MŞ FACEBOOK PAYLAŞIMLARI 9

Sevgi kurallara bağlanamaz, özgürlük içinde gelişir ve büyür. Sevgi katı kurallara bağlanırsa küçülür, yok olur ve giderek nefrete dönüşür.

Sevecekseniz, karşı tarafa hiçbir kural koymadan sevin. Sevgilinizi özgür bırakın. O da sizi seviyorsa, sorumluluğunu bilir zaten

********************

Rahmetli, “Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” demişti. Hiç yanılmayan büyük Türk’ün, bu vecizesinde de yanılmadığını görüyoruz. Tarafsız yayın yapan TV’LERDE asil kanlıları görmek, öyle mutluluk veriyor ki!

***************

İstisnasız her 30 Ağustosta, tarihçiler, araştırmacılar, yazarlar ve diğer gerçekçi bilgi sahipleri, TV’LERDE görüntülü olarak Büyük zaferi anlatıp yorumlayarak, Mustafa Kemal’in dehasını vurguladıkları zaman, hüngür hüngür ağlarım. Bugün de ağlıyorum. Atatürk düşmanı, benim en alçak, en hain düşmanımdır

*********

Almanlar kazanacak varsayımı ile girilen birinci dünya savaşının sonunda topraklarımız üzerinde tam 23 devlet kuruldu. Mustafa Kemal aklı, bilgisi, siyaseti, kahramanlığı, vizyonu ve önderliği olmasaydı, bir devletimiz olmayacaktı. Başkentimiz teslim alınmış, padişahımız esir düşmüştü

Tüm Türk zaferleri büyüktür; 30 Ağustos Zaferi, daha büyüktür. KUTLU OLSUN!

**************

Türk Tarih kitapları ne yazarsa yazsın, aklıma yatmıyorsa yazdıklarına inanmam. Örneğin, Enver Paşa, Talat Paşa, Cemal Paşa ve son padişah, yani Müslümanların halifesi, yurt dışına kaçıp gavurlara sığınmamalıydılar. Kaçmayıp, bir suçları var veya yok yargılanmaya razı olmalıydılar

****************

Leonardo Da Vinci, Galileo, Einstein, Van Gogh, Bill Gates, Steve Jobs, Itri, Atatürk, Mevlana, İbn Sina ve daha pek çok bilgeyi, çağdaşları anlayamamış, ancak yüzyıllar sonra gelenler anlamış ve hayran kalmıştır.

Fikirlerin nedeniyle yalnız kalmışsan, sevin, onlardan ileridesin

*************

SORU: Kalan ömrünüzü, mevcudu (statükoyu) koruyan olarak mı yoksa geleceği daha da güzelleştirmeye katkıda bulunan mimar olarak mı geçireceksiniz?

Ömrünü; İnterneti, Akıllı telefonu, Televizyonu, otomobili ve insanların yaşamını kolaylaştıran diğer buluşları bulmaya harcayanlar mı üstün yoksa bu buluşları insanların zararına hoyratça kullananlar mı?

***************

“Babası oğluna, üzüm bağı bağışlar, ama oğlu babasına bir salkım üzüm vermezmiş.”.

Atatürk, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi büyüklüğünde harcama yetkisi olan makam bağışladı, ama Ali Erbaş, bir hayır dua bile etmedi. Nihayet şiddetli Mahalle baskısıyla bugün güya etmiş gibi yapmış

***********

Yeni ve çağ ötesi düşüncenin, fikrin, buluşun,tahminin ve inancın düşmanları; okumayan, araştırmayan, tembel, ezberci, çıkarcı, gerici ve tutuculardır. Bunların sayısı öyle çoktur ki, görüşlerini gizli tutmayıp açıklama gafletinde bulunanların azılı düşmanı olur, pusular, tuzaklar kurarlar, hatta öldürürler

*************

Arel Üniversitesi, İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümünün kontenjanı % 100 dolmuştur. Bölümün kurulmasını isteyen ve gerçekleştiren Sayın ileri görüşlü Hocalarım Rektör Prof.Dr. Ali Argun Karacabey’i ve Sayın Dekan Prof.Dr. Ayşe Yiğit Şakar’ı, Bölüm Başkanı olarak tebrik ederim

*************

Büyük Türk Atatürk, Yunan Ordusuna yapacağı Büyük Taarruzun tarihini, bilerek, isteyerek ve hesaplayarak, Büyük Türk komutanı Alpaslan’nın Malazgirt Meydan Muharebesi tarihine eşitledi ve 26 Ağustosta yaptı. İki komutan ordularının başında savaştı. Biri Anadoluyu aldı, biri kurtardı. İkisi de nur içinde yatsın

**************

Bir konunun ya da sorunun islam dinine göre çözüm yolunu, diyanet işeri başkanının ya da müftünün göstermesine veya açıklamasına, FETVA denir.

“Fetva verme, hüküm sürme, buyruk yürütme, kötü kişilerin elinde olursa, peygamberlerin bile öldürülmesi gerekli olur.” Mevlana. Mesnevinin 1399.Cümlesi

****************

Bir kişiye, davranışa, varlığa, asıla ya da belirli bir örneğe,

her yönden benzemeye çalışmaya TAKLİT denir.

Taklitçi, eski fikirleri, eski davranış kalıplarını, eski sözleri bir iyice öğrenir ve onları aynen tekrar edip, aynısını yapmaya çalışır durur. Taklit, yaratıcılığı, gelişmeyi, ilerlemeyi engeller

**************

Doğal durumların kendi doğal (ilahi) yapı ve işleyiş yasaları vardır. Bunlara karar teorisinde, “KONTROL EDİLEMEZ DEĞİŞKEN” denir. Örneğin, yağmur, doğal durumdur. Koşulları oluşunca yağar, yağması engellenemez. Sel felaketleri, bencil, çıkarcı ya da cahil belediye ve karar vericilerin taammüden işediği cinayetlerdir

***************

En büyük mafya Al Capone:

“Çocukken aklıma geldiği her an Tanrı’ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün, iktidar olma yönteminin bu olmadığını anladım. Ertesi gün, gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her fırsatta Tanrı’ya günahlarımı affetmesi için dua ettim”

**************

Felsefe ve sevgi, ruhun çöküntüsünü engeller. İkisini de bilen kişiler, tüm değerlerin üstünde bir yerde yaşar. Felsefeyi seven ve sevginin gereğini yapan insanlar, dünyanın geçiciliğini, ön yargıların zırvalığını, dayatma inançların saçmalığını anladıkları için, hoşgörüyü üstün tutar, ilahi huzurun doruğuna çıkarlar

*****************

‪Zamanın SİLGİSİ vardır. Sabredin. Felaketlerinizi, gönül yaralarınızı, acılarınızı, kırgınlıklarınızı, zamana bırakın. Yaşam defterinizde kalın harflerle yazdığınız en silinmezleri bile, zamanın silgisinin yavaş yavaş sildiğini görür rahatlarsınız.

‪Bilge insanlar, “YA SABIR” der

***************

Cumhurbaşkanımızın müjdesi, moralimi olağanüstü artırdı. Türkiye, bölgesinde lider devlet olma yönünde ilerleyecektir. Keşifte katkısı olanları tüm kalbimle tebrik ediyorum

***************

EĞİTİM YÖNTEMLERİ

Kulağa hitap eden: Çok çok kötü

Kulağa ve göze hitap eden: Çok kötü

Kulağa, göze, deriye hitap eden: Kötü

Kulağa, göze, deriye, dile hitap eden: Biraz iyi

Kulağa, göze, deriye, buruna hitap eden: İyi

Beş duyuya ve sezgiye hitap eden: Çok iyi

Beş duyuya, sezgiye ve sorgulamaya hitap eden: Mükemmel

Beş duyuya, sezgiye, sorgulamaya ve YAPARAK YAŞAYARAK öğrenmeye hitap eden: ideal

MŞ: Köy Enstitüleri, sonuncusuydu. ABD kapattırdı

****************

Aşkın köleleri, aşktan bezmiş ve usanmış olsa bile, kaderlerine razı olur, olay yerini terkedemezler. Aşkta köleliği kabul etmeyenler, aslında aşık olmadığı halde kendini aşık sananlardır. Modern aşıklar, aşk moda olduğu için aşık olurlar. Moda değişince, yeni moda ne ise ona bağlanırlar.

“Sevda, sevdiğinin kahrını çekmektir.” Mevlana

***************

Her insan, istese de istemese de yaşamında değişik roller üstlenmek durumundadır. Amir, memur, vatandaş, baba, evlat, karı, koca, sevgili, abla, ağabey, komşu ve diğerleri. Her rolün davranış kalıbı vardır. Rolüne uygun davranmayan, oyun dışı kalır.” Yaşam senaryosunun size yüklediği rolü oynarsanız, görevinizi yerine getirmiş olursunuz.

“Rolüne uygun davrananın başı ağrımaz

Hangisi daha mantıklıdır?

‪Eskiyi, artık eskimiştir; yaşam kalitesini giderek azaltıyor diyerek, yeniye yönelmek mi?

‪Yeni, yeni bir umuttur; giderek kötüleşen yaşam kalitesini belki iyileştirir diyerek, eskiden uzaklaşmak mı?

‪Ya da kaderim budur diyerek, eylemsiz kalmak mı?

**************

Övünmek gibi olmasın ama, bugün hemen herkesin dilinden hiç düşürmediği sanal gerçeklik, bulanık mantık, akıllı evler, dijital tercüme, akıllı yazılım, sanal bellek, anında çeviri, yapay duyular, yapay zeka konularını, benim öğrencilerim, 20 yıl önce sınav sorusu olarak yanıtlayabiliyordu

*************

‪“Yoksul (Fakir), maddi varlık açısından çok aza sahip olan kişi değildir; olanla yetinemeyen kişidir.”

‪Aslında öğle zenginsiniz ki; vatanınız, aileniz, sağlığınız, inancınız, sevgiliniz, eşiniz, dostunuz, arkadaşınız, akrabanız, kimseye muhtaç olmayacak kadar geliriniz var. Maddeyle gidilmiyor

**************

‪Bugünden sonra, hayatınızın her anında letafet, zerafet, nezaket, sabır, hoşgörü, paylaşma, iyilik ve diğer erdemli davranışları inatla yapmaya çalışın. Bir deneyin. Sakın vaz geçmeyin. Her geçen gün, mutluluk oranınızın arttığını göreceksiniz. Mutlu olmanın başka bir yolu yoktur

*************

1929 Dünya Ekonomik krizi (buhranı) bankalara güven kalmamasından çıkmıştır.

‪Hazine ve Maliye bakanı, finansal güveni yavaş yavaş yok etmeye başladı.

‪Devlet, can, mal ve adalet güvencesi sağladığı için vardır. Bunlar yoksa, devlete ne gerek vardır?

**********

Türk üst akılları, üst yöneticileri, üstün liderleri, yeni liderleri, yeni liderliğe soyunanları, “Mağdur ve mazlum” psikolojisini, artık bitirmek mecburiyetindedir.

‪“Oyun bilmeyen gelin yenim dar, yenini genişletince de yerim dar” dermiş. Aslında, oyun bilse, bunları söylemezdi

Atatürk oyun bilirdi!

**************

‪“Su uyur, düşman uyumaz.” Türk devleti, Türk Basını, Türk Siyasi Patileri ve Parti liderleri 8 ay uyumuş.

Azılı düşmanımızın açıkça açıkladığı kötü niyetini, Türk halkı’nın 8 ay sonra duyması ise, utanılacak bir durum, bir skandaldır. Hemen her gün TV açık oturumlarında çok bilmiş görüntüsü verenler, artık halkın önüne hangi yüzle çıkacaksınız?

************

‪ABD Başkan adayı Biden’nın, 2019 Aralık ayında, Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı hakkında, bir TV Röportajında, ancak azılı bir düşmandan duyulabilecek en düşmanca sözler söylediğini, Türk basını ve Türk halkı 8 ay sonra duyuyor. 7’den 70’e bir olduk ve en haklı ve şiddetli tepkiyi gösteriyoruz. Ancak beni üzen, tepkinin 8 ay geç gösterilmesidir

**************

Sayın Numan Kurtulmuş, evlenmeyi düşünmeyen ve tek başına yaşayan yurttaşları ‘sıkıntı kaynağı’ ilan etti.

‪TBMM’DE hiç evlenmemiş Milletvekili veya siyasi parti lideri var mı diye düşündüm.

‪Evet var.

‪Acaba O da sıkıntı kaynağı mıdır ki?

**************

Türk halkı, genellikle kolayı tercih etme eğilimi gösterir. Bedenin tatmini kolay olduğu için, hemen herkes, bedenini tatmin etmeye çalışır. Oysa, ruhu tatmin etmek çok zordur. Okumak, bilimsel araştırma yapmak, yoksula ve yolda kalmışa yardım etmek, hasta ziyareti, ibadet vb. gerekir

***********

‪Büyüklük taslamayan insanlara, büyük insan denir. Küçük insan, kendini diğer insanlardan daha akıllı, daha zeki, daha bilgili, daha ahlaklı, daha görgülü, daha dengeli, daha tutarlı, daha iyi, daha güzel, daha yakışıklı zanneder. Kendisine dev aynasında bakan, kusurlarını göremez

**************

Derslerimde öğrencilerime, hep bir ağızdan yüksek sesle şu tekerlemeyi söyletirdim:

‪“Tasarrufun zıttına, israf denir. Boş duran, boş bekleyen ekonomik değerler israftır. İsraf, maliyet artışı ve fiyat artışıdır, fiyat artışı enflasyondur, mutluksuzdur, felakettir, çaresizliktir

İş arayanlarımız, mezunlarımız, fabrikalarımız, tarlalarımız, kısacası ekonomik varlıklarımızın büyük bir kısmı, boş beklemektedir

**************

Görünen gerçek değildir. Örneğin, şu anda İstanbul’da güneş doğuyor görünüyor. Gerçek bu gözlemin tam tersidir. Dünya ekseni eğik olduğu için ve saat yelkovanın tersi yönünde hızla döndüğü için güneşi görmeye başladık; güneş hareket etmiyor yerinde duruyor, biz dönüp duruyoruz ve dönüp durduğumuzu hissetmiyoruz

**************

Dünyanın en ünlü ve en bilgili bir maliyecisi veya iktisatçısı, Türkiye’nin Maliye ve hazine bakanına şu gerçeği bir iyice anlatmalıdır:

‪İhracat, ithalata denk olmalıdır. Yani cari açık vererek büyüme, enflasyona, enflasyon ise kur artışına neden olur. Kur artışı devalüasyondur. Devalüasyon, paranın namusunun yerlerde sürünmesi ve ekonomi yönetiminin iflasının tüm dünyaya ilan edilmesidir

*****************

‪İnsanlardaki kaygı, tasa, korku, gerilim, sıkıntı haline, ENDİŞE denir. Endişe, beklenen olumsuzluklara karşı gösterilen normal bir tepkidir. Ancak, kişilerin davranışlarını bozmaya başladığında, bulaşıcı hastalığa dönüşür. Ekonomik ve politik ortam, Türk halkını giderek daha da çok endişelendirmektedir

************

‪Mal, hizmet ve bilgi üretim miktarına ARZ; mal, hizmet ve bilgi tüketim miktarına, TALEP denir. Mal, hizmet ve bilgi arzı ile mal, hizmet ve bilgi talebini dengeleme bilimine, iktisat(ekonomi) denir. Talebi arza eşitleyen ölçüye, FİYAT denir. Fiyat yükseliyorsa arz eksik demektir. Türkiye’de fiyatlar, daha da yükselecektir

**************

Okuduklarınız, izledikleriniz ve dinledikleriniz yaşamınıza farklı bir bakış açısı kazandırmalıdır. Yaşamınızı, dilinizi, dininizi, deneyiminizi, görgünüzü, huzurunuzu olumlu yönde değiştiren ve iyileştiren insanlarla birlikte olmaya çalışınız. Bilge insanlar, her koşulda huzur verir, huzur aşılar

*****************

Gizli istihbarat, sır vermek, sır ifşa etmek, gizli nokta, sır sızdırma, gizlilik protokollerini görmezden gelme, bilgi güvenliği ve benzer tüm sır terimleri, önem ve değerini yitirmiştir.

‪Bugün her bilgi, BÜYÜK VERİ (BİG DATA) yazılım ve donanımlarına sahip olan gücün elindedir

Tüm elektronik araçlar, TV’LER, akıllı telefonlar ve benzerleri, büyük beyine, üst akla (big data) bilgi taşımaktadır

***************

1974 yılında, Anadolu Üniversitesinde, bir ABD bilim insanı, konferans vermişti ve dinleyenleri şok etmişti. “Ülkenizde devlet sırrı diye titizlikle saklamaya çalıştıklarınız, bizim için sır değil, apaçık bilinenlerdir. Uzay araçlarımızla ve teknik istihbaratımızla, toprağınız altındaki solucanı, arşivlerinizdeki tüm bilgiyi, net olarak görüyoruz.”

************

‪Ölçülü yaşamak veya aşırı yaşamak, bu bir tercihdir. Ölçülü yaşamak, söylem ve eylemlerde toplumsal değerleri görüp gözetmektir.

‪Aşırı yaşamak, toplumsal değerleri boş vermek, sınırların dışına çıkmak, sınırları ihlal etmektir.

‪Toplum, ölçüsüzlüğü ve ihlali, çoğu kez suç sayar

***************

‪İster firavunlar döneminde, ister derebeyler döneminde, ister ağalar döneminde, ister paşalar döneminde, ister padişahlar döneminde, ister diktatörler döneminde, ister kapitalist kompradorlar döneminde olsun; halk aşsız, işsiz, adaletsiz, çaresizlik içinde kalınca dönem bitmiştir

*******************
‪Hz. Ali’den esinlenerek, “Dünyaya, devlete, mala, mülke, servete, saraya, yalakalara, eşyaya sahip ol, ama asla onlar sana sahip olmasın, Alimallah hem bu dünyada hem öte dünyada pişman olursun!” diyebiliriz.

‪YANILIYOR MUYUM?

*************

‪Kur’nı Kerim, Peygamberine, “Sen sert yüzlü olsan bunlar etrafında toplanmazdı” der

‪Sert yüzlü olmak, insanlara tahakkümle (baskıyla, zorbalıkla, hükmetmekle) yaklaşmak, ben “üstünüm” demektir.

‪Kirabı Kur’anı Kerim olanlar, güler yüzlü, tatlı dilli, hoşgörülü, mütevazi olmalıdır

**************

‪Kuantum fiziğine göre, parçacıktan dalgaya, dalgadan parçacığa geçişe, HOLLOGRAM DÖNÜŞÜM denir.

‪Kuantum fiziğine göre, maddi dünyadan manevi dünyaya, manevi dünyadan maddi dünyaya geçişler, hologram dönüşümlerle olur

************

Matematik; dengedir, denklemdir, çözümdür, akıldır. Türk milli eğitim sistemi, matematik öğretemiyor. Tıpkı Fizik, kimya, Türkçe, yabancı dil öğretemediği gibi!

**************

Bilginin metin, rakam,sayı, ses, tarih, saat, resim, fotoğraf, grafik, duran görüntü, hareketli görüntü ve benzer görünümlerde kaydedilmesine, saklanmasına ve tekrar görüntülenip kullanılmasına, BİLGİNİN BİÇİM BOYUTU denir

************

‪İnsan, şu veya bu nedenle acıdan kaçınamıyorsa, o acıyı çekmeyi öğrenmelidir. Yaşam, aslında bir sanattır. İyi bir yaşam sanatçısı olabilmek için, aklı ve duyguları dengelemek gerekir. Acılara tepki, aklı ve duyguları devreye sokup eser yaratan sanatkarın davranışı gibi olmalıdır

**************

‪Sağır (duymayan) bir insanın kapısını istediğin kadar çal, seni duyamaz ve içeri buyur edemez.

‪Dinden geçinenler, çıkarcı vaazlarıyla halkımızı başka söylemleri duyamaz yapmıştır. Yüce Kuran’ın bütün ayetleri islamın şartı olmasına rağmen, islamın şartı, hala 5 diye dayatılıyor

**************

‪Hayranı olduğunuz kişinin güçlerini abartmanız, küçük çocuğun anne ve babasının sıradan becerilerini birer mucize gibi görmesine benzer.

‪Türkiye’de eğitim görmemiş ya da uyduruk eğitim gördükten sonra hiç ciddi kitap okumamış o kadar çok saf insan var ki, liderlerin saçmalıklarını mucize sanıyor

*************

‪Politikacılar, matematiğe yalan söyletemedikleri için, İSTATİSTİĞİ icat ettiler.

‪Matematik, eşitlıktir (denklemdir), doğruluktur, dürüstlüktür.

‪Piza ölçülerine göre, Türkler ortalama 150-200 sözcükle iletişim kuruyor

‪Matematik okur yazarlık ise, hiç yok gibidir

‪Matematik yok sözcük yok.

Türkiye’de denklem ve iletişim yok!

*************

Adam evine geldi.önce çalışmanın yorgunluğunu atmak için kendini temizledi .Biraz dinlendikten sonra akşam yemeğine karısıyla birlikte oturdular İlk lokmayı ısırdıktan sonra, eşini azarladı .Kadına “ne kadar tatsız, tuzsuz yemek yapmışsın” diye çok kuvvetli bağırdı. Kadıncağız hiçbir söz sarfetmedi.Sezsizce kalktı yan odadaki telefona geçti.

Covid19 yardım hattını aradı ve onlara,

kocasının yaptığı çok lezzetli yemeği yerken,

herhangi bir tat almadığını ve covid19 olabileceğini söyledi.

Biraz sonra Ulusal ambulans

geldi ve onu götürdü ve şimdi 14 gün

karantinada.

Bu olay İngiltere’de geçmiştir.

Tüm evli erkekler İçin bir Uyarıdır.

Aman dikkat..!!!!

***************

Modern matematik, fizik, kimya, mantık, felsefe, estetik, sanat tarihi, müzik, tiyatro ve diğer alanlarda, 10 dakikacık bile sistemli konuşmaktan aciz olan sözde dindarların Yüce İslam Dini hakkında ahkam kesmeleri,İslam dininin “Haddini Bil” şartını ihlal etiği için çok günahtır.

Yüce Allah, en iyi anlatan, açıklayan ve öğretendir. Profesyonel (gelir için söylem ve eylemde bulunan) kişileri dikkate almayınız. Yüce Kuranı, amatör bir ruhla kendiniz okuyun, kendiniz anlayın ve gereklerini kendi özgür iradenizle kendiniz yerine getirin.

Yüce Kuran; yalnızca profesyoneller (dinden gelir elde edenler) anlayıp, anlatsın ve açıklasın diye değil, tüm dünya insanları kendi düzeylerine göre anlayıp gereğini yapsın diye indirilmiştir

******************

MŞ SAÇMA SORUSU: İmkansız ama, birgün ÖLÜMSÜZLÜK gerçekleştirilmiş olsa, ilahi inanca gerek kalır mı?

‪Başka deyişle, öte dünya korkusu olmasa, insan İYİ ile KÖTÜ arasında bugünkü gibi bir gelip bir gider durumda olur muydu?

**************

‪Belki okuyanlar, dinleyenler, inceleyenler arasında tanrı tanımazlar olabilir varsayımıyla, bilimsel çalışmalarda ALLAH kavramı kullanılmaz. Başka değişle, bilimsel çalışmalarda Allah yerine, DOĞA kavramı kullanılır.

‪Teknik, doğanın insanda eksik bıraktıklarını giderme yöntemidir.

Teknik, insanı, haz ve hız sınırsızlığına yaklaştırmıştır

********************

Yatları, katları, arabaları, giysileri, parası, insanın değerini ölçmez. İnsanın değeri, insanlığın yaşamını kolaylaştıran bilgisiyle ölçülür

****************

‪Fikir tartışması yapmakta olduğunuz ve sizin söylediklerinizin yanlış olduğunda ısrar edip direnen kişiye bir ara “1” in kare kökü kaçtır?” diye sorun. Bilemezse “Haklısın” deyip tartışmayı hemen kesiniz ve bu kişiden uzaklaşınız. Daha “1” i bilmeyen kişi, sizinle tartışma yapacak düzeyde deyidir

**************

‪Ekonomi (iktisat) = Tasarruf

‪Türk halkı, yaklaşık 300 milyar tasarruf yapmıştır. Devlet, bu tasarrufun üretim sektörüne gitmesini beceremediği için tasarruf sahipleri, tasarruflarını altına, dövize, gayrimenkule ve arabaya yatırmıştır. Böylece talep patlamıştır

Şimdi faizleri artırarak, güya hatasını düzeltecektir

Deneme/yanılma yöntemiyle ekonomi yönetimi, buraya kadar işte

***************

‪Allah, “Yeryüzü insana mescit kılınmıştır” buyurmuştur.

‪Yer yüzü mescit olduğuna göre, her karış yeri kutsaldır. Bu durumda, “Müslümanım” diyen insan, Allahın yeryüzü mescitinde çirkinlik, kötülük yapamaz; Ayasofya’ya ve diğer mescitlere gösterdiği saygıyı tabiata da gösteri

**************

‪Yalnızca kadınlar mı önemli ve değerli olduğunu hissetmek ister?

‪Erkekler de önemli ve değerli olduğunu hissetmek ister.

‪Kısacası her insan, sevdiği diğer insanlar tarafından kendisine önem ve değer verildiğini hissetmek ister. Ancak, çoğu insan, önem ve değerin ne olduğunu bilmez

***************

Doğadaki bütün canlılar, ölümü asla sorgulamaz. Yalnızca insan, tıpkı Corano gibi, ölümsüzlük arayacak kadar küstahtır. Ya yeryüzündeki en büyük ve en tehlikeli virüs insansa!

‪Kötülük coronanın ve insanın yapısından kaynaklanan kendlliğinden bir beladır. Oysa iyilik, çaba ister

**************

Akademik kariyerimde, bütün iktisat teorilerini dikkatle okudum, moda oldukları zamanki uygulamalarını gördüm. İktisatta yüzde yüz doğru olan şudur:

‪İktisat yasaları, matematik gibidir. Yapay yasa ve kurallarla değiştirilemez.Türkiy’de döviz talebi çok, arzı azdır. Açık giderek büyüyor

***************

Yaklaşık 15 gün tüm iletişim araçlarından uzak durdum. Hiç TV ve radyo haberi dinlemedim, sosyal medyaya girmedim.

‪Oh çok şülür bin şükür hem benzemezlik oranımı artırdım hem de ruhi ve maddi dengemi, yeniden buldum.

‪Yaşamak iletişimde bulunmaktır. Türkiye iletişimi, olumsuzdur

************

Evrenin asla değişmez iki temel yasası vardır:

‪BENZEMEZLİK

‪DENGE

‪Evrende hiçbir varlık, tıpa tıp diğerinin benzeri değildir.

‪Evrende, mutlak bir dinamik denge vardır.

‪TV, soyal medya ve politika söylamleri, bir taraftan dengemi bozuyor, diğer taraftan da farklılığımı azaltıyordu.

***************

ATATÜRK’Ü ANLAMA KAPASİTESİ

Atatürk’e bir gazeteci, “Paşam, en yakın arkadaşlarınız birer birer sizi terk etti” diyerek soruya başlayınca, Atatürk anında sözünü keser, “Hayır hiç kimse beni terk etmedi, herkesin beni bir anlama kapasitesi vardı, o sınıra gelen orada kaldı” diye dahice bir yanıt verir.

SAÇMA MŞ SORUSU: Dün cuma hutbesinde adını vermeden Atatürk’e lanet okuyan zat, acaba nerede kalmıştır?

*************

Çözeltilerdeki asit ve bazları ayırt etmekte kullanılan kağıda, TURNUSOL kağıdı denir.

Ayasofya şatafatından, her inançtan insanların vergilerinden, sadece din propogandası yaparak yüksek mevki ve maaş sahipleriyle, her insana eşit mesafede hakça maaş sahiplerini ayırabildik

*****************

Çek Cumhuriyeti (Çekya) halkının % 75’i ateisttir. Bir mucize olsa, bir gece uzaylılar, uzay gemilerine Türkiye politikacılarını doldurup Çekya’ya, Çekya politikacılarını da Türkiye’ye indirse, araya da bir ateşten duvar örse, geçmek isteyenler, anında yansa!

‪Her iki ülkede seçim propogandası nasıl olur?

NOT: Teşbihte hata olmaz

****************

‪Bazı paydaşlarım, “hocam Ayasofya hakkında niçin fikrinizi yazmıyorsunuz” gibi özel mesaj gönderiyor.

‪YANIT: Kabe dışında, yeryüzündeki bütün ibadet haneler, nesnedir. Benim araştırıp kalbimle tastik ettiğim, dilimle söyleyip iman ettiğim İslam Dini, nesnelere kutsallık vermeyi yasaklar. Yeryüzünün her karış yeri, ibadet yeridir

*************

Yobazlık, korona virisünden daha hızlı bulaşma ve daha hızla yayılma özelliği taşır. Yobazlık vakalarının hızla yayıldığı ve önlenemediği ülkeler, perişan olur. Örneğin, Afganistan ve diğerleri….

*************

1985 yılında 77 yaşında ölen rahmetli Annem’e, “Anne ya, ne olacak halimiz, işler kötüye gidiyor” dediğimde Annem, “Hiç korkma oğlum, Kemal Paşanın Ordusu var” derdi

‪Nur üçünde yatsın!

**************

Yaklaşık 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devletinin son çeyreğinde, psikoloji bilimi lisans, lisansüstü ve doktora eğitimine olan talep arttı, arttı ve giderek de hızla artmaktadır. Psikologlara ve psikiatristlere ihtiyaç hızla artmakta olduğu için, kazançları da hızla artmaktadır

***************

Enver Paşa, son derece karizmatik bir liderdi. Eski Osmanlı topraklarını kurtarırım umuduyla, Almanya’nın yanında devleti savaşa soktu. Osmanlı ordusu, 7 cephede uzun yılllar savaştı. Eldeki topraklar da Sevr Anlsşmasıyla elden gitti. Atatürk, Sevr yırttı. Lozanla Anadoluyu kurtardı

**************

‪IV.Murat, II.Abdülhamit, Hitler, Stalin,Musolini, Kaddafi, Saddam, Kenan Evren yasakları, akışı tersine döndürememiştir. Sadece insanlara acı vermiş ve toplumlara zaman kabettirmiştir. Bir süre sonra zamanın ruhu devreye girmiş, yasakçılar tarihte layık oldukları yeri almıştır

****************

Türkiye’de yönü Orta Çağa dönük yeni eğitim, kültür ve diyanet devrimleri, uygarlık dışı sonuçlarını vermeye başladı. Sosyo politik, psikolojik, ekonomik,dini ve etik gidişat, erkeye kadını dövme, istismar etme ve hatta vahşice öldürme ruhu, bilinci ya da hakkı aşılıyor gibidir

****************

Türkiye’de 2000’li yıllara kadar sabit kur sistemi uygulanarak, döviz kuru yapay bir değerde tutuldu. Ancak, her seferinde Hükümet TL’nin değerinin çok düşük ollduğunu resmen ilan etti. Yani en az % 40-60 devalüasyon yapmak zorunda kaldı. Elinde döviz bulunduranlar, bir anda zengin oldu

************

İngilizce to have sahip olmak ve to be var olmaktır. Fransızca verbe avoir sahip olmak ve verbe etre var olmaktır. Türk kültürü, sahip olmayı önemsetirken, var olmayı ihmal eder. İnsan kendisi değilse, sahip olduklarının hiçbir anlamı yoktur. Bir taraftan malının kölesi olurken, diğer taraftan da doğal kişiliğini yitirerek kendisine mal vadedenlerin maşası olur

*************

‪46 yıl önce, ABD dışişleri bakanı, Türk başbakanını Kıbrıs’a müdahaleden vaz geçirmek için Ankara’ya gelir ve Başbaknı ikna etmek için konuşmaya başlar.Türkiye Başbakanı;

‪“Sayın Bakan, Türk ordusu, şu anda Girne’den adaya çıkmak üzere” der.

‪Kissinger’in yüzü, o an kıpkırmızı olur

*****************

Dürüstlük, bilgi, doğruluk, masumluk, sağlık, sevgi, saygı, dostluk, hak, adalet, güven, iyi ve benzerleri, YÜKSEK değerlerdir

‪İlgi,çıkar, maddi varlık, ekonomik varlık, teknik ve benzerleri ARAÇ değerlerdir

‪Erdemli insanlar, araç değerleri, yüksek değerlerin hizmetinde bulundurur

***************

İçinde bulunulan kötü durum, sorun, sıkıntı, üzüntü, kaygı ve tasaya DERT denir.

‪Bir isteğin, arzunun veya olgunun gerçekleşmesi umuduna, BEKLENTİ denir.

‪Beklentileri azaltırsanız, dertleriniz de azalır.

‪FORMÜL: Beklenti yok, dert yok; Beklenti çok, dert çok

*************

Modern matematik, fizik, kimya, mantık, felsefe, estetik, sanat tarihi, müzik, tiyatro ve diğer alanlarda, 10 dakikacık bile sistemli konuşmaktan aciz olan sözde dindarların Yüce İslam Dini hakkında ahkam kesmeleri,İslam dininin “Haddini Bil” şartını ihlal etiği için çok günahtır.

Yüce Allah, en iyi anlatan, açıklayan ve öğretendir. Profesyonel (gelir için söylem ve eylemde bulunan) kişileri dikkate almayınız. Yüce Kuranı, amatör bir ruhla kendiniz okuyun, kendiniz anlayın ve gereklerini kendi özgür iradenizle kendiniz yerine getirin.

Yüce Kuran; yalnızca profesyoneller (dinden gelir elde edenler) anlayıp, anlatsın ve açıklasın diye değil, tüm dünya insanları kendi düzeylerine göre anlayıp gereğini yapsın diye indirilmiştir

*****************

Kendini herkesten büyük gören ya da aşırı büyüklenen kişilere, kibirli denir. Kibir, bir bakıma aşağılık duygusunun dışa vurumudur

‪Kibirli kişilerle dost ve arkadaş olmayın. Onları, kibirleriyle baş başa bırakın. Aşağılık duygusunun tedavisi yoktur. Hal, ahval ve gönül bilmezler, size sadece üzülmek kalır

***************

Bir tartışmada kabul edilmesi için öne sürdüğünüz düşünce ve görüşleriniz, aynı anda veya farklı zamanlarda öne sürdüğünüz düşünce ve görüşlerinizle tutarlı olmalıdır. Sırf o andaki tartışmayı kazanmak için, daha önceki düşünce ve görüşlerinizle çelişen cümleler kurarsanız, inandırılıcığınız biter, yavaş yavaş düşünce ve görüşlerinize itibar edilmez olur

****************

‪Sizi anlamadığını, asla da anlayamayacağını anladığınız zaman, işkenceden kurtulmak için, derhal susarak susturunuz

***************

“Sevginin diğer adı sabırdır: Açlığa sabredersin adı “oruç” olur. Acıya sabredersin adı “metanet” olur. İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur. Dileğe sabredersin adı “dua” olur. Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur. Özleme sabredersin adı “hasret” olur. Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur… ” MEVLANA

***************

Rahmetli Seyfi Dursunoğlu ve kadim dostu Rahmetli Zeki Müren, namuslarıyla sanatlarını icra ederek, yüklü miktarda helal kazanç elde ettiler. Kazançlarını, Mehmetçik Vakfına bağışladılar. İkisinin de çocuğu yoktu. Yüce Allah, kimseye muhtaç etmeyerek, hayırlı ölüm verdi

‪Allah büyük!

****************

‪Rivayete göre, Fatih, İstanbul’a girerken, Bizans ileri gelenleri, Ayasofya’da

‪“Melekler dişi mi erkek mi” tartışması yapmaktaydı

‪MŞ: Tıpkı 1.Dünya savaşındaki gibi, Türkiye 5 Cepheye asker göndermişken, Türkiye’nin ileri gelenleri, Ayasofya tartışmaktadır

‪Ayasofya’nın kaderi de bu.

ASKER GÖNDERDİĞİMİZ CEPHELER:

Kıbrıs, Libya, Suriye, Irak, Azerbaycan Ve diğerleri

****************

“Derdim var” diyorsun; sanma ki dert sadece sende var. Şunu bil ki; sendeki derdi nimet sayanlar da var.” MEVLANA.

**************

Arabozucu, bölücü, karıştırıcı sahte Müslümana, MÜNAFIK denir.

‪Bunların davranışlarından sahte Müslüman olduğu sezilir. Ancak, İslam inancında, “Ben Müslümanım” diyen birine, “Hayır sen Müslümam değilsin” denilemediği için, bu sahtekarlar, İslam dinini, kendi çıkarlarına kullanır durur

*************

Türkiye’deki yalakalar o kadar yoksul ki, sahip oldukları tek şey paradır. Zavallıların ne görgüsü, ne bilgisi, ne kültürü, ne doğru sözü, ne dini, ne imanı, ne insafı, ne de ahlakı var

************

Bu ne gaflet, bu ne dalalet, bu ne aciz istihbarat, bu ne çevresinde olup bitenden habersizlik, Türk Devleti koynunda yılan beslemiş ve Devlet yönetimimiz hain darbeye maruz kalmış.

‪Kim ne derse desin aklım yatmadı, yatmıyor ve yatmayacak.

‪15 temmuz şehitlerimize Allah rahmet eylesin

*************

‪İktisat açısından bilançodaki sabit varlıklara, işletme açısından bilançonun varlıklar tarafına, muhasebe açısından bilançonun kaynaklar tarafına, SERMAYE denir. Ancak, hiçbir bilançoda insan kaynağı yer almaz. Çünkü, insan köle değildir; değer biçiletek bilançoya yazılamaz

*************

‪İçiniz daralıyorsa, canınız sıkılıyorsa, her durum, hatta yaşamak bile size anlamsız geliyorsa, büyük ihtimalle Yaradan ile bağınızı koparmışsınız, şükretmeyi unutmuşsunuz demektir. Bir de tersini deneyin. Sularınız aktığı için, müzik duyabildiğiniz için, yeşili görebildiğiniz için, düşünebildiğiniz için…….

************

Yer yüzündeki insanların herbiri, istisnasız kendi kazancının peşindedir. Ancak, bazıları haram, bazıları biraz haram biraz helal, bazıları da mutlak helal kazanç peşinde koşar. Kazanç helal değilse, ister en ünlü kilisede, havrada veya camide ritüel ibadet yapılsın beyhudedir

************

‪Kim olursa olsun, bir insan ne kadar bilirse bilsin, diğerlerinin onu algıladığı kadardır.

‪Filozoflar, evliyalar, alimler ve alanına hakim bilim insanları, diğerleri tarafından tam algılanamadıkları için kendilerini yapayalnız hissederler ve tanrıya sığınırlar

*************

‪İster karşı cins, ister doğa, ister Allah aşkı olsun, hangi aşk olursa olsun, aşk, insanların genel anlamda büyümesini ve derinleşmesini sağlar. İnsana, varlığını hissettirir. Her aşk, keşfetme ve öğrenme heyecanını yaşatabildiği ölçüde ve sürece yaşar. Hiç aşık olamayandan çekinin

*************

‪Başta en büyük kurum olan Devlet olmak üzere, bütün kurumları ayakta tutan tek yönetim ilkesi, AMAÇ BİRLİĞİDİR

‪Atatürk,Türk halkına, amaç olarak, çağdaş uyalarlık düzeyinin üzerine çıkmayı göstermiş ve devletin sürekliliği için gerekli amaç birliği sağlanmıştı

‪2020 itibariyle, Devletimizin ön tekerlekleri bir tarafa, arka tekerlekleri başka bir tarafa yönelik

***************

18 yaşına kadar, ailemin yüklediği dine iman etmiştim. Akil baliğ olduktan sonra bütün dinleri karşılaştırdım ve İslam Dinine inandım iman ettim. Araştırıp ayrıntılarını da öğrendiğim dinimde, Kabe’den başka yeryüzündeki hiçbir mekanın kutsal olmadığı kesin bir gerçekti. Putlara kutsallık vermek gibi, nesnelere ve mekanlara kutsallık vermek, benim inancıma göre şirktir

***************

‪“40 alimi 1 delille yendim, 1 cahili 40 delille yenemedim.”İMAM ŞAFİ

‪MŞ: Cahilin doğrusu tektir. Alimin doğrusu ise; yapı, işleyiş ve olayları bilimsel yöntemlerle gözlemleyerek, defalarca deneyden geçirerek gerçekliği kanıtlanan genellemeler, formüller veya tanımlardır

**************

Yapmacıksız, açık yürekli, içi dışı bir, göründüğü gibi olan olduğu gibi görünen insanlara, NAİF İNSAN denir.Tersi özellikleri taşıyanlara, İÇTEN PAZARLIKLI, YAPMACIK, POLİTİKACI gibi sıfatlar verilir

‪Türkiye’de naif insanlar, o kadar azaldı ki!

**************

2010 yılından bu güne AK’LARI, CHP’LERİ, MHP’LERİ ve HADEP’LERi dinlerim, izlerim, gözlerim, okurum, anlamak için ne yapmak gerkirse hepsini yaparım. Ama anlamıyorum, anlayamıyorum.

‪İTİRAF EDİYORUM: Ben anlama engelli bir geri zekalıyım

***************

Güney/Kuzey Hunlar

‪Doğu/Batı Göktürkler

‪Doğu/Batı Tabkaçlar

‪Doğu/Batı Karahanlılar

‪Kırman/Suriye/Türkiye Selçukluları

‪“Ve daha birçok Türk Devleti, iktidarı elinde bulunduranların, neye mal olursa olsun iktidarda kalmak istemeleri nedeniyle bölünmüşlerdir” denenebilir mi?

****************

Bugün uyanınca sabah duası olarak söyleyecek hiçbir isteğim yoktu. Sağlığım iyiyiydi. Deliksiz 7 saat uyumuştum. Mutfaktan demlenmiş nefis çay kokusu geliyordu. Sadece, içten bir “Çok şükür!” dedim. Sonra bencillikten vaz geçip, “Allahım, çilekeş Türk halkının yardımcısı ol” dedim

“Halkı çile çekmeye mahkum edenlere…..,,,,”

Demeli miydim ki?

****************

Güçlü bir kimsenin, yasaya ve vicdana aykırı olarak başkasına yaptığı kötü, acımasız, kıyıcı davranış, işkence ve acımasızlığa ZULÜM denir

****************

Kuranda adı geçen ilk erkek köle olan Zeyd, göğsüne kızgın taş konarak günlerce kızgın kumda yatırılan Bilal-i Habeşi ve diğer ilk sahabiler, zulme boyun eğmemişler, zulüm karşısında sessiz kalmamışlar ve zulmün ortadan kalkması için mallarıyla, canlarıyla mücadele etmişlerdir

Zulümle mücadele etmeyenler, zulüm yapanlarla ortak sayılır

**************

Doğada bir tek bile GEOMETRİK şekil yoktur. Gezegenimiz bile tam küre değidir. Ancak, doğayı sevmeyen bir tek insan bulamazsınız. Çünkü, doğa kimseyi sevmez ve kimseden tiksinmez. Doğada herkes eşittir. Sevme veya sevmeme ikilemi; ham, bencil, irfandan uzak insanların yaklaşımıdır. Aslonan sevmedir

**************

Evren hala oluşum halindedir. Evrenin oluşumuna katkıda bulunmak ibadettir

‪Evrenin algoritmasında olumsuzluğun karşılığı küfürdür. Başka deyişle, evren olumsuz cümleleri anlamaz

‪Olumsuz isteklerinizi olumluya dönüştürmelisiniz. Örneğin, “Gitmem” demeyin, “Yerimden hoşnutum” deyin

**************

Gideceği yeri bilmeyen kaptana, nereden eserse essin hiçbir rüzgar fayda sağlamaz. CHP gemisine Kılıçtaroğlu’ndan kaptan, İnce’den rüzgar, Abdüllatif Şener’den de tayfa olursa, artık gemiyi ara da bul. Ne batar ne çıkar, yerinde fır döner durur.Yolcular yorgun, şaşkın ve umutsuz

**************

‪Şükufe Nihal, Domaniç dağlarında, sevdiği adamı genç yaşında yitirmiş olağanüstü güzellikte, bütün erkeklerin etrafında pervane gibi döndüğü bir kadının öyküsünü yazmıştır. Hiçbir talibine dönüp bakmayan o kadın: “Arslan yatan yere ben köpek bağlayamam” demiştir.

Benim gönlümde Hz.Muhammed ve Atatürk yatmaktadır

*****************

Bu ortamdaki bütün arkadaşlarımın, öğrencilerimin ve paydaşlarımın doğum günlerini, her yıl, hiç aksatmadan, kısa bir iyi niyet mesajıyla kutlamayı ve duygularına ortak olmayı, kendime görev bildim.

Çok çok az sayıda bazı paydaş, sadece “Tşk”, “Saol”, “Okey” gibi yada gibi bir imajla dönüt gönderir.

Ben de sanırım mesajımdan hoşnut olmadı varsayımı yaparak, kendisine şu mesajı gönderirim: “Özür dilerim, üşenmenizden ve kısa geri dönüşünüzden, benim kutlama mesajımdan memnun kalmadığınızı anlıyorum, gelecek yıl sizi asla rahatsız etmem” mesajını gönderirim ve gelecek yıllar kendisinin doğum gününü kutlamam.

Yazının da bir ruhu vardır. Herhangi bir kimseye mesaj yazarken, mesaja ruh vermeye çalışmalısınız

****************

İnsan, gönlünü sığdıramadığı yere, kendisini de sığdıramaz.

YANİİ;

İnsan, kendine ait hissetmediği yerde durmaz

İnsan kendine ait hissetmediği yerde durmak istemez

İnsan, özel iç dünyasını, yalnızca sevdiği varlıklara sığdırabilir

İçine giremediği her varlık, insan ruhuna azap veriri

İNSAN GÖNLÜ ÇOK HASSASTIR; HOŞ TUTUN

****************

77 yılda; yontma taş, cilalı taş, maden, tarım ve sanayi devirlerini bizzat yaşadım. Şimdilerde, iletişim ve bilgi devrini yaşamaktayım. 98 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye, dünyanın en hızlı uygarlaşan ülkesi olmuştur. Askeri darbeler olmasaydı, Türkiye çok daha ilerde olurdu. Darbeciler, bu büyük millete ihanet etmiş, ABD’nin kuklası olmuş, Türkiye’ye zaman kaybettirmiştir

****************

Ana rahmine düştükten ve doğduktan sonra, ailenin, çevrenin ve sözde eğitimcilerin yüklediği kültürün dayatmalarına boş verip, diğer kültürleri de inceledikten sonra, kendi doğrularını bulan kişi, bilgeliğin ve mutluluğun doruğuna ulaşır ve insanlığa yararlı iş ve işlemler yapmaya çalışır

*****************