MŞ Facebook Paylaşımları-46

FACEB OOK PAYLAŞIMLARI (46)

MART 2021

Bir paylaşımıma, bir paydaş, fikrimi eleştirici yönde bir karşılık vermiş ve “yüz yüze kelamda bulunma” arzusunda bulunmuş. Benim iletişim dilim 21.yüzyıl dili, o arkadaşın dili ise, hiç anlayamadığım Orta Çağ Ortadoğu Emevi dili olduğu için, kelamda bulunma cesareti gösteremedim. Kendisinden özür dilerim

**************

İnsanın sağlık, selamet, afiyet, rahat ve huzur içinde olma durumuna psikolojik esenlik denir

Bir insanın psikolojik esenlik düzeyi, o insanın olumlu duygularının olumsuz duygularına ortanla daha fazla olmasına bağlıdır. Yaşam doyumu, psikolojik esenlikle, diğer deyişle İYİ olmayla sağlanır

Yöneticilere düşen görev, halkı esenliğe kavuşturmaktır

*****************

Kongrelerde, konferanslarda, bilimsel tartışmalarda, TV açık oturumlarında ve hatta günlük yaşamda, konuşanın lafını keserek araya girmek barbarlık, ahlaksızlık ve en büyük edepsizliktir. Notunu alıp, sıran sana gelince itirazını yaparsın. Türkiye TV konuşmacılarına bir bakın hele, uygarlar mı?

***********

AŞK

Doğal insan bedeninde oluşan hormonal, duygusal, animal değişim ve davranışa, BİYOLOJİK AŞK denir.

Akılda yalnızca duygularla üretilen tutkuya, bağımlılığa romantik aşk, platonik aşk ya da hümünal aşk denir.

Hümünal aşk romantizm, animal aşk hormonalizmdir

*****************

Kendinizi öncelikle hangisine armağan edersiniz?

Türk varlığına,

Vatana

Anneye

Babaya

Kardeşe

Toruna

Sevgiliye

Evlada

Arkadaşa

İnsanlığa

Dine

Mezhepe

Siyasi partiye

Futbol takımına

Bilime

İdeolojiye

Lidere

Kendimi bir kimseye, örgüte, kuruma, inanca, ideolojiye veya kendimden başka hiçbir varlığa armağan etmem

 *****************

“Yapılması gereken bir eylemi, işi ya da görevi, başkasına gönülden isteyerek yaptırma sanatına, LİDERLİK denir.” Dewight Eisenhower.

Korkutarak ya da ceza tehdidiyle iş veya görev yaptırmaya ise, ZORBA yönetici veya liderlik vasfı taşımayan aciz yönetici denir

Türkiye’de bunlardan çok ki ne çok

***************

Hangisi olursa olsun bir ülke, dünya bilgi havuzuna bilgi katkısında bulunamıyorsa, kendi üniversiteleriyle, kendi televizyonlarıyla, kendi istatistikleriyle, kendi propagandalarıyla yalnızca kendi halkını kontrol altında tutabilir. Dünyanın ileri bilgi teknolojileri gerçekçidir. Tüm gizleri bilir

***************

Gözlem yapmaya, gözlemleri veri tabanına kaydetmeye, kayıtları belirli bilimsel yöntemlerle bilgiye dönüştürmeye, bilgi işlem denir

Bilgi işlem yapan her varlık, aynı zamanda bilgi üretme ve paylaşma da yapabilir

Bütün elektronik araçlar, bilgi işlem yapar, bilgi üretir ve bilgi paylaşır

19Nalan İlter, Ali Akdemir ve 17 diğer kişi

***************

DEĞERSİZ HİSSETTİREN SİLİNİR

Arkadaşsanız, dostsanız, komşuysanız, eşseniz, öğretmenseniz, şefseniz, müdürseniz, öğretmenseniz, liderseniz, silinmemek için karşımızdakilerin değerli olduğunu hissettirmelisiniz

********************

Birinin arsası var, 4 kat çıkma izini olmasına rağmen, kural dinlemiyor 8 katlı bina yapıyor. “Toprak benim, gök yüzü Allah’ın kime ne zararım var” diyor

Bu insan haklı mıdır, haksız mıdır

Kul hakkı yemiş oluyor mu olmuyor mu?

*************

Büyük gürültü çıkaran olayların altında, her an sessizce olup duran birçok olay yatar. Sayın Davutoğlu’nun, Ali Babacan’ın, Muharrem İnce’nin ve en son bugün Ümit Özdağ’ın büyük gürültü çıkaran partilerinden istifa olaylarının altında da kim bilir nice sessiz olaylar yatmaktadır. Buz dağından kopan parçalar, zaman içinde giderek erir ve yok olur

***************

Ülkemde pandomiye kadar öğrenme eksikliği vardı, pandomiden sonra öğrenme yoksunluğu vardır

NE OLACAK ÜLKEMİN GELECEKTEKİ DURUMU!

***************

1921’de İngiliz destekli Yunan Ordusu, Ankara Polatlı’ya kadar gelmişti. Amaç, anadoluyu işgal edip, Yunanistan sınırlarını İran’a dayandırmaktı.

22 gün süren Sakarya Meydan Savaşını, kırık kabırga kemikleriyle ve emsalsiz emirleriyle yöneten Komutan, Atatürk’tü. Rahmetli, 100 yıl önce, 7 düveli bir kez daha yenmişti

***************

Dezenfektancı eski Bakan Ruhsar Pekcan’nın ayıbı Japonya’da ortya çıksaydı, intihar ederdi. AB’DE ortaya çıksaydı istifa ederdi ve hakkında soruşturma açılırdı. Türkiye’de ortaya çıktığı için yanına kar kaldı!

İŞTE ONLARDAN FARKIMIZ BU!

Çünkü ülkemizin %99,9’u MÜSLÜMANDIR

**************

KÜSTAH CAHİLLİĞİ ŞÖYLE ÖLÇÜN

Cahilin küstahı, bir fikir kendi fikri ile aynı değilse, fikrin sahibine hakaret ederek, vahşi bir tatmin sağlar.

Aydın insan ise, fikre karşı fikir ileri sürerek, uygar bir tatmin sağlar.

Hiç kimseye hakaret etmeyin. Belki o kişi, Allah’ın sevdiği bir insandır

***************

TALİBANI KAHRAMAN İLAN EDEN DOĞU PERİNCEK İÇİN

Nasrettin Hocaya sormuşlar;

– Helada sakız çiğnemek mübah mıdır?

– Mübahtır da heladan çıkınca seni görenler, sana “BOK çiğniyorsun” der

*************

SÜRDÜRÜLEBİLİR DENGE NOKTASI

Maddi manevi çok verip az alanlara, akılsız; az verip çok almaya çalışanlara, akıllı denir. Böyle bir ilişkinin ömrü uzun olmaz.

Her iki taraf da verdiği kadar aldığına inanırsa, bu durum, sürdürülebilir bir ilişkinin temelini oluşturur.

Aldığınız kadar vermeye çalışın

*****************

‪Türkiye’nin temelinde M. Kemal Atatürk vardır. Temelden Mustafa Kemal Ataürk’ü çekip çıkarırsanız, Türkiye Cumhuriyeti param parça olur. Bir daha toplayamazsınız. Çünkü devlet kurma aklı, zekası, kültürü ve insan sevgisi olan bir toplayıcı ve dönüştürücü lider kolay gelmiyor

*****************

Doğal yapı ve işleyişleri, gerçek anlamda kavramaya İLİM denir

Bilme, öğrenme, uygulama, usul ve örf bilgisine İRFAN denir

Nedeni tam olarak anlaşılamayan bir konunun gizli ve büyük tarafını anlamaya ya da bilgeliye HİKMET denir

Anadolu insanı ilim, irfan ve hikmet sahibidir.”

************

28 şubat 1997 komutanları ceza evine konulmuş. Çetin Doğan ve Çevik Bir. Doğrusu hiç üzülmedim. 1997’de bu iki insan, bu günkü durumun meydana gelmesinde rol oynayan ve ellerinde ordu gücü olduğu için burunları çok büyümüş iki demokrasi düşmanıydı. Demokrasiyi boş vermişlerdi!

*********

Kuralları erkekler tarafından konan bir din olamaz. Her bakımdan kusursuz olan kadın türünün yobaz erkek otoriteleri tarafından kara çarflar içinde gözleri bile görünmeyecek biçimde karartılması tam tersine çevrilerek, kadına ķötü niyetle bakan erkeklerin gözleri kapatılmalıdır

**************

Bilmediğiniz sizi asla incitmez. Örneğin 1’in kare kökünün ne olduğunun farkında bile olmayan 10 milyonlar var Türkiye’de!

*******************

Kendimi bildim bileli, her hangi bir ülkenin devlet insanı, resmi bir ziyaret için Türkiye’ye geldiğinde, önce ANIT KABİRDE saygı duruşu yapardı. Yeni atanan bir hükümet, göreve başlamadan önce, ANIT KABİRDE saygı duruşunda bulunurdu.

Nankörlük başka nasıl kanıtlanabilir ki?

************

Övünmek gibi olmasın ama, bugün hemen herkesin dilinden hiç düşürmediği sanal gerçeklik, bulanık mantık, akıllı evler, dijital tercüme, akıllı yazılım, sanal bellek, anında çeviri, yapay duyular, yapay zeka konularını, benim öğrencilerim, 22yıl önce sınav sorusu olarak yanıtlardı

*************

Cehaletime verin lütfen!

Hz. Muhammet’in çocukken atçılık oynadıgı, dizlerine oturtup sevdiği torunu Hz. Hüseyin’i Kerbela’da günlerce susuz birakan, katleden saygısız EMEVİLERİN “sünnet* diye uydurduğu akıl dışılıklara, bu çağda ben nasıl KURAN gerçeği diyebilirim?

Kuran esastır

*****************

Kuzu derisinden post, ABD’DEN dost olmaz.

ABD, istisnasız,Türkiye dahil dost göründüğu tüm ülkeleri ve halkları, gözünü bile kırpmadan satmıs, mahf ve perişan etmiştir.

Günün birinde kesin göreceksiniz, PKK’YI da yüz üstü bırakıp, arkasına bile bakmadan kaçacaktır

**********

“Sev seni seveni yerlere ihsan ise,

Sevme seni sevmeyeni Mısır’a sultan ise”

İşçiyi, memuru, emekliyi ve yoksulu sevmeyenleri, sevmeye çalışmanın hiç mi hiç bir anlamı yoktur

*********

Korku, çekinme, kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusuna, GÜVEN denir.

Tüm ihtiyaçlar önemlidir. Ancak, guvenlik ihtiyacı yoksa, diğerleri önemini kaybeder, güvenlik ihtiyacı en şiddetli ve en öncelikli hale gelir.

Bir insana, “Sana güvenmiştim” dedirtmeyin.

Devletime güvenmiştim!

*******************

Tüm derslerinden başarısız olmuş öğrenci ödül lendirilmez. Tarım ve Orman Bakanı, tüm iş, işlem ve daha ne varsa hepsinden, başarısız olmuştur.

Türkiye’de yerini dolduracak insan kalmadıysa, ülkemizin kısa zaman sonra aç ve ormansız kalacağı gün gibi aşikardır

*************

1962’de İsmet paşa başbakandı. Halk, “Geldi İsmet kesildi kısmet” sloganı geliştirmişti.

1990’larda “Geldi ANAP gitmezse halimiz harap” dendi.

Şimdilerde de halk, “Hala AK gitmezse artık canımıza tak” demeye başladı

*******************

Yönetim biliminin bügün için geldıği en son aşama, en son sorun çözme yaklaşımı, yönetme değil YÖNETİŞİM’DİR.

Yönetişim kavramına göre, tartışılmadan verilen her karar, kesınlikle yanlıştır

********************

1917-1918-1919-1920 yıllarında Omanlı Devlet üst yönetimi, aciz, şaşkın, şaşırmış, yıkılışı nasıl durduracağını bilemez, zavallı durumdaydı. Dahası, azılı düşmanıarımızın himayesine sığınmıştı.

Akıllı, bilgili, kahraman Yüce Atatatürk, Allah rahmet eylesin, Cennet mekanın olsun!

****************

Şenol Güneş ihtiyarlamış. Bazı ihtiyarlar gibi tutucu olmuş. “2 gol yeter” diyerek takımı tuttu.

Hangi alanda olursa olsun, ihtiyarlar yönetimde tutulmamalıdır.

Devlet Bahçeli de çok ihtiyarladı!

******************

Kendini ciddiye alan güncel Türk yöneticilerine, güler geçerim. Ciddi olmama konusunda ciddiyim. İncilli Çavuş, Neyzen Tevfik, Nasrettin Hoca, Aziz Nesin, Levent Kırca, Ferhan Şensoy, ciddi insanlardı. Hepsine Allah rahmet eylesin. Rahmetliler güldürürken yöneticilerimiz ağlattı

***********

Karşıdaki kişi ya da kişilerin duygu, düşünce, fikir, tutum ya da davranışlarını zorlama olmadan değiştirme sürecine, İKNA denir.

İktidar ve muhalefet, sizi ikna edebiliyorsa, vay Türkiye’nin haline vay! Sizi, müspet bilim ikna ediyorsa, Türkiye’nin geleceği garanti demektir

****************

İNSAN OLMAK ZORDUR

Musevi olmak, Hristiyan olmak, Müslüman olmak, Deist olmak, Ateist olmak veya herhangi bir mezhepten olmak, o kadar kolaydır ki! Önce aileniz, sonra da çevreniz yükler, “Hayır” diyemezsiniz, “Ol” derler olursunuz. Ancak, İNSAN olmak çok zordur! İnsan çok az

****************

Yanıtı kesin doğru olan soru:

Türkiye’nin tüm sorunları (problemleri) nasıl çözülür?

Yanıt: Eğitimle.

Türkiye’de doğru yanıtı hiç olmayan soru: Eğitenler kaliteli olmadığı için, insan kaynaklarının kalitesi çok düşüktür. Eğitenlerin kalitesi nasıl yükseltilir?

Son sorunun kesin doğru olan yanıtını 50 yıl eğitim sisteminde olduğum için biliyorum.

******************

İktisat (Ekonomi) Yasası: Geliri düşük olanların, geliri yükselirse, gelir artışı tüketime harcanır. İş insanlarının geliri yükselirse, gelir artışı yatırıma harcanır.

Türkiye’de yapılan budur. %21,7 son büyüme rakamının % 5’inin işçi, memur ve emekliye, %16,7’sinin de iş insanlarına gitmesi uygun görülmüştür

******************

Her ne varsa tümü, zıttıyla var olur. Gece olduğu için gündüz vardır. Kadın olduğu için erkek vardır. Enerji olduğu için madde vardır. Doğru devlet adamı olduğu için yanlış devlet adamı vardır.

Eğer Atatürk doğru devlet adamıysa, yanlış devlet adamı kimdir?

****************

Bu günün olağanüstü kötü sonuçları, geçmişte alınan bilim dışı, yanlış, çıkar amaçlı ve kötü niyetli kararlardır. Bu yanlış kararları almakta hala ısrar edenler, yalan ve yanlışlarıyla halka giderek daha da büyüyen maddi ve manevi kayıplar verdirmeye niyetli gibi görünüyorlar

***************

Bir aile nasıl perişan edilir? Bir dostluk nasıl düşmanlığa dönüştürülür? Bir aşk nasıl nefret haline getirilir? Bir şirket nasıl iflas ettirilir? Bir devlet nasıl fonksiyonlarını yerine getirmez duruma düşürülür?

Bu ve benzer olumsuz soruların yanıtları, Türkiye’de vardır

*******************

Girişi olan çıkışı olmayan, çözümü bulunmayan, içinden çıkılması güç, çözümsüz durmlara, ÇIKMAZ denir. Örneğin PKK sorunu, Türkiye’deki Suriyeliler, Afkanlar, Pakistanlilar sorunu, Türkiyenin eğitim, adalet, fırsat eşitliği, liyakat, ekonomi, işsizlik, enflasyon sorunları gibi…

***************

İnsanın ailesine, çalıştığı kuruma, dostlarına, devletine ve yönettiği halka karşı görevlerinin bilincinde olmasına ve görevlerini titizlikle yapmasina SORUMLULUK, görevlerıni şu veya bu sebeple ihmal etmesine ise SORUMSUZLUK denir. Sorumluluk ve sorumsuzluk, kişinin karakterini belirler

*****************

Güneşin doğuşuna yakın Kadıköy Fenerbahçe-Caddebostan sahil yürüyüş yolunda 1 saat yürürdüm. Can güvenliğimden endişe ettiğim için, artık cesaret edemiyorum. Saldırıya uğramaktan çok korķuyorum. Sahilimde bir garip insanlar cirit atmaya başiadı. Kendi ülkemde huzur içinde değilim.

Bu benim ülkem mi?

*********************

“Neden koyun güdüyorsun?”
“Çünkü yolculuk yapmak hoşuma gidiyor.”

**************

Kişi ve kurumların bireysel kimliklerini kaybettiklerine inanmalarına yol açan zihinsel ve fiziksel tükenme durumuna, tükenmişlik sendromu denir. Bu sendrom, kişi ve kurumların başarma duygusunu azaltır, işleri savaklama eğilimini yükseltir, verimliliği hızla düşürür

************

Geçmişte birlikte bulunmaktan, güzel etkileşmelerden oluşan sevgi, saygı gibi duyguların kaynağına, HATIR denir.

Hatıra güvenerek dostlarınızdan sık sık onu bıktıracak sayıda istekte bulunmaktan kaçınmanız gerekir. Yoksa dostunuzu kaybetme olasılığını yükseltmiş olursunuz

******************

Hayranı olduğunuz kişinin güçlerini abartmanız, küçük çocuğun anne ve babasının sıradan becerilerini birer mucize gibi görmesine benzer

***********

Bir problemin çözümü için çözüm yolları geliştirmeye, birbiri ile karşılaştırmaya ve faydası diğer seçeneklerden daha fazla olanını seçmeye, DÜŞÜNME denir

Başkalarının onun adına düşünüverdiği kişilere, çakma akıl, takma akıl veya uydum akıl denir. Türkiye, çakma akıl okyanusu gibidir

**************

Okunan her farklı kitap, kafa içinde yanan bir mum gibidir. Yaşamını kitap okumakla kazanan insanları, karanlık kafaların taşlaması, her devirde olmuştur. Atatürk, 57 yıllık ömründe, karanlık kafalarda mum yakmaya çalışmıştır, ama ömrü yetmemiştir.

Bu günün Türkiye’sinde durum çok vahim!

********************

Psikoloji, pedekoloji, hukuk, edebiat tıp, siyasal, Eğitim, tarım, orman, sosyal, ekonomik ve diğer açılardan iyi olan bir durum ve gidiş var mı? Lütfen yazın. Bilmeye çok ihtiyacım var.

İyi bir gidiş umudu da mı yok?

Neden bu hale düştük bilge D. BAHÇELİ?

*****************

“Denize düşen yılana sarılır.” Türk atasözü

Güzelim biricik Türkiyem, madem yüzme bilmiyordun denizin yanında ne işin vardı? Yılan seni yutmak üzere!

****************

Türkiye’nin mal ve hizmet üreticileri, Afkan gençlerini karın tokluğuna bedava çalıştırarak, mal ve hizmet fiyatlarını ihracata daha da uygun hale getirmektedir. Hükumet, dolar yükselişini önlemek için Afkan gençlerinin gelmesine göz yummaktadır.

1960’larda Almanya böyle yapmış, Türk gençlerini devşirmisti

*********************

Müspet bilim, takip edilecek ya da üzerinde ilerlenilecek en doğru yoldur. Doğru yolda hiçbir kimse ve hiçbir kurum kaybolmamıştır. Yanlış yol, kanıtlanmamış hurafeler yoludur. Bu yanlış yola girenler asla iflah olmaz mahf olurlar. Kanıt mı?

Tarihi ve çevrenizi izleyin, gözleyin

*********************

22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesinde Atatürk, Savaşan Orduya “Hattı müdafaa yok sathı müdafaa var” emrini verince, şaşkına dönen yunan komutanı bocalayınca, Atatürk, “Fikren yenildiler, zafer kesindir” demiştir

Zafer hep bilgiye dayalı doğru emir verenlerin olmuştur

**************************

Canın büyüyü küçüğü olmaz. Her can ya da canlı, mükemmel bir ilahi sistemdir. Kendi adi çıkarları için canlara kıyanlara, KATIL denir.

“Bir canı kurtaran, tüm insanları kurtarmış sayılır.”

Ya en güzel canlı ormanların ve içindekilerin yanmasına sebep olanlar?

Katil kare katildir

Niçin Türkiye’nin yangın uçağı yoktur?

*******************

SON 20 yılda yaklaşık her 2 yılda bir Milli Eğitim Bakanı değişmiştir. Yeni atanan bakanın çok hızlı yükseldiği, dolayısıyla da çok hızlı ineceği kesindir. Bu bakanlık kökten devrim yapma cesareti olan cesur bir insanın dolduracağı bir önemli yerdir. Bu ise, hayalden de ötedir

********************

Doğada (Tabiatta) kar yoktur; zarar enazlaması (minimizasyonu) vardır. Doğadan insan dahil her varlık, ihtiyacı kadar, yani doğaya en az zarar verecek kadar alırsa, denge bozulmaz. Kapitalist düzenin icadı olan muhasebe ve kar

kavramları, dünyanın sonunu getirmek üzeredir

***************

Atatürk hariç bütün Cumhurbaşkanlarını, şu veya bu nedenle fizik olarak gördüm, dönemlerinde yaşadım. İkisi hariç hepsi, hiçbir ayrım yapmadan tüm vatandaşlara eşit mesafede, dürüst, samimi, bilgili, kültürlü, pozitif bilimi ve sanatı teşvik eden iyi niyetli güzel insanlardı. Allah onlardan razı olsun. Diğer ikisine hakkım geçtiyse, iki dünyada da helal etmiyorum!

****************

SON NEFESLERİNDE BİLE “BEN HAKLIYIM” DİYEN DİKTATÖRLERDEN BİRKAÇ İSİM

Firavun II.Ramses

Neron

Hitler

Musolini

Franco

Stalin

Hafız Esat

Saddam Hüseyin

Kaddafi

Ve diğer tüm diktatörler…

Ancak tarih, bütün diktatörlerin, bir süre yönettikleri ülkeleri perişan ettiklerini yazar

*************

Yok edilmeye, yok olmaya, ortadan kalkmaya, sona ermeye, bozulmaya, ZEVAL denir.

“ALLAH devlete zeval vermesin” Türk atasözü

DİYOJEN gibi güpe gündüz elimizde fenerle devletimizi arıyoruz.

DEVLETİMİZ NEREDE?

Bilen varsa göstersin lütfen!

**********************

Yapısı ve işleyişi mükemmel olan belirli bir düzenin veya dengenin kasten bozulmasına, FESAT denir

ATATÜRK’ÜN kurduğu düzen ve dengeyi kasten bozanlar FESAT çıkarmıştır

Yer yüzündeki bütün dinler fesatı yasaklamıştır

****************

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE ARKADAŞLARININ kurduğu büyük Türkiye ve yüce kurumları, saçma ve hurafe gerekçelerle son 19 yılda tek tek ateşe verilip yok edildi.

Buyurun lşte yerine kurulan yanık ve aciz TÜRKIYE bu

Daha iyisini yapma bilgi ve yeteneğin yoktu madem neden ne varsa tek tek kırıp döktün? NERON gibi seyret artık

*****************

Doğu Anadolu İllerinde 17 günün ardından göz yaşları ve İSTANBUL

Devlet bu gün için yoksa, hangi gün için var?

Türkiye’yi 1921 ve 1922’de Kaçarken Yunan ordusu yakmıştı. 2021 Temmuz ayı sonunda da çok bilmiş iktidarın İTİBAR kaygısı yaktı

Elden ne gelir

*****************

“…Allah aklını işletmeyenlerin üzerine pislik yağdırır!”

YUNUS SURESİ 100. AYET

Akıl ve Bilim birlikte gider

Devlet yönetiminde bilimi boş verenler aklı da boş vermiş olurlar, yerine saçma sapan hurafe inançları koyarlar ve masum halkın üzerine pislik yağdırır dururlar

İSTİFA

*****************

1945’lerde Sovyetler Birliği Lideri Stalin, bir yöreye gittiğinde yoksul halka, “Tanrı bize ekmek at deyin bakalım atacak mı?” dermiş. Sonra, “Stalin ekmek at deyin bakalım atacak mı?” dermiş. Daha sonra da halka tek tek ekmek fırlatırmış

MŞ: Kendini Tanrı yerine koyan liderler hep olur

********************

PİRUS ZAFERİ

M.Ö. 279’da Kartaca Kralı Pirus, Roma’ya saldırır. Savaşı kazanır, ancak geriye dönüp bakar, 50 fil ve askerlerinin tümünün yok olduğunu görür ve “Tanrı hiçbir tek adama böyle bir zafer kazandırmasın” der

KISSADAN HİSSE: Davanız ne menem bir saçmalıksa kazanırsınız, ama bir tek kişi kalırsınız

**************

Bugün Elazığ ve Malatya

Akşam saat: 19:00’da Malatya’dan Kurtalan ekspresi-Ankara

Pazar saat: 19:00 “‘da Hızlı trenle Ankara-İstanbul

Nasip olursa, ilkbaharda da Güneydoğu Anadolu illerini arabasız tek tek gezeceğim, göreceğim, yemeklerini tadacağım ve dinleneceğim

*********************

Bir toplumun uyumlu, karşılıklı sevgi ve saygı içinde mutlu olarak yaşadığı yere, DİRLİK DÜZENLİK denir

Ömrümün yaklaşık 60 yılı böyle bir yerde, yani TÜRKİYE’DE geçti

2000’li yıllardan sonra, ikilik politikası uygulandı, ülkemde ne dirlik ne düzenlik kaldı

“BİRLİKTEN DİRLİK DOĞAR”

******************

Tunceli-Kovancılar-Karakoçan-Bingöl

Bingöl’de bin göl değil, hiç göl var diyecektim ve devam edecektim. Edemiyorum. Beynimdeki Türkiye yangını ciğerlerime ulaşmış durumda

*****************

Ovacık/TUNCELİ

3000 nüfuslu şirin mi şirin bir kasaba. Munzur vadisinin sonunda

Munzur vadisi mi?

İki dağın arasında, Munzur nehrinin iki tarafı yemyeşil. Nehirle birlikte giden 60 KM kıvrım kıvrım bir yol. Her taraftan serinlik ve oksijen fışkırıyor

BURALAR ÇOK GÜZEL

****************

PERŞEMBE YOL AKIŞIM

Adıyaman-Çelikhan-Doğanşehir-Subatan Geçidi-Gündüzbey-Kale-Kömürhan Köprüsü-Kovancılar-Mazgirt-Tunceli-Ovacık

*******************

Nereye giderseniz gidiniz. Önce esnaflarıyla iletişim ve etkileşimde bulununuz. Ben öyle yapıyorum. Doğu illerinin esnafı, nazik, güler yüzlü, misafir canlısı, dürüst, samimi ve içten davranışlıdır.

Genel de batı ve İstanbul esnafı, bir ördek geldi nasıl avlarım davranışlıdır

Adıyaman’ı çok beğendim

***************

Adıyaman’ı çok sevdim. Pek şirin bir şehir olmuş. İnsanları çok nazik ve misafir sever.

Hele bir kelle paça çorbaları var ki! İyi ki gelmişim

****************

Bugün izlediğim Yol

Malatya-Pötürge-Tepehan-2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı (Tanrıların ve kralların taşlaştığı yer)-Kahta-Otel

*****************

Bayram tatilimi Ege’de, Akdeniz’de veya Marmara’da geçirsem ne kazanırdım ya da dinlenebilir miydim?

Hayır, genelin tercih ettiği yerlerde dinlenemiyorum ben. 12 gündür Doğu Anadolu illerindeyim. Öyle kazançlarım oldu ki!

Ezberim bozuldu, ağzım tat duydu, gözlerim güzellik gördü.

Yöneticileri hariç, ülkem çok güzel!

***************

Koca Fırat nehri, nehir üzerinde 32 ayaklı up uzun Fırat köprüsü, trenin tamamı köprü üzerinde yılan gibi aktı

***************

Vangölü Ekspresi Elazığ sınırından Malatya sınırına girdikten sonra, tren yolu boyunca, Malatya’ya kadar katrilyonlarca kayısı ağacı ormanı

************

Yaklaşık 400 yıl önce Rene Descartes (Dekart) (1596-1650) “DÜŞÜNÜYORUM, ÖYLEYSE VARIM” demiştir.

Fransız eğitim sistemi ezberi değil düşünmeyi öğretir. Fransız halkı, kendisi düşünür ve vardır. Sıradan Türk halkı yerine dinciler ve politikacılar düşünüverir ve aslında yoktur ya da sürüdür

*********************

27.07.2021

Bugün Van Gölü ekspresi ile Tatvan-Malatya yolculuğu

*****************

Noksanlıktan insanlığa dönüşmeye çalışıyorum.

Siz de öyle yapın, özgür olun, insan olun.

İnsanlık mı? Aslında biliyorsunuz da kolayına kaçıyordunuz.

Tercih sizin, ya NOKSAN ya İNSAN!

****************

Pazartesi Gezisi

Van-Gevaş-Siirt-Veysel Karani-Baykan-Bitlis-Güroymak-Muş-Malazgirt-Tatvan

Doğu Anadolu, kaymak gibi duble yollarıyla birbirine bağlanmış. Kiralık arabam yepyeni otomatik Renault Clio idi

Buralar doğal olarak çok güzel!

****************

Muş, Bitlis’e oranla biraz daha gelişmiş. Şehir planlaması ve trafik berbat

*****************

Bitlis, değişememiş. gelişememiş, değişememiş, 1990’larda kalmış. Trafiği berbat

Bitlis’te 5 minare değil, çok minare var

***********

SİİRT

Eski Siirt ve Siirt çarşısı aynı. Ama Siirt’in Batısında yep yeni bir Siirt kurulmuş. En az 8,9,10 kat pırıl pırıl, yepyeni 50’lerce apartman. Şahane yep yeni şehir planlaması, modern bir yeni Siirt kurulmuş. Hele Büryan Kebabı yok mu! Nasıl güzel bir tat!

***************

Bugün itibariyle, HAC yükümlülüğünün yarısını ifa etmiş durumdayım

Çok huzur içindeyim

**************

Edremit/VAN, çok güzel giden tatilimde, Van Kahvaltı Sarayı diye bir yerde ilk kazağı yedim. Bu bana ders olsun!

***************

Van ve ilçesi Edremit’e 1988’de yani tam 33 yıl önce gelmiştim. Bir cadde ve birkaç sokaktan ibaret, yıkık dökük küçücüktüler.

Ya şimdi?

Gözlerime inanamadım. Fiziksel alt yapı ve şehir planlaması açısından İstanbul’a 100 tur atar durumda gördüm. Kendimi Paris’te sandım

**************

Adilcevaz-Süphan dağı-Erciş-Muradiye-Tendürek Geçidi-Çaldıran-Doğubayazıt-Ağrı Dağı-Iğdır.

Kahraman Mehmetciğimizin güvencesinde, kaymak gibi duble yollar.

“GİDEBİLDİĞİN YERLER SENİNDİR”

Bu gezide, şimdilik Batı-Doğu arasında fiziki farklılık yok gibi geldi bana

Çok mutluyum!

****************

23.07.2021

CUMA RAPORU

Cuma 12:30 Ağrı otogarı-Patnos-Tatvan. Tatvan’dan araba kiralama-Ahlat-Adilcevaz-Otel

*******************

Tarihi süreçte, bir görüşe göre 17, diğer bir görüşe göre de 36 Türk devleti hüküm sürmüş ve yıkılmıştır. Roma İmparatorluğundan sonra en uzun yaşayan Türk devleti, Osmanlı İmparatorluğudur.

Soru şudur: Türk devletleri, yıkılış sürecine iyi yönetilemedikleri için mi girmiştir?

*************

İnsanın uzak yerler, şehirler, bölgeler ve ülkeler arasında gerçekleştirdiği devinime SEYAHAT denir.

“Yer değiştirmede ferahlık vardır”

Ferah hissediyorum

**************

Ağrı’yı baştan aşağıya dolaştım. Özellikle çarşısı insan seli. Ancak, insanların yaklaşık %2’si maskeli. Ağrılıların umurunda değil salgın

***************

Güler yüzlü, tatlı dilli, bol ikramlı ve yardım sever Kars halkına veda. Kars-Sarıkamış-Horasan-Eleşkirt ve Ağrı otogarı.

Otogardan çıkınca, bir özel araba sahibi, “şehir merkezine gidiyorum sizi götürebilirim” dedi. Bindim. Otelimin önüne kadar getirip bıraktı.

İlk intibam budur Ağrı hakkında

***************

Kars son seçimlerde kendi belediye başkanını seçmiştir. Sonra belediye başkanı görevden alınmış yerine kayyum atanmıştır. Daha sonra, atanan kayyum da görevden alınmış, yerine kayyum atanmıştır. Yani, kayyumun yerine de kayyum atanmıştır

Aziz Nesin biraz daha yaşasaydı, hicvederdi!

**************

Doğu Anadolu, hala doğal. Batı Anadolu ve İstanbul, doğanın bir parçası olmayı ve doğa ile uyumlu yaşamayı unutmuş. Doğa, vallahi de billahi de intikamını alacaktır. Kurunun yanında yaş da yanacaktır. Bu bir doğal yasadır

Demedi demeyin!

*****************

Kurban bayramınız değerli, sağlıklı ve mutlu yaşansın

***************

Türk vatandaşları eksik yaşar ve ölür

Adaleti, hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, eğitimi, özgürlüğü, seyahati, beslenmeyi, eğlenmeyi, trafiği, ulaşımı, daha hangi nimet varsa hepsini eksik yaşar

Kim tama yakın yaşar?

***********

Azılı köpekler, sahiplerini korumak için, yüksek havlamalarla saldırırsa, sakın korkup kaçmayın. Olduğunuz yere oturup, gelen köpekle göz göze gelerek, uzun süre bakışın. Varsa elinizde iyi bir köpek yiyeceği ikramda bulunun. Köpek yiyecek, yiyen boğaz utanacağı için, başkalarına havlamaya gidecektir

*************

Fikir ve bilgi düzleminde politikacılar, stoktan harcamaya başlarlar. Bir gün gelir, stokları biter. Stoklarını yenileyecek zamanları olmadığı için, onun bunun stoklarından alarak, doğru mu yanlış mı olduğunu incelemeden konuşur dururlar ve tutarsızlık üstüne tutarsız yapmaktan utanmaz hale gelirler

************

FACEBOOK, 5000’den dazla paydaşa izin vermiyor

Arkadaşlık isteği geldiğinde, bunca yıldır var olduğunu hiç hissetmediğim birilerini, arkadaşıktan çıkarıyorum, arkadaş olmayı isteyenleri onaylıyorum

Bir de fikirlerimi beğenmez hale gelerek, kendi istekleriyle ayrılanlar oluyor. Kendilerine çok teşekkür ederim

*************

İçi başka dışı başka olanlara, İslam’da MÜNAFIK denir

Münafıklar, aslında öyle olmadıkları halde, konuşmalarında sanki öyleymiş rolünü, en ünlü artisten daha da iyi oynayan üstün yetenekli rolcülerdir

Rolcülerin birçok şapkası vardır. Zaman ve mekana göre şapka değiştirir dururlar

*************

Kültürlü, bilgili, erdemli, tarafsız, özgür yasa koyucuların çıkardığı yasalar, doğal yasalar gibidir, hiçbir insan için merhamet içermez, herkese eşit uzaklıktadır. İyiler, tıpkı benim gibi korkak ve pısırık olduğu için kötüler var olur, çoğalır ve şımarır

ÜLKEMDE KÖTÜLER, GİDEREK DAHA DA ÇOĞALIYOR

**************

Uzun dönemde olumlu sonuca götürmeyen, bilim dışı, zayıf, politik, geçici tedbirlere, PALYATİF TEDBİR denir

Hammaddeyi, teknolojiyi ve emeği, israf etmeden ürüne dönüştürmeye, ÜRETİM denir

Üretilen ürün, satılıp gelire dönüştürülmedikçe, stok sayılır. Stoklar, maliyettir, anında satılmalıdır

Ürünlerimizi, dış pazara satabilmek için fiyatını düşürüyoruz

*************

Devlet dahil tüm kurumların, diğer devlet ve kurumlara göre, en iyi yapabildiği işe TEMEL YETENEK denir

Türkiye’nin Kore’den, Afganistan’a kadar en iyi yapabildiği işin, ASKERLİK, olduğu anlaşılmaktadır

***************

Ayrılıkların en başta gelen sebebi, karşı tarafın artık güven vermez oluşudur.

Bir kadın, hiç gitmeyecek gibi sever; hiç sevmemiş gibi gider

Güven, sürdürülebilir birlikteliklerin temel koşuludur

************

7 TEMMUZ-1 AĞUSTOS TATİL PLANIM

Hep trenle, tren geçmiyorsa otobüsle, otobüs gitmiyorsa dolmuşla veya kiralık taksiyle gezeceğim, göreceğim, yiyeceğim ve dinleneceğim

İstanbul-Ankara-Kars-Ardahan-Iğdır-Ağrı-Tatvan-Van-Bitlis-Muş-Bingöl-Elazığ-Tunceli-Adıyaman-Siirt-Malatya-Ankara-İstanbul

***********

Dün hep 15 Temmuz 2016 muamması, konuşuldu ve tartışıldı.

“Bu günün kötü sonucu, geçmişte göz yumulmuş, ihmal edilmiş, kötü niyetli, medeniyete aykırı, bilim dışı tutumlardır.”

“Ey millet! İyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat, medeniyet tarikatıdır.” ATATÜRK

**************

Yüz yüze öğretim balaşlayacaktı ve Boğaziçi Üniversitesine kayıtlı öğrenciler gelecekti ve devasa direniş gündeme gelecek, çok vahim olaylar olacaktı

KURNAZLIĞA BAKAR MISINIZ

**************

ODTÜ Öğretim Görevlisi Prof. H. Bağcı anlatıyor:

“ODTÜ’ye giren polis, bir öğrenciyi yakasından tutarak uyarıyor: -Akıllı ol oğlum! Öğrenci: -Abi, sen buraya elinde copla giriyorsun, ben 550 puanla girdim. Daha nasıl akıllı olayım?

****************

İnsan Kaynakları Bilim dalında “Liyakata Dayalı Atama” adında çok iyi işlenmiş bir konu vardır

Bürokratlar, bakanlar, merkez bankası başkanları, rektörler, TRT başkanları ve diğer atamalar, bundan sonra, bu bilim ışığında atanmalıdır.

Yanlış atanmış insanlara çok yazıl oluyor. Benzetmede hata olmaz, sanki şey edilmiş şey gibi ortada kalıyorlar

*****************

İçimden bir ses, “Yoksa Kayyum Rektör Melih Bulu da mı FÖTÖCÜ çıktı?” diyor.

Hani çok çabuk ve haksız, torpil sınavlarla yükselivermiş de

*******************

En sağlam ve güçlü savunma, “Ne yaparsan yap, hangi haltı yersen ye, ama asla kabul etmeyip inkar et.”

Türkiye’de yapılmakta olan budur

*******************

Boğaziçi Üniversiteme Göklerden paraşütle inip Rektörlüğe çöreklenmeye çalışan bir acayip kişiyi, Sevgili Cumhurbaşkanımız görevden aldı

Zat-ı Alilerine kalbi teşekkürlerimi sunarım

******************

Cumhurbaşkanımız, gurup toplantısında, “Din kisvesi altında bu milleti sömürenlere prim vermeyeceğiz” dedi.

Dilerim Allahtan milleti din kisvesi altında sömürenler, kahrolsun, Cehennemin en dibine en kısa zamanda tez elden gitsin

************

İstisnasız her insan, yaratılış olarak, güzel bir çift söze, yumuşak bir bakışa, hoş ve içten bir gülümsemeye, tatlı bir ses tonuna muhtaçtır. Peygamberimiz, bu konuda en güzel davranış, yaşam tarzı ve ahlak örneğidir

“Ben daha Müslümanım” diyenler, Peygamberimizi örnek alsanız ya

*************

Davranış ve yaşam tarzına, DİN denir. Tek tek her insanın bir davranış ve yaşam tarzı, dolayısıyla dini vardır. İnsan, dinini, kitaptan deği, insandan öğrenir. Büyüklerin davranış ve yaşam tarzı iyi, doğru ve güzelse, küçüklerinki de iyi, doğru ve güzel olur.

Türkiye büyükleri, kötü örnektir

**************

“Bir sorunu, onu yaratan düşünme şekliyle çözemezsiniz.” Einstein

İster hukuki, ister sosyal, ister psikolojik, ister tıbbi, ister mekanik, ister ekonomik olsun, hangi sorun olursa olsun, o sorun yanlış ve çağ dışı bir düşünce sisteminden kaynaklanır. Düşünce şekli çağdaş olmadıkça, sorunlar giderek daha da çözülemez duruma gelir

****************

İnsanların tümü, kendi kazancının peşindedir. Ancak, bazıları haram, bazıları biraz haram biraz helal, bazıları da mutlak helal kazanç peşinde koşar. Kazanç helal değilse, ister en ünlü kilisede, havrada veya camide ibadet yapılsın, boşunadır, beyhudedir. İslamın ilk şartı kul hakkına riayettir

******************

Arkadaş, eş, dost

Güç verir

Sevinç verir

Huzur verir

Şu veya bu nedenle tek tek gidince

Korkma sakın

Asla tek kalmazsın

Yeni dostlar gelir

Matematik gelir

Doğa gelir

Evren gelir

Ve en büyük dost

ALLAH gelir

***************

Kendi başına hiçbir değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde bir rakamın sağına geldiğinde, o rakamı on kat büyüten işarete sıfır denir.

Bazı insanlar sıfırdır. Ancak, bir ağanın, bir üst yöneticinin sağına geldiklerinde, o kişiyi on kat büyültürler

Türkiye’de o kadar çok sıfır var ki!

***************

Tüm kapılar kapatılır

Çift burmalı kilitlenir

Yaşanmışlıkların kalır seninle

Bir de

Her kapıyı tek tek açan anahtar

Bu da geçer

Biraz sabır

Biraz daha sabır

Bu dünya hangi aç gözlüye kalmış ki

*************

Kim olursa olsun, bir insan ne kadar bilirse bilsin, diğerlerinin onu algıladığı kadardır.

‪Filozoflar, evliyalar, alimler ve alanına hakim bilim insanları, diğerleri tarafından tam algılanamadıkları için kendilerini yapayalnız hissederler ve tanrıya sığınırlar

*************

İleriye ve daha da ileriye giderek evreni anlamak ve hakikata yaklaşabilmek için akıllı olanlarla konuşun; aptalları tanıyın.

Nasıl mı tanıyacaksınız? Akıllılar ileriye, aptallar geriye bakar. Örneğin, Atatürk, “İleri, daima ileri” demiştir

Akıllı olun, geriye bakıp aptallaşmayın

************

Dünyadaki tek tek her insanın bugün itibariyle ortalama değeri yaklaşık 2,5 liradır. Ancak Bill Gate, Elon Musk, Christopher Langan, Garry Kasparov, Paul Allen, Kim Ung-Yong, Terence Tao gibi bugün yaşamakta olan birkaç akıllı insanın değeri, parayla ölçülemeyecek kadar yüksektir

**************

Şekillerin, sayıların ve niceliklerin yapısını, özelliklerini, aralarındaki bağıntıları inceleyen ve aritmetik, geometri, cebir dallarına ayrılan bilime, MATEMATİK denir

Doğanın ya da evrenin dili matematiktir. Sadece bu dili iyi bilenler mükemmel sistemler kurabilir

Atatürk, matematiği mükemmel derecede bilen bir dahiydi

***************

Akil baliğ olduktan sonra bütün dinleri karşılaştırdım ve İslam Dininini seçtim. Araştırıp ayrıntılarını da öğrendiğim islamiyette Kabe’den başka hiçbir mekanın kutsal olmadığı kesin bir gerçektir. Peygamberimin bazı nesnelere, mekanlara, camilete kutsallık vermediğini öğrendim

*******************

Aklın, doğru düşünmenin, mantıkın 4 ilkesi vardır:

ÖZDEŞLİK: Bir varlık neyse odur

ÇELİŞMEZLİK: Bir varlık aynı anda hem kendisi hem de başka bir varlık olamaz

ÜÇÜNCÜ HALİN İMKANSIZLIĞI: İki çelişik önermeden (ifadeden) biri doğruysa diğeri yanlıştır

SEBEB İLKESİ: İnançlar, önermler sebebe (kanıta) dayanmalıdır

MŞ ÖNERMESİ: Genelde Türk halkı, konuşurken veya yazarken mantık ilkelerine uymaz, saçmalar durur

*************

Güney/Kuzey Hunlar

Doğu/Batı Göktürkler

Doğu/Batı Tabkaçlar

Doğu/Batı Karahanlılar

Kırman/Suriye/Türkiye Selçukluları

“Ve daha birçok Türk Devleti, iktidarı elinde bulunduranların, neye mal olursa olsun iktidarda kalmak istemeleri nedeniyle bölünmüşlerdir”

Aynı hata ihanet olur

****************

İnanç ile iman çok farklıdır. İnanç, kanıt gerektirir. İman ise, baştan aşağıya bütünüyle bilmektir. Yani, Allah ile ilgili tüm bilgileri ve Kuran ile ilgili tüm bilgileri bilmek demektir. Bu nedenle cahilden mümin olmaz. Hakka 41 ayetinde “ne az iman ediyorsunuz” cümlesinin anlamı, “ne az biliyorsunuz” dur. Ömer Torun ŞAHİN

*****************

Değerli bulunma ya da borç ödemede güvenilir olma durumuna, İTİBAR denir.

Eğer üst devlet yöneticilerinin uçağının olması, Türkiye’yi değerli yapacaksa veya borçlarını ödemede güvenilir yapacaksa, işimiz çok kolay. Henüz o kadar dövizimiz var. Ver dövizi al istediğin kadar uçak

*************

Kişi başına milli geliri 52 bin dolar olan Finlandiyanın Cumhurbaşkanı, 2015’teki Türkiye ziyaretine, THY’NIN tarifeli uçağı ile Helsinki’den İstanbul’a geldi ve yine THY tarifeli seferiyle ülkesine döndü.

Not: Türkiye’nin kişi başına milli geliri 9 bin dolar

KANDIRAMAZSIN BENİ

**************

Boşuna artık anlamında çok güzel bir deyim vardır: ÇABALAMA KAPTAN BEN GİDEMEM

Takatı kalmamış takanın veya vapurun veya geminin kaptanının yüzüne baka baka söylediği sözdür

*****************

Var olanın kaybına YOKLUK denir

Tokluk vardı, şimdi yok

Tarım vardı, şimdi yok

Laiklik vardı, şimdi yok

Adalet vardı, şimdi yok

Üniversite özerkliği vardı, şimdi yok

Hukukun üstünlüğü vardı, şimdi yok

Tarafsız Cumhurbaşkanı vardı, şimdi yok

Hamdolsun, Sedat Peker ve S. Soylu var

**************

Ömrümün en güzel 4 yılını öğrencisi olarak geçirdiğim, bilimsel özgürlük, bilim ve öğrenciye yaklaşımın ne demek olduğunu öğrendiğim BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTEMDEN ne istediniz? Nasıl kıydınız? Bu özerklik düşmanlığı niçin? Anadolu Üniversitemi de parçaladınız

Artık size dönüp bakmam bile

****************

Doğada bir tek bile GEOMETRİK şekil yoktur. Doğada zorunluluk da yoktur. Akıllı normal bir insan, doğayı sever ve korur. Çünkü, doğa kimseyi sevmez ve kimseden tiksinmez. Doğada herkes eşittir. Doğa sevgisizliği; ham, bencil, irfandan uzak insanların huyudur

Doğa sevgisi, Allah sevgisidir

***************

60 yıldır çok dikkatli gözlüyorum, araştırıyorum: Türkiye’nin dış düşman güçlerini biliyorum ve Sevr’i yırtıp attıktan sonra Cumhuriyetimizi yokluk içinde kuran,14 yılda olağanüstü eserler bırakan Mustafa Kemal Atatürk’e düşman azılı iç yobaz güçleri de çok yakından biliyorum

**************

Bir sıradan semt pazarında, her satıcı, kendi tezgahına ürününü koyar. Her alıcı kendi kafasına, seviyesine ve kalite anlayışına göre seçer ve seçtiğini alır. Kör satıcının kör alıcısı olur. Her ürün satılır

Ben de sosyal medya pazarına, fikri ürünümü koyuyorum. Hakaret niçin?

**************

Yalandan söz ettiğine göre, aslında yalanı biliyorsun

İnsanlıktan söz ettiğine göre, aslında insanlığı biliyorsun

Bilimden söz ettiğine göre, aslında bilimi biliyorsun

Tanrıdan söz ettiğine göre, aslında Tanrıyı biliyorsun

Bilmiyorsan, bari SUS!

Bilseydin EKONOMİN can çekişir durumda olmazdı

***************

“Bilirim” ile “İnanırım” ayrı kavramlardır. Bildiğime niçin inanayım ki?

Hz. Ali’ye “Allah’a inanıyor musun?” diye sorduklarında “Hayır” diye yanıt vermiş. Hayret ettiklerinde de “Bildiğime niçin inanayım ki?” demiş

Bilmediklerimize inanırız. Çok okumayanlar, sabit fikirliler, kendini bile bilmez

***************

Pek az inancımız bilgiye dönüşür; dönüşmeyenler inanç olarak devam eder. İnançlar kanıtlanırsa bilgi, kanıtlanamazsa inancın sahibine ait özel bir varsayım olarak sürer gider

***************

SAÇMA MŞ ÖNERİSİ

18 yıllık iktidarında ülkesini yücelerden daha da yücelere yücelten ve 18 yıl önceki aynı evinde oturan Angela Merkel’i ülkemize baş yönetici olarak transfer edelim

Nasıl fikir ama!

**************

Talep enflasyonu %17,53 ve maliyet enflasyonu %42,89 olarak açıklandı.

Baştan aşağıya yalanın geçerli olduğu ülkemde, %17,53 enflasyon oranına, inansa inansa “Aşkın gözü kördür” şaşıları inanır

Türk üreticisi, maliyetine asla satmaz. Ya da en az %25,36 oranında karından vaz geçmez. Yaşanılan Enflasyon %40’civarındadır. Peki komik %8,45 emekli maaş ve %5,65 memur maaşı zammı kazığı nedir ve kimleredir?

**************

Bir insanca davranışınızı görebilmeyi o kadar çok arzu ediyorum ki?

Sözüm kimedir? Bilmiyorum

**************

Ekonomi biliminde, ibadethane yatırımları açısından sosyal faydayı en çoklayan cami sayısına ve cami büyüklüğüne, Optimum ya da en uygun sayı ve büyüklük denir. Türkiye’de cami sayısı ve büyüklüğü israftır. 5 vakitlerde doluluk oranları ortalama % 20-50; 24 saatte boş boş bekleme oranı ise %95. İsraf kararları, akla ve dine aykırıdır

Atıl ya da boş kapasite hizmet veren camilerimiz fabrika olsaydı, ekonomik ve sosyal faydayı bir hayal edin hele

************

Bütün benzemezlikler, karşıtlığa götürür. Karşıtı bulunamayan bir varlığı anlamlandırmak mümkün değildir. Yalnızca 1’in karşıtı yoktur. Yani tanrının karşıtı yoktur. Dolayısıyla tanrıyı hiç kimse belirli bir varlık şeklinde göremez. Yani, tanrı kavramı kıyas ve benzerlik kabul etmez

*************

“İngiltere 100-150 sterline aşı yapıyor, Almanya 100-150 Avroya aşı yapıyor, biz ücretsiz aşı yapıyoruz, aramızdaki fark bu.” R.T. ERDOĞAN

Sayın Cumhurbaşkanımıza, kim yanlış ve yalan bilgi veriyorsa, boynu altında kalsın

*************

Firavunlar dönemi

Roma dönemi

Persler dönemi

Kureyş dönemi

4 halife dönemi

Emevi dönemi

Abbasi dönemi

Selçuklu dönemi

Bizans dönemi

Osmanlı dönemi

Hakka, hukuka, adalete, müspet bilime ve akla saygılı olmaz duruma gelince, son buldu

Bakalım AK partinin sonu ne olacak

***************

Atatürk’ün güncellemeye çalıştığı Kadim Türk değerlerini, Kadim Emevi Devleti değerlerine çevirme yarışı içinde olan bu ORTA ÇAĞ zihniyetli DİYANET, bir an önce özelleştirilmeli artık

***************

“Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz.” ATASÖZÜ

“Sermaye, çalışanların haklarının tam verilmeyen kısımlarının toplamından oluşur.” KARL MARX

“İşçinin hakkını, daha teri kurumadan önce veriniz.” MUHAMMET

“Maaşları eksik ödemek için, zamları Haziran’da değil, Temmuz 1’de yapın.” MÜSLÜMAN GEÇİNEN TÜRK DEVLETİ

************

Kısa, orta ve uzun dönemde, en doğru politika, DOĞRULUKTUR

Yalanlarla politika yapmak, Yüce Şeytan’nın emrine girmişliktir.

Şeytan, götürür götürür sonra da der ki, “Benim bir suçum yok, kendi felaketini kendi yalanlarınla kendin hazırladın.”

**************

Eğer dikkat ederseniz, giderek daha da sürekli yalan söylemeye başlayan insanların yüzlerinin, giderek daha da ne kadar çirkinleşmeye başladığını görürsünüz

****************

Işığın bir ortamdan geçtikten sonra başka bir ortama geçerken yönünün değişmesine, IŞIĞIN KIRILMASI denir. Benzer biçimde, bir bilim insanının bilimsel çalışma ortamımdan geçtikten sonra saray sofrası ortamına geçerken yönünün değişmesine de BİLİM İNSANININ YALAKALAŞMASI denir

**************

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’de yaşayan tüm insanların yararına olarak kurduğu kurumlar, son iktidar partisi tarafından teker teker kapatıldı. Sıra Diyanet İşleri kurumunun kapatılmasına gelmedi mi hala! Emevi dinini Türk halkına dayatma gayretinin kime ne faydası var? Çağın ruhuna uygun bir iş yapıyor mu? Diyanetin dini diyanete, benim dinim bana!

************

Bir sürecin nihayetine girildiğini ve ondan ne olursa olsun geri dönüş olmayacağını belirtmek için ”Abbas Yolcu” denir.

Matematikte bir fonksiyon yükselir yükselir maksimum noktaya ulaşır. Sonra geriye döner iner iner ve dipler. Dipleme yapmadan tekrar geriye dönüş asla başlamaz

*************

Elektriğe, doğal gaza ve süt ürünlerine fahiş oranda zam, niçin haziran ayında yapılmadı da temmuz 1’de yapıldı?

Şark kurnazları, kul hakkı yemeği tercih ettiler. Maaşlara enflasyon farkı az ödensin diye

*************

İyiler içinde iyi kalmayı, hemen herkes başarır. Asıl mesele, kötüler içinde iyi kalabilmektir.

Türkiye ortamında iyi kalmayı başarabilenlere, ne mutlu!

*************

Kötülükten, kavgadan, uzak olmaya; uyum, birlik, bütünlük, sükunet, sessizlik ve huzur içinde yaşamaya, BARIŞ denir

Barışa inananlara ve barışı gerçekleştirecek davranışlarda bulunanlara, kendini aşmış erdemli insan denir

Türk politikacılarının büyük bir kısmı, savaşı tercih ediyor

*************

Mirasa konan ve bunun ne acılarla kazanıldığını aklına bile getirmeden hovardaca harcayan kişiye MİRASYEDİ denir

***************

Ben yöneticiye yönetici mi derim

Sözlerinde birlik yoksa

Ben ülkeye ülke mi derim

İçinde adalet dirlik yoksa

**************

Saçma sapan, anlamsız, boş, saçma sözlere, ZIRVA denir

Söylenen bir sözü, görünür anlamından çıkarıp başka bir anlamdaymış gibi gösterme çabasına, TEVİL denir.

“ZIRVA TEVİL GÖTÜRMEZ” Özdeyiş

Türkiye’de pek çok TV açık oturum tartışmacısı, zırvalayıp duruyor. Profesör unvanı ile zırva, bir arada bulunamaz

*****************

78 yaşındayım. 65 yıllık bilinçli ömrümde, içinde yaşadığım kültürde; çocukların ve gençlerin kendi seçimleriyle, özgürce kendilerini yaşayamadığını gördüm. Nice sevgi ve aşkın, çok bilmiş anne, baba ve akrabalar tarafından katledildiğini gördüm. Sevgilere ve aşklara yazık oldu

****************

Dahinin dehasını, dost ve düşmana, bir kez daha gösterdiği günün, 30 Ağustos 1922 Zaferinin 99.ncu yıl dönümü!

KUTLU OLSUN!

****************

30 Ağustos zaferi destanının mimarı Atatürk’tür. Atatürk değişimdir, ilericiliktir, uygarlıktır, laikliktir, akılcılıktır, bilimselliktir, milliyetçiliktir, çağdaşlıktır, dürüstlüktür, özgürlüktür, bağımsızlıktır, fedakarlıktır, cömertliktir, halkçılıktır, yeniciliktir, önderliktir

*************

“İYİ” ve “GÜZEL”

İyi olan güzeldir, güzel olan iyidir.

İyi ve güzel ise Tanrıdır, Tanrı ise iyi ve güzeldir.

Devlet insanının iyisi de vardır, kötüsü de.

Tıpkı Firavunlar gibi, iktidarlarını kurmak ve korumak için Tanrı ile aldatanlar, ne iyidir ne de güzeldir; YALANCIDIR

************

“Bu vatan kimin?”

“Bu vatan toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi yatanlarındır.”

Kurtardılar, kurdular, bağımsızlaştırdılar, demokratikleştirdiler ve yüz akı ile gittiler.

30 Ağustos 1922 Baş Komutanı, Atatürk’tü.

Bu vatan, “Atatürk” diyemeyenlerin değildir. Bu vatan, ATATÜRK’TÜR

*************

Teknik, doğanın insanda eksik bıraktığını giderme yöntemidir. Bazı yobazların hedefindeki bilim insanları, bu günkü teknolojiyi geliştirmiş olmasaydı, kendileri şu anda sonuna kadar tatmin oldukları haz ve hızı yaşayamayacaklardı. Tümü, en son gavur icatlarını, hiç utanmadan kullanmaktadır

************

“Teşbihte (Benzetmede) hata olmaz.” ÖZDEYİŞ

Türkiye bir vücut gibidir. Bu vücut hastadır. Ancak, her kesim hastalığa başka bir teşhis (tanı) koyuyor. Tanılar farklı olunca, tedavide de birlik sağlanamıyor.

Bu arada da hasta, giderek daha da kötüleşmektedir. Ne yapsak ki?

*************

Yaşamında rüşvet, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma, ayrımcılık, akraba kayırma, yanıltma, korkutma, yıldırma ve benzer kötülükler olan ve bunları sürekli yapan kişiler, inananlar gözünde cehennemlik, inanmayanlar gözünde ise hapishaneliktirler. Yemin ederim öyledirler

******************

Dürüstlük, adalet, eşitlik, tarafsızlık, insana saygı, kadına saygı, emeğe saygı, inançlara saygı, insanı sevme, hoşgörü, paylaşma yoksa, o kişinin ne selamını alın ne de o kişiye selam verin. Çünkü, karşınızdaki insan değil, insan kılığında dolaşan kültürsüz bir yaratıktır

***************

Namazlarda okunan fatiha sayısından çok beş vakit yalan söyleyenlerin yalanlarını anlama yeteneyi geliştirmeniz gerekir

Karşınızdaki kim olursa olsun, yüz ifadesinden, gözlerinden, mimiklerinden, konuşmalarından yalan söyleyip söyleyemediğini anlayamıyorsanız, Türkiye’de Kazıklanır durursunuz

**************

‪İstisnasız bütün öğrenciler ve diğer insanlar birbirinin rakibidir. Rakipleriniz doğduğu günden beri çalıştığı için siz de o günden beri çalışmalıydınız. Başarı, hiç saatine bakmaksızın çalışanlarındır. Nerede gerçek (torplli değil) bir başarı görürseniz, temelinde Merak+Azim+Tutku+Çok çalışma vardır

‪ÇOK ÇALIŞMALISINIZ

****************

Matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, iktisat, şehircilik, peyzaj, sanat tarihi, kültürel antropoloji, astronomi, tıp ve diğer bilim dallarının her hangi birinden gerçek bir diplomanız yoksa susun lütfen. Susmazsanız hemen her cümleniz cehaletinizin kesin kanıtı olur

Haddini bilenler ya da bilimden nasibini alanlar az, ama öz konuşur

***************

Şirketlere Kanal İstanbul için ödeme yapmayacağız diyen muhalefete, Sayın Cumhurbaşkanımız dün kanal köprüsü atma

töreninde, “Söke söke bu parayı uluslararası tahkim yoluyla sizden alırlar” dedi. Doğru söyledi. Yani, Duyun-u umumiye alır

Padişahlar, dedelerimizi Duyun-u umumiye teslim etmişlerdi. Cumhuriyet, padişah dış borçlarını yokluk içinde ödeye ödeye ancak 1956’da bitirebilmişti

***************

AÇMA MŞ ÖNERİSİ

Lise mezunu kızınızı veya oğlunuzu bir Katar’lı ile evlendirip katar vatandaşı yapın ya da bir yolunu bulup katar vatandaşı yapın. Gelsin Türkiye’deki Milli Savunma bakanlığının tıp fakültesine veya dilediği başka bir fakülteye sınavsız olarak girsin

Nasıl fikir ama!!!

***********

Maliyetleri minimum yaparken, verimliliği ve yararı maksimum yapan büyüklüğe; optimum, kıvamlı, en uygun, en ölçülü büyüklük denir

İstanbul’a 500 bin daha nüfus ekleme düşüncesi, zaten normal büyüklüğün 10 katına ulaşmış İstanbul’u artık yaşanmaz yapma kararından başka değildir

***************

Mustafa Kemal, Marmara Denizinde düşman harp gemilerini görünce, “Geldikleri gibi giderler” demiş ve öyle de yapmış tıpış tıpış göndermişti

Dün sayın Cumhurbaşkanımız, “Söke söke alırlar” deyince, öyle üzüldüm öyle üzüldüm ki! Nereden nereye gelmişiz

******************

Doğal kaynakların, insan kaynaklarının, vergilerin ve diğer parasal kaynakların kötü kullanılmasına İSRAF denir. İsrafların sorumlusu yöneticilerdir. Bilerek veya bilmeyerek israf yapan yöneticilerin vatana ihanet etmekte oldukları kesin bir doğrudur

“Yiyin için israf etmeyin” Ayet

******************

İstanbul bankası, Eskişehir bankası, Toprakbank, Adabank, İmar bankası, diğer sanayi ve ticaret şirketleri, iflasa yaklaştıklarını hissettiklerinde, çok iyi oldukları konusunda halkı yanıltıcı bol bol yalan reklamlar verirlerdi. Ancak yalanlar fayda etmez, günü gelince batarlardı

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOKTUR

*****************

Hangi kılığa bürünürse bürünsün, “kim iman sahibi kim iman sahibi değildir” sorusunun kesin bir yanıtı vardır: Yalan söylemeyi huy haline getirenlere, MÜNAFIK denir”

Hz. Muhammet ve Atatürk, ömürlerinde bir kere bile yalan söylememiştir.

Yalan, yalancıların yalan dünyadaki yalandan kalkanıdır

***************

Dayanma sınırını zorlayan, artık katlanılmaz duruma gelen olumsuzluklar karşısında bile, telaş göstermeden beklemeye, SABIR denir

“Sabrın sonu selamettir” ATASÖZÜ

Türk milleti sabırlıdır. Yeri ve zamanı gelince koşulları öyle bir değiştirir ki, dost düşman şaşar kalır

*************

Devlet ve bankalar, faizle aldıkları dış borçlarını, vadesi geldiğinde ödeyecek dövizleri olmadığı için, daha yüksek faizle aldıkları dış borçlarla ödüyorlarsa, ülkenin dış borçları kar topu gibi büyür, milli gelir artışımız halka değil dış güçlere gider. Döviz kuru yükselir de yükselir

********************

Değerler dizisine, PARADİGMA denir.

Tarih öncesi Çağ, İlk Çağ, Orta çağ, Yeni Çağ, Modern Çağ değerlerine özlem, GERİCİLİKTİR. Post Modern Çağ değerleri de yaşam kalitesini iyileştiremediği için, GERİCİLİKTİR. İlericilik, doğrulardan tedirgin olmamak, ileri daima ileri olmaktır

**************

Doğru, iyi, güzel ve faydalı bir sonuca varmak amacıyla bilgi edinmeye, seçenekler geliştirmeye, karşılaştırmaya, kendi zihniyle arayıp bulmaya, tasarım yapmaya, öngörüde bulunmaya, ne olacağını önceden kestirmeye, DÜŞÜNME denir.

Düşünemeyen kişi ve toplum, asala kendisi olamaz; yönetenler tarafından sürekli aldatılır

******************

SORU

Dolar kuru güncellemesini de TÜİK yapsaydı, bugün dolar kaç TL olurdu?

****************

Hz. Muhammet’in 632 yılında ölümümden önce, din adamlığı yoktu. Sonraki her 50 veya yüz yılda giderek artan oranda, birtakım din adamları türemiştir. Bunlar, dinin ritüellerini halka yaptırmayı üstlenmiştir. Sanki din adamları yetmezmiş gibi, bir de dinin formülasyonunu yapan din alimi sınıfı ortaya çıkmıştır

Bana, 610-632 dönemi yetiyor                                                                                                                                                                                                                                                                                

******************

Yıllardır iş bulamayan üniversite mezunu gençlerimiz, iyi kötü bir iş bulunca, hem aileleri hem de kendileri sevinçten göklere uçuyor

Oysa tersi olmalı, kamu veya özeldeki iş verenler, aradıkları vasıflı işçiyi bulunca, sevinçten göklere uçmalıdır

Yüksek öğretim kurumları, uyanın! Vasıflı mezun verin artık

***************

Bir kişinin davranışları alışılmışın dışına çıkmaya başlarsa ya da kötülükleri, şımarıklığı, kural tanımazlığı ve taşkınlıkları artık diğer insanları rahatsız etmeye başlarsa, o kişiye, AZDI denir

Eskiler, çok azanlar için, “Başına geleceği yakındır ya da arpası çok gelmiş felaketi yakındır” derdi

Ölçülü olun, ölçülü konuşun ve ölçülü davranının

****************

Biraz önce, Acıbadem sempt pazarında alış veriş yaptım. Taze biberler üzerindeki “ACI” yazısını görünce, tezgah sahibine, “Çok acı mı?” diye sordum

“Abi Türkiye’deki hayat kadar acı” demez mi?

*******************

Sezgin Baran Korkmaz, Sedat Peker ve diğer tüm hırsızlar ve diğer kul hakkı yiyenler, günün birinde ölünce, uzun bir zaman süreci sonunda atomlar haline geleceklerdir. Bu atomların birisi içindeki DNA’DAKİ kayıtlar, belirli o saat gelince, bir flaş bellek gibi açılıverecektir

************

1860 yılından yıkılışına kadar, Osamanlı devleti, aldığı dış borçları, hesapsız kitapsız kullandı. Miktarı arttıkça artan borçlarını ödeyemez olunca, yabancılar Dış Borçlar Komisyonui kurdu ve kendileri gelip vergi topladılar

Bu günün YAP İŞLET DEVRET MODELİ, o günkü Duyun-u Umumiyedir

**************

Doğal kaynaklar

Sermaye

İnsan kaynakları

Bu üçüne, üretim faktörleri denir

Faktörleri israf etmeden, verimli, etkili ve etkin kullanma becerisine YÖNETİM denir. Yani yönetim, kaynakları akıllı kullanma becerisidir

Almanya yöneticileri, bizimkilerden çok akıllı ve çok beceriklidir

******************

Borçlu olmaya değil borç vermeye çalışın. Çocuklarınızı da öyle yetiştirin. Bu ilkeye sadık kalırsanız, hem kendinizi hem de gelecekte çocuklarınızı huzurlu ve mutlu edersiniz

****************

İlk en büyük Türk girişimcisi Rahmetli Vehbi Koç, nerede damlayan bir musluk görse, boşa yanan bir ampul görse veya boşa dönen bir kasnak görse, sorumluları bir güzel azarlamıştır

Vehbi koç, sıfırdan başlamış, israfla mücadele etmiş, fırsatları değerlendirmiş, hiç şımarmamıştı

******************

DEVLET YÖNETİMİNDE YERİ DOLDURULAMAYACAK İNSAN YOKTUR

Atatürk, İnönü, Menderes, Demirel, Ecevit ve Özal ölünce Türk milleti, “Dış güçlere karşı bizi kim koruyacak” diye biraz endişelenmişti

Hepsinin eğitimi, kültürü, üslubu, davranışı ve çağdaş değerlere bağlılığı hiç tartışılmazdı

****************

Kurucu Osman Gaziden Necmettin Erbakana kadar, devlet yönetiminin bir usulü, bir edebi bir adabı vardır.

Keşke bu usul, edep ve adab terk edilmeseydi

**********************

Mitolojide, içinde her türlü kötülüğün tıka basa dolu olduğu kutuya, Pandora’nın Kutusu denir.

Bizdeki böyle bir kutunun kapağını Sedat Peker açıverdi.

Aman Allahım, bizimkindeki kötülükler, pislikler, irinler, insan tersleri temizlenir cinsten değil. Baştan aşağı pis kokular içinde kıvranıyoruz

*******************

Tarihte, bazen kralların da bunadığı görülmüştür

***************

Zevksiz, zevk alma duyguları dumura uğramış, kahkaha ile güldüğünü hiç görmediğiniz insanlardan uzak durun

**************

Koronayı, müziği saat 24’ten sonra yasaklayarak önlemeye çalışmanın, ne bilimde, ne akılda, ne izanda, ne de dünyada başka bir örneği yoktur

Yapmayın Allah aşkına! Aklınızı başınıza toplayın. Biraz ölçülü konuşun. Biraz da kul hakkı yemeyi yasaklayın

****************

“Dilin kemiği yoktur”

Üst yöneticiler, her gün mutlaka bir fırsat bulup konuşursa, bazen kalpleri öyle bir kırarlar ki, onarması asla mümkün olmaz.

Rızıklarını Allah’ın müzik icra etmeleri yoluyla verdiği insanların ve onları dinleyerek stres atmaya çalışan insanların kalpleri öyle bir kırıldı

******************

Masal bu ya, kendini beğenmiş bir kral, hep çıplak gezermiş. Astığı astık kestiği kestik olduğu için hiç kimse sesini çıkarıp “Kral çıplak” diyemezmiş. Küçücük bir çocuk, bir gün kralı öyle görünce “A kral çıplak” diye bağırıvermiş

****************

Türkiye’de tarım, trafik, eğitim, spor, sanayi, ticaret, üniversite, kent, adalet ve diğerleri, yani ülkemiz, çok kötü yöneticiler tarafından, alavere dalavereyle çok kötü yönetiliyor

Nerede çok mutsuz hissediyorsanız, biliniz ki orası, mutlaka çok kötü yönetiliyordur. Mutsuzluk yönetimden kaynaklanır

**************

İsviçre’nin nüfusu 8,5 milyondur. İçimizde yaşayan yabancılarla birlikte Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 90 milyondur.

Diyeceğim odur ki, her alanda gelişmiş ülke ortalamalarının hep altında kalmamızın sebebi, her alandaki yönetim kalitelerimizin de hep gelişmiş ülke ortalamalarının altında olmasıdır

**************

“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” Atatürk

Futbolcularımızın içerde iyiymiş gibi görünmesi, dış karşılaşmalarda vasatın altında kalması, onların kusuru değildir. Antrenör ve teknik adamlarımızın futbolu bilmedikleri için oyuncuları eğitememeleridir

***************

Başladığından bu tarafa kupa maçlaranı izleyerek, modern futbolu uzmanlarından öğrenmiş bulunuyorum. Bizim çocuklar, onların çocukları gibi kıvrak değil ve hızlı koşamıyor. Çevik ve hızlı koşabilen takımlar kazanıyor. Burak Yılmaz bostan korkuluğu gibiydi

*******************

Büyük oğlundan bir bardak su istemiş. Oğlu duymazdan gelmiş. Küçük oğlu,

“Hayırsız evlat işte baba. Kalk hem kendin iç hem bir bardak su da bana getir” demiş

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

*****************

Anne ve baba kavramlarından daha saygın, daha güzel, daha değerli, daha yüce, daha kahraman, daha fedakar, daha sorumlu, daha kendi canlarından önce seven, daha açık ve gizli seven, yemeyip yediren, giymeyip giydiren daha daha daha hangi iki insan vardır ki!

Babalar gününüz kutlu olsun

**************

Aşağıdaki ifade, Sayın Fikri Sağlar’ın düşüncesidir:

“Veyis Ateş, ses kaydına rağmen Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 Milyon Avro istediğini inkâr ediyor!

Çünkü bunu kabul ederse, kimin için istediği sorulacak. İnkâr edince ise bu soru düşer.

Belli ki “kendini yak ama bizi koru” demiş abileri!..”

****************

Aklın işleyişine DÜŞÜNME denir. Hareket halindeyken sistemli düşünmek mümkün değildir. Ancak, durağan haldeyken sakin ve sağlıklı olarak düşünülebilir. Tüm filozoflar, bir sakin mekanda yıllarca oturup akıl işletmiştir.

Türkler, göçebe yani hareket halinde olmuş, icat yapamamıştır. Hala köyden şehire, şehirlerden başka şehirlere hareket halindeyiz. Düşünemiyoruz

*************

“İyiliği, daha fazlasını elde etmek için yapma, yaptığın iyiliği başa kakma.” MÜDDESSİR SURESİ, 4.Ayet

**************

Bülbül, bülbül olalı öter

Kurt, kurt olalı ulur

At, at olalı kişner

Hırsız, hırsız olalı çalar

HUYLARIN DEĞİŞMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR

Son günlerdeki basın haberlerine göre, Türkiye’de ne kadar çok kötü huylu insan türemiş de halkın haberi yokmuş. Vah ki vah iyi huylu Türk vatandaşlarına!

****************

Bir sözün, sözcüğün, simgenin ve davranışın insana anımsattığı nesneye, görüntüye, olaya, olguya veya düşünceye, ANLAM denir

İnsanın dışındaki varlıklarda anlam yoktur. İnsan bir anlam varlığıdır. İnsan anlama bağlı olarak yaşayan eşsiz, benzersiz biricik varlıktır

Türkiye pedagojisi ve eğitimi anlamsızdır

****************

Rusya-ABD Görüşmesi ortak bildirisinde, nükleer savaştan kaçınılacağından söz edildi. Demek ki, böyle bir tehlike var.

İsrail dahil tüm atom bombasına sahip olanlar, uluslararası görüşmelerde dim dik oturabiliyorlar

Öneri: Manevi hizmetlere azıcık ara verip atom bombası üretelim

****************

  1. Bugün ve birkaç gündür TBMM gündeminde ve bazı gazetelerde, her ay aldıkları maaşların tutarı, 40 bin lira ile 150 bin lira arasında olan bürokratlar tartışılmaktadır.

Türkiye’nin bugünkü koşullarında, bir bürokrata, bu miktarda maaş niçin verilir? Hangi marifetinin karşılığı olarak verilir?

Eğer doğruysa, bu maaşı verenlerle birlikte kahrolsunlar!

***************

Tadarak şarap kalitesini ölçen ünlü bir uzmana, iki şişe şarap vererek

“Hangisi daha kaliteli” derler. Uzman birinci şişenin mantarını çıkarır bir yudum tadar ve

“Öteki daha iyi” der

“Ötekini daha tatmadın ki” dediklerinde

“Bundan daha kötüsü olamaz” der

Fıkrayı niçin yazdım ki?

***************

LLET İTTİFAKI söylemine karşı söylem olarak KÜLFET İTTİFAKI söylemi kullanılabilir mi? Ya da her iki söylemİ de terk edip Türk halkına saygılı olsak, gerçek beka ve bütünlük sağlayıcı bir sözcük kullanamaz mıyız?

**************

Eğitim bütçesinin yaklaşık yarısını harcayan İmam Hatip okulları, İlahiyat fakülteleri ve bürçesi eğitim bütçesine denk olan diyanet işleri başkanlığı, hamdolsun, Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmayı başarmak üzeredir

****************

Hukukta “Hakların Yarışı” ilkesi vardır

Vatandaşlık hakları ile Kamu hakları birbiriyle yarışır. Bu yarışta basının görevi, hakların adil yarışına engel olan gizli, saklı ne varsa ortaya çıkarmaktır. Türk basını, tarafsızlığını ve kendisine duyulan güveni yitirmeye başlamıştır

*************

Işığı olmayan, her yeri ya da bir bölümü ışıktan yoksun olan yer, kişi ve kurumlara, KARANLIK ORTAM denir.

İçinde ne olduğu bilinmediği için insanlar karanlıktan korkar.

Korkuları azaltmak için, dürüst yönetimler, karanlıkları aydınlatmayı, temel görevleri arasında sayar

Karanlıktan çok korkuyorum

*****************

Keşke Nato zirvesine götürülen Türk Heyeti içinde Sayın Bahçeli de olsaydı da, şu anda Grup toplantısında söylediklerini ABD başkanının yüzüne yüzüne haykırıverseydi

******************

Halimizden çok memnun olduğumuzda sevinir ve tanrıya şükretmek için, “Hamdolsun” deriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın “Hamdolsun gündeme gelmedi!” demesi karşısında, ben de “Keşke ecdadı savunmak için, siz gündeme getirip çok güçlü bir sitem etseydiniz” deme hakkını kendimde buluyorum

*****************

İnsanların yeryüzünde görünmeye başladığı günden bu güne ve en son görüneceği güne kadar, insan ilişkilerinin temelini pazar savaşları oluşturur. Başka değişle, barışların ve savaşların temel sebebi ekonomiktir

************

Nato Zirvesindeki lider kişilikleri defalarca izledim. Benim açımdan tümü yapaylık yarışındaydı. İçlerinde sadece Almanya Başbakanı Angela Merkel doğal kişiliğini hiç bozmadı. Sakin ve kararlı kişiliğiyle ne yaptığını bilen ve istediği yönde kararlar aldırabilen tek gerçek liderdi

****************

Eksiksiz ve kusursuz olma durumuna, “Mükemmellik” denir. Bilgeler, “Hiçbir insan mükemmel değildir.” der. Kendini mükemmel sanana, megaloman (kendini çok büyük gören) denir. Megalomanlar, kibirlerinden dübürleri yarılan, aşağılık duygusuyla kıvranan zavallı insanlardır. Mütevaziliği tercih etmelidir

***************

Avrupa’nın yarısında ve ABD’DE yaşayan çok az sayıda insanın, geride kalan tüm insanları sömürmesinin sebebi, kararlarını ve uygulamalarını doğruluğu deneyle kanıtlanmış bilgiyle almalarıdır. Sömürülenlerin ekonomik kaynaklarını nerelere harcayıp nasıl israf ettiklerini bir düşünün hele

**************

Başka meslekleri bilmem, ama öğretim üyeliği mesleğindeki davranışları, içinde yaşadığım için bilirim.

Aynı koşullardayken dertlerimizi ve sevinçlerimizi paylaştığımız öğrenci, araştırma görevlisi ve diğer arkadaşlarımızın, şu veya bu nedenle yükseldiklerinde, burunları çok büyür; şu veya bu nedenle makamlarından indirilince de küçülüverir

***************

Herhangi bir varlığın üzerinde biriken ya da oluşan pislik tabakasına, dolayısıyla bu utanılacak duruma, KİR denir

Türkiye’nin kirlenen denizlerini, çevresini, kurumlarını ve özellikle siyasetini tertemiz yapmak şarttır. Nasıl? Bilmiyorum. Ama, kirlilikten 18 Türk devletinin yıkılmış olduğunu biliyorum

****************

Klasik Mekaniğe göre, “Sadece burada ve şu anda olan vardır.”

Gerçekten de burada ve şu anda olmayanların var olduğunu kanıtlamak mümkün değildir. Örneğin, “Aksaray, şu anda yanına gidince var oluyor, şu anda yanında olmayınca sadece bir hayaldir” tezini çürütmek mümkün değidir

****************

“O açları da siz doyuruverin” ifadesinin açılımı şu olabilir mi?

“Bize oy veren açları biz doyuruyoruz, bize oy vermeyen açları da muhalefet doyuruversin.”

****************

Kim olursa olsun bir insanın bilgisi, kültürü ve kalitesi, ağzından çıkan sözlerden belli olur. Sözler nazik, kibar, anlam yüklü, bilimsel, kavramsal, evrensel ve doğruysa, o insan kesinlikle kalitelidir

*************

Dünyaya geldiğimde vatandaşı olduğum Türkiye’nin üst yöneticileri, hiç bir insana hakaret etmezdi ve asla vatandaşa yalan söylemezdi. Şimdikiler, hakaret etmeyi marifet sayıyor ve başkalarının yaptığı Esenboğa Hava Limanı için “Biz yaptık” diyebiliyor.

Yönetimin kalitesi bu olmamalı

***************

KURAL: “Büyük devletlerin dostu olmaz.” Diğer taraftan, “Devlet devletin kurdudur.”

ABD’NİN değişmez politikası: “ORTA DOĞU söz konusu olduğunda, dünya ne tepki gösterirse göstersin, ABD çıkarı için etik veya etik dışı ne yapılması gerekirse onu kesinlikle yapar

14 Haziranda İşimiz çok zor

****************

Zaman, kuvvet ve mekan, stratejinin bileşenleridir.

Bu üç değişkenden bir denklem kurabilen ve kurduğu denklemi sıfıra eşitleyebilen devlet üst yöneticisi ve ordu komutanı, rekabet savaşında kesinlikle üstün gelir.

Atatürk. Mükemmel bir matematikçi ve mükemmel bir stratejisti

**************

Gelirlerden giderler çıkarıldıktan sonra kalan değere, KAZANÇ denir

Gelirlerin giderlere bölünmesinden sonra elde edilen değere VERİMLİLİK denir

2021 yılı itibariyle kazançlar giderek sıfıra yaklaşmakta, verimlilik ise, giderek 1’e ve birin altına doğru gitmektedir

Küçülüyoruz

**************

Para, milyarlarca insanı ve nesneyi temsil eden, onları iyiliğe veya kötülüğe dönüştüren sihirli bir kapitalist güçtür

Sedat Peker arkası gelecek pazara dizilerinden, paranın Türkiye’deki bazı insanları, gazetecileri, politikacıları, patronları, iyiliğe değil de kötülüğe dönüştürme gücünü, hayretler içinde görüyoruz

****************

Ayakkabının başa, şapkanın ayağa konulması, adalet değil, zulümdür. Ailede, okulda, iş yaşamında ve özellikle devlet yönetiminde adalet şarttır. Türkiye, savcıları bağlamış, hırsızları salıvermiş gibidir. Adalet dağıtımında Türkiye, utanılacak durumdadır

****************

Bu günün sorunları 20-25 yıl önce alınan kararların sonucudur. Devlet yöneticileri ve büyük şehir belediye başkanları, bilim insanlarının bilimsel önerilerini dikkate alsaydı, artık çekemez olduğumuz çileleri çekmeye devam etmezdik. Bugün şehirler ve denizler, canlıları tehdit ediyor

******************

İnsanın ağız yapısı, milyonlarca farklı ses çıkarmaya müsaittir. Seslere anlam yüklenirse sözcük olur. Sözcüklerin oluşturduğu canlı anlam dizilerine bilinç denir. Anlamları yitirdiğimiz zaman, bilinç yok olur.

Son zamanda bilinci yok olan insanların sayısı hızla artıyor

******************

Gelirlerin tüketilmeyen kısmına TASARRUF denir. Tasarruflar artarsa faizler sıfıra yaklaşır.

Bir öğretim üyesi olarak tam 50 yıl, öğrencilerime bunu söyledim.

Demek ki öğrencilerime yanlış bilgi vermişim. Ama, beni dinleyerek tasarruflarıyla döviz alan öğrencilerim kazançlı çıktılar

****************

Dünyaya gelindiğinde belleklerin boş bir su şişesi olduğunu farz edin. Reşit oluncaya kadar, yakın ve uzak çevreniz, o boş şişeyi doğrularla, yanlışlarla veya saçmalıklarla ağzına kadar doldurur. Saçmalardan biraz dökerek, yerine doğruları koymayı, herkes beceremez. Türkiye’de çağdaş düşünme imkansız gibi

***************

Özgür ve sınırsız kullanılan akla, FELSEFİ AKIL denir.

Osmanlının gerileme ve çöküş döneminde, Türkiye Cumhuriyetinde, aklını özgür ve sınırsız kullananların başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Ya taşlanır ya yakılır ya asılır ya hapse atılır. Felsefi akıl yasaktır

***************

DUYARLIK ANALİZİ

Devlet, işletme ve diğer kurumların yönetiminde, sistemi oluşturan değişkenlerden her hangi birinde yapılacak bir değişikliğin diğer değişkenleri ve tüm sistemi nasıl etkileyeceğinin hesaplanmasına, DUYARLIK ANALİZİ denir

Faiz indirimi için hani bir duyarlık analizi yapılmış mıdır?

***************

FELSEFİ AKIL KULLANMA ÖRNEĞİ

Dünyamız Cennetti. Adem’e toplamak, biriktirmek, arazilere sınır koyup “buralar benim” demek, sınırsız sahip olmak yasaklanmıştı. Yasağı dinlemedi, Cenneti Cehenneme çevirdi. Davranışlarıyla dünyayı tekrar Cennete çevirmeye çalışanlar, Cennetliktir. Tövbe edip toplamaktan vazgeçmeyenler Cehennemliktir

***************

Bir düşünür, “İnsanlara güvenmek kumar oynamaktır.” der.

Kendine güvenen, insanlara da güvenir. İnsanlara güvenmeyenlerin, psikolojik sorunları vardır. İnsanların iyisi de vardır, kötüsü de. Ayırmak çok kolaydır. Kötüler keser gibi hep kendine yontanlardır. İyiler, testere gibi, bir kendine bir diğer insanlara çalışır

**************

Sıradan Türk halkı, ne istediğini bilir. Öyle benciller gibi çok istemez.

Kimseye muhtaç olmadan bir köşede huzur içinde yaşamak ister

Devletine, ordusuna, eşine, evladına, hakime, amire, komşuya, satıcıya ve yaşlandığında emekli maaşına güven ister

Çok kolaydır Türk’ün yönetimi

**************

HAYIRDIR İNŞALLAH

Bugün rüyamda, Türkiye’deki bütün camilerin birer fabrika, minarelerin de fabrika bacası olduğunu gördüm. Her fabrikada bir mescit vardı. Ülkemizde hiç işsiz yoktu. En büyük camiler, ileri teknoloji ürünleri ihraç ediyordu. ABD’YE, silah ambargosu uyguluyorduk

***************

Bu günkü imkanlarla Türkiye’nin son 19 yılının yönetimi, Atatürk’ün elinde olsaydı, bir düşünün hele!

Tüm gelişmiş ülke liderleri, ayağına gelmek için sıraya geçerlerdi. Kanıtı: 1923-1938 imkan eksikliği çekilen 15 yılda, o günlerin ABD’Sİ İngilterenin Kıralını ayağına getirtmeyi başarmıştı

************

Yasaların verdiği yapma ve yaptırma hakkına, YETKİ denir. Yüklendiği görevden dolayı hesap verme durumuna, SORUMLULUK denir.

Sorumsuz yetkinin kötüye kullanılma olasılığı yüksektir. Yetkisiz sorumluluk ve sorumsuz yetki, akla aykırıdır.

En önemli yönetim ilkesi:

YETKİ VE SORUMLULUK EŞİT OLMALIDIR

****************

Kahrolası kör Şeytan kulağıma şunu fısıldıyor:

“Namazlarınızı vatanınızın her metre karesi kutsal toprağınızda kılsaydınız da vergi gelirlerinizi devasa camiler yerine bilime yatırsaydınız, atom bombasına sahip olsaydınız, milli gelirinizi artırsaydınız, şimdi tüm mazlum milletleri kurtarır, Cenneti hak ederdiniz!”

**************

Asla hiç değişmez iktisat yasası:

“Enflasyon zengini çok daha fazla zengin yaparken, yoksulu çok daha fazla yoksul yapar.”

*****************

1 mayısta emekli maaşımın tümüyle dolar aldım. İhtiyaçlarımı kredi kartımla karşıladım. Şu anda dolarımın lira değeri, ay başına göre 1000 lira artmış oldu.

Büyük iktisatçıyım büyük! 1 Haziranda da emekli maaşımın tümüyle dolar alacağım. Yine kazançlı olacağım. Kazanmak çok güzel!

******************

Milli gelir aynı kalmasına, artmamasına rağmen, herkesin birbirinden çaldığı bir toplum, aslında yoksul bir toplumdur.

Değişen nedir?

Değişen, en becerikli hırsızlar dev gibi büyürken, diğer hırsızların daha da yoksullaşmasıdır

*****************

Su gerçektir. Yapısı H2O, işleyişi sıvı, katı ve buhardır.

Gerçeğin yapı ve işleyişinin deneyden geçirilerek tanımlanmasına BİLGi denir

Deneyden geçirilemeyen her fikir İNANÇTIR. Ölümden sonrası mutlak belirsizlik ve inançtır. Belirsizlik, hurafe üretir. Bilgi üreten her varlık, bilgi işler

Keşke liderlerimiz, bilgi üretip işleyebilseydiler!

****************

İnönü muharebelerini kazanmış, Lozan anlaşmasını yapmış, Cumhuriyet kurulmasında görev almış, başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış İsmet İnönü, İnönü Zaferinden 38 yıl sonra, 1 Mayıs 1959’da Demokrat partililer tarafından Uşak’ta taşlanmış ve başı kanatılmıştır

Siyaset taşla yapılmaz

************

Ne kadar yaşarsan yaşa, kaç yıl yaşarsan yaşa, nerede yaşarsan yaşa, nasıl yaşarsan yaşa, sevdiğin ve sevildiğin kadardır ömrün.

Öğretmenliği sevdim, öğrencilerimi sevdim ve öğrencilerim tarafından sevildim. Çok uzun bir ömrüm oldu.

**********

24.05.2021 Saat:21-24 arası Haber Türk TV’de, baştan sona kadar dikkatli bir izleyici olmayı başardım. Sabah uyanınca bende yalnızca şu izlenim kalmış:

Vay be! Süleyman Soylu ne büyük, ne vicdanlı, ne hukuka saygılı, ne dürüst, Türkiye için ne tek kılıç giden bir kahramanmış! Soruları da ne güzel taca atmayı başardı ya! Ayıp be!

******************

Her insanın önüne, mutlaka çok iyi bir şans çıkar. İnsan bunun şans olduğunu anlarsa ne ala! Anlayamazsa, ömrü boyunca böyle şans bir daha asla gelmez.

Sayın R. T. Erdoğan, B. A. Yıldırım, S. Soylu ve diğer AK parti ileri gelenleri, göklerin de bir hesabının olduğunu bilmeliydiler!

Tiren kaçmıştır

******************

İnsanlar, maddi varlıkların veya değerlerin, ortalama olarak, sadece 40-50 yıl sahibi olabilmektedir. Servet, iktidar ve üstünlük hırsı cehalet, kıskançlık duygusu zayıflıktır. Bunlar için kul haklı yemeye değer mi?

Aşk çılgınlıktır, dileyen çılgın dileyen akıllı yaşar, kime ne?

****************

İnsan, gönlünü sığdıramadığı yere, kendisini de sığdıramaz. İçine giremediği her yer, insana azap verir. İnsan sadece kendi evinde dinlenir

************

Akıl yoksa zaman yoktur. Örneğin, deliler için değişim ölçüsü birimi olan zaman söz konusu olamaz. Gerçekten deli olanlar, hep deli kalırlar. Devlet aklı yoksa ya da var da kullanılmıyorsa, devlet için de değişimin ölçü birimi olan zaman yoktur. Atatürk’ten sonra uygarlığa doğru değişim oldu mu?

**************

Yanlış yolda gidenlerin tümü kaybolmuştur; doğru yolda kaybolan yoktur.

Yanlış yolda gidenler saklanamaz oldular

***************

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, “Ülke yönetiminin gençlere bırakılması gerekir” demektir.

Yaşlılar kurnazlaştığı için, kendi çıkarlarına odaklanır. Gençler ise, heyecandır, ülke çılarlarını ön planda tutar. Deniz Gezmiş, hüseyin ve Yusuf gibi

GENÇLİK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!

******************

Evlenmeye karar verenler, bir de şu kaçınılmaz gerçeğe, “Evet” diyebilmelidir: “Kim istemez mutlu olmayı, mutsuzluğa da var mısın?” Mutluluk iyi hissettirir, güzel yaşatır. Mutsuzluk ise üzer. İnsanı yalnızca hastalık değil, bazı durumlarda üzülme de öldürür

************

Bazen günde 25 saat çalışarak, rızkımı kazanmaya çalıştım. 78 yıllık ömrümde hiçbir zaman hiçbir torpilim olmadı

En üst kurnazlar, orta kurnazlar ve alt kurnazlar, biz sade ve saf vatandaşlardan HELALLİK istiyor

Yok ya!

Günahınız itiraf ettiğinizden daha da büyük! Tüm kurnazlara, haklarımız haram olsun

**************

Gerçekleri, olayları ve sorunları; algılayan, anlayan, değerlendiren, fırsata dönüştüren, çözümler üreten ve uluslararası rekabet üstünlüğü sağlayan birlikte yaratma gücüne, KURUMSAL ZEKA denir. Bu açıdan bakıldığında Türk eğitim sistemi, ne yazık ki, GERİ ZEKALIDIR, beceriksizdir

**************

Eskişehir Spor dışında, tüm spor kulüplerine eşit uzaklıktaydım. Ancak, bu dönem, nedense, Sergen’nin yönettiği Beşiktaş’ın ipi göğüslemesini istedim.

Beşiktaşı ve Sergen’i tebrik ediyorum!

*************

Tarihte, hiçbir gerçek bilge, filozof ve lider; fikirleri, uyarıları, gayretleri ve uygulamaları karşılığında, liderlik yaptığı toplumdan maddi veya manevi bir çıkar istememiş veya beklememiştir

*************

Geçmişteki anılar ve gelecekteki beklentiler, yalnızca huzursuzluk yaratır. Anda yaşayıp anda huzur duyabilmelidir. Bunu başarmak, çok zordur. Ancak, Diyojen dahil pek çok bilge kişi, zoru başarmıştır. Çünkü, bir olay veya sonuç, başka türlü olamayacağı için olmuş veya sonuçlanmıştır. “Olanla ölenin, önüne geçilmez.”

*************

“İnsan, hiçbir zaman mutlu değildir; hayatını mutlu edeceğine inandıklarının peşinde koşmakla geçirir. Amaçlarına, nadiren ulaşsa da hayal kırıklığına uğraması kaçınılmazdır. Sona yakın, mutlu da olsa mutsuz da olsa artık birdir. Çünkü hayatı buharlaşmış ve bitmiştir”SCHOENHAUER

*************

BİR AN KENDİNİZE ŞU SORULARI SORUN VE YANIT VERİN:

Şu an neredeyim?

Ne yaşıyorum?

Ne hissediyorum?

Ne seziyorum?

Ne düşünüyorum?

Ne istiyorum?

Yanıtlarınızdan mutlu oldunuzsa mesele yok. Ama olmadınızsa, hala yeni bir tercih yapabilirsiniz. Korkmayın. Yürüyün mutluluğa doğru. Daha kaybedecek neyiniz kaldı ki!

************

Güçlü bir kimsenin veya devletin insan haklarına, kişisel vicdana, uluslararası vicdana aykırı olarak başkalarına yaptığı kötü, acımasız, kıyıcı davranışlara, işkencelere ve katletmelere, ZULÜM denir. Çin, İsrail ve arkasındaki ABD, açıkça zulüm yapıyor ve 7 milyar insan seyrediyor. Birleşmiş Milletler çökmüştür

*************

Bu ne güzellik! Bugün Ramazan Bayramı. 30 muazzam günün ödülü! Çıkarlarımı elimden geldiği kadar en aza indirmeye çalıştığım tek tek her sayılı gün, ne çabuk geçiverdi. Ramazana ermek, Ramazanda kendimi tutmak ne büyük mutluluktu! Bugün ne güzel bir armağan!

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN!

*************

Yazı, M.Ö. 3500’lerde, Sümerler tarafından akılla üretilen önemli bir icattır. Alfabeyi ise, M.Ö. 1300’lerde, Babil çivi yazısından ve Mısır hiyerogliflerinen esinlenerek Fenikeliler geliştirmiştir. Yani demem o ki, Batılılar hazıra konmuştur

***************

“Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.” Yunus EMRE

Ey iktidarlar ve iktidar olma hayaliyle yanıp tutuşanlar, emelleriniz için Yüce T.C milletini böldükçe bölüyorsunuz. Yunus Emreyi dilinizden düşürmüyorsunuz. Yunus Emre’yi madem seviyorsunuz, neden ikilikçisiniz? Tövbe edin!

***************

Deki, “Yemin olsun, eğer tüm insanlar şu Kur’anın bir benzerini getirmek üzere bir araya toplansalar, birbirlerine de destek olsalar, onun bir benzerini yine de ortaya getiremezler.”

İSRA SURESİ: 88

***********

“Anaya-babaya çok güzel davranın: Onlardan birisi yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına girerse, sakın onlara “Öf” bile deme, onları azarlama, onlara tatlı-iltifatlı söz söyle! Rabbim merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi” İSRA SURESİ: 23-24

***********

İyice şişirilmiş bir balonun bir noktasından parmağınızla bastırın. Balonun bütün noktalarının etkilendiğini görürsünüz. Döviz mevduatındaki kur artışı kazançlarından vergi alınacakmış. Benim bankada 1000 dolarım var. Bugün çekip yastığımın altına koyacağım. Hiç güvenim kalmadı

************

Dün anlamlı gelen, bugün anlamsız gelebilir. Bugün anlamlı gelen, yarın anlamını yitirebilir. İnsan olmak demek, anlam bulmak, hedefler edinmek, hedeflere ulaşmak için çabalamak, sonra çabanın boşa gittiğini anlamak ve yeni anlamlar aramak demektir. Hayal kurmaya devam etmek gerekir

************

Her eylemi, her söylemi, her değişimi, her olup biteni yazıp duran bir el vardır. Örneğin, mobese kameraları, akıllı telefonlar, yapay zekalar, fotoğrafçılar, hikayeciler, tarihçiler, muhasebeciler, istatistikçiler DNA’LAR gibi

BU GÖK KUBBE ALTINDA, HİÇ GİZLİ KALAN YOKTUR

***************

Bir canlıyı ötekilerden ayırt eden biçimsel ve yapısal özelliklerin, zaman içinde gelişmesine, değişmesine, olgunlaşmasına ve iyileşmesine, EVRİMLEŞME denir. Herhangi bir varlık evrim geçirirse, çevresindeki her varlık evrim geçirir. Geriye doğru evrimleşme, imkansızdır

**************

Zihindeki küçük, basık, kapalı dünyada kalındığı sürece, anlamlı hayat sürme şansı yoktur. Bir yandan kendi deneyimine sahip çıkarken, bir yandan da kendi dışındaki sevilen başka birilerine uzanmaya, KENDİNİ AŞMA denir. Başka kişilere hizmet etmek, insanın kendi hayatını anlamlı kılar

****************

Hiçbir zaman, hiçbir karşılık beklemeden canından çok seven, gerçekten seven tek insan, annemizdir. Gerçek sevgi, anne sevgisidir

Anneler günümüz kutlu olsun!

**************

Develer, eşeğe oranla çok büyüktür ama, deve kervanının önünde, her zaman bir eşek gider.

NEYİ İMA ETTİĞİMİ ANLAYAN ANLAMIŞTIR

************

Birçok insan, toplumun onayladığı ve taktir ettiği iş, işlem, tutum, davranış, ritüel ve tarzları yaparak, kendini topluma onaylatmaya ve beğendirmeye çalışır. Bu zekice bir davranışmış gibi görünse de aslında, kişinin hiç bir zaman kendisi olamadan ömür tükettiğini gösterir. Kendisi olanların oyuncağı olur

*****************

Osmanlı, 1700’lü yıllardan itibaren gerilemenin ve çöküşün sebebini, İslam’dan uzaklaşmada buldu, ona geri dönmek gayretiyle 200 yılı harcadı ve yıkıldı.

Atatürk, tıpkı İngiltere ve Fransa gibi ilerlemenin akılcılığa, yeniliğe ve sanayileşmeye bağlı olduğunu gördü ve ilerletti

*************

Ya sürünün sadık bir parçası oluruz ve hayatımızı sürü belirler ya da bilimin ışığında kendi yolumuzu kendimiz çizmeye çalışırız. Maalesef son günlerde Türk halkının çok büyük bir kısmının yolunu, ya Cumhuriyet ittifakı ya Millet ittifakı çiziyor.

Bilgi yoksa özgürlük de yoktur. Sürüdensin!

**************

Bir insanın yaşadıklarını, o insandan başka kimse yaşayamaz, kimse bilemez. Dolayısıyla “Empati” saçma bir benzetmedir. Hiç kimse, hiç kimsenin yerine kendisini koyamaz. İnsanın 7 sülalesi, çevresi, öğretmenleri, deneyimleri, DNA’LARI vb. farklıdır. Önemli olan, KENDİN olmaktır

**************

İçinde sonsuzluğu taşıyan ya da bir kum tanesinin oluşumunda milyonlarca yılın katkısını görebilen insan, en mutlu insandır

****************

Dünya tarihinde, istisnasız her insan, her zaman, baş rol oynar. Ancak, her insan baş rol oynadığının farkında olmaz.

Hırsızların rolünü sakın küçümsemeyin! Çaldıklarını bilmeseydik, çalıp çırpmadan bu dünyadan göçüp gidenlerin değerini nasıl anlayacaktık?

Meyer Atatürk’ümüz ne kadar değerliymiş

**************

Yaşadıkları çağın yüzlerce yıl ötesinde vizyona sahip olan rahmetli çok üstün yetenekli insanlar, ömürlerini, kendi çağının insanlarının ön yargılarını, hurafelerini, yanlış tutumlarını, şartlandırılmışlıklarını kırma uğraşıyla geçirmişlerdir. Bu rahmetlilerden biri de ATATÜRK’ÜMÜZDÜR

*************

Bir kadın yalnız uyuyorsa; bu, bütün erkeklerin ayıbıdır

****************

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, sizi rahmetle anıyorum. Size kıyanlar çoktan lanetlendi.

Yaşatılsaydınız belki ABD bizi biraz zor yönetir, bu zor günlere gelmezdik

********************

Önem verilen birinden gelen iyilik, ihsan ve yardıma, LÜTUF denir.

Lütfun değerini bilmek gerekir. Lütuf bilmezlik, genellikle dost kaybettirir ve hatta felaket getirir

****************

İnsanın, kendinden başka sığınacağı bir yeri, evi, vatanı yoktur. Tenimizi ve evimizi tertemiz tutalım! Belki bir misafir gelir. Bir süre birlikte yaşarız, dertleşiriz, hatta bölüşür ve paylaşırız!

***********

Eskiler, kökten yanlış olan bir uygulama için, “Eşyanın ruhuna aykırı” derlerdi.

Ekonominin de ruhu vardır. Yani ekonominin doğal yapısı ve işleyişi vardır. Bazı üst yöneticiler, ya cehaletlerinden ya da cesaretlerinden, ekonominin dengesini bozarlar, şaşırdıkça şaşırırlar!

***************

“Parası olan hiçbir zaman yalnız kalmaz” ifadesi doğruysa, “Parası olmayan her zaman yalnızdır” ifadesi de doğrudur.

SORU ŞUDUR: İnsanlar, yapa yalnız kalmaktan korktukları için mi acaba ömürlerini para peşinde koşarak harcarlar?

***********

“Osmanlının yasağı 3 gün sürer.” Atasözü

Demokratik yönetim

Otokratik yönetim

Merkezden yönetim

Yerinden yönetim

YASAKLARLA yönetim

En kolay, en beceriksiz, en keyfi, en akılsız ve en yararsız yönetim, YASAKLARLA yönetimdir.

“Yasaklar yasaklanmalıdır.” Filozoflar Sözü

**************

Bir somut veya soyut varlığın, haz ve hoşnutluk verme özelliğine GÜZELLİK denir. Akıllı insan, güzelliği arar ve her ortamda güzellik üretir

*************

Türkiye’de maliyet enflasyonu giderek artıyor (Nisan 2021 %35,17). Üreticiler, ürünlerini, uzun süre maliyetine veya maliyetinin altında bir fiyatla satamaz. Tüketicilerin alım güçleri de giderek düşüyor.

Bu durumda, maliyetini kurtaramayan üreticiler ya iflas edecek ya da üretimden vaz geçecektir. İşsizlik hızla artacaktır

—————–

Doğru yanıtları Google ile bulunabilecek soruları, sınavlarda öğrencilere soran öğretmenlerin tümü, istisnasız ne yaptığını, neyi ölçmekte olduğunu bilmeyen şaşkın öğretmen ve öğretim üyeleridir

*************

İş yaparken kullanılan ve emeğin verimini artıran; bilgi, politika, yöntem ve diğer araçlara TEKNOLOJİ denir. Dörde ayrılır:

İlkel teknolojiler

Hantal teknolojiler

İleri teknolojiler

Nano teknolojiler

Metrenin milyarda birini görüntüleyip ölçen teknolojiye, NANO teknoloji denir

**************

İkizdere’de kesilen ağaçların, “Yaş kesenin başını keserim” diye ferman çıkaran Fatih Sultan Mehmet Han’a şikayette bulunduğunu duyar gibi oluyorum

Sahi ö yöreleri, Fatih, Osmanlı topraklarına katmıştı değil mi?

************

İyi karşılanmayan ihtiyaç ve isteğe, SORUN denir. Bir sorunu çözmek için zihinsel seçenekler geliştirme ve en iyisini seçme gayretine, DÜŞÜNME denir. Türkiye’nin temel sorunu, düşünememektir. Düşünebilmek çok okumakla olur. Türkiye, konuşanı çok, okuyanı ve düşüneni yok ülkedir

***************

Olay, olgu ve nesne olarak ifade edilen bir varlığın, deney yöntemiyle incelenmesi, analiz edilmesi, içeriğinin, yapısının, işleyişinin ve kimliğinin tanımlanması işlemine, BİLİM denir.

YÖK üniversitelerinin bilim adına yaptıkları, ABD’NİN tanımlarını, öğrencilere, ezberletmektir

*************

ABD adında bir müttefikiniz varsa, başka düşman yoktur. Düşman her yönden adım adım yaklaşıyor, saldırı açık. Bu durumda Mustafa Kemal kararlılığı şarttır:

“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!”

***************

Bilgi, bilgi teknolojisi ve yapay zeka alanındaki olağanüstü devrimler, insan aklının çapını, her yıl bir kat daha geliştirmektedir. Mevcut düşünce, fikir, bilgi ve yaklaşımların yerine yenilerini koyamayan ülkeler, vatandaşlarının vatanlarını terk etme isteğini hızlandırmıştır. İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde yaşar

********************

Türklerin tarih sahnesine çıkması, M.S 4.yüzyıldır. Hunların Batı ile karşılaşması, 374-375 tarihlerinde Cermen olan Vizigotlar ve Ostragotları yenerek, Rusya ve Ugrayna’ya topraklarına yerleşmeleriyle başlar. 452’de Hun Hanedanı Attila, İtalya’ya yürür. 453’de Cermen İdiko’yla evlendiği günün gecesi ölür, İmparatorluğu parçalanır, Hunlar doğuya çekilir.

Bunları niçin yazdım ki?

***********

Eski devirlerde helimlik; kahin, rahip ve Kur’an okuyucuların tekelindeydi. Hastalıklar, Tanrının gazabına veya Şeytanın şerrine bağlanıyordu. Örneğin, kudurmuş insanlar, içindeki cinler çıkıp kaçsın diye, sopalarla insafsızca dövülürdü. Kuduz aşısı bulununca, bu kör inanç yok olup gitmiştir

******************

Akıl yoksa, ne zaman, ne inanç, ne de bilim vardır. Aklın olduğu yerde düşünme, hesaplama, kıyaslama, deneyden geçirme, ölçme, doğrulama, kanıtlama, bilim ve mutlak belirlilik vardır.

Ölümden sonrası, mutlak belirsizliktir. Ölümden sonrası için ileri sürülen iddialar, İNANÇTIR

***************

Kadim Türk atalar kültürü, dünyaya gözünü açan bebeğe, sonra çocuğa, daha sonra da gence, sevilebilmek için başkalarının ihtiyaç, istek ve arzularını karşılamayı öğretir, ama onların kendi ihtiyaç, istek ve arzularının ne olduğunu öğretmez. Ömrümüzü, sevilmek için harcar dururuz

**************

Vahşi kapitalizm sürecinin ulaştığı küreselleşme aşaması, insanı iyice tekil duruma düşürmeyi başarmak üzeredir. Böylece, tekil insan, müdafaasız kalacak ve daha rahat sömürülecektir. Komşusuz çekirdek aileler, iş yüzünden ailelerinden uzaklaştırılan aile bireyleri, evlere servisler ve zavallı yalnız insanlar!

*************

İnsan, var olmak zorundadır ve gerçek anlamda var olmanın peşine düşer. Örneğin Descartes, “Düşünüyorum öyleyse varım” diyerek, var olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır. Çünkü var olmak, sadece bir varsayımdan ibarettir. Ancak, yaratılışın sırlarını keşfedenler, sonsuzda var olmayı kanıtlamış olurlar

*************

Milattan binlerce yıl önce, toplumun ortak probleminin çözüm kararlarını 1000’ler verirdi. 1000’lerin çözemediklerini 100’ler karara bağlardı. 100’lerin çözemediklerini 10’lar karara bağlardı. 10’ların çözemediklerini de en baştaki 1 karara bağlardı.

Yetki devri, yönetim ilkesidir

****************

Sinsi düşmanımız ABD , kalleşliğini anlayıp politika değiştirmeye niyetlenen tüm başbakanlarımızı darbeyle indirtti:

1960 Menderes

1964 İnönü

1971 Demirel

1980 tekrar Demirel

1993 Özal

2001 Ecevit

Şimdi de Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı bir yolunu bulup iktidardan indirmeye çalışıyor

****************

Akıl yasaları ve mantık kurallarıyla önermelerden yeni önermelere varmaya, bir fikirden başka bir fikre ulaşmaya, AKIL YÜRÜTME denir.

Doğruluk, gerçeklik, anlamlılık, tutarlılık ve geçerlilik, akıl yürütme ilkeleridir. İnsanlarda ve toplumlarda bu özellikler azsa, ileriye değil, geriye gidilir

****************

Temelde insanlar ve toplumlar, icatçılar ve taklitçiler olarak ikiye ayrılırlar.

Taklit, icat edilmiş bir fikri, üretim yöntemini, ürünü ve pazarı, aynen tekrar edip durmaktır.

Taklitçilerin, insan yaşamını kolaylaştırma yarışına hiçbir katkısı yoktur.

İcatçı olmaya mecburuz. İcat edemeyen ülkeler, sömürülür

********************

1960’larda Türkiye insanının % 80’i kırsal kesimde yaşardı. O gün bu gün kırsal kesim Türk insanı, olağanüstü misafir sever bir inanca sahiptir. Misafire, “Allah misafiri” denmez, üzerine basa basa “Tanrı misafiri” denir, misafiri Tanrı’nın gönderdiğine inanılır, saygı gösterilir

Türkler, Allah’a Tanrı der

*************

İyilik yapmanın, bilimsel araştırma yapmanın, anne babayı ziyaret etmenin, dostlara telefon etmenin, mesaj göndermenin, akrabaların hatırını sormanın, “Seni seviyorum” demenin ve ölümü beklemenin bir zamanı yoktur. Kısacası belli bir zamanı beklemenin anlamı yoktur; her vakit doğrudu

*********************

ABD’NİN Türkiye’ye açıkça meydan okuması, iç cepheyi güçlendirebilir. Atatürk, Anadolu insanını, bir ve bütün yaparak, yedi düvele Lozan antlaşmasını imzalattırabilmişti. Liderlerimizin aynı milli ruhla hareket etmesi, bugünün 14 düvelinin akıllarını başlarına getirtecektir

***********

Kuzu derisinden post ABD’DEN dost olmaz.

Kızıl Derililerin kökünü kurutan ABD, nihayet “SOYKIRIM” sözünü kullandı ve Türkiye’ye düşman olduğunu resmen dünyaya ilan etmiş oldu. Zaten düşmanımız olduğunu her davranışından biliyorduk.

Şimdi düşmanımız harp ilan etti. Biz de tek bilek birlik ilan etmeliyiz

**********

“Affetmeyi esas al! İyiyi ve güzeli emret! Cahillerden yüz çevir!” A’RAF suresi: 199.

Belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan kimseye, CAHİL denir.

Belli bir konuyu derinlemesine bilenler, cahillerle asla tartışmazlar

****************

Birinci dünya savaşı sonunda, İngiltere ve bazı akıl hocaları, Yunanistana, Anadolu’yu vadederek, tetikledi, ilerletti ve 1922’de zavallıları perişan duruma düşürdü. Bugünlerde de ABD, Yunanlılara, Ege denizini ve Kıbrıs’a kadar Akdenizi hayal ettirerek, DEDEAĞAC’I eline geçirdi

****************

Aşkta ya da her açıdan tutku derecesinde yönelmede, bir insana yarı yarıya sahip olunmaz; aşkta sahiplenme ya mutlaktır ya da değildir. Aşkta kişi, bölünmez bir bütündür. Yani, aşkta toptan bir sadakat şarttır. Sadakat yoksa, o aşk değil, tek taraflı bir sömürü ya da kullanmadır

*****************

101 yıl önce, egemenliği, Türk Milleti adına, Yunan ordusunu, Polatlı’dan Ege denizine kadar kovalayarak,Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye Büyük Millet Meclisi temsil ediyordu.

Bugün durum aynı mıdır?

İmkansızlıklar içinde TBMM’Nİ kuranlara, sonsuz teşekkür.

Bayram kutlu olsun!

*******************

Gelişim ve değişim, bir bütündür. İnternet erişimiyle Türk gençlerinin ve genç kalabilmeyi başarmış yaşlılarının aklı gelişmiştir. Bu gelişim, giderek artan oranda, Türkiye’de doğru olarak dayatılan ne varsa, tümünü sorgulamaya ve yeniden tanımlamaya başlamıştır. Eskiler paniktedir

******************

2021 yılı itibariyle Türkiye’de tanıdığım veya bir şekilde bir araya geldiğim istisnasız tüm insanların hayal kırıklığı, huzursuzluk, öfke, tükenmişlik, değersizlik ve yetersizlik duygusu içinde olduğunu görüyorum.

Ömrümün hiçbir döneminde, Türk halkını topyekün böyle görmemiştim

****************

“Acı duyuyorsan canlısın, başkasının acısını da duyuyorsan insansın.” LEV TOLSTOY

*****************

Ortaya para konularak oynanan her türlü talih oyununa, KUMAR denir. Kumar oynamak, sonucu belirsiz olan hesapsız ve basiretsiz bir cesaret, bir akılsız davranış ve iflasa götüren en hızlı yoldur

Hiç çalışmadan para kazanma kripto para kumarını oynayıp kaybedenlere geçmiş olsun!

**********************

Sağlıklı ve gerçek sevgi, içinde kusurları ve hataları da saklar. Sevgide mükemmellik arayanlar, hep yanılmış ve hüsrana uğramıştır. Sevgi; verme, alma, coşku, haz, huzur, acı, bağışlama ve diğer duyguların hep birlikte yaşandığı bir yüce adanmışlıktır. Sevgisizlik, ot gibi yaşamaktır. SEVİN!

**************

Ertuğrul, Osman, Orhan Gaziler ve 3.Selime kadar tüm gaziler, yaklaşık 10 milyon kilometre kare toprak, 3 kıtada tek devlet kazandı. Sonra gelen torunları, verdi verdi, yedi yedi tüketti ve yok etti. Rahmetli Atatürk, baş oldu, derledi, topladı vatan yaptı. Bakıyorum şimdi

Ayaklar baş olmuş, vicdanlar taş!

*******************

Yaklaşık 2000 yıl önce, Filozof Marcus Aurelius, “Kişinin kendi aklını kullanarak düşünmesi, başkasının kölesi değil, kendisinin efendisi olmasıdır.” demiştir.

MŞ: Buna göre, Türkiye nüfusunun yaklaşık ne kadarı köle durumundadır acaba?

*************

Doğruluğu deneyden geçirilmeden, sınanmadan kabul edilen, olduğu gibi benimsenen ve bir öğretinin ya da ülkünün dayanağı yapılan sava, görüşe, iddiaya DOGMA denir.

Dogmaların eleştirilmesine katlanamayan bir yönetme biçiminin, yeni bilgilerin üretilmesine engel olacağı kesindir

****************

Tarım, sanayi, ekonomi, hukuk, tıp, sanat, din, eğitim ya da diğer hangi alanlarda olursanız olun, o alana kendi inançlarınızı karıştırmayın; mutlaka o alanın gerçek bilim insanları gibi yansız düşünün, yansız karar verin, yansız davranın ve bilim doğrultusunda yaşayın. O zaman, bilinçli dosdoğru bir insan okursunuz

*****************

Zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiçbir ordu veya kuvvet duramaz. “Dünya küredir ve güneşin etrafında dönüyor” diyen Galileo’yu, 1642’de kilise güçleri yok etti. Ancak, fikrini yok edemediler. Yüce İslam dinini, bugünkü Diyanet, tıpkı Hristiyanlık gibi KURUMSAL DİN haline getirdi. 632’ de İslamiyet böyle miydi?

****************

Yakın gelecekte varlıklarını sürdürmek isteyen insanlar ve toplumlar, bilimsel düşünmeye mecbur kalacaklardır. İnsanlar, yine dindar olabilecektir, ancak bu dindarlık, ezberin emirlerine göre değil, aklın ve bilimin ışığında bir dindarlık olacaktır. Ezber dindarlığın dönemi bitmiştir. Artık nesnelerin interneti, akılların internetine dönüşmektedir

****************

Ölümden kaçmamın veya korkmamın bir anlamı yoktur. Vakti gelince, nerede olursam olayım, o beni zaten bulacaktır.

Ben, giderken ORTA, İYİ veya PEKİYİ dereceli bir diploma götürememekten korkarım. Ya diploma yerine “BAŞARISIZ” belgesiyle gidersem!

İşte bütün korkum bu! Çalışmalıyım

***************

Kulluk etmem sizin kulluk ettiğinize; sizin dininiz size, benim dinim bana.

Kafirun Suresi: 2 ve 6 ayetler

****************

Dünyada ne kadar insan varsa, o kadar da doğru vardır. Ancak, bir de evrensel doğrular vardır. Örneğin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesindeki doğrular gibi. Diğer taraftan, Dini inançlara saygı duymak da doğrudur. Kimse kimsenin inancını eleştiremez ve yasaklayamaz. Böyle bir davranış çok günahtır

**************

Temelden tekrar düşünmeye, sorgulama denir. Sorgulama, bildiğimiz ne varsa, her birini tek tek (-1) ile çarpmak, yani zıttını bulmaktır. Örneğin, Isaac Newton, elmanın ağaçtan yere düşmesini şöyle sorgulamıştır: “Elma niçin göğe düşmez?” Araştırıp bulduğu Yanıt: Yer çektiği için

***************

Kur’an Kalem Suresi 10-11-12-13 Emri

ŞU İNSANLARIN HİÇBİRİNE EĞİLME, UYMA:

Çok yemin eden

Alaycı olan

Koğuculuk için dolaşıp duran

Hayrı engelleyen

Saldırgan olan

Günaha batmış olan

Kaba olan

Soyu bozuk olan

Kötülükle damgalı olan

*************

Eskinin sırlarını kimse öğrenemedi

Hiç kimse nefesinin haricinde

Bir adım atamadı

Öğrenci ve öğretmene bakıyorum

Beceriksizlikten başka

Bir şey göremiyorum

ÖMER HAYYAM

MŞ: Bu gün de aynı. Ezberleme ve ezberletme dışında bir beceri yoktur

****************

Her yıl Ramazan günlerinde, değişik yazarların Kur’an tercümelerinden birini, baştan sona dikkatle okur, ayetlerin anlamını anlamaya çalışırım.

İyi niyetli Müslüman Türk halkının büyük kısmının, aslında Kuranda olmayan bazı eklemelere de inandığını görür, derin bir üzüntü duyarım

*****************

İnsan başka bir yerde ya iyi memur, amir, işçi, arkadaş, yurttaş, dindaş, ülküdaş olduğu için ya da başka bir nedenle sevilir. İnsanın sadece kendisi olduğu için sevildiği yer ailesidir

Ailenizi koruyun, ailenize bağlı kalın, ailenizi sevin

****************

Allah’ım, 12 yaşında bilinçli olarak başlattığın Ramazan ayına özel iyiliklerin tekrarını, 78 yaşında da sağlıkla yapmama yine fırsat verdiğin için, sana şükrediyor, sana sığınıyor, sana teslim oluyorum. Yalnız sana inanır, yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dilerim

**************

Sistemler normal işlerken ve süreçler normal çalışıp dururken, hiç istenilmediği bir anda, birden bire olağanüstü olumsuz bir koşulun ya da yetersizliğin ortaya çıkmasına, KRİZ denir. Örneğin kalp krizi, döviz krizi, yönetim krizi, 104 amiral krizi gibi…

Krizler iyi yönetilmezse felaket, iyi yönetilirse fırsat olur

****************

nsan, sıkılmak ile başını derde sokmak arasında sıkışmıştır.” Schopenhauer.

İnsanın hayatında ya çok çeşit vardır ya da hayatı anlasız ve bomboştur. Başka değişle, sıradan insana kalıcı bir huzur yoktur. Kalıcı huzur; olgunlukta, bilmekte ve bilgeliktedir

**************

İnsan olmak, eskiden de zordu, şimdi de zor, gelecekte de zor olacaktır. Çünkü, bazıları insan insan değil; kurnaz, kaypak, yalancı, hain insandır. Ancak, bu zorluk içinde hazzı, keyfi, neşeyi ve anlamı bulmak mümkündür. Nasıl mı? Yanıtı, her gerçek insan kendisi bulmak durumundadır

***************

Arkadaşlar, son günlerde internette giderek artan oranda “128 milyar dolar nerede?” diye bir soru sorulup durmaktadır

Bilgisizliğimi hoş görün lütfen. Gerçekten anlamını bilmiyorum. Bu ne demektir, ne anlama gelir? Bilgi verir misiniz lütfen. Teşekkür ederim

***************

“7 ilde 63 kişiye gözaltı kararı, SEDAT PEKER’E OPERASYON” Haberturk. com

İyi de neden bu tür operasyonlar, hep çete reisi yurt dışına çıktıktan sonra yapılır ki?

**************

2018’de görev verilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’nun gelirine ve makam arabasının fiyatına dair dedikodular hızla yayılıyor. Güya 3 yerden yaklaşık 80 bin lira her ay maaş alıyormuş. Arabasının fiyatı yaklaşık 4,5 milyon liraymış. Aslında bir devlet memuruymuş

**************

Zaman, kuvvet ve mekan bileşkesine STRATEJİ denir. Başka değişle, tıpkı saç ayağı gibi, stratejinin 3 ayağı vardır. Örneğin, Çanakkale ve İstanbul Boğazları, zaman, kuvvet ve mekan açısından emsali olmayan bir stratejik üstünlüktür. Çılgın proje gibi yapaylıklar, doğal üstünlüğünü bozar ve azaltır

****************

Bugünün Türk vatandaşları, ya demokratik haklarını kullanmakta ustalaşacak ya da her geçen gün biraz daha yoksullaşacaktır

**************

“Hayat, çözülecek bir sorun (problem) değil, yaşanacak bir deneyimdir.” Kierkegaard

*********************

FIKRA

Cemal, tost yapıp satan bir büfenin önünden geçerken, Dursun’a rastlar,

“Dursun aç karnına kaç tost yersin?”

“4 tane yerim.”

“Bilemedin, birini yediğin zaman aç karnına olmazsın ki!*

Dursun eve gelir ve karısı Fadime’ye;

“Fadime aç karnına kaç tost yersin?

“3 tane yerim.”

Ah be Fadime 4 deseydin sana öyle güzel bir cevabım vardı ki!

**************

Karşılanmayan ihtiyaç, istek ve arzuya SORUN denir

Türkiye’de demokrasi, istikrar, eğitim, adalet, sağlıklı beslenme, iş bulma, yansız basın, din ve vicdan özgürlüğü, adil gelir dağılımı, üniversite özerkliği ihtiyaç, istek ve arzuları, yeterli ölçüde karşılanacak gibi görünmüyor

**************

Yemek, bir taraftan yaşamı sürdürmek için en temel girdi olurken, diğer taraftan da dikkat edilmezse, insan vücudunu zehirleyen en önemli sebeblerden birisidir.

Özellikle sosis, sucuk ve benzeri işlenmiş gıdalar, kanserlerin birinci tetikleyicisi durumuna gelmiştir

Doğru beslenin

******************

MŞ ŞİİRİ

Güneş sondan doğuyor

Sırlar paramparça

Hazlar, acılar ve daha ne varsa

Hepsi bir anda

Yılları peşine takmış

Zaman üstüme geliyor

Yüzde yüz riske girmedikçe

Dünyaya karşı durmadıkça

Kırk derece ateşte yanmadıkça

Aşk olur mu hiç

Aşkları peşine takmış

Zaman üstüme geliyor

İçerde büyük patlama

Her parça ayrı denge

Eksi ikiyüz yetmiş derece

Artık epsilon nokta

O hariç elde var sıfır

Dostu düşmanı peşine takmış

Zaman üstüme geliyor

*****************

Fiozoflar, bilgeler ve diğer derinliğine bilim insanları, hiç rahat değildirler. Kalan ömürleri, çelişkileri, tutarsızlıkları, saçmalamaları silmeye çalışmakla geçer

***************

104 emekli amiral! Denizlerimiz bir zamanlar kimlere emanetmiş? Attıkları taş ürküttükleri kurbağaya deydi mi? Suları durultmak varken bulandırmanın anlamı ne?

Ne olacak haliniz? kara kara düşünün bakalım. Anlı şanlı Kenan Evren’in rütbeleri sökülmedi mi? Size kim sahip çıkacak?

*****************

“Ben kimim, kimin istek ve arzularına göre yaşıyorum, sürüklenip gidiyor muyum, sadece benden beklenenleri mi yapıyorum” gibi soruları zaman zaman kendisine soranlar, iyiye doğru gidiyordur. Sormayanlar, kendisine yabancılaşmış, kendisini kaybetmiş demektir

Kendinizden şüphe edin

***************

Her insan, her an, iki seçenekle karşı karşıya kalır. (1) Ailenin, çevrenin, eğitimin, geleneğin, göreneğin, dinin yüklediği ezbere bağlı kalarak, düşünmeden otomatik tercihte bulunmak, (2) Fark ederek, sorgulayarak, anlamaya çalışarak, aklı kullanarak tercihte bulunmak

Kuran, ikinciyi öğütler

*****************

Sadece kendisi için yaşayanlarda yaşam, giderek çok kısır, kurak ve sıkıcı olmaya başlar. Bu durumdan kurtulmak isteyen insanlar, yavaş yavaş paylaşmanın, diğer insanları ve canlıları umursamanın tadına varır ve bazı insan ve canlılardan sorumlu olmanın ihtiyaç olduğunu hisseder. Yani insan olmaya başlar

******************

Başka ülkeler hakkında bir gözlemim yoktur. Ancak, Türkiye’de yaşayıp ölen insanlar, bu dünyaya dargın olarak ayrılmıştır. Çünkü, Türkiye kültürü, eğitim sistemi, sağlık sistemi, hukuk sistemi, inanç sistemi, adalet anlayışı, din anlayışı ve gerçekleşmeyen makul beklentiler, insanları küstürmüştür

**************

2000’li yıllar Türkiye’sinde, beden ve ruh olarak sağlıklı kalabilen, kimseye muhtaç olmadan yaşamını devam ettirebilen, politikacıların saçmalıklarına gülüp geçebilen, paylaşımı ve iyi kalmayı başarabilen her Türk insanı kahramandır

**************

“AÇLIK İNSANA DİNİNİ YEDİRİR.” Kızılderili atasözü.

Başta Müslüman Devletimiz ve hükümetimiz olmak üzere, biz tüm müslümanlar, dinimizi korumak istiyorsak, ülkemizde aç hiçbir insanı bırakmamalıyız.

Cuma salatlarının temeli olan paylaşımı, kesinlikle ilk yapılacak ibadet saymalıyız

*****************

Dünkü Türk Milli Takımın 3-3 berabere kalmasında, Sayın Cumhurbaşkanının statta maç izlemesinin etkisi olduğuna inanıyorum. Futbolcularımız bence iyi oynama telaşından strese girdi ve galibiyeti kaçırdık diye düşünüyorum

Sayın Cumhurbaşkanımız da hepimiz gibi evinden izlemeliydi

***************

İsraf masraf. Masraf maliyet artışı. Maliyet artışı fiyat artışı. Fiyat artışı talep azalışı, Talep azalışı gelir azalışı. Gelir azalışı; yoksulluk, mutsuzluk, felaket

Makam arabalarının, makam sahibi dışında hiç kimseye hiçbir faydası yoktur

Makamlar israftır, günahtır, kibirdir. Hz. Muhammet’in hiç makamı olmamıştır

*************

Akıl, “önüne geçemeyeceğiniz bir rekabetin yanında gitmenizi” önerir

Arap devletlerinin önüne geçmeye değil, yanında gitmeye çalışmalıydık

Batı devletlerinin önüne geçmeye değil, yanında gitmeye çalışmalıydık

Bir Atatürk de yok ki def etsin kazandığımız onca düşmanı

$ 8,26. Ey akıl neredesin?

**************

İsraf masraf. Masraf maliyet artışı. Maliyet artışı fiyat artışı. Fiyat artışı talep azalışı, Talep azalışı gelir azalışı. Gelir azalışı; yoksulluk, mutsuzluk, felaket

Makam arabalarının, makam sahibi dışında hiç kimseye hiçbir faydası yoktur

Makamlar israftır, günahtır, kibirdir. Hz. Muhammet’in hiç makamı olmamıştır

****************

Merkezden yönetim

Yerinden yönetim

Otokratik yönetim

Demokratik yönetim

Tek kişi yönetimi

Grup yönetimi

Bilimsel Yönetim

Katılmalı yönetim

Stratejik yönetim

Amaçlara göre yönetim

Sonuçlara göre yönetim

Varsayımlara göre yönetim

Duygulara göre yönetim

Türklere göre yönetim

Aşiret yönetimi

Aile yönetimi

****************

İlk iktisat teorisi dersimi 1968’de almaya başladım, iktisatın ya da ekonominin TASARRUF olduğunu öğrendim

Bu inancım hiç değişmedi. Döviz fiyatı tahminimde bir kez olsun yanılmadım. En son 10 gün önceki tahminimde de haklı çıktım

Halk mecburi tasarruf, devlet keyfi israf yapıyor

************

Mantık, zeka, akıl, bilim, sanat, ahlak ve İslam dini açısından doğru olan kurallardan birisi de şudur:

“Yerine daha iyisini, insanlığa daha yararlasını koyamayacağınız bir varlığı, kurumu veya sistemi asla bozmayın.”

MŞ: Atatürk’ün kurumları yerle bir edildi. Geriye kalan endişedir

*************

Ana rahminde olumsuz bir etkiye maruz kalmamışsa, her çocuk bir DAHİ olarak doğar. Sonra anne, baba, çevre, Türk eğitim sistemi ve yobaz kültürü, çocuğun doğuşta var olan sorgulama ve düşünme yetisini kendi akıl düzeyine indirerek, onu normal Türk insanı haline getirir

***************

Muhafazakarsınız da;

Kadın cinayetlerini muhafaza etmek için mi?

Tarikatları muhafaza etmek için mi?

Ezberci eğitimi muhafaza etmek için mi?

Rüşveti, muhafaza etmek için mi?

Esra Erol programlarındaki rezaletleri muhafaza etmek için mi?

Çağ dışı kalmayı muhafaza etmek için mi?

****************

MÖ 500 yılında Heraklitos, “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” özdeyişiyle DEĞİŞİM yasasının temelini atmıştır

Gerçekten de evrende ne varsa tümü kesinlikle değişip dönüşüp durmaktadır

Hz.Muhammed, Mevlana ve diğer özde Müslümanlar da değişmeyi şiddetle önermiştir

İktidarlarımız hep muhafazakar olduğu için, geriye doğru değiştirip duruyorlar

*****************

Şenol güneş, Trabzon Sporun kadim hiç değişmez çok beyefendi kalecisiydi. Türkiye’ye dünya üçüncülüğünü kazandırmıştı. Beşiktaş teknik direktörlüğü başarı üstüne başarıydı. Şimdi de milli takımının muhteşem teknik direktörüdür.

Bu beyefendi Futbol insanının heykeli dikilmelidir

***************

Ruhta cinsiyet yoktur. Farklılık kadın ve erkek vücudundaki çok küçük farklılıktan ve kadındaki östrojen ve erkekteki testosteron hormonundan ibarettir

İslam dini hakkında hiçbir yorum yapma yetkisi olmayan ve biyoloji, tıp, fizik, kimya biliminden habersiz yobazlar, kadınlar hakkında konuşmamalıdır

*****************

KÖTÜLÜK ANLAMINDAKİ BAZI KAVRAMLAR

Kibirlilik

Yalancılık

Hırsızlık

Riyakarlık

Tembellik

Nankörlük

Bencillik

Katillik

İnsanların bazılar kötü olmayı, bazıları iyi olmayı tercih eder

Doğup büyüdüğü çevre ve çevre koşulları insanların tercihlerini olumlu veya olumsuz yönde etkiler

Çevremiz giderek kötüleşmektedir

****************

EKONOMİK DURUM

Gelirler çok düşük olduğu için genel talep daha da düşecektir

Faiz oranı ve döviz fiyatı çok yüksek olduğu için yatırım azalacaktır

Girdi fiyatları çok hızlı artmakta olduğu için ürün maliyetleri ve fiyatları hızla artacaktır

İşsizlik giderek artacaktır

Durgunluk sürecek, maliyet enflasyonu sürecek, döviz fiyatı kısa sürede kontrol altına alınamayacaktır

****************

Atatürk, “Tevhid-i Tedrisat=Eğitimde Birlik” yasasını çıkararak, Türk vatandaşlarında uygar duygu, düşünce ve davranış birliği sağlamıştı

Bugün Türkiye’de tarikat, kuran kursu, imam hatip ve ilahiyat kökenlilerin duygu, düşünce ve davranışlarıyla diğerlerininki % 100 zıttır

Eğitim birliği sağlanmazsa, tek millet, tek devlet ve tek bayrak ideali asla gerçekleşmez

*******************

2021 Türkiye’sinde nereye, ne tarafa baksan ekonomist bilim insanı ve “ekonomistim” diyen insanlar var. Ama Türkiye’de ekonomi yok

NE GARİP BİR ÇELİŞKİ

Diploma, sahibinin ne bildiğini göstermez. Hangi dersleri almış gibi olduğunu gösyerir

*****************

1981’den önce Türkiye’de Nazi Almanyasından Türkiye’ye kaçan profesörler, onların yetiştirdiği Türk profesörleri vardı. Gerçek hukukçu, mühendis, tıpçı, ekonomist bilim insanlarımız vardı. 1981’den sonra ABD’nin adamı 33 derece mason İhsan Doğramacı YÖK’ÜNÜN bilim insanları var

*********************

‪İstisnasız her insanda, başka biriyle yakınlaşmak ve onun tarafından sevilmek arzusu vardır. İnsanlar, yakınlaşma ve sevgi ihtiyacını karşılamak için, olumlu bir aile ortamı, sağlıklı dostluk, kız erkek arkadaşlığı, birlikte yaşayış ve koşullar uygunsa evlilik ortamı arar durur

***************

Haber Türk TV’DE Baş danışman, Yiğit Bulut’un ağzından bal damlıyor

İNANAYIM MI?

Yönetim mükemmelmiş

İNANIYIM MI?

Bizler cahilmişiz

İNANIYIM MI?

Gelmişine geçmişine sayıyor muşum

Yiğit Bulut’u çok şişmanlamış görüyormuşum

O çok alim ben cahilmişim

İNANAYIM MI?

Bu kafa baş danışmanmış!

*****************

Yeni başkan da azledilince, Cumhurbaşkanı baş finans danışmanı Yiğit Bulut Merkez Bankası başkanı yapılmalı, O’DA başarısız olunca, tek çare, Sayın Kemal Derviş’i göreve davet etmektir

KESİN ÇÖZÜM BUDUR

****************

Dün iflas eden iş insanı, bugün işlerin nasıl yapılması gerektiği konusunda fikirler ileri sürse, ona kim inanır. “Madem biliyordun o halde niçin iflas ettin” denmez mi?

Naci Ağbal, bugün fetvalar vermiş. Kim inanır söylediklerine?

Türkiye, komedi tiyatrosuna dönüştü

*****************

Bir insanın belli bir alanındaki mükemmelliğine bakarak, diğer alanlarda da mükemmel olacağını varsaymak, geri kalmış ülkelerin değişmez kaderidir.

Bir alanda başarılı olan bir insanın veya bir yöneticinin, diğer alanlarda veya yönetimlerde de başarılı olma ihtimali çok düşüktür

***************

Doğadan elde edilen gelire, rant veya kira denir

Emekten elde edilen gelire, ücret veya maaş denir

Sermayeden elde edilen gelire, faiz denir

Girişimden elde edilen gelire, kâr denir

Doğa = Ham madde

Emek =18-65 yaş

Sermaye =Tasarruf

Girişim = Risk+Organizasyon+Yenilik+Yaratıcılık+Marka

Tasarruf eğilimi düşükse, döviz fiyatı ve enflasyon oranı artar

Türk halkının yaklaşık % 80’inin tasarruf gücü yoktur

**************

Aslı bozulmamış bilge Türklerimiz Fuzuli, Bekri Mustafa, Nef’i, P. Sultan Abdal, Karacaoğlan, Neşet Ertaş, Musa Eroğlu, diğerleri, özellikle de AŞIK VEYSEL, buram buram Türk, buram buram ermiş, evliya, derviş, halk ozanı, halk insanıdırlar. Allah tüm değerlerimize rahmet eylesin!

*******************

İNTERNET ÇAĞI TOPLUMU GERÇEK ZAMANLIDIR

Örgütlerin veya kurumların başarı ilerlemesi veya gerilemesi ay, gün, saat, dakika dönemleriyle değil, “AN” dönemiyle gösterilmektedir. İleri bilgi teknolojileri, performanstaki en ufak bir ilerlemeyi veya gerilemeyi anında göstermektedir

Bankanın İstanbul’daki genel müdürü, bankanın Van’daki şubesine şu an yatırılan veya çekilen 100 lirayı, şu an görebilmektedir

***************

Topal ördekler, şaşkın ördekler, şaşkın bakkallar, şaşkın insanlar var da şaşkın devletler olmaz mı? Olur tabi!

BİLİN BAKALIM BU GÜNLERDE HANGİ DEVLETLER NE YAPACAĞINI BİLMEZ DURUMDA GERİ GERİ , ŞAŞKIN ŞAŞKIN, GİDİYOR?

Allah, EBU Lehep kibrini yerle bir etmedi mi?

****************

Yoksullar, tek ceket ve pantolonlarını eskidikçe, delindikçe yamarlar, sonra yama üstüne yama yaparlardı; öyle bir gün gelirdi ki “ceket pantolon artık dikiş tutmuyor” demek zorunda kalırlardı

Yaklaşık 4 ay önce atanan Naci Akbal görevden alındı

İktidar yıprandı ülke dikiş tutmuyor. Halimiz harap mı?

*****************

Türkiye genelinde ülkenin en ücra köşelerine ulaşan ilk uzaktan eğitim yayını, 1982’de TRT’de İşletme dersinin ilk konusu olan “İNSAN İHTİYAÇLARI” adını taşıyan benim canlı yayınımdı. Aynısı, 38 yıl sonra Milli Eğitim Bakanlığının tüm okullarında ve YÖK’ÜN tüm fakültelerinde uygulanacaktır

UZAKTAN EĞİTİM ALANINDA TV’DE İLK CANLI YAYINDA GÖRÜNEN KİŞİ OLARAK TARİHE GEÇMEK ÇOK ONUR VERİCİ!

*************

Malın, hizmetin, bilginin ve dövizin fiyatı kanunla, kararnameyle, kararla faiz yükseltmesiyle kontrol altına alınabilseydi, iktisat ya da ekonomi bilimine hiç gerek olmazdı.

Arz az talep çoksa fiyat yükselir. Arz çok talep azsa fiyat düşer. Arz talebe eşitse, fiyat aynı kalır

****************

Ha aile yönetimi, ha devlet yönetimi! İkisinin de istikrar tasarrufla sağlanır. İkisi de altından kalkamayacağı faiz oranıyla borçlanmaz. Tek fark, aile borcunu ödeyemezse malı mülkü, neyi varsa haczedilir. Devlet haciz edilmez, verir. Örneğin, 2. Abdülhamit, İngilizlere, Kıbrıs’ı vermiştir

**************

“İnsan, başkalarına faydalı olduğu sürece insandır.”

En başta kadınlar olmak üzere Atatürk, herkese en büyük faydayı sağlamıştır.

“ÇANAKKALE GEÇİLMEZ”

MUSTAFA KEMAL AKLINA, İNSANLIĞINA VE İMANINA MUHTACIZ

Rahmetli, “ALEYKÜM SELAM” diyerek komaya girmiş ve komadayken ruhunu kendisini selamla karşılayanlara teslim etmiştir

**************

Devlet kurucularını dünya tarihi yazdığı için, kıyamete kadar hiç bir kuvvet ve hiçbir kimse unutturamaz. Hele bir de Atatürk gibi tarihte yerini almış onlarca zaferi olmuşsa.

7 çok büyük düşmanı, Çanakkale’de PES ettiren Mustafa Kemal Atatürk ismi söylenmeden önce BESMELE çekilmelidir

ÇANAKKALE ZAFERİMİZİ GÖZ YAŞLARIMLA KUTLUYORUM

*************

Gerçek sevginin olduğu yerde, bayağılaşmaya, sıradanlaşmaya, çirkinleşmeye yer yoktur. Düzmece ve uyduruk bir sevginin, kendine özgü bir kaderi vardır. Bu yazgıya göre, ya sen onu yer bitirirsin ya da o seni yer bitirir.

20 yıl önce ülkemiz insanları, birbirini gerçekten severdi

***************

Reklama inanan ahmaktır

Reklam, vahşi kapitalizmin tuzağıdır

Angutlar, tuzağa düşmeye teşnedir

Tuzağa düşmeyen özgür kalır

Akıllı insan özgür olunca mutlu olur

Reklamın köleleri, köle kalmaya devam eder

***************

Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla, yönetim verimlilikle, iktidar da can güvenliği, adalet, huzur ve fiyat istikrarıyla sınanır

******************

Matematiğe yalan söyletmek imkansızdır. Bunu bilen politikacılar, yalan söyleyebilmek için istatistiği kullanırlar. Özellikle Türk politikacıları, istatistiğe yalan söyletmede dünyanın en mahir insanlarıdır. Örneğin TUİK’E göre Türkiye’de enflasyon oranı, yaklaşık %13. Bu kuyruklu bir istatistik yalandır

*************

Yer çekimi, suyun kaldırma gücü gibi diğer bütün doğal yasaları değiştirmek mümkün değildir. Arz ve talep eşitliğinin fiyat istikrarı olması da doğal bir İktisat yasasıdır ve asla değiştirilemez. Tarım ürünleri arzı talebine eşitlenmedikçe, hangi önlem alınırsa alınsın fiyatları yükselecektir

Önce tarımın sorunları arz artırıcı yönde çözülmelidir

***************

Bir gün anlarsınız, günün birinde anlayamazsanız eğer, ölüm döşeğinde mutlaka anlayacaksınız.

İnsanı ne mal, ne mülk, ne de başka bir varlık en çok huzurlu ve mutlu eder. İnsanı en çok şu üç unsur huzurlu ve mutlu eder:

Sağlık

İnanç

İyilik yapma

***************

Ömrüm boyunca değerimi olduğundan yüksek göstermeye çalışmadım; gösterişten uzak durdum; selamı önce vermeye çalıştım, yapay davranıştan kaçındım; hiç borç para almadım: hiç kimseyi küçük görmedim

Hep sağlıklı, huzurlu ve mutlu oldum

Yükseklik duygusundan uzak durun, huzurlu ve mutlu olun

*************

Ünlü sosyolog Marcel Mauss (1872-1950), hediyelerin bir tür sihirli gücü olduğunu ve güçlü bir zorunluluk duygusu yarattığını ileri sürer. Mauss, hediyeleri, diğer nesnelerden farklı kılan özellikleri şöyle sıralar:

Verme zorunluluğu

Verileni alma zorunluluğu

Alınanın farklı bir karşılığını verme zorunluluğu

*****************

Sağlıklı beslenen kişi, kendisini her zaman daha rahat ve dinç hisseder. Bu kişilerin hastalıklara yakalanma olasılığı daha düşük olur. Hastalandıklarında, daha çabuk iyileşirler. Sağlıksız ve dengesiz beslenen kişiler, hastalıklara daha çabuk yakalanırlar

İşlenmiş gıda yemeyin, doğallıktan şaşmayın

*************

Açıklanan ve reform diye sunulan paketin, aslında yıllar yıllar önce alınması gereken geç kalınmış önlemler olduğuna inanıyorum. Doğru önlemlerdir, ancak çok geç kalınmıştır

Diğer taraftan, pek çok komisyon getiriliyor

“Bir problemin çözülmesini istemiyorsanız komisyona havale ediniz”

******************

Tüm bileşenleriyle birlikte yeni bir kuruluş meydana getirmeye, YAPI denir

Gerçek reform, yeniden yapılanmadır

Atatürk, tüm köhnemiş Osmanlı kurumlarını yeniden yapılandırmıştır

Türkiye’yi tökezleten tüm kurumlar temelden değiştirilip güncellenmedikçe “Reform yapıyoruz” demek, aldatmaca olur

*****************

Ülkedeki sosyal, ekonomik ve diğer toplumsal olayların gözlemlenmesi, kendi veri tabanına kaydedilmesi, işlenip bilgiye dönüştürülmesi, saklanması, gerektiği zaman güncellenip tekrar kullanılması yöntemine İSTATİSTİK denir

İşletme istatistiğine ise, MUHASEBE denir

*******************

İnsanın sağlık, selamet, afiyet, rahat ve huzur içinde olma durumuna psikolojik esenlik denir

Bir insanın psikolojik esenlik düzeyi, o insanın olumlu duygularının olumsuz duygularına oranla daha fazla olmasına bağlıdır. Yaşam doyumu, psikolojik esenlikle, yani İYİ olmayla sağlanır

Yöneticilere düşen görev, halkı esenliğe kavuşturmaktır

ESEN DEĞİLİZ

***************

YÖNETİMDE KOORDİNASYON=UYUMLAŞTIRMA=DÜZENLEŞTİRME=EŞGÜDÜM

Koordinasyon, belirli bir amaca ulaşmak için tüm farklı bileşenler (unsurlar=öğeler) arasında bağlantı, ilişki, ahenk, düzen, uyum ve eşgüdüm sağlamaktır.

Koordinasyonu gerçekleştiren kişiye, koordinatör denir. Devlet yönetiminde bu görevi Cumhurbaşkanı yapar

**************

Kendinizi öncelikle hangisine armağan edersiniz?

Türk varlığına,

Vatana

Anneye

Babaya

Kardeşe

Toruna

Sevgiliye

Evlada

Arkadaşa

İnsanlığa

Dine

Mezhepe

Siyasi partiye

Futbol takımına

Bilime

İdeolojiye

Lidere

Kendimi bir kimseye, örgüte, kuruma, inanca, ideolojiye veya kendimden başka hiçbir varlığa armağan etmem

***************

“Yapılması gereken bir eylemi, işi ya da görevi, başkasına gönülden isteyerek yaptırma sanatına, LİDERLİK denir.” Dewight Eisenhower.

Korkutarak ya da ceza tehdidiyle iş veya görev yaptırmaya ise, ZORBA yönetici veya liderlik vasfı taşımayan aciz yönetici denir

Türkiye’de bunlardan çok ki ne çok

***************

“Kadın insandır, biz insanoğlu.”

NEŞAT ERTAŞ

“Kadın erkeğin kaburga kemiğinden üretilmiştir.”

MASKELİ MÜSLÜMAN

“Cennet anaların ayağının altındadır.”

Hz. MUHAMMET

“Kadın Annendir, kız kardeşindir, kızındır.”

ANONİM

“Emek alın teridir, kutsaldır, kadın emeği daha da kutsaldır.”

AKIL

“EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU, KADINLARIMIZ MUTLU OLSUN”

*****************

Hangisi olursa olsun bir ülke, dünya bilgi havuzuna bilgi katkısında bulunamıyorsa, kendi üniversiteleriyle, kendi televizyonlarıyla, kendi istatistikleriyle, kendi propagandalarıyla yalnızca kendi halkını kontrol altında tutabilir. Dünyanın ileri bilgi teknolojileri gerçekçidir. Tüm gizleri bilir

*****************

Gözlem yapmaya, gözlemleri veri tabanına kaydetmeye, kayıtları belirli bilimsel yöntemlerle bilgiye dönüştürmeye, bilgi işlem denir

Bilgi işlem yapan her varlık, aynı zamanda bilgi üretme ve paylaşma da yapabilir

Bütün elektronik araçlar, bilgi işlem yapar, bilgi üretir ve bilgi paylaşır

***************

DEĞERSİZ HİSSETTİREN SİLİNİR

Arkadaşsanız, dostsanız, komşuysanız, eşseniz, öğretmenseniz, şefseniz, müdürseniz, öğretmenseniz, liderseniz, silinmemek için karşımızdakilerin değerli olduğunu hissettirmelisiniz

*****************

Birinin arsası var, 4 kat çıkma izini olmasına rağmen, kural dinlemiyor 8 katlı bina yapıyor. “Toprak benim, gök yüzü Allah’ın kime ne zararım var” diyor

Bu insan haklı mıdır, haksız mıdır

Kul hakkı yemiş oluyor mu olmuyor mu?

***************

Büyük gürültü çıkaran olayların altında, her an sessizce olup duran birçok olay yatar. Sayın Davutoğlu’nun, Ali Babacan’ın, Muharrem İnce’nin ve en son bugün Ümit Özdağ’ın büyük gürültü çıkaran partilerinden istifa olaylarının altında da kim bilir nice sessiz olaylar yatmaktadır. Buz dağından kopan parçalar, zaman içinde giderek erir ve yok olur

**************

DERTLİ AİLE ÖZDEYİŞİ:

“Erkek evladı evleninceye kadar; kız evladı ömürlüktür.”

***************

Ülkemde pandomiye kadar öğrenme eksikliği vardı, pandomiden sonra öğrenme yoksunluğu vardır

NE OLACAK ÜLKEMİN GELECEKTEKİ DURUMU!

****************

Bir paylaşımıma, bir paydaş, fikrimi eleştirici yönde bir karşılık vermiş ve “yüz yüze kelamda bulunma” arzusunda bulunmuş. Benim iletişim dilim 21.yüzyıl dili, o arkadaşın dili ise, hiç anlayamadığım Orta Çağ Ortadoğu Emevi dili olduğu için, kelamda bulunma cesareti gösteremedim. Kendisinden özür dilerim

*****************

Doğruluğu ispat edilmemiş, ancak “DOĞRU” olarak kabul edilmiş matematik ifadeye AKSİYOM veya POSTULAT denir. Yani matematik akla hitap eder

Aynı şekilde, doğruluğu ispat edilmemiş, ancak “DOĞRU” olarak kabul edilmiş inanca da DİN denir. Yani , din de kalbe hitap eder

Dinin de biliminin de temeli yoktur. İkisi de bir kabulden ibarettir

******************

m