin bir işin, bir eşin, bir dostun varsa, yaşamın kurtulmuş demektir, onlar sana yeter, başkasını arama, daha iyisini bulacağım sanırsın ama asla bulamazsın. Yürekten severek seçilenler en iyisidir. Sonrakiler, mantıktır

*****************

Kendi değerleriyle çelişse bile, başkalarının düşünce ve kanılarını özgürce dile getirmelerinden rahatsız olmama, onların fikir, söylem ve tutumlarına karşı tepki göstermeme davranışına, felsefede HOŞGÖRÜ (TOLERANS) denir. Hoşgörü bulaşıcıdır. Politikacılar hoşgörülü olursa, halk da hoşgörülü olur

************

Ömrümün 50 yılı üniversitelerde geçti. Öğrencilere ders notu, teksir veya kitap diye satılıp ezberletilmeye çalışılan ders materyallerinin hemen hemen hepsi, ya intihal, ya yanlış tercüme ya da test edilerek doğrulanmamış kanaatler şeklindeydi

***********

Türkiye bütçesinin yaklaşık yarısı eğitime harcanır. Eğitim bir işe yarasaydı, halk bu günkü olumsuzlukları, çözülmesi uzun yıllar alacak problemleri (sorunları) yaşar mıydı? Saçma Eğitimin içinden geçenlerin mutsuz yaşamının sebebi, yanlışta ısrar eden bağnaz eğitim bakanlarıdır. Hangisi olursa olsun, bugünkü sorunların nedeni, kesinlikle geçmişte alınan yanlış kararlardır

**********

“Eskiden derdim ki, insanın başına gelebilecek en kötü şey, bir gün yapayalnız kalmasıdır!

“Bugün öğrendim ki, hayatta insanın başına gelebilecek en kötü şey, yapayalnız hissetmesine neden olan insanlarla yaşamasıdır!”

Johann Wolfgang Von Goethe

***********

Musa Heykeli şaheserini nasıl yaptın diyenlere Mikelanjelo, “Mermer bloğun fazlalıklarını attım” diye yanıt vermiştir. Buna göre, aşkın fazlalıkları atılınca sevgi, sözün fazlalıkları atılınca şiir, çizginin fazlalıkları atılınca resim, delinin fazlalıkları atılınca deha olur mu?

**********

Önemli bir konunun tartışıldığı bir yönetim kurulu toplantısında fikrimi açıkça söyleyince, Rektörüm Y. Büyükerşen “Kurumu zarara sokacak kadar dürüstsün” demişti. Şaşırdığımı gören rahmetli İ. Sarıkardeşoğlu “Üzülme seni övmüş oldu” demişti. Nur içinde yatsın

*********

Çok ileri ülkelerde her insan, şu felsefe türlerinden en az birini, birkaçını veya tümünü ders olarak almıştır: Bilim, dil, eğitim, estetik, sanat, siyaset, matematik, fizik, biyoloji, sosyoloji, psikoloji ve diğer bilim dalları felsefesi. Türkler, alanlarına ilişkin felsefeyi bilmediği için, düşünceleri ve fikirleri evrensel değil, yerel ve yüzeyseldir

*********

Fransızcada varlıklar ya erkek ya da dişidir. Erkek varlığı belirten sözcüğün başına Le, dişinin başına La gelir. Dişilik erkeklik devletler için de geçerlidir. Ana devletlerin başına La, sonradan devlet olanlara Le varlık belirteci konur. Türkiye ve Fransa La ile ABD Le ile belirtilir

*********

İnsanlar; geçmiş, an ve gelecek yaşamlarına ilişkin olarak sürekli iletişim halinde olur. 21.yüzyıl yaşam türü, insanları teknik iletişim araçlarına bağımlı kılmıştır. Bilgiye, eğitime ve eğlenceye ilişkin görsel, işitsel ve hem görsel hem işitsel iletişim araçlarına MEDYA denir

*********

Ölüm kesin ve her an, yaşam var ve şu an, sonrası ve yarın belirsiz, hiçbir garantisi yok. Post modern (çağ ötesi) şartlandırılmamış akıllı gençler, bu gerçeğin farkında oldukları için, geçmişi ve geleceği değil, anı yaşama bilinci içinde eylemlerde bulunmaktadır

***********

Türkiye milletinin geçmişinde ve bugünün, çok çeşitli ve çelişkili düşünceler, fikirler ve yaklaşımlar olmuştur ve olmaktadır. Ancak bu büyük millet, tarihinin her sıkıntılı yıllarında ve günlerinde, inanılacak sağlam düşünce, fikir ve yaklaşımlar bulmayı bilmiştir

***********

Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Programı’nın bilimsel araştırmasına göre insanoğlu, dünyadaki 8 milyon 700 bin canlı türünden yalnızca biridir. Ancak insan türü, diğer canlılar içinde algılama, düşünme, tasarlama, üretme, tanrıdan bekleme gibi özelliklere sahiptir

***********

İstek, arzu ve özlemlere sürekli ve kaliteli olarak ulaşılmaktan duyulan hoşnutluk haline, MUTLULUK denir. İstek, arzu ve özlemler; zihinsel, bedensel ve parasal imkanlarla uyumluysa mutluluk düzeyi yüksek, değilse düşük olur. Ulaşılamaz özlemlerin peşinde gidilirse, mutsuz olunur

**********

Siborg sözcüğü, İngilizcedeki cybernetic organism (Sibernetik Organizma) söcüklerinin kısaltmalarından oluşturulmuştur. Siborg çağda, insan kilometrelerce ötesini net görecek, tek eliyle tonlarca ağırlığı kaldıracak, bir dili saniyeler içinde öğrenecektir

***********

Ciddi bilimsel eserleri okuyarak beynini yormak çok zor geldiği için, Türk insanı genelde, sürü psikolojisiyle enini sonunu hiç düşünmeden çoğunluğun yaptığını yapar ve büyük olasılıkla da yanlış yapar. Liderler açısından TV ve sosyal medya, sürü psikolojisiyle hareket eden insanları yönetmenin en kolay yoludur

************

Tüm geleneksel yapı ve işleyişleri temelden yıkarak, yerine hız, kolaylık, etkinlik ve mükemmellik getiren ileri teknolojilere,YIKICI TEKNOLOJİLER denir.Bilgisayar daktiloyu,internet bankacılığı bankaya gitmeyi, e-posta mektubu ortadan kaldırmıştır. 20-25 yıl sonra insanlar bugün yapmakta oldukları işlerin hiç birisini yapmayacaktır. İnsanlar, GEREKLİ VE GEREKSİZ İNSAN olarak iki gruba ayrılacaktır. Gerekliler yeni teknolojiler tasarlayabilenler, gereksizler yoksulluk maaşı ile hayatta kalmaya çalışanlar olacaktır

**********

2010-2017 tarihleri arasında yayınlanan ABD işletme ve ekonomi ders kitaplardaki tanımlarla aynı dönemde Türkiyedeki ders kitaplarındaki tanımları karşılaştırırsanız,bizimkilerin yaklaşık 50 yıl önceki ABD tanımları olduğunu hayretle görürsünüz.YÖK tembel bilim insanı yaratmıştır

*********

‪Sorulacak sorunuz yoksa, yaşamanızın bir anlamı yoktur. Şimdi aklınıza gelerek sorduğunuz soruları, aslında 2500, 1500, 500, 100, 1 yıl önce bilim insanları sormuş ve yanıtını bulup yayınlamıştır. Örneğin, “Demokrasi nedir?” sorusunu siz yanıtlarsanız, yüzde yüz yanlış yanıt vermiş olursunuz

**********

Bütün olumsuzluklarına rağmen Türkiye’de yaşamak, Türkçe konuşmak, Türk insanı ile etkileşmek, günde 5 kez ezan dinlemek, Allah’ın rızası için iyilikler yapmaya çalışmak, giderek artan oranda genç kuşaklarda uygar davranışlar görmek, öyle güzel, öyle coşkulu, öyle mutluluk verici bir yaşam 

**********

DÜNYA PASTASININ PAYLAŞIMI
24.01.2016’da İngiliz kuruluşu Oxfam, 62 zenginin servetleri toplamının dünya nüfusu servetleri toplamının yarısından daha fazla olduğunu; 22.01.2018’de 26 zenginin servetleri toplamının dünya nüfusu servetleri toplamının yarısından daha fazla olduğunu açıkladı. NE OLACAK BU DÜNYANIN HALİ?

************

Öğretim üyeliğim süresince, ders verdiğim öğrenci sayısı, 12.01.2019 itibariyle tam 100 bin 127 oldu. Doktora derslerimi alanlardan yalnızca 1 tanesi, bana hocalık yapma bilgi düzeyine ve ayrıca rektörlük yönetim düzeyine ulaşmış olmasına rağmen, beni her fırsatta tekrar yüceltir ve hayranlığını belirtir

***********

SEÇMENLE İLİŞKİ İLKELERİ

Doğruluk

İnandırıcılık

Süreklilik

Planlılık

Basınla olumlu ilişki

Bilgi verme

Sıcak ilişki

Güler yüzle kabul

Tokalaşma

Açılış törenine davet

Kuruluş yıl dönümü kutlama

Basılı yayınlar dağıtma

Açık oturumlar yapma

Dertleri dinleme

Diğerleri…

HANGİ PARTİ DAHA BAŞARILI

***********

AŞK TANISI

Gönülde yara mı

Kederi şifa mı

Güler yüzü ısıtır mı

Asık yüzü üşütür mü

Davranışı naz mı

Doyulmaz haz mı

Gurbette özlem mi

Gönülde arzu mu

Çilesi çekilir mi

Kokusu Amber mi

Sitemi kıskançlık mı

Ne isterse vermek mi

Sevgisi sonsuz mu

Varlığı ömür

Yokluğu ölüm mü

EVET İSE, AŞKSIN SEN

*********

BAZI BİLGE SÖZLERİ:

“Allah, İnsanı iddiasından, gururundan, kibrinden ve kininden vurur.”

“Bilenler, bilmeyenler tarafından lanetlenir.”

“Kötü niyetliler, kötü niyetlerini örtecek bir çareyi kolayca bulur”

“Çok küçük kaldıklarını bilen insanlar, kompleksten kurtulacaklarını sanarak, büyük insanları kendi düzeylerine indirmeye çalışır.”

*********

DUA: Allah’ım, bütün iyi insanları her türlü kazadan ve beladan koru; benden yaşça küçük sevdiklerimin acısını gösterme; yalnız sana inanır, yalnız sana güvenir ve yalnız senden yardım dilerim. Hayırlı bir gün, hayırlı işler ve hayırlı yöneticiler nasip eyle, akıl ve beden sağlığı ver

**********

m